Mahkeme tarafından 38. Kurultayın mutlak butlan nedeniyle malul sayıldığı, alınan kararların ve yapılan diğer kurultaylar ile bu kurultaylarda alınan kararların iptal edildiği, davanın temyiz aşaması devam ettiğinden Mahkeme kararının kesinleşmediği ve icra kabiliyetinin bulunmadığı,
Mahkemece verilen tedbir kararının ise; yalnızca Genel Başkanı ve Parti organlarını kapsadığı, bunun dışında bir tedbir uygulanmadığı ve Partinin işleyişinin aynen devam edeceğinin anlaşıldığı,
Partinin 2018 yılı Tüzüğünün dikkate alındığı, iptaline karar verilen 20. Olağanüstü Kurultayda değiştirilen ve 2024 yılı Tüzüğü olarak kabul edilen Tüzüğün uygulanmadığı görülse de, 2024 yılı Tüzüğünün tedbir kapsamına girmediği, geçerli ve yürürlükte olduğunun anlaşıldığı,
Tüzüğün “Görevin Boşalması” başlıklı 24. maddesinin 2018 ve 2024 yıllarında değişikliğe uğramadığı, hükümlerinin aynı olduğu, Parti Meclisi üye sayısı toplamının 60 olduğu, tüm yedek üyeler çağrılmasına rağmen üye sayısının 40’ın altına düşmesi halinde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkanın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırmasının gerektiği,
Genel Başkan tarafından kurultay için çağrının yapılmaması halinde; 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu m.121/1’den hareketle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.75/2’nin ve m.84/2’nin uygulanabileceği, buna göre üyelerden birisinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi kurultayı toplantıya çağırmakla görevlendireceği,
Devam eden davanın ve tedbir kararının, olağanüstü kurultayın veya Parti Meclisi üye sayısının 40’ın altına düşmesi halinde kurultayın yapılmasını engellemeyeceği, bu süreçte yasal yollara başvurma hakkının varlığını koruyacağı,
Gözönünde bulundurulmalıdır.
Disiplin yönünden ise; Tüzüğün “TBMM Grup Disiplin Kurulu” başlıklı 66. maddesinin atfı ile düzenlenen CHP TBMM Grup İçyönetmeliği’nin “TBMM Dışında Disiplin” başlıklı 74. maddesinde MYK için kabul edilen disipline sevk yetkisinin, tedbirli (üyeliğin askıya alınması suretiyle) sevki kapsamadığı görülmektedir.
İnsanlar senin için gidip, Bahçeli'nin dayattığı Ekmeleddin'e bile oy verdi!
Referandumda 2.5 milyon mühürsüz oy için YSK'ya yürümediğinde, "iç savaş çıkardı" dedin, sineye çektik!
6'lı masayı kurduğunda destek verdik.
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'la Cumhurbaşkanlığı seçimini çok rahat kazanıyorken, kendini aday gösterdin, ona da razı olduk!
Cebimizdeki seçimi bu şekilde Erdoğan'a hediye edip, bir de üstüne çoğu sonradan AKP'ye geçen 39 vekil hediye ettin!
Kurultaya gittik, görevi artık bırakman gerekirken tekrar aday oldun!
Bir önceki kurultayda tulum yaparak seni seçmiş delegelerden ilk turda 18 fark yedin.
"İkinci tura çıkma, onursal genel başkan ol, parlamenter sisteme geçince seni Cumhurbaşkanı yapalım" dedik, dinlemedin, 2. Turda kendini rezil ettin!
Senden sonra gelen yönetim, 47 yıl aradan sonra CHP'yi Türkiye'nin birinci partisi yaparak, nüfusun %65'inin, ekonominin %85'inin olduğu tüm belediyeleri kazandı.
O günden beri birinci parti konumunu koruyarak emin adımlarla iktidara doğru yürüdü!
İktidarın akıl almaz engellemelerine, siyasallaşmış yargı sopasına rağmen yükselişine devam etti.
Sen ömrünün son birkaç yılında oturacağın bir koltuk için iktidarın değirmenine su taşıyıp, akbaba gibi bekledin!
Ne istiyorsun be adam!
Neden düşmüyorsun partinin ve milletin yakasından?
Bu kadar mı düşman oldun bu millete?
