Abdulkadir Selvi:
"Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olduğu dönemde görüşmelerini belediyedeki makamında yapmak yerine otellerde buluşmasının ve otel kameralarının bantla kapatılmasının sırrı ortaya çıkıyor.
Bu sorunun cevabını eski Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 16 Ağustos günü verdiği ek ifadeden öğreniyoruz.
Peki Muhittin Böcek’in bu anlatımları başka delillerle de doğrulanıyor mu?
Doğrulanıyor. Daraltılmış baz kayıtları Muhittin Böcek’in söylediği tarih ve saatlerde Ekrem İmamoğlu’nun da orada olduğunu gösteriyor.
İmamoğlu otellerde bunun için buluşmuş, kamera kayıtları bunun için bantla kapatılmış.
Parayla CHP kurultayını satın alan, parayla belediye başkan adaylarını belirleyen Ekrem İmamoğlu bir de bu ülkenin başına cumhurbaşkanı olsaydı neler yapardı bilinmez.
Şener Şen’in “Satılık Köy Haraptar” filminde olduğu gibi “Satılık Ülke Türkiye” tabelasını asar mıydı?"
İstanbul’umuzda İl Jandarma Komutanlığı görevini beş yıl boyunca fevkalade bir gayret ve samimiyetle yürüten, ardından Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına tayin olan Korgeneral Yusuf Kenan Topçu’ya, şehrimize yaptığı kıymetli hizmetler dolay��sıyla teşekkür ziyaretinde bulundum.
Kıymetli Komutanımıza bir çok yerde olduğu gibi İstanbul’umuzada sunduğu hizmetler için teşekkür ediyor, yeni görevinde muvaffakiyetler diliyorum.
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.
Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.
Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.
Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız.
Başörtülüler karargâhtan içeri giremiyordu. Şimdi komutanların eşleri olarak karargâhta baş köşedeler!
Nereden nereye?
Bu, şaka değil, gerçek!
Hamdolsun!
Zulümden sakının. Çünkü zulüm kıyamet günü (sahibi için) zifirî bir karanlıktır. Cimrilik etmekten de sakının. Zira cimrilik sizden önce gelen kimseleri helâk etti. Böylece birbirlerinin kanlarını dökmeye ve haramları helâl saymaya sevk etti.
(Müslim, Birr, 15)
Serhend Takvim
Silivri’deki bazı gazeteciler, “sanırım uzaklıktan!” mahkeme salonunda “İmamoğlu’na para verdim” diyenlerin ifadelerini hiç yayınlamıyor. Haber yap(a)mıyor!
Dürbün götürmüşlerdi ancak işitme cihazlarını da yanlarına alsalar iyi olur!
🟢HÜDA PAR'dan kemalistleri kızdıracak yeni bir teklif:
"Yoğun bakım ünitelerinde mahremiyeti güçlendirecek düzenlemeler yapılmalı, kadın ve erkek hastaların bulunduğu bölümler ayrılmalıdır."
📢Katılıyor musunuz?
Hakan Fidan, Mısır’da yaptığı açıklamada;
“Zalim, zulmüyle beraber tarihten silinecektir. Bunun Netanyahu'nun da başına geldiğini göreceksiniz. Açlığa mahkûm edip öldürdüğü insanların kanında boğulacağını göreceksiniz.”
Ülkenin Genelkurmay Başkanı Cuma çıkışında…
Nereden nereye?
Allah demenin yasak olduğu devşirmelerin kontrolünde olan zaman diliminden, aslına dönen, özünü gürleştirerek özgürlüğüne kavuşan milletin ordusuna…
Elhamdülillah…
🔴BİZİ TEHDİTLE SUSTURAMAZSINIZ..
HODRİ MEYDAN!
Dün “PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hâkimiyetine teslim etmeyelim” paylaşımımdan sonra, belediye başkanlığım döneminde olduğu gibi, yine Öcalan’ın çizgisinde hareket eden bazı çevrelerden tehditler gelmeye başladı.
Şunu herkes açıkça bilsin: Sizden korkan sizin gibi olsun!
Ağrı’da seçime yaklaşık 20 puan geride başladım, sandıkta yaklaşık 20 puan farkla kazandım.
Çünkü sizin gerçek yüzünüzü halka anlatma fırsatı buldum. İnsanlar baskının, tehdidin ve dayatmanın karşısında özgür iradeleriyle karar verdiler.
Eğer kardeşlik ortamının güçlenmesini, bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen karanlık güçler ve yanımızda görünüp perde arkasında başka hesaplar, başka fırıldaklar çevirenler olmasaydı,ben sizi yalnız Ağrı’da değil, Doğu ve Güneydoğu’nun tamamında siyasi olarak bitirecektim.
