Pendik'te trafik cinayetine kurban giden Işıl Öykü Dinç'in babası Yunus Dinç ,İstanbul Barosu 128. Genel kuruluna katıldı.
Baba Yunus Dinç İstanbul Barosuna tepki gösterdi.
Dinç;
"İstanbul Barosu bizim davamızda neden yok. Birileri bu davanın ilerlemesini engelliyor" dedi.
Divan başkanı Yunus Dinç'e tepki göstererek susturmaya çalıştı.
#İstanbulbarosu
@EnverMutluU
Ev hapsi devam eden Levent Üzümcü:
"2013 yılından beri hiçbir yapımcı benimle çalışmadı.
Sadece para kazanmak için susmayı doğru bulmam. Yanlış adama çattınız.
İçeriye mi atacaksınız, dışarı mı çıkaracaksınız, sürecek misiniz? Ne yaparsanız yapın.
Ben bunu nefes aldığım sürece gördüklerimi söyleyeceğim." (BirGünTV)
Şu pankarttaki gözlüklü herifin ne olduğunu biliyor musunuz?
Alex DeLarge….
Otomatik Portakal’da şiddet ve cinsel saldırıyla özdeşleşmiş karakter.
Kısaca TECAVÜZCÜ !
Kucağına da Galatasaray renklerinde bir KIZ ÇOCUĞU figürü çizmişler.
Yani oturmuşlar, düşünmüşler, çizmişler, bastırmışlar, taşımışlar…
Bütün bu aşamalarda bir tane insan evladı da “Biz ne BOK yiyoruz?” dememiş.
Rakibe küfür edersin, taşak geçersin, yaratıcı pankart yaparsın.
Bunun adı rekabet olur.
Bunun adı ise ne zeka, ne mizah, ne tribün kültürü……..!
Bu, BAYALIĞIN örgütlenip pankart bastırmış hali….
İnsan bazen karşısındakini aşağılamak isterken kendi seviyesini bu kadar kusursuz teşhir edemez.
Bunlar etmiş. Galatasaray’a laf sokacağız diye kendi AHLAK seviyelerini bez afişe basıp sokağa çıkarmışlar….
Allah belanızı versin ! @Kocaelispor@hodrimeydan
30-40 kitap okur çıkarız hevesimiz yine 4-5’te kaldı.
İşçi sınıfı ve emekçi halkı yurttaşlığın dışına atıp yoksullaştıranlar, oyunbozan olarak gördükleri bizleri de holding ve sarı sendika lobileri üzerinden yalıtma derdinde!
Tutsak olan, direnen, dayanışan herkese milyon selam!
Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
Bir vatandaş Cumhurbaşkanı'na gayet uygun dille "eşim kayıp, ulaşamıyoruz" diyor. Kötü bir şey de yok. Reji yayını kesiyor. TRT de kesmiş, Habertürk de kesti. Artık yayıncılıkta alışkanlık oldu. Vatandaş şikayet ederse yayını kes geleneği, bütün felaketlerde aynı...
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Bizden çaldıkları her şeyi geri alacağız!
Başaran Aksu:
"Bu adamın tapulu malı Çankaya büyüklüğünde. İşçi arkadaşların kıdemi, ihbarı, fazla mesaisi, angaryası, tazminatı, emeklilik ücretlerinin ödenmemesi ya da geç ödenmesi, 6 yıl sonra, 8 yıl sonra ödenmesi üzerinden işçi haklarının gaspı üzerinden sermaye biriktirmiş.
Bunlar işçilerin emekleri üzerinden servet biriktirmişler, arsa biriktirmişler, ruhsat biriktirmişler."
Yarın madenci eşleri ve çocuklarımız Ankara’da bizimle olacak, ailelerimizle birlikte ilk kez yapacağımız eylemi de hayata geçireceğiz.
#MadenciMutlakaKazanacak
🗣️BEN SENİNLE BU HAYATI DAHA FAZLA YAŞAYAMAM!
Alacakları için 16 gündür Bakanlık önünde direnen maden işçilerinden Satı Kaynak, eşinin “Ben seninle bu hayatı daha fazla yaşayamam” dediğini anlattı:
“Hanımımdan bu sözü işittim. Yuvam yıkılmak üzere. Bunu bana Sebahattin Yıldız açıklasın.
Her akşam benim çocuğum ağlıyor, ‘Baba ne zaman bitecek?’ diye.
Cevap veremiyorum. Boynum öne eğiliyor.” (Anka)
Bugün 9 Ağustos 2026 Pazar.
Kimler kaç gündür hapiste?
- Ekrem İmamoğlu 510
- Avukat Mehmet Pehlivan 415
- Komedyen Deniz Göktaş 37
- Selahattin Demirtaş 3568
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1571
- Av. Selçuk Kozağaçlı 3182
- Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Avukat Ezgi Önalan 34
- Oğuzhan Uğur 20
- Tele1 Televizyon Kanalı 290
- Gazeteci Merdan Yanardağ 287
- Av. Atilla Özen 325
- Nasuh Mahruki 24
- Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 570
- Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 510
- Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 510
- Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 431
- Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 431
- Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin 445
- Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı 390
- Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu 325
- Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 430
- Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 520
- Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz 471
- 24. Ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu 430
- Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 408
- Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek 399
- Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 159
- Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 145
- Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 128
- Dr. Ümit Erkol 116
- Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel 108
- Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay 73
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman 62
- Sİlivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu 55
- Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat 48
- Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut 48
- Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin 40
- Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner 25
- İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet 17
- Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Murat Ongun 510
- Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Kampanyalarının Yöneticisi Necati Özkan 510
- Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın 445
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş 510
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş 449
- İBB Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven 510
- Çıplak aramaya maruz kaldığını ve savcı tarafından çocukları ile tehdit edildiğini açıklayan İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker 510
- İBB Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık 510
- İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 510
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün 510
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay 445
- Üsküdar’daki kaçak kafeleri yıkarken saldırıya uğrayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten 467
- Dilek İmamoğlu’nun abisi 184
- Dilek İmamoğlu’nun 5 ve 8 yaşında iki çocuklu yeğeni Derya Dağdeviren’in eşi Murat Dağdeviren 99
- Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan 87
- Muhittin Böcek’in oğlu 355
- Van Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Av. Bekir Kaya 3839
- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı 2379
- Osman Kavala 3201
- Tayfun Kahraman 1571
- Mine Özerden 1571
- Çiğdem Mater 1571
- Figen Yüksekdağ 3569
- Av. Sezin Uçar 116
- İBB Meclis Üyesi Metin Kaya 78
- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın makam şoförü Gaffar Çiçek 77
- Avukat Yunusemre Işık 34
- Avukat Ece Güner 25
- Şarkıcı İlyas Yalçıntaş 24
- Mardinli Marilyn Monroe olarak tanınan Melek Akarmut 24
- Doruk Bulut 18
- Başörtülü influencer Fatma Soydaş 17
- Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş 12
- Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu 11
- Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper 2
Gündür hapis..
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan…
Siz bu yoldan dönmedikçe, biz de dönmeyeceğiz.
Siz arkamızda oldukça, korkmadan iktidara yürüyeceğiz.
Bizim yolumuz milletle birdir!