Bir iman ve hakikat külliyatı olan Risale-i Nur'la bütün bir dünyaya Kur'an-ı Kerim'in sönmez ve söndürülemez bir güneş olduğunu gösteren Bediüzzaman Hazretleri'ni anlamaya her günkünden daha muhtaç olduğumuz bir zamanda,bu sempozyum inşallah yüreklerin fethine vesile olacaktır.
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse, bir müminin dünya üzüntülerinden birini giderir ve onu rahatlatırsa Allah da kıyamet günü onun üzüntülerinden birini giderir. ..”
(Müslim, Zikir, 38)
İstanbul’un en mübarek tepesine Fransız ajanı, sapkın eşc@nsel birinin ismi nasıl verilebilir?
Piyer Loti ismi değiştirilsin diyenler #PiyerLotiDeğiştirilsin yazarak destek verebilirler mi…
Teşekkür ederim…
ABD Kongre üyesi Mike Bost, ABD’nin soykırımcı İsraili sorgusuz sualsiz desteklemesine Kongre’de isyan etti.
“İslâm’ın terörle alakası yok. İnsan olun ve mazlum Filistin halkını destekleyin” dedi.
Çok önemli bir çıkış bu.
Bu duruşu destekleyelim ve bu videoyu yayalım arkadaşlar…
Teşekkür ederim.
🚨 SON DAKİKA:
Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'den Kudüs dahil işgal altındaki toprakları iade etmesini ve Filistinlilere tazminat ödemesini talep ediyor.
İsrail basını: “Türkiye İsrail askerlerini avlıyor”
İsrail basınında yayınlanan İsrail Diaspora Bakanlığı raporuna göre Türkiye’de İsrail ordusunda görev yapan kişiler sosyal medya üzerinden tespit ediliyor, askeri geçmişleri ve bağlantıları araştırılıyor ardından da haklarında hukuki süreç başlatılıyor.
Devletimiz varolsun!
Bir emlak şirketi İspanya'nın Sevilla şehrindeki bir camiyi kapatma kararı aldı; gerekçe, caminin arazisinin kira sözleşmesinin sona ermesi.
Müslümanlar büyük üzüntü içindeydi. Haber futbolcu "Omar Kanoute"ye ulaşır ulaşmaz 700 bin dolar ödeyerek camiyi kurtardı (ki bu neredeyse yıllık maaşıydı).
Şöyle dedi: "Allah beni attığım gol sayısıyla değil, işlediğim amellerle yargılayacak."
Maşaallah (2007 yılından).
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar İmam-Hatip olarak görev yapmış, kâdim medrese usulünde çok sayıda talebe yetiştirmiş; Arapça, İngilizce, Malayca ve Farsça dillerine vakıf olan Recep Uğuz, Kenya'lı eşini
almak için gittiği ülke de bir takım haksız ithamlar ile 424 gündür tutuklu bulunmaktadır.
Tutukluluğu sebebiyle görevine dönememiş ve bu süreçte; memuriyet görevinden çıkarılmakla beraber , çocuklarından ayrı düşmesi, aile bütünlüğünün dağılması ve sağlık durumunun ciddi şekilde bozulması gibi ağır mağduriyetler yaşanmıştır.
Ayrıca, 9 Mart 2026 tarihinde gerçekle��tirilen duruşmada, herhangi bir somut delil ortaya konulmaksızın 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildiği ve cezaevine konulduğu öğrenilmiştir. Mevcut cezaevi koşulları, hâlihazırda tedavi görmekte sağlık durumunu ve can güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmekte olup, mağduriyetini her geçen gün daha da artırmaktadır.
Sürece ilişkin yapılan ön incelemeler ve elde edilen bilgiler, Recep Uğuz’un kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgisinin bulunmadığını ve masumiyetinin ortaya konulabilmesi için üst düzey diplomatik ve hukuki desteğe ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Bu kapsamda, 🇹🇷 vatandaşımızın mağduriyetinin giderilmesi ve adil yargılanma hakkının ve zemininin
temin edilmesi amacıyla;
Bulunulan ülkedeki doğrudan Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yerel makamlar nezdinde sürecin etkin ve yakından takip edilmesi,
Vatandaşımızın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için gerekli girişimlerde bulunulması,
Can güvenliği, sağlık hakkı ve temel haklarının korunmasına yönelik acil tedbirlerin alınması hususlarında gereğinin yapılması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, dünyanın neresinde olursa olsun vatandaşlarının hak ve hukukunu koruma konusundaki kararlılığına olan inancımız tamdır. Ancak mevcut durumun aciliyeti göz önünde bulundurulduğunda, gerekli diplomatik ve hukuki girişimlerin ivedilikle başlatılması zaruri hâle gelmiştir.
Sayın devlet büyüklerimiz vatandaşınızı ülkemize getirin eğer suçluysa burada yargılayın.
Eğer şimdi müdahale edilmezse dirisini değil ölüsünü getirmek zorunda kalacaksınız bu da büyük Devlet olma idealinden çok uzak ???
