9 Mayıs’ta ülkemizin en büyük MMA organizasyonunu gerçekleştirmenin gururunu yaşadık.
Tüm ekibim adına başta Türkiye Güreş Federasyonu, Türkiye Kick Boks Federasyonu, Türkiye MMA Federasyonu ve Türkiye Basketbol Federasyonu olmak üzere diğer tüm kuruluşlara ve Ankara Arena’yı dolduran kıymetli seyircilerimize teşekkür ediyorum…
24 Ocak 2026 Cumartesi günü Ankara’da, Türkiye’yi, Devlet Bahçeli Spor Kompleksinde uluslararası dövüş organizasyonumuz **VENDETTA** ile buluşturuyoruz.
Değerli katkıları için duayen gazeteci, ağabeyim @ugurdundarTV’ye ve kıymetli arkadaşlarım @ismailsaymaz, @melikyigitel, @zafersahin06’ya tüm ekibim adına teşekkür ederim.
Saygın bilim insanı Prof.Dr. Duran Bülbül ve değerli kardeşim Avukat Fidel Okan, sabır dolu muazzam bir çalışma yapmışlar ve ortaya 1188 sayfadan oluşan dev bir eser çıkarmışlar:
"KAMI İHALE KANUNU-AÇIKLAMALI VE İÇTİHATLI"
Bu devirde eseri her türlü takdirin üzerinde görüyor ve kendilerini yürekten kutluyorum.
Ankara’nın ilk kez ev sahipliği yaptığı Dünyanın çeşitli ülkelerinden sporcuların katıldığı organizasyonun final maçında sporcumuz İbrahim Yaşar Halıcı bize büyük gurur yaşattı.
Organizasyonda büyük emeği geçen MMA Federasyonu Bşk Ali Arık, yönetim kurulu üyesi Mustafa Tecimer ve VENDETTA Avrupa Başkanı Bülent Sağlam’a teşekkür ediyorum. Sonraki en önemli organizasyonlarımızdan biri KKTC’de olacak…
BİST endeksi zirvedeyken, başta Bank of Amerika olmak üzere büyük oyuncuların short pozisyonlarını çılgınlar gibi arttırdığı zamanda yaptığınız “borsadan vergi alınacağı açıklaması” nelere mal oldu biliyor musunuz?
📍Açıklamanızı arkasına alan büyük oyuncular ve uluslararası para baronları VİOP tarafındaki short pozisyonlarındaki büyük vurgun için endeks tarafında satışa geçtiler.
📍BİST 14 işlem gününün 13’ünü düşüşle tamamladı.
📍Açıklamanızın önü arkası olmadığı için borsa manipülasyoncuları, bazı haber sitelerini kullanarak küçük yatırımcıyı soydukça soydu.
📍BİST yeteri kadar düşmüşken, önce ilk haberi patlattılar borsa gelirinden vergi alınmayacak çok cüzzi işlem vergisi alınacak diye! Pozisyonlarını kapatan küçük yatırımcı tekrar ve yeteri kadar alıma geçince bu sefer işlem vergisi oranı onbinde 1-3 arası olacak haberini yayarak büyük oyuncular borsadaki satışa kaldıkları yerden devam ettiler!
📍Son olarak yine bir sitede “kulis haber olarak” Cumhurbaşkanının borsada vergiyi veto ettiği haberinden sonra yeniden alım yönünde pozisyon alan küçük yatırımcıya son sürprizi aynı haber sitesi yaparak Maliye Bakanlığı bürokratlarının bu iddiayı yalanladığı haberi paylaşıldı.
📍Tam iki hafta boyunca küçük yatırımcının elinden adeta hileyle alınan hisse senetleri artık el değiştirdi.
📍Ülkenin Maliye Bakanı olarak vergi düzenlemesi yapmak, teklifte bulunmak en doğal vazifenizdir. Gerek ekonomik kriz, gerekse geçen yıl yaşadığımız deprem dolayısıyla devletimizin çeşitli vergilere ihtiyaç duyduğu kuşkusuzdur. Siz gerekli çalışmaları yapıp en geniş açıklama ile yasaya koymayı düşündüğünüz vergiyi açıklarsınız borsada öyle veya böyle buna tepki verir ve gideceği yere gider. Bu durumda kimse size eleştiri dahi getiremez.
Ama siz ne yaptınız?
Her tarafa çekilebilecek basit bir açıklama ile küçük yatırımcıyı para baronlarına oyuncak ettiniz.
İlk yaptığınız açıklamanın yatırımcıya vereceği zararı bilmeden tahmin etmeden konuştuysanız, böyle bir maliye bakanı olmaz derhal İSTİFA edin!
