Muğla’da görevi başında uğradığı saldırı sonucu şehit olan Polis Memuru Tayfun Baş’a Allah’tan rahmet; ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Başımız sağ olsun. 🇹🇷
3600 Ek Gösterge Artık Daha Fazla Bekletilmemelidir!
Bugün gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasıyla, kamu çalışanlarının yıllardır haklı olarak beklediği 3600 Ek Gösterge düzenlemesinin tüm hak sahiplerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi talebimizi bir kez daha güçlü şekilde dile getirdik.
Adalet, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda; emek veren, ülkesine hizmet eden kamu çalışanlarının mağduriyetleri giderilmeli, verilen sözler eksiksiz yerine getirilmelidir.
3600 Ek Gösterge bir ayrıcalık değil, hak edilmiş bir kazanımdır.
🔴Verilmeyen sözler memurun sabır taşını çatlattı
📌Devlet Memurları Konfederasyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir açıklama yaptı. Açıklama sonrasında konfederasyon üyeleri yaşadıkları sıkıntıyı bir mizansen ile anlatmaya çalıştı.
📌Üzerinde 'Sabır Taşı' yazılı bir kayayı balyozla parçalayan kamu emekçileri 'Artık sabrımız çatladı' mesajını iletti. Çatlayan taşın içinden memur ve memur emeklisi için verilen '3600 ek gösterge, seyyanen zam ve mülakatın kaldırılması' sözleri çıktı.
Bugün Ankara’da Sağlık Bakanlığı önünde, ataması yapılmayan sağlıkçıların sesi olmak için bir araya geldik.
Hastanelerde personel eksikliği her geçen gün büyürken, binlerce sağlık mezunu diplomalarıyla birlikte beklemeye mahkûm ediliyor.
Boyunlarında taşıdıkları kartonlarda sadece bölümleri ve puanları değil; ertelenen hayalleri, belirsizliğe bırakılan gelecekleri yazıyor:
“ATANAMADI”
Bizim talebimiz nettir:
📌 2024 KPSS sağlık atamaları için ek kontenjan açıklanmalıdır.
📌 Atama bekleyen sağlıkçılar daha fazla mağdur edilmemelidir.
📌 Sağlık hizmetinin yükü mevcut çalışanların omuzlarına bırakılmamalıdır.
Genç Sağlık Sendikası olarak, sağlıkçıların emeği ve geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bugün ayın 15’i…
Aile hekimliklerinde görev yapan hekimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımız maaşlarını aldıklarında bir kez daha aynı gerçekle karşı karşıya kalmaktadır: Artan vergi dilimleri ve HYP katsayıları nedeniyle gelirler her geçen ay erimektedir.
Sağlık çalışanları kendilerine verilen hedefleri yerine getirmek için büyük bir özveriyle çalışırken, uygulanan sistem emeği ödüllendirmek yerine gelir kaybına neden olmaktadır. Bir taraftan artan nüfus, artan iş yükü, takip ve tarama sorumlulukları; diğer taraftan düşen teşvik ödemeleri ve vergi kesintileri çalışanların ekonomik kayıplarını daha da derinleştirmektedir.
Kabul edilemez olan; aynı işi yapan, aynı hizmeti sunan sağlık çalışanlarının ay sonunda ne kadar ücret alacağını öngöremediği bir ücret sisteminin varlığıdır. HYP uygulamaları nedeniyle oluşan kesintiler ve yüksek vergi yükü, aile hekimliği sisteminin omurgasını oluşturan çalışanların motivasyonunu ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği için aile hekimliği çalışanlarının gelir kayıpları derhal giderilmeli, HYP katsayıları yeniden değerlendirilmeli, teşvik ödemeleri adil ve öngörülebilir hale getirilmeli, vergi dilimi kaynaklı mağduriyetlere kalıcı çözüm üretilmelidir.
Emeğin karşılığı eksiksiz ödenmeli, sağlık çalışanları ayın 15’ini kaygıyla değil güvenle beklemelidir.
📚🎓 LGS’ye Girecek Tüm Öğrencilerimize Başarılar Diliyorum.
Yarın gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına katılacak tüm öğrencilerimize gönülden başarılar diliyorum.
Aylar boyunca emek verdiniz, çalıştınız ve bugünlere geldiniz. Unutmayın ki bu sınav sadece bilgi değil; sabır, azim ve emeğin de bir göstergesidir. Kendinize güvenin, heyecanınızı kontrol edin ve elinizden gelenin en iyisini yapın.
