Biri yetim büyüdüğü için yetim çocukları okutur, biri vasiyetinde lösemi hastası çocuğu düşünür, diğeri kanser hastasına hayat verir.
Hepsi başkadır bu çocukların, ölüme giderken bile geride bu vatanın evlatlarını yaşatmayı düşünür.
Gürcistan'da düşen askeri kargo uçağında şehit olan Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız’ın, kök hücre bağışçısı olduğu ve 2 yıl önce bir kanser hastasına hayat verdiği öğrenildi.
Müthiş haklı bir isyan. Üstelik bu isyanın hanımefendi hariç herkese faydası var. O kaybedeceğini kaybetmiş zaten. Fakat Türkiye'de haklı ve kamuya yararlı davaların sahipleneni az olur. Çünkü bizde demokrasi; örgütlü haksız azınlıkların, örgütsüz haklı çoğunluklara tahakkümüdür.
Sayın vekilin bir ASM açılışındaki sözlerine bakar mısınız?
“Gidip gırtlaklarına yapışın!”
Sağlıkta şiddetin tırmandığı bir dönemde, halkı hekimlere karşı kışkırtmak kabul edilemez!
Kendisini camiamızdan özür dilemeye davet ediyoruz…
#AhmetGökhanSarıçamÖzürDile
Şam’da yerin yedi kat altında insanlar kanıyla kemiğiyle öğütülürken arzın üstünde “Bak ne kadar renkli bir gece hayatı var!” diyerek gezdiniz.
Babası Sednaya’da işkence gören 10 yaşında çocukları üç kuruşa köle gibi çalıştırıp, öldüklerinde “Birisi eksildi çok şükür” dediniz.
Siz videoda sadece içeri girmeye çalışan güvenlikleri görüyorsunuz.
İçerde de özetle şunlar oluyor:
Hasta yakını Doktor Hanım’ın odasına giriyor, kapıyı içerden kilitliyor, doktorun telefonunu alıyor, baş boyun gibi hayati risk oluşturacak bölgelere defalarca makasla saldırıp yaralıyor, “burdan ikimizden biri ölü çıkacağız” diyor.
Peki böyle bir saldırının sonunda saldırganı serbest bırakan adalet sistemimize sormak istiyorum.
Kapısı içerden kilitlenip odasında kesici delici aletle defalarca vücut bütünlüğüne kast edilen bir doktor değil de bir savcı bir hakim olsaydı yine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakacak mıydınız ?
Sağlıkta son yıllarda artan şiddetten daha tehlikeli bir şey varsa o da “sağlıkta şiddetin toplum ve adalet nezdinde normalleşmesi”dir.
Böyle giderse gerek Hekim göçü, gerek defansif tıbba yönelimin artması nedeniyle sağlıkta şiddet sadece Hekimler için bir risk olmaktan ziyade ülkemiz için ciddi bir halk sağlığı sorunu olacaktır.