Yaptığınız açıklamanın sonucunu biliyorsanız, ki ben bundan eminim o zaman küçük yatırımcıya bu zulmü neden reva gördünüz?
Makul ve hukuki bir izahınız varsa bilelim, eğer yoksa açıkça suç işlediniz siz de bunu bilin….
Bu işte bir tuhaflık var!
Seçimi kazanan bazı CHPli başkanlar Kurana el basma şovu yapıp göreve başladıklarını sosyal medyadan paylaşırken, Ak Partili vekillerden biri yediği istakozu diğeri Maldivler’de yaptığı tatili paylaşıyor…
Siyaset kurumu resmen dibe vurdu!
Monaco Yat Kulübünde istakoz yiyip paylaşacak kadar görgüsüz ufak bir eleştiriyi dahi kabul edemeyecek kadar tahammülsüz!
Partisine bundan böyle ağır bir yük olacağı için istifa etmesi gerekirken samimiyetten yoksun bir açıklama ile durumu geçiştirmeye çalışıyor…
Türkiye ekonomik olarak son 22 yılın en sıkıntılı dönemini yaşarken, iktidar yerel seçimde bir çok belediyeyi kaybetmişken, Ak Parti vekillerinden biri yediği istakozu diğeri Maldivler’de yaptığı tatili paylaşıyor.
Aymazlık mı utanmazlık mı yoksa görmemişlik mi karar veremedim!
İran BM Daimi Temsilciliği saldırının Şam’daki binalara yönelik saldırıya cevap olarak yapıldığını, gönderilen İHA’larla meselenin sonuçlandığını açıkladı.
İran, tek bir hedefi dahi vurmayan İHA’ları göndermiş olmakla olayı kapattığını ilan etmiş oldu!
İsrail’in misilleme yapmaması halinde gerilimin kısa zamanda sona ereceğini söyleyebiliriz…
Conducted on the strength of Article 51 of the UN Charter pertaining to legitimate defense, Iran’s military action was in response to the Zionist regime’s aggression against our diplomatic premises in Damascus. The matter can be deemed concluded. However, should the Israeli regime make another mistake, Iran’s response will be considerably more severe. It is a conflict between Iran and the rogue Israeli regime, from which the U.S. MUST STAY AWAY!
İran’ın, İsrail’e gönderdiği İHA’lar şimdilik kendi iç kamuoyuna mesaj ve güç gösterisinden ibaret!
♦ Balistik füze - 10 dakika
♦ Seyir füzesi - 2 saat
♦ Kamikaze İHA - 8 saat
İran’ın gönderdiği İHA’ların İsrail açısından ciddi bir tehdit oluşturmadığı hava savunma sistemleriyle anında etkisiz hale getirileceği çok açık!
İHA’ların, İsrail’e sabaha karşı ulaşması esnasında, İran bu füzeleri dikkat dağıtmak için gönderdiyse Seyir veya Balistik füzelerle aynı varış saatine göre saldırı yapacaktır. Gerçekleşme ihtimali zayıf olan bu senaryoda Pazar sabahı Dünya büyük bir savaşla uyanmış olacak!
İran’ın saldırısı düşünüldüğü gibi İHA’larla sınırlı kalırsa bir müddet devam edecek “kontrollü gerilimden” sonra tansiyon kısa zaman içinde düşecektir…
#savaş
İyi Parti bir lider partisi olarak doğdu!
Meral Akşener inanılmaz bir başarı sergileyerek ilk seçimde partisini %10 oy oranına taşıdı.
İyi Parti, Kılıçdaroğlu’nun basiretsiz yönetimi ve güven vermeyen tavrı nedeniyle, muhalif olan fakat CHP’ye oy vermeye eli gitmeyen seçmenin ilk tercihi konumuna geldi!
İktidara muhalif olan milliyetçi/laik profile sahip seçmenin adresi konumuna gelen partide, seçmen aidiyeti ve sadık seçmen kitlesinin oluşmadığı gözetilmeden Akşener hata üstüne hata yaparak önce kendisini sonra partisini “siyasi iflasa” sürükledi! Nitekim yerel seçimde seçmen kitlesinin önemli bir bölümünü CHP’ye kaptırdı!
Akşener sonrasında kim Genel Başkan seçilirse seçilsin “hatta Akşener yeniden aday olma kararı bile alsa” parti erimekten ve dağılmaktan kurtulamaz!
Kurultay öncesi veya sonrası bir kısım milletvekili Ak Parti ve MHP’ye bir kısım ise CHP’ye katılma kararı alabilirler.
Rotasını şaşırmış, nerede durduğu belli olmayan daha da önemlisi son dönemde bir siyasi partiden daha çok Akşener’in sahip olduğu bir Anonim Şirkete evrilmiş İyi Parti’nin yeniden aynı heyacanla siyasette yer edinmesi artık mümkün değil!
