Entelektüel uyum….
Konuları tartışabilme, sohbet edebilme, birbirinize öğretebilme ve birlikte anlam yaratıp büyüyebilme…
Her ilişkide olmayan nadide bi uyum…
“Eğer dostluğumuz zaman ve uzaklıkla sınırlıysa, o yok demektir. Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmayanı yaşıyoruz biz. Uzaklığı yenince hep aynı yerdeyiz, zamanı yenince hep aynı anın içindeyiz. Böylece her an için birlikte olacağımızı düşünmedin mi?”
Martı Jonathan Livingston
“Evet. Unutulacağız.Yazgımız böyle yazılmış,elden ne gelir.Bize ciddi,önemli,hem de çok önemli görünen şeyler,gün gelecek,unutulacak ya da önemsiz görünecek.İşin ilginç yanı,gelecekte neyin önemli ve yüksek değerde,neyin zavallı ve gülünç sayılacağını bugünden hiç bilemeyişimiz.”
“Sanki geçip giden zamanla ilgilenmiyor gibisiniz ama biliyorum ki aceleniz var. Sanki bir yere gitmiyor gibisiniz ama aslında bir yere gidiyorsunuz. Nereye gittiğinizi bilmiyorsunuz değil mi ?”
Landscape in the mist
Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra, sonra ağaç meyvesini kaybeder.
Ya sonra?
Sonra yapraksız bir bahçe…
Copie conforme , (Abbas Kiarostami)
Zaman geçip gidecek ve kendi içine batmış binbir aksiliğin yaşandığı bu coğrafyada hayatta kalırsan yine de, sararıp kuruyup gideceksin sonunda.Bakmışsın ki ortalarına gelmişsin hayatın ve içindeki çölden başka hiçbir kazancın olmamış.
Kuru Otlar Üstüne, (Nuri Bilge Ceylan)
" Selam Oza, dilerim ışıltın eksilmez
Bir fenerin ardından eksilmeyen ışıltısı gibi
Bırakıp gittiğin için de suçlayamam seni şimdi
Teşekkür ederim ancak hayatıma girdiğin için..."
Oza , Andrey Voznesenski
"Hayat bir dizi rastlantı ve rastlantılarla birlikte nasıl varolduğumuz ya da olmadığımız.
Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler."
Ah bu katı, kaskatı beden bir dağılsa, Eriyip gitse bir çiy tanesinde sabahın!
Ya da Tanrı yasak etmemiş olsa
Kendi kendini öldürmesini insanın! Tanrım! Ulu tanrım! Ne bunaltıc��,
Ne berbat,
Ne tatsız, ne boş geliyor bu dünya bana!
Hamlet, William Shakespeare