Başarı yalnızca bir sınav sonucundan ibaret değildir. Sizler her şeyden önce hayalleri, hedefleri ve geleceği olan değerli gençlersiniz.
Tüm öğrencilerimize zihin açıklığı, velilerimize ve öğretmenlerimize ise gönül rahatlığı diliyorum.
2022 yılında bir avuç gencin bir araya gelerek kurduğu ve geride kalan sürede 60.000 aktif üyesi ile ülkemizin en hızlı büyüyen sendikası olan Genç Sağlık Sendikası;
Şimdi 100.000’leri aşıp yetkiyi almak için yepyeni bir dönem başlatıyor.
30 Haziran 2026 tarihinde yapacağımız 2. Olağan Genel Kurulumuz ile tarihi bir süreci başlatacak ve sektörümüzün yarınlarda söz sahibi olacak yeni bir kadro ile bu kutlu yürüyüşe başlıyoruz.
Bugüne kadar verdiğimiz her sözü tuttuk. Yapamazlar dedikleri her şeyi yaptık.
Cumhuriyet tarihinden bu yana bir sendikanın 4 yıl içerisinde gösterdiği sayısal başarıda kırılamaz denilen bir rekora imza attık.
Şimdi ilk günden daha çok sayıda emekçi ile daha deneyimli bir kadro ile daha inançlı bir yönetim ve ekip ile başlıyoruz.
Zafer bizlerin;
Zafer gençlerin;
Zafer Sağlık ve Sosyal Hizmetler sektörünün olacak.
Bu 4 yıllık süre Gençlerin ülke genelinde yetkiyi aldığı, çözülemez denilen sorunların çözüme kavuştuğu bir dönem olacak.
Bugüne kadar verdiğim her sözü tutan biri olarak söylüyorum ki;
Bu sürede GENÇ SAĞLIK SENDİKASINI Türkiye’de yetkili sendika yapacağız.
Yıllardır dile getirilemeyen, çözülemeyen tüm sorunları çözeceğiz.
Size söz BAŞARACAĞIZ!
Size söz BAŞARACAĞIZ!
Size söz BAŞARACAĞIZ!
@gencsagliksend
Ben sizlere çiçekli yollardan geçilen bir zafer vaad etmiyorum.
Bilakis uykusuz gecelerden, başka çocuklarının gelecekleri için kendi çocuğunuzdan ayırdığınız zamandan, bazen bir sorunun çözümü için yapacağınız yüzlerce kilometre yoldan, yorulmaktan sonra;
Varacağımız ama dikenli, ama zor, ama meşakkatli bir yolun ardından GERÇEK BİR ZAFER vaad ediyorum.
ROTAYI BİLEN KAPTAN, VARACAĞI YERİDE BİLİR!
Herkes Müsterih Olsun.
3,5 yıl önce kurulan ve bugüne kadar 138.000 sağlık ve sosyal hizmet çalışanın bir fiil üye olduğu, an itibari ile ülkemizin kendi iş kolunda 3. Büyük Sendikası olan Genç Sağlık Sendikası yoluna emin adımlarla devam etmektedir.
Son zamanlarda sendikamızda yaşanan münferit sorunlardan kimse nemalanmaya çalışmasın.
Sendikamız var olan bir sorunu bugüne kadar nasıl en demokratik ve en adil yöntemlerle çözmüşse, bundan sonrada aynı hassasiyet ve kararlılıkla çözüme kavuşturacaktır.
Genç Sağlık Sendikasında hiçbir yöneticinin makam ve koltuk hırsı yoktur, olmamıştır, olamaz.
Burası tüm sıfatların, ünvanların üstünde bir hak arama merkezinin kalbidir.
Bu kalbe kan pompayan damarların tamamın tek bir görevi vardır.
Kalbi sürekli çalıştırmak.
Genç Sağlık Sendikası Kaosların, Taht kavgalarının, Kişisel ikballerin adresi olamaz.
Sendikamızın tek g��revi Sağlık ve Sosyal Hizmet çalışanlarının mali ve özlük haklarını iyileştirmek, vizyonel çalışmalarla sendikal mücadeleye yön vermektir.
Unutmayın ki; Kol Kırılır, Yen İçinde Kalır!
Sendikamız her zaman her koşulda bütün sorun ve problemleri en adil, en şeffaf ve demokratik bir şekilde çözebilecek yegane kuruluştur.