Çoluğundan çocuğundan da mı utanmıyorsun?
ÇOK GÜZEL KIRMADAN İNCİTMEDEN YAZMIŞ. YÜREĞİNE SAĞLIK ❤️
“Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına”
Selvi Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup
Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,
Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk.
Çünkü hitap ettiğim kişi yalnızca bir siyasetçinin eşi değil…
Bir döneme tanıklık etmiş, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı yıllarında metanetle yanında durmuş, Türkiye’nin kaderine eşlik etmiş bir kadınsınız.
Ama artık bu hikâyenin sessiz tanığı olmakla yetinilmeyecek bir noktadayız.
Çünkü söz konusu olan artık sadece bir koltuk değil.
Bir partinin değil sadece…
Bir ülkenin vicdanı, direnci ve rotasıdır kaymakta olan.
Sayın Hanımefendi,
Türkiye tarihi, nice liderler gördü.
Kimi, bir dönemi aştı; kimi, o dönemin enkazı altında kaldı.
Ama her biri, bir zamanın kaderini elinde tuttu.
Eşiniz Kemal Bey, bu ülkenin demokratik hafızasında önemli bir yer edindi.
12 Eylül sonrası suskunluğa bürünmüş sosyal demokrasiyi yeniden görünür kıldı.
Kürt meselesinden Alevi kimliğine, devlet içi yapıların açılımına kadar pek çok risk aldı.
Ancak artık tarihin çizgisi başka bir yöne akıyor.
Ve direnilen şey bir iktidar değil; bir değişim arzusu, bir tazelenme ihtiyacı.
CHP, kurucu felsefesi gereği sadece bir parti değildir.
Bir rejimin, bir kültürün, bir direnişin adıdır.
Ve bu yapı, ilk kez bu kadar ivmelenmişken…
Gençlerin yeniden umutla baktığı, kadınların sesini duyurduğu, Anadolu’da yeniden toprağa ayak bastığı bir döneme girilmişken…
Şimdi bu yükselişi, bu dinamizmi kişisel bir hesaplaşmaya kurban etmek…
Bütün bir geçmişe ihanet değil de nedir?
Sayın Selvi Hanım,
Tarih, yalnızca büyük savaşları değil, küçük suskunlukları da yazar.
Ve bazen susmak, en büyük destek biçimidir.
Bu destek artık vicdanları yoruyor.
Ben sizi yıllar içinde, hep güçlü duruşunuzla izledim.
Sade ama etkili, geri planda ama anlamlı…
Şimdi o zarif duruşu bir adım daha öne çıkarma zamanı.
Bir kadın olarak,
Bu ülkenin yorgun ama direnen evlatlarından biri olarak,
Size içten ve samimi bir çağrı yapıyorum:
Eşinize söyleyin.
Bu hikâyenin sonu, kaybettiği seçimlerle değil, çekildiği yerde kazandığı onurla yazılsın.
Giderken devleti, adaleti, muhalefeti dizayn etmeye değil,
Yeni nesle yol açmaya gitsin.
Biliyoruz ki, her zaferin önünü açan biri vardır.
Bazen bu bir lider olur.
Bazen bir kadın.
Bazen sadece bir eş.
Şimdi size düşen, bir seçim değil;
Bir uyarı, bir telkin, bir vicdanın sesidir.
Bir cumhuriyet kadını olarak, tarihin kırılma anlarından birinde susmak,
Yalnızca susmak değildir.
Bu mektup bir öfke değil.
Bu bir çağrıdır.
Bize kalan son umudun, yok yere heba edilmesine karşı yazılmış bir tarih notudur.
Saygılarımla,
Bir Cumhuriyet Kadını
Handan Atamer Engin
Sizler !
Chp'li olabilir veya olmayabilirisiniz..
Dedenizden gelen bir Chp karşıtı olabilirsiniz..
O günleri, şartları ve tarihi bilmeden "Camileri ahır yaptılar", "Elifbaları topladılar", "İsmet Paşa asker kaçağıdır" yalanlarına inanmış olabilirsiniz.
Yaşınız gereği Chp iktidarı görmemiş olabilirsiniz..
Yakın tarihte sağ sol çatışmalarından dolayı Chp'yi suçlu bulabilirsiniz..
Ve daha bir çok sebepten dolayı Chp'den haz etmiyor olabilirsiniz..
Gelelim bug��nlere..
Chp'nin Akp ile mücadelesini yeterli görmeyebilirsiniz..
Chp'nin 6'lı masa birlikteliğine itiraz edebilirsiniz..
Chp'nin kent uzlaşısına kızabilirsiniz..
Chp'nin belediye icraatlarını beğenmeyebilirsiniz..
Chp'nin parti içi kavgalarını kabul etmeyebilirsiniz..
Chp'nin genel politikalarını eleştirebilirsiniz..
Fakat..
Ama..
Lakin..
Türkiye Cumhuriyeti devlet sisteminin dönüştürülmek istendiği "Abd destekli monarşi modeli"ni görmek zorundasınız..
Bu işin artık Chp meselesi olmadığını anlamak zorundasınız..
"Millet iradesi, demokrasi, tren, vagon'' diye diye iktidarı eline geçirenlerin ne yapmak istediklerini bilmek zorundasınız..
Anlayalım artık, "Sarı Öküz" konusu çok geride kaldı.
Çünkü..
Sarı öküz; 'TC' idi, kaldırdılar.
Sarı öküz; 'Andımız'dı, yasakladılar.
Sarı öküz; Milli Eğitimdi, berbat ettiler.
Sarı öküz; Askeri okullardı, kapattılar.
Sarı öküz; Gata idi, Atatürk isimli stadyumlardı, havaalanıydı kapattılar.
Sarı öküz; Atatürk fotoğraflarıydı, posterleriydi, yanına Rte'yi eklediler
Sarı öküz; 10 Kasım'dı, hasta oldular.
Sarı öküz; 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim'di gevşettiler.
Sarı öküz; tarım, adalet, ekonomi, emekli, asgari ücretliydi, hepsini planlı şekilde bitirdiler.
Sarı öküz; İmamoğlu'ydu, Tanju'ydu, Zeydan'dı, Bozbey'di, hapse attılar.
Sarı öküz; belediyelerdi, meclis üyeleriydi, tehditle şantajla transfer ettiler.
Sarı öküz; Milletin iradesiydi, vazgeçtiler.
Sarı öküz; Göklerden gelen bir karardı, inkâr ettiler.
���••
Diyeceğim şu ki..
Gün olur yine Chp ile hesaplaşılır.
Ama, fakat, lakin..
Chp üzerine oynanan bu çirkinlikler demokrasiyi, cumhuriyeti, Atatürk Türkiye'sini sonlandırmak amaçlıdır.
Bu yapılanlar Akp Chp rekabeti veya iktidar muhalefet kavgası değildir.
Özgür Özel karşıtlığı veya Erdoğan, Kılıçdaroğlu birlikteliği değildir.
Bu bir siyasi hamle veya şah mat sonuçlu satranç oyunu değildir.
İnanın ki daha ötesidir.
Chp muhalefetin en büyük partisi, verilmemesi ve yenilmemesi gereken "en büyük lokmadır", yıkılmaması gereken "son kale"dir.
•••
Beyler, hanımlar..
İktidarda millet iradesine saygı duyan siyasi bir parti veya demokrasiyi hazmetmiş bir ittifak yok.
T.C. Devletiyle, kurumlarıyle, tarihiyle ve değerleriyle hesaplaşan, kavga eden karanlık bir güruh var.
Biz aydınlığa taraf olanlar, Chp yıkılırsa hepimiz bu yıkımın sorumlusu olur, enkazın altında kalırız.
Atamızdan bize kalan bu emaneti,
ana sütü gibi helal devletimizi, demokrasiyi, parlamenter rejimi ve "Türkiye Cumhuriyeti"ni çocuklarımıza ve torunlarımıza sağ salim taşımak zorundayız.
Akit TV bugün yanlışlıkla gazetecilik yaptı. Teknik ekip hâlâ sorunun kaynağını araştırıyor. Bilim insanları ise nadir görülen bir doğa olayı diyerek incelemelerine devam ediyor. Moderatörün akibeti ise sabaha belli olur😁
@gurseltekin34 Allah belanızı versin!
Allah belanızı versin!
Allah belanızı versin!
Allah belanızı versin!
Allah belanızı versin!
Allah belanızı versin!
🤬🤬🤬🤬🤬🤬