Ne uğruna bu zulmü yapıyorsunuz?
Amine Cansu Çelik, Üsküdar'ın Belediye Başkan yardımcısı, meclis üyesi. Üsküdar halkının tertemiz oylarıyla seçilmiş, görevini yapıyordu.
Babasının beynine pıhtı atmış hastanede, 4 yaşındaki evladı evde Amine'yi bekliyor, ancak Amine tutuklu, hapiste. Ne için? AKP Üsküdar Belediyesi'ne çöksün diye!
Hak etmediğiniz koltuklar için, gözü doymayan hırsınızla insanların hakkına giriyorsunuz, büyük veballer alıyorsunuz. Halk gerçek yüzünüzü görüyor, büyük bir ibret ile olan biteni izliyor.
Amine yalnızca bir arkadaşımız. Onlarca yol arkadaşımız, tertemiz insanlar ve aileleri, tüm bu eziyetlerin bedelini ödüyor.
Herkes emin olsun ki, bu iş böyle gitmeyecek.
Tarihte dönmeyen devran da, bitmeyen zulüm de yok.
Biz kazanacağız, halk kazanacak, vicdan kazanacak!
Amine Cansu Çelik, Üsküdar Belediye Başkan yardımcımız, henüz 4 yaşındaki bir çocuğun annesi.
Bugün tam 4. Gün ve biz Emniyette, Savcılıkta, Sulh ceza mahkemesinde olmayan bir suça, olmayan delillere karşı savunma yaptık, Mahkeme dinliyormuş gibi yaptı.
Ve tek kelime duyduk, "Tutuklama" ..
Gerekce sorduk, ona bile gerek görmediler.
Ve bir meczubun iftirası ile, bugün 4 yaşında bir çocuk annesinden ayrıldı..
Peki ne için?
Ne zaman bu kadar kötü olduk biz!!
Aykut Erdoğdu’yu salmaya korkuyorsanız almayacaktınız.
Sonra işte böyle salamadıkça rezil olursunuz.
Bu insanın dışarıda yapabileceklerini düşünüp de korktuğunuzdan 1 tane uydurma suçla sonsuza dek tutacak haliniz yok.
Hep diyorum; iktidar Aykut Erdoğdu’nun kıymetini bizimkilerden daha çok biliyor.
Suçsuz olduğunu da şimdiden ispatladı ama işinize gelmiyor.
Bu suçtan Türkiye tarihinde en fazla 6 yıl ceza verildiği de sabit.
Aykut gibi 16 ay tutuklu kalan da yoktur.
Hatta hiçbir mali suçtan bu kadar tutuklu kalan yoktur.
Kaldı ki Aziz İhsan Aktaş kararıyla kendinize emsal de yarattınız şimdiden; 6-7 yıl veriyorsunuz.
Üstelik Aykut bakımından zincirleme suç hükümleri de uygulanmayacak.
Yani ben diyorum ki; BU İNSAN ŞU AN 10 YILLIK HAPİS CEZASINI YATTI BİTİRDİ, İKİNCİ KEZ YATIYOR.
Yani diyorum ki; BU İNSANA ŞİMDİDEN 7-8 AY BORÇLUSUNUZ.
Anladık “Parası neyse veririz” diyorsunuz.
Millete olan hapis borcunuzu yine milletin cebinden aldığınız parayla ödeyeceksiniz.
Yani kamuyu bu bakımdan dahi zarara uğratacaksınız.
Ama o da bizim çektiğimiz çilenin 1 saatini dahi karşılamayacak.
Parayla özgürlük satın alamazsınız.
Sizi zıvanadan çıkaran korkunuzla iktidarınızı sonsuza dek sürdüremezsiniz.
Bu kadar veballe asla ihya olamazsınız.
Bir an evvel dönün yanlışlarınızdan..
Avrupa’nın "Bir avuç Türk" diyerek küçümsediği, imkansızlıklara rağmen destan yazan Kurtuluş Savaşı komutanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.
#30AğustosZaferBayramı kutlu olsun! 🇹🇷
Senin gibi bir trole cevap yazmaya değdiği için değil de Ertan Yıldız müfterisinin dünkü “ucuz dedikodu” niteliğindeki beyanlarını ve duruşmadaki tavrını özetlemek için alıntılıyorum:
1- Ertan Yıldız’ın tüm beyanları en başından beri hiçbir somut delile dayandırılmadı. Anlattığı her olayda, sorumluluk, yetki ve hatta diyalog bakımından olayın tam ortasında yer almasına rağmen, kendini koltukta duran bir yastık olarak konumlandırmak suretiyle tüm suçlamalardan tereyağından çekilir gibi çekilmeye çalıştı.
2- Ertan Yıldız dün kürsüye Aziz İhsan Aktaş kararından sonra, korunacağını bilerek çıktı. Buna rağmen birçok soruya “Bilmiyorum, tahminim bu, çok hakim değilim, ben öyle gördüm, ben öyle düşünüyorum” şeklinde cevap verdi.
Hatta cevapları o kadar stabildi ki bir süre sonra kendisine soru sormak bile anlamsızlaştı. Bu tipik bir pasif agresif tehlike savuşturma yöntemidir. Çok sıkıştığı yerler oldu. Buralarda Heyet’e dönüp “Çarpıtmaya çalışıyor, kelime oyunu yapıyor” şeklinde itirazlara sığındı.