Çünkü sizin en büyük korkunuz silah değil,sizin gerçek yüzünüzü bilen, halkın karşısına çıkıp korkmadan anlatan bir Kürt’tür.
Ben bu toprakların evladıyım. Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
Ama benim Kürtlüğüm,
Türkiye’ye düşmanlık üzerinden tarif edilen bir Kürtlük değildir.
Ben ülkemi seven, bayrağına ve milletine bağlı, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu ülkede yaşayan herkesi kardeş bilen bir Kürdüm.
Irkçılığa da mezhepçiliğe de ayrımcılığa da karşıyım.
Ben Sipkanlı (Sipki) Hacı Yusuf Paşa’nın torunuyum.
Ailemizin geçmişinde Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde bu ülke için sorumluluk üstlenmiş, fedakârlık yapmış dedelerim vardır.
Benim siyasi anlayışımın temelinde de bu miras vardır.
Devlete başkaldırı değil millete hizmet, kardeşi kardeşe kırdırmak değil kardeşliği büyütmek.
Silahlar gerçekten bırakılıyorsa, terör gerçekten sona eriyorsa bundan en fazla biz seviniriz.
Yeter ki artık hiçbir annenin evladı ölmesin, hiçbir askerimiz, polisimiz, korucumuz şehit olmasın,hiçbir Kürt genci dağlarda kaybolmasın.
Ama mesele, “Silahı bıraktım,şimdi bölgenin tamamını siyasi ve toplumsal olarak ben kontrol edeceğim” anlayışına dönüşecekse buna itiraz ederim.
Gençlik yapılanmalarıyla, kadın yapılanmalarıyla, mahalle mahalle örgütlenerek Doğu ve Güneydoğu’yu tek bir siyasi iradenin vesayeti altına almak,Kürtlerin tamamını bir kişinin veya bir örgütün tapulu malı gibi görmek kabul edilemez.
Kürtler kimsenin tapulu malı değildir!
Doğu ve Güneydoğu kimsenin özel mülkü değildir!
Kürtlerin iradesi ne silaha ne tehdide ne de tek adam vesayetine teslim edilebilir!
Bize nasıl yaşamamız, nasıl düşünmemiz, nasıl bir Kürt olmamız gerektiğini kimse dayatamaz.
Vicdansız, imansız, ırkçı, gelenek, görenek ve edebinden koparılmış,bölücü Kürt modelinize izin vermeyeceğiz..
İnancımızı, değerlerimizi, vatan sevgimizi ve kardeşlik anlayışımızı elimizden alamazsınız.
Benim mücadelem Kürtlerle değil, Kürtlerin iradesini ipotek altına almak isteyen anlayışladır.
Tehdit ediyorsanız bilin ki tehditleriniz düşüncelerimi değiştirmeyecek.
Bir canımız var,o da bu ülkenin birliği, kardeşliği ve çocuklarımızın geleceği uğruna feda olsun.
Dedelerimiz bu topraklarda kardeşliği ve vatanı savundu. Ben de bugün aynı kararlılıkla söylüyorum:
Silahı bırakın, terörü tamamen bitirin, demokratik siyasetin içinde herkes gibi mücadele edin,başımızın üzerinde yeriniz var.
Ama silahın gölgesini kaldırıp yerine başka bir vesayet kurmaya kalkarsanız karşınızda susan bir
Savcı Sayan bulamazsınız.
Tehdidiniz de baskınız da beni susturamaz.
KÜRTLERİ SİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ.
KARDEŞLİĞİMİZİ SİZE BOZDURMAYACAĞIZ.
BU VATANI BÖLDÜRMEYECEĞİZ.
Elinizden geleni ardınıza koymayın.
HODRİ MEYDAN!
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
Oyun oynamıyoruz, İsrail tahammül sınırlarını aştı. Sahipleri tasmasını eline almalı.
Bölge daha fazla İsrail provokasyonunu kaldıracak durumda değildir. Altını çiziyorum.
Menzil ve Sofilik Üzerine Açıklama
* Elli yıllık sofiliğimde zaman zaman Menzil'e saldırı olur.
* Daha önce FETÖ'yü bahane edenler bugün Alihan Kuriş'i bahane ederek saldırıyorlar.
* Bizim abdestimizden şüphemiz olmadığı ve mürşidimize sonsuz güvenimizden dolayı bunları müstehzi bir tebessümle seyrediyoruz.
* Allah dostlarına korku ve hüzün yoktur.
* Adem Topal
Kurişçiler beddua seanslarına başlamışlar.
Biz de bedduaya karşı dua ederiz.
Rabbim Tayyip Erdoğan’a sağlık sıhhat versin.
Allah O’nu başımızdan eksik etmesin.
Rabbim Tayyip Erdoğan’a büyük zaferler nasip etsin.