Seçim sonuçları neyi gösteriyor:
✔️Seçmen iktidarı ağır bir şekilde cezalandırdı! (Ak Parti ve MHP seçmeni sandığa gitmeyerek cezayı kesti)
✔️Özgür Özel koltuğunu garantiye aldı!
✔️Fatih Erbakan önemli bir “siyasi aktör”olmanın eşiğine geldi!
✔️Meral Akşener siyaseten iflas etti! Siyaseti bırakmazsa, bundan sonra “siyasi figüran” olarak yoluna devam edebilir!
✔️Türkiye’nin “Erdoğansız bir dönemde” tekrar FETÖ’nün kontrolüne girme riski arttı! Bu nedenle yeni Anayasa devletin beka meselesi haline geldi!
Seçime Dair!
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sn. Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halinde ülkenin kimlerin eline kalacağını sanıyorum seçimden sonra herkes anlamıştır! İşte bu yüzden Sn. Erdoğan’ı destekledim ve desteklemeye devam edeceğim…
21 yıllık yıpranmış bir iktidarın, deprem, ekonomik kriz gibi faktörlerden sonra seçim kazanamayacağını düşünenler sukutu hayale uğradılar. Kılıçdaroğlu’nu %55-60 gösteren anketlere rağmen seçimi asla kazanamayacağını o tarihlerde yazmıştım. Neticede Erdoğan seçimi kazanarak Türkiye’yi uçurumun kenarından çevirdi.
Yerel seçimlerde ise yaptığım değerlendirmeler sonrası sosyal medyadan bilgi paylaşımı yapmamayı uygun gördüm.
Yarın bir vatandaş olarak Etimesgut’da 15 yıldır tanıdığım ve çalışmalarını çok takdir ettiğim Enver Demirel’e oy vereceğim. Ankara’nın Mansur Yavaş’tan kurtulması gerektiğini düşündüğüm için de oyumu Turgut Altınok’a veriyorum..
Son 2 aydır dikkatle incelediğim araştırma sonuçlarına baktığımda ise yerel seçimin iktidar açısından çok kötü sonuçlanacağı ortaya çıkıyor. Bunun temel sebebi olarak tespitim şudur; “seçmen iktidarı yerel seçimde cezalandırmak istiyor” Bu nedenle İktidarın seçim süresince yaptığı inanılmaz hatalar yarın “kendi tarihinin en kötü sonucuyla” karşı karşıya kalacağına işaret ediyor!
Güvenilir araştırma raporlarına göre Ankara ve İstanbul’da yarış 3 hafta önce sona ermişti. Her iki kentte CHP adayları Yavaş ve İmamoğlu kapanması mümkün olmayan bir farka ulaşmıştı. O tarihten bu yana iktidar tarafından doğru aksiyonlar alınmadığı, hata üstüne hata yapıldığı için fark büyümeye devam etti ve neticede İktidar 2 kenti yeniden kazanma şansını kaybetmiş oldu.
Gelinen noktada söylenecek çok şey olmasına rağmen ana çerçeveyi çizdikten sonra seçim sonrasında ayrıntılı değerlendirme yapmak daha uygun olacaktır.
Seçimin ülkemize hayırlı olmasını dilerim….
Seçime Dair!
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sn. Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halinde ülkenin kimlerin eline kalacağını sanıyorum seçimden sonra herkes anlamıştır! İşte bu yüzden Sn. Erdoğan’ı destekledim ve desteklemeye devam edeceğim…
21 yıllık yıpranmış bir iktidarın, deprem, ekonomik kriz gibi faktörlerden sonra seçim kazanamayacağını düşünenler sukutu hayale uğradılar. Kılıçdaroğlu’nu %55-60 gösteren anketlere rağmen seçimi asla kazanamayacağını o tarihlerde yazmıştım. Neticede Erdoğan seçimi kazanarak Türkiye’yi uçurumun kenarından çevirdi.
Yerel seçimlerde ise yaptığım değerlendirmeler sonrası sosyal medyadan bilgi paylaşımı yapmamayı uygun gördüm.
Yarın bir vatandaş olarak Etimesgut’da 15 yıldır tanıdığım ve çalışmalarını çok takdir ettiğim Enver Demirel’e oy vereceğim. Ankara’nın Mansur Yavaş’tan kurtulması gerektiğini düşündüğüm için de oyumu Turgut Altınok’a veriyorum..