Sendikamızın tüm yöneticilerine, tüm teşkilatına düşen asıl vazife; Başlattığımız bu kutsal mücadeleyi omuzlamak, en ücra noktada görev yapan meslektaşımıza, zorda, darda kalan herkesin çığlığına koşmaktır.
Benim tek isteğim, tek beklentim ve tek talimatım bu yöndedir.
Çağrıma kulak verip harekete geçen, geçecek tüm teşkilatımızı saygıyla selamlıyorum.
Sağlık çalışanlarının hak kaybı artık son bulmalıdır!
Dönem Toplu Sözleşme'de açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen birçok sağlık kurumunda gece nöbetleri için ödenmesi gereken %10 artırımlı nöbet ücretleri ödenmemektedir.
Toplu Sözleşme hükmüne göre; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 33. maddesi kapsamında ödenen nöbet ücretleri, 20.00-08.00 saatleri arasında tutulan (icap/ev nöbeti hariç) nöbet süreleri için %10 artırımlı ödenmek zorundadır.
Hüküm son derece açıktır. Herhangi bir idari takdire bırakılmamış, çalışan lehine bağlayıcı bir mali hak olarak düzenlenmiştir.
Buna rağmen birçok sağlık kuruluşunda çalışanların gece nöbetleri normal nöbet gibi değerlendirilmekte, toplu sözleşmeyle kazanılmış mali hakları yok sayılmaktadır.
Gece nöbeti; biyolojik ritmi bozan, sağlık risklerini artıran, aile ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen ağır bir çalışma biçimidir. Bu nedenle toplu sözleşmede ayrıca düzenlenmiş ve ilave ödeme öngörülmüştür.
Kurumların mevzuatı eksiksiz uygulayarak geçmişe dönük hak kayıplarını gidermesi, çalışanların %10 artırımlı nöbet ücretlerini eksiksiz ödemesi gerekmektedir.
Kazanılmış haklar yorum konusu değil, uygulanması zorunlu mevzuat hükümleridir.
HAKLI TALEBİMİZ KARŞILIK BULDU!
Tıbbi sekreterlerimizin teşvik ek ödemelerinde yaşadığı belirsizliği gündeme taşıdık, konuyu Sağlık Bakanlığı nezdinde takip ettik ve sürecin netleşmesini sağladık.
Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından başvurumuz üzerine verilen görüşte; yoğun bakım, acil servis, ameliyathane ve benzeri özellik arz eden birimlerde görev yapan tıbbi sekreterlerin, ilgili birimlere ait artırımlı teşvik katsayılarından yararlanması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Bu görüşle birlikte, özellik arz eden birimlerde görev yapan tıbbi sekreterler açısından uzun süredir tartışma konusu olan uygulamaya açıklık getirilmiş ve tereddütlerin giderilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.
Meslektaşlarımızın haklarının korunması, emeğinin karşılığını eksiksiz alabilmesi ve uygulamada yaşanan sorunların çözüme kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bugün TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı.
Mayıs Ayı Enflasyonu:Yüzde 1,71
Yıllık Enflasyon:Yüzde 32,61
Ama gelin gerçek enflasyonu bir de memura soralım…
Geçen yıl 15 bin liraya kiralanan evler bugün 35-45 bin lira bandına çıktı. Markete giriyorsunuz, birkaç poşet temel ihtiyaç alışverişi binlerce lirayı buluyor. Çocuğun eğitim masrafı, servis ücreti, kırtasiyesi, ulaşım giderleri derken maaş daha ayın ortasına gelmeden eriyip gidiyor.
Memur artık birikim yapmayı, geleceğini planlamayı değil; ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor.
Bir zamanlar ailesiyle birkaç gün de olsa tatil yapabilen kamu çalışanı bugün bırakın tatili, birkaç günlük konaklama ücretini dahi karşılamakta zorlanıyor. Sosyal hayat lüks, nefes almak bile maliyet hesabına dönüşmüş durumda.
Şunun altını özellikle çizmek gerekir:
Enflasyon farkı zam değildir.
Enflasyon farkı, çalışanların cebinden enflasyonla alınan paranın bir bölümünün gecikmeli olarak geri verilmesidir. Bu nedenle enflasyon farkını bir artış gibi sunmak, yaşanan ekonomik gerçekliği görmezden gelmektir.
Kamu çalışanları lütuf değil, alın terinin karşılığını istemektedir.
Temmuz ayında memurun alım gücünü gerçekten yükseltecek, mutfaktaki yangını söndürecek, refahı tabana yayacak reel bir zam ve refah payı artık kaçınılmaz hale gelmiştir.
