Zamanında Habertürk’e verdiği röportaja baktım; bu arkadaşın asıl mesleği itfaiyecilikmiş.
Olabilir.
Hızlı bir kariyer değişimi yaşamış.
Sonra finans piyasalarında yorum yapmaya başlamış, ciddi bir takipçi kitlesine de ulaşmış. 27 Nisan 2024’te de çıkıp, “Bizim TERA gibi kurumlarımızı güçlendirmemiz, 3-5 tane daha bu ayarda güçlü kurum oluşturmamız lazım” diye yazmış. @itfo_ Bugün hâlâ aynı fikirde misiniz; TERA gibi kurumların güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Bugün gelinen noktada TERA fonlarında yaşananlar nedeniyle bir sürü yatırımcı mağdur olmuş durumda. Eski tweetlerin çoğu silinmiş ama bu kalmış.
Ekran görüntüsünü bırakayım; birazdan bunu da siler. ��
#tera #fon #FONMAĞDURLARI #Borsaİstanbul
Bakın, bizler yıllardır bu piyasanın daha sağlıklı işlemesi için emek veren, bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya çalışan insanlarız.
Yaşadığınız mağduriyeti anlıyor ve emin olun, en az sizler kadar üzülüyoruz. Elimizden geldiğince çözüm üretmeye, yapılması gerekenleri anlatmaya ve yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.
Ancak bir gerçeği de açıkça kabul etmemiz gerekiyor:
Bu sistem sizlere geçici ve yüksek kazançlar sağlarken, piyasanın risklerine dikkat çekenleri ve değer yatırımı yapan hisse senedi yatırımcılarını uzun süre görmezden geldiniz. Fonların belirli hisselerde oluşturduğu kontrolsüz fiyatlamalar devam ederken, piyasanın büyük bir bölümü bir yılı aşkın süredir adeta eridi.
Bugün gelinen noktada sizler de mağdur oldunuz; fakat yaşananlar yalnızca fon yatırımcılarını etkilemedi. Bu fonların aşırı değerlemelere taşıdığı hisseler nedeniyle değer yatırımı yaptığımız birçok şirket sorgusuz şekilde geriledi. Son gelişmelerle birlikte bu kayıplar daha da derinleşti.
Dolayısıyla burada yalnızca fon yatırımcıları değil, onların katbekat üzerinde bireysel hisse senedi yatırımcısı da mağdur edildi. Üstelik bizler, daha önce yaşadığımız kayıpların üzerine bir kez daha zarar gördük.
Buna rağmen kimseye kızmıyoruz. Ülkenin ekonomik koşullarının insanları yüksek getiri arayışına yönelttiğini biliyoruz. Ancak bundan sonra sizlerden de aynı anlayışı bekliyoruz.
Lütfen yıllarını bu piyasaya vermiş insanların tecrübelerine saygı duyun. Her uyarıyı düşmanlık, her eleştiriyi kötü niyet olarak görmeyin. Bazen tecrübeye kulak vermek, yalnızca kazancı korumaz; çok daha büyük kayıpların da önüne geçer.
Artık birbirimizi suçlamanın değil; daha şeffaf, daha adil ve daha sağlıklı bir piyasa için birlikte ses çıkarmanın zamanı.
Para transferi yaptıktan sonra, dekont paylaşmam gerekti. Dekontu incelediğimde benim tc no, hesap no, ad soyad herşey açıktı. Ama diğer bankalarda tc no gizli. Bu güvenlik açığını düzeltmeyi düşünüyor musunuz? @GarantiBBVA
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil s��rüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. https://t.co/ZhYEm0dUWn'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.
@karatahtaborsa Teşekkürler güzel özetiniz için. Ben diyorum bu çok takipçili hesapların kendi uzmanlık dışında görüş bildirmesi yasaklanmalı. Etkileşim almak için yapmayacakları şey yok.
@SdAnaliz Altının zirve yaptığı ortamda böyle örnekler çoktur. Altın 5-10 sene yükselmeseydi yine altın alır mıydın? Önemli olan bu. Seneye de başka birşey yükselir bu sefer o yatırımdan herkes bahseder. Bence herkesin yatırım anlayışı kendisine göre farklılık gösterir.
@cevikfinance Temettü verimi ile temettü hisse getirisi arasında ki farkı bilmediği için cahil cahil yazıyor işte. Takipçi sayısı arttıkça insanların bilmediği konular hakkında yazı yazması yasaklanmalı.
(1) Hisse Alarak / Hisse Fonu Alarak Zengin Olunur mu?
Borsaya ne zaman yatırım yapılır sorusuna Mark Mobius şöyle cevap verir:
“Paran olduğu zaman, çünkü iki yüzyıldır borsa kadar kazandıran başka bir yatırım aracı yok.”
Borsanın diğer yatırım araçlarına göre daha fazla kazandırmasının temel nedeni, hisse alarak ticari bir işletmeye ortak olmamızdır. Maaşla çalışarak zengin olmayı umuyorsanız Amerikalıların şu sözünü hatırlayın:
“Başkasına çalışmakla zengin olunmaz.”
Ticareti kendiniz yapmanız bilgi, deneyim ve büyük sermaye gerektirir. Oysa borsada, yıllar içinde belirli sektörlerde uzmanlaşmış şirketlere küçük miktarlarla ortak olabilirsiniz.
Özetle:
İşlerinde uzman ticari işletmelere ortak olma imkânı sunduğu için borsa, uzun vadede en kârlı yatırım araçlarından biridir.
AKP seçmeni zannediyor ki; bu kadar insan, Ekrem İmamoğlu yargılandığı için sokakta.
Hayır.
Depremzedelere parayla çadır satan Kızılay Başkanını yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi şirketinden, kendi bakanlığına, fahiş fiyata dezenfektan satan Ticaret Bakanı’nı yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi parti yöneticinizin “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek’i yargılamadığınız için sokaktayız.
Muhaliflere ‘terörist’ yaftası vururken, bebek katilini Gazi Meclis’e davet ettiğiniz için sokaktayız.
Foyalarınızı ortaya çıkartan gazetecileri hapse tıkarken, ekranlarda iftira üstüne iftira atan, hakaret üstüne hakaret eden maymunları mükafatlandırdığınız için sokaktayız.
Sarıklı, cübbeli amirali jet hızıyla emekli ederken Cumhuriyet’e bağlılık yemini eden teğmenleri ihraç ettiğiniz için sokaktayız.
Vatandaşın belini ek vergilerle bükerken 5 müteahhitinizin milyarlarca liralık vergi borcunu affettiğiniz için sokaktayız.
Yüzlerce suç kaydı bulunan çete üyeleri elini kolunu sallayarak dolaşırken Ümit Özdağ’ı tutukladığınız için sokaktayız.
Evimizde oturken yazıp çizerek, video çekerek de derdimizi anlatmaya çalıştık ama duymadın��z.
Sesimizi duyun diye sokaktayız.
GEZİ’de mesele nasıl sadece ağaçlar değildiyse, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Türkiye çapında başlatılan bu ikinci büyük isyan dalgasında da mesele sadece Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali veya 90 kişiyle birlikte göz altına alınması değildir.
Mesele sistem haline getirilmiş adaletsizliktir, hukukun araçsallaştırılması, biat etmeyene düşman hukuku uygulanması, kuralsızlık, yolsuzluk, kayırmacılık, nepotizm, zorbalık, keyfilik ve hesap vermezliktir.
Mesele öğrencisinden emeklisine, işçisinden memuruna halk açlık, yoksulluk, fakirlik, sağlıksız beslenme ve sağlıksız yaşam koşulları, işsizlik, çaresizlik ve kendisi ve ailesi için devasa bir gelecek kaygısı içinde perişan halde hayatta kalmaya çalışırken, iktidar mensuplarının ve yandaşlarının aşırı zenginleşmesi, çakarlı araçlar ve korumalarla, kaynağı belirsiz paralarla ultra lüks hayatlar yaşamalarıdır.
Mesele ehliyetsizlikten, liyakatsizlikten, denetimsizlikten Soma’da madende, Çorlu’da trende, Bozkurt’ta selde, Kartalkaya’da tatilde bir tek kişinin bile ölmemesi gereken yerlerde yüzlerce insanımızın ölmesidir.
Mesele durdurulamayan kadın cinayetleridir, iş kazalarında %90’dan fazlası önlenebilir sebeplerle meydana gelen ölümlerdir.
Mesele 6 Şubat depremlerinde, dışarı kaçabilmiş insanlar sokakta dehşet içinde kar, kış, yağmur, çamur altında, eksi derecelerde hayatta kalmaya çalışırken, 140 yıllık şanlı Kızılay’ın başkanının, depolarında bir alıcı çıkana kadar beklettiği çadırları satmasıdır, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlarımızın, başında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olduğu işe yaradığı tecrübeyle sabit afetlerle mücadele sistemimiz yok edildiği için pisi pisine ölmesidir.
Mesele dinciliktir, Allah ile aldatmak, Kuran ile aldatmak, yaşam tarzı dayatması, özgürlüklerin kısıtlanması, çocukların zorla imam hatiplere yollanması, Türkiye’nin Araplaştırılması, camiye de, kışlaya da, her yere de siyasetin sokulmasıdır.
Mesele emperyalizmin Türk’e en büyük tuzağı, Ilımlı İslam diye hayatımıza soktuğu ve iktidar güçlendikçe Radikal İslam’a dönüşen Siyasal (CIA’SAL) İslam’dır ve onun iktidardaki elemanlarıdır.
Mesele bölücülüktür, bebek katili terör örgütünü muhatap almak, pazarlık etmek, 50.000 kişinin katili, ağırlaştırılmış müebbet cezasını çeken Teröristbaşı’nı TBMM’nde konuşturmaya çalışmak, Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddesine saldırmak, Anayasa’dan Türk’ü çıkarmaya çalışmak, Türk milletini var eden 30 küsur etnisiteden sadece birinin dili olan Kürtçeyi resmi dil yapmaya çalışmak, hepimizi bu ülkenin eşit, özgür ve egemen sahibi kılan Türk milleti tanımını ırkçılaştırmaktır.
Mesele bedeli Atalarımızın kanlarıyla ödenmiş büyük Türk milletinin biricik vatanına milyonlarca ne idüğü belirsiz Suriyelinin, Arap’ın, Afgan’ın, Pakistanlının, Afrikalının, bilmem nerelinin ortak edilmesi, yüz binlercesine yasa dışı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesidir.
Mesele Hudut Namustur diyerek