@TC_Disisleri @diyanetbasin @iletisim @RTErdogan @HakanFidan
Kurt Kanu'nu :
"Kurtlukta Düşeni Yemek Kanun'dur."
Türk Devleti İsrail'in maşası olmaya niyetlenmiş Yunanistan'ın Ege adalarını yiyecek...
Çok uyardık...
İzleyin..
Sayın İbrahim Kalın'ı ne kadar tanıyoruz?
-Profes��r
-İslam tarihi, felsefe, akademisyen
-Yazar
-söz yazarı, bestekar, gitar ve bağlama çalıyor
-Şair
-En etkili 500 isim arasında 20. sırada
-MİT Müsteşarı
-Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca biliyor.
Yıllardır Filistin için sadece yardım toplayıp birkaçeylemle yetinen derneklerin yapamadığını tek başına başardı.
Yahudilerin ABD'deki yüksek miktarlı devlet yardımlarını ifşa eden Ruhi Çenet gündemi
salladı: ABD'de eylemler başladı!
Ben emekli bir subayım. Aslen Trabzonluyum. Ellerinizden öper, 1 kız, 3 erkek evlat sahibiyim. Aynı zamanda Bitlis Hizanlıların damadıyım.
İlk görev yerim Hizan’dı. Evlenme çağına yakın, bu kutsal görevi orada yaparken gönlüm dünyalar güzeli, hanımefendi bir Kürt kızına kaydı. Daha 30 yıl önce, onu çarşıda görüp beğenmiştim. Meğer kader ağlarını çoktan örmüş.
Görev yaptığım karakolun hemen önünde ailesinin tarlaları varmış. Rahmetli kayınvalidem, her cuma akşamı bize salatalık, domates gönderirdi. Askeriz ya, ana yüreği işte… Ben de rütbeli olduğum için gelenleri hep kendim teslim alırdım.
Bir gün Trabzon’a, memleketime döndüm. Rahmetli anneme, “Ben bir Kürt kızına gönlümü kaptırdım. Babama söyle, gidip istesin.” dedim.
Annem, “Oğlum, bize kız vermezler ama yine de gidelim.” dedi. Fakat amcam sürekli araya giriyor, “Bizim burada ne işimiz var? Kürt gelin örf ve adet bilmez.” diyerek önyargılar oluşturuyordu.
Velhasıl, bu mesele yaklaşık bir yıl sürdü. O sırada Hizan’dan şartlı görev nedeniyle Balıkesir’e tayinim çıktı. Babam da o yıl rahmetli olmuştu. Annemle baş başa kalmıştık.
Günlerce anneme, “Ne olur, git bu kızı iste.” diye ısrar ettim. Sonunda bir şekilde gittik, istedik ve evlendik.Aradan yıllar geçti. Çoluk çocuğa, sonra torun torbaya karıştık.
Şimdi Kürt eşim de rahmetli oldu. Ama bana geride dört güzel evlat bıraktı. Bir kızım doktor, bir oğlum doktor, bir oğlum öğretmen, diğer oğlum ise yurt dışında ticaret yapıyor.
Bugün dönüp hayatıma baktığımda şunu çok iyi biliyorum:
Bana bu büyük mutluluğu yaşatan, hayat arkadaşım olan ve gurur duyduğum evlatlarımı yetiştiren kadın bir Kürt’tü. Ben ise bir Trabzonluyum.
Biz yıllarca aynı sofrayı paylaştık, aynı evde yaşadık, aynı acıya ağladık, aynı mutluluklara sevindik. İnsan insandır. Sevgi, memleket ve etnik köken sormaz.
Ben etimle kemiğimle, hayatımla Kürt kardeşlerime minnettarım.
O yüzden bir Trabzonlu olarak, Kürt kardeşlerime şunu söylemek istiyorum:
Gerçekten iyi, güzel yürekli insanlara Rabbim her zaman selamet versin. Çünkü insanın kim olduğunu memleketi, dili veya kökeni değil; yüreği ve insanlığı gösterir.
🚨 Ruhi Çenet, çektiği bir belgeselde deprem bölgesine inşa edilen mahalleleri de gezdi;
“Burası mahalleden çok şehri anımsatıyor. Burayı başlı başına yürümek imkansız. 48 dakika oldu bırakıyorum.”
Erdoğan ne yapmış be kardeşim.
Erdoğan gerçekten Efsane bi Lider.
Yaşarken kıymetini bilmek lazım.
“Şüphesiz izzet Allah'ın, Resûlü'nün ve müminlerindir.”
— Münâfikûn, 63/8
Para önemlidir; fakat insanın değeri hesabındaki rakamdan ibaret değildir.
Helalinden az kazanmak, haramdan çok kazanmaktan daha değerlidir.
İnsan servetini büyütürken karakterini küçültmemelidir.
Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar, ham hayallere kapılanlar şunu iyi bilsin, iyi anlasın:
“Ecdadımızın heybeti ma’ruf-u cihandır. Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandır.”