Çünkü memur geçinemiyor.
Çünkü memur tükeniyor.
Çünkü memur da insanca yaşamayı hak ediyor.
Cumhuriyet tarihimizin en hızlı büyüyen memur sendikası, Genç Sağlık Sendikası iç-dış, direkt ya da dolaylı her sorununu kendi kendine çözmeye muktedirdir.
3 yıl kadar kısa bir sürede 0’dan 60.000’e gelmeyi başarmış olan sendikamız, konfederasyonumuzla birlikte “tüm ayrılıklara rağmen” bu senede 100.000’i aşarak Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olmuştur.
Bu denli büyük bir camiada dönem dönem çeşitli anlaşmazlıklar ve yol ayrılıkları hayatın olağan akışındadır. Yanımızda yol yürüyen mevkidaşlarımız ile yaşanan ayrılıklardan sonra ya da karşımızda rekabet ettiğimiz sendika yöneticilerini yıpratmak adına herhangi bir söylemde, iddiada ya da eylemde bulunmak bugüne kadar yöntemimiz olmadı, olmayacak.
Hedefe giden her yolu meşru kabul edemeyiz, bizler adına önemli olan tüm bu mücadeleyi verirken “insan” kalabilmektir.
Yozgat'ta yaşandığı iddia edilen akıl almaz bir hukuksuzluğa karşı sessiz kalmayacağız!
İddia odur ki, Çayıralan İlçe Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürü Murat Kol, 03.04.2026 tarihinde Çandır Kaymakam Vekili Muammer Oğuzhan Yüce tarafından makamında ve başka kurum amirlerinin yanında ağır hakaretlere ve tehditlere maruz kalmıştır. Kaymakam Yüce'nin, "gerizekalı", "si*** git lan" gibi kabul edilemez ifadelerle hakaret ettiği, hatta "yüzüne küfrediyorum" dediği iddia edilmektedir. Yetmezmiş gibi, "ben yarın vali, bakan olacağım, beni nasıl şikayet edebilirsin" diyerek devletin makamını şahsi egolarına alet ettiği söylenmektedir. Bu sözler, aslı varsa, bir kamu görevlisine, hele ki bir kaymakam vekiline asla yakışmamaktadır!
Ancak asıl skandal, iddia olunduğu üzere bu hakaret ve tehditlerin mağduru olan Murat Kol'un, aynı gün (03.04.2026) Yozgat Valiliği tarafından "misilleme" niteliğinde görevden uzaklaştırılmasıdır. Murat Kol, herhangi bir inceleme yapılmadan uygulanan bu haksız işlemle sadece ekonomik bir darboğaza sürüklenmek istenmemiş; aynı zamanda ailesi ve çalışma arkadaşları nezdinde itibarı zedelenerek telafisi güç maddi ve manevi bir yıkım ile karşı karşıya bırakılmıştır.
İddiaya göre hakaret eden korunurken, hakarete uğrayan cezalandırılmıştır!
Bu durum, Yozgat Valisi ve Vali Yardımcısının, hakkında ağır iddialar bulunan Kaymakam Yüce'yi açıkça kanatları altına aldığını, hukuksuzluğu bizzat mülki idare makamları eliyle himaye ederek Murat Kol'un etrafında aşılması imkansız bir cezasızlık zırhı oluşturmuşlardır.
Devletin makamları, kişisel intikam ve ego tatmin yeri olamaz. Kamu görevlileri, halka hizmet etmek, mahiyetindekilere eşitlik ve adaletle davranmakla yükümlüdür, onları aşağılamakla değil.
İddia üzere, Kurumun bir amiri olarak, birlikte görev yaptığı doktorların ve hemşirelerin haklarını Kaymakamın hukuksuz uygulamalarına karşı korumaya çalışan Murat Kol'a yapılan bu haksızlığın sonuna kadar takipçisi olacak, sorumluların hesap vermesi için tüm hukuki ve demokratik yollar kullanılacaktır. Yozgat Valiliği'ni ve ilgili makamları, iddiaları ivedilikle ve hakkaniyete uygun bir şekilde araştırarak bu hukuksuzluğa derhal son vermeye, mağdurları değil de gerçek suçlular ile ilgili gerekli işlemleri yapmaya ve adaleti sağlamaya davet ediyoruz.
@YozgatValiligi@TC_icisleri@mustafaciftcitr@yozgatilsaglik #YozgattaSkandal