3-Dün müdafi olarak ben soru soramadım. Esasında Ertan Yıldız’ın ucuz dedikodu niteliğindeki cümlesi üzerine sorularımızı Aykut Erdoğdu’nun yöneltmesine karar verdik. Yine de 1-2 soruyla netleştirmek istediğim bazı hususlar vardı. O fırsat bize verilmedi, zaten bir noktadan sonra Heyet avukatların mikrofonunu kapattı.
Aykut Erdoğdu özelinde;
4- Aykut Erdoğdu 15 aydır yalnızca tek suçtan Ertan Yıldız’ın beyanı sebebiyle hapiste. Ertan Yıldız 1 ay cezaevinde kaldı ve cezaevine dayanamadığı, sinir krizleri geçirdiği biliniyor. Zaten sonrasında savcılara gitti ve bu yolla verdiği “güvenilir” beyanlar üzerine onlarca insanın hayatı mahvoldu.
Buna rağmen Ertan Yıldız hızını alamıyor, insanları birbirine düşürmeye ve asap bozmaya yönelik “2 der 1,5 getirir” gibi iddianameyle ilgisi olmayan tamamen iktidar cenahına manşet vermeye yönelik cümleler ortaya atıyor.
Ertan Yıldız’ın bu sözleri içinde bulunduğu içler acısı ruh halinin kanıtıdır. Kendisinin, zamanında istediği adaylığı elde edememiş olmanın ve yaptıkları sebebiyle uzaklaştırılmanın kini ve nefretiyle hareket ettiği açıktır.
Öncelikle Ekrem İmamoğlu cümleyi doğrudan ve net şekilde yalanladı. Ardından Aykut Erdoğdu bu diyalogun geçti ortamla ilgili detay sorunca “dedikodunun detayını vermeye gerek yok” diyerek soruyu cevaplamadı ve söylediğinin dedikodu niteliğinde olduğunu kabul etti.
Bu basitliğe ilişkin salonda dike getiremediğim iki hususu burada belirteyim:
- Ertan Yıldız’ın tarihini bile yanlış hatırladığı olayın gerçekleştiği günler 2020 civarı, yani Ekrem Başkan’ın yeni başkan olduğu zamanlar. Aykut Erdoğdu’nun Ekrem İmamoğlu’yla tanışıklığı adaylaştırıldığı süreçte seçim çalışmalarına dayanıyor. Dolayısıyla Ekrem Başkan’ın Aykut Erdoğdu hakkında böyle bir cümle kurabilecek hiçbir geçmişi yok. Tanımışlığı da Aykut Erdoğdu’nun herkesçe bilinen yolsuzlukla mücadelesi çeperinde şekilleniyor.
Kaldı ki, Aykut Erdoğdu’nun Ümraniye Belediye Başkanlığı adaylığını bizzat Ekrem İmamoğlu istemiş ve desteklemiştir. Sanıyorum Başkan’ın en son isteyeceği şey, güvenmediği biriyle çalışmaktır.
Bunların yanı sıra; Aykut Erdoğdu kendi yapmış olduğu sorgulamada, ortada rüşveti gerektirecek hiçbir durum olmadığını, rüşvet anlaşması yapabilecek pozisyondaki kişilerin birbiriyle iletişim kurmadığını, bunun Hts kayıtlarıyla da sabit olduğunu, kendisinin böyle bir parayla başkanlık makamına girmediğini/giremeyeceğini ortaya koydu.
Kalanı Mahkeme’nin takdirindedir.
📌 Şirket yetkilileri Aykut Erdoğdu hakkında rüşvet iddiasını yalanladı
İBB Davası'nın ikinci celsesinde, eski CHP Milletvekili olan ve İBB Davası’nda tutuklu yargılanan Aykut Erdoğdu’nun da isminin geçtiği rüşvet verme iddiasına yönelik savunmalar alındı. Şirket yetkilileri Aykut Erdoğdu hakkındaki rüşvet iddiasını yalanladı.
https://t.co/pqwxnTydIz
En büyük ortak duygumuz ne yazık ki mutsuzluk.Genç mutsuz, emekli mutsuz, emekçi mutsuz, anne-baba mutsuz. Oysa bu ülkenin insanı bunu hak etmiyor. @sdedetas Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede özgürlüğüne kavuşmasını temenni ediyorum.
— Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın geçmişte yaptığı bir konuşma:
“Belediye iki yıl önce mi kuruldu? Öncesi yok muydu arkadaşlar? Göreve geldiğimizde belediyeyle alakası olmayan aşevinin odası vardı. Şu anda belediyeye ait Kent AŞ'nin belediyede odası var diye soruşturma yürütülüyor.
Hepimizi de içeri alsanız bu milletin yüzü gülmeyecek. Bize istediğiniz kadar iftira atabilirsiniz. Serbest.”
— Hikayeyi şöyle özetleyelim: Sinem Dedetaş’ın adaylık süreci ve başkan olduktan sonraki ilk icraatlerinin, belediyedeki rüşvet ve irtikapla mücadele üzerine olduğunu herkes bilir
Asıl mesele İmamoğlu'na verdiği destek. Bunu açıkça yazamadıkları için de "Rüşvet ve irtikap" yazıyorlar.
Asıl ilerleyecekleri nokta "örgüt" iddiası. "Örgüt" dedikleri CHP içinde değişim isteyen insanlar.
Bir de AKP'nin kalesini ellerinden aldı ya, geçmedi acısı.
AKP önce şu soruya cevap versin: Üsküdar Belediyesi’nde 1,3 milyar TL borç nasıl yapıldı?
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.