Kadir İnanır'ın vasiyeti ortaya çıktı: “Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır”
İnanır, 2015 yılında hazırlanan vasiyetini 2022 yılında değiştirdi
Usta sanatçı tüm mal varlığını hayat arkadaşı olan sanatçı Jülide Kural’a bıraktı.
İnanır, vasiyetinde mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural’ın hayatta olmaması halinde ise tüm mirasının İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Nesin Vakfına eşit olarak dağıtılmasını istedi
Haberin tamamı için: https://t.co/2aK26Mcn7S
Samimiyeti, doğallığı, vefası, cesareti, çalışkanlığı, iflah olmaz iyimserliği, zekası ve vatan sevdası ile zor günlerimizin umudu Genel Başkanım @eczozgurozel iyi ki doğmuşsunuz.
aldıgımız içi çürük karpuzun iadesi icin; fis yeterli olmuyor, resim cekiyoruz, yeterli olmuyor, kesilmis kendini istiyor.!
Vatandas geri zekali oldugu icin yüzküsür liralik karpuzda fırsatcılık yapacak..guvenilir semtimizin migrosjet gibi rezil marketinden
@Migros_Turkiye
@Migros_Turkiye taşıdıgım çöp kesilmis karpuzu tartıyorlar!
hangi ruh sağlıgı bozuk insanlara paramız gidiyor,dehset ve üzüntüyle izledim!
sırf bir aptal daha kandı olmasın diye götürdüm,eskiden olsa soylemek yeterliydi onların mahçubiyeti icin:(
kaliteli hizmet yalanli reklamlara kanmayın!
@Migros_Turkiye sıfır kalite hizmet verseler belki; tarihi gecmis urunlerden gına gelsede alternatif olmadigını bilmenin edepsizligi arsızlıgı ile bir sisteme tutunmuslar.!
@Migros_Turkiye bunlar bu yandas patronlar herkese hırsız fırsatci gozuyle baktiklari icin
(İnsan kendini nasıl görürse karşıdakinide öyle görürmüş)
vatandasa şüpheli gözüyle bakmaya utanmıyorlar.! bu kavramlarıda bunlardan ögrendik.!
Bursa Gastronomi Festivali’ndeki İskender Kebabı görüntüsünü X’te dün ilk ben paylaştım. Görüntüler yayılınca Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimi suçu döneri yapan Tophane Kebapçısı’na yüklemeye çalıştı.
Ama vatandaş dönere dalmadan önce Şahin Biba, “Şimdi verecen burada kaşığı, herkes dalacak” diyor. Üstüne, “Başkanım, elle yenir bu dimi?” diye soran vatandaşa da “Evet” cevabını veriyor. Yani işletmeyi servis yapmak yerine herkese kaşık verip aynı dönere daldırmaya bizzat kendisi yönlendiriyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı değil, Hindistan Yeni Delhi Belediye Başkanı çünkü.
Tıraş parası veren İzzet Amca’ya senaryo diyen troller, böreği orda alsak “kadın kollarına börek yaptırmışlar, senaryo” diyerek neler yapacaktı. Şimdi kadın kolları üyemiz Canan’a “bir vatandaş” diyerek algı yapıyor.
Belli ki Bursa’daki ilgi birilerine çok rahatsızlık vermiş.
Biz zaten böreği sabah kahvaltıda yemek üzere sözleşmiştik. Ve kahvaltımızı bir güzel yaptık.
1 haftadır Japonya’daydım, bu sabah döndüm.
Sokaklar tertemiz, pırıl pırıl.
Kilolu insan neredeyse yok diyebilirim.
Korkunç bir deniz ürünü tüketimi var. Balık, karides, yosun, denizden ne çıksa yiyorlar.
Sokaklarda, kafelerde sigara içmek yasak. Sigara tüketimi çok düşük.
Enflasyon yok, gelecek kaygısı, stress yok.
100 sene yaşarlar tabi
Barsaklar ikinci beyin değil.. Beyin herşeydir, barsak beyin değil asla olmayacak.. Lütfen ama lütfen bu ikisini kıyaslamayın ve eleştirmeyin.. Beyin herşeydir ve önemlidir; beyin özeldir..
Toplumu öyle bir hale getirdiler ki kimse kendi evinde rahat ölmeyi bile hak edemiyor. Henüz ölüm nedeni belli olmayan birinin evinin mahrem alanında kameralar dolaştırılıyor. Eşyalar teşhir ediliyor. “Özel hayatın gizliliğini ihlal” gibi hukuku çağrıştıran ilke ve kavramlardan da söz etmeye gerek yok, çünkü hukun esamesinin okunmadığının çoğumuz farkında.
Yakınını kaybetmiş bir kadına yaşadığı travma göz önünde bulundurulmadan habercilik adı altında hicapsız mikrofon uzatılabiliyor.
Çok daha iyi anlıyoruz ki hukukun yaptırım gücünün kalmadığı, hukuka olan inancın zayıfladığı toplumlarda toplumsal ve mesleki etik değerlerin de bir kıymeti kalmıyor.
#SerhatKılıç
Sayın Özgür Özel’in mikrofonları dizdiği videoyu izlerken aklıma Vygotsky’nin kavram gelişimi deneyleri geldi. Buradan elbette Özel’in kişiliği ya da bilişsel özellikleri hakkında bir sonuç çıkarılamaz. Ama nesneleri nasıl grupladığımızı ve hangi özelliği ne zaman öne çıkardığımızı görmek açısından video oldukça ilginç.
Başlangıçta aynı kanala ait iki kırmızı küp mikrofon yan yana düşüyor. Özel bunlardan birini en sağa taşıyor ve dizilim küp – dört üçgen – küp halini alıyor. Bu aşamada renk değil, biçim belirleyici. Sonra ortadaki dört üçgenin yerini değiştiriyor. Biçim artık ortak özellik olduğundan bu kez renk ve görsel denge (hatta devamında kuyrukları birleştirerek motif de) devreye giriyor. Yani sıralama ölçütü baştan verilmiş tek bir kurala bağlı değil. Her hamle bir sonraki düzenleme için yeni bir alan açıyor.
Vygotsky ve Sakharov’un bloklar görevinde de temel soru buydu: Bir nesnenin birçok özelliği arasından hangisini seçiyoruz, hangisini geri plana itiyoruz ve hangi özellikleri birlikte ele alarak bir kategori kuruyoruz? Kavramlar yalnızca benzer şeyleri yan yana koymaktan ibaret değil. Belirli özellikleri ayırmak, bazılarını birleştirmek ve bu ilişkileri giderek daha kararlı hale getirmek gerekiyor.
Bu videoda hoşuma giden de bu. Mikrofonların yeri değişirken sınıflandırma ölçütü de değişiyor: önce biçim, sonra renk, sonra konum. Çok gündelik bir hareketin içinde, düşünmenin nesneleri nasıl yeniden düzenlediğini açıkça görebiliyoruz.
@eczozgurozel
O çöpleri denize atmak arabasına koyup en yakın çöpe atmaktan daha zor, peki neden denize atmayı seçiyor? Çünkü kötülük böyle bir şey, beyinleri iyi olanı kolay dahi olsa seçenek olarak görmüyor.
Kaç yıldır sadece Obsessive Compulsive hallerini seyretmek için, konuşma başlarını yakalamaya çalışıyorum, beni çok güldürüyor 🤓Bu adam her hangi bir şeyin peşini bırakır mı?