Son 2 aydır dikkatle incelediğim araştırma sonuçlarına baktığımda ise yerel seçimin iktidar açısından çok kötü sonuçlanacağı ortaya çıkıyor. Bunun temel sebebi olarak tespitim şudur; “seçmen iktidarı yerel seçimde cezalandırmak istiyor” Bu nedenle İktidarın seçim süresince yaptığı inanılmaz hatalar yarın “kendi tarihinin en kötü sonucuyla” karşı karşıya kalacağına işaret ediyor!
Güvenilir araştırma raporlarına göre Ankara ve İstanbul’da yarış 3 hafta önce sona ermişti. Her iki kentte CHP adayları Yavaş ve İmamoğlu kapanması mümkün olmayan bir farka ulaşmıştı. O tarihten bu yana iktidar tarafından doğru aksiyonlar alınmadığı, hata üstüne hata yapıldığı için fark büyümeye devam etti ve neticede İktidar 2 kenti yeniden kazanma şansını kaybetmiş oldu.
Gelinen noktada söylenecek çok şey olmasına rağmen ana çerçeveyi çizdikten sonra seçim sonrasında ayrıntılı değerlendirme yapmak daha uygun olacaktır.
Seçimin ülkemize hayırlı olmasını dilerim….
İyi akşamlar…
Yarından itibaren sosyal medya hesabımı tekrar etkin şekilde kullanacağım.
Sosyal medyada olmadığım dönemde, Fetullahçılar yine ortaya birtakım iddialar atmışlar! Öncelikle bunlara yanıt vererek gerçeği açığa çıkarayım:
İddialarına göre, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2015’te beni karargaha davet ederek birifing vermiş, sonrasında ise Özgür Özel karargaha çağrılmış dosyalar hakkında bilgilendirilmiş…
“Bu görüşmede askeri casusluk gibi dosyaların sözde ne kadar doğru olduğu tarafıma anlatılmış, bu olayları ve yaşananları Fetullahçı Adem Yavuz Arslan’a bizzat beni komutanın yanına götüren subay anlatmış….”
Gerçek şu ki;
Olay ve olguları çarpıtarak buradan farklı bir amaç güttükleri çok açık!
2015’te Fetullahçıların TSK eliyle darbe yapacaklarına ilişkin bir yazı yazmıştım. Genel Kurmay Askeri Savcılığına tanık olarak da ifade verdim. TSK’daki FETÖ yapılanmasını soruşturan askeri savcıya detaylı olarak darbenin nasıl olabileceğini anlattım. İfade sırasında Sn. Yaşar Güler’in emir subayı, komutanın benimle görüşmek istediğini bildirdi.
İfadeden sonra askeri savcının refakatinde karargaha komutanın odasına geçtim. Yaklaşık 3 saat kadar bir görüşme yaptık. Görüşmenin sonlarına doğru askeri savcılıkta; A Haber ekibinin bana destek için beklediklerini söyledim en azından program moderatörünün de yanlış anlaşılma olmaması için kendisinin izniyle çağrılmasını rica ettim ve geldi. Dolayısıyla Sn. Güler tarafından gazetecilere birifing verildiği iddiası buna dayanmaktadır ve asılsızdır.
Görüşmede askeri casusluk dosyası da konuşulmuştu, TSK’ya yakışmayacak davranışlar içerisinde olan sözde bazı mağdurların başta Özgür Özel olmak üzere bazı siyasetsetçileri kullandığı ve dosyaların sulandırıldığı ve bu kişilerin bilgilendirilmesi gerektiği konuşulmuştu.
Bu görüşme esnasında odaya sonradan Fetullahçı olduğu ortaya çıkan bazı askerlerde girdi. Öyle ki benim darbe olacağı konusunda ifade verdiğim TSK’daki Fetullahçılara ilişkin soruşturmayı yürüten Askeri Savcı Kurtuluş Kaya bunların elebaşlarından biriymiş!!! Darbeden sonra kayıplara karıştı!
Belli ki bu kaçak FETÖcü savcı, Adem Yavuz isimli Fetullahçıya olayları çarpıtarak anlatmış.
Bu olayın benim açımdan en ilginç ve trajik tarafı, Fetullahçılar, TSK’da darbe yapacak diye ifade verdiğim ve önlem almasını istediğim askeri savcının bizzat darbeyi kurgulayanlardan biri olmasıdır…
Kumpas denilip örtbas edilen askeri casusluk davasında Yaşar Güler’den birifing alan gazetecilerden ikisi deşifre oldu: Fidel Okan ve Sevilay Yılman.
📹@ademyarslan
Biraz mavi
Biraz yeşil🐱
Dünya dostlarımızla güzel, lütfen bu güzelliklerin farkına varalım.😊
Havaların ısındığı bu günlerde lütfen evlerimizin önüne bir kap su koymayı ihmal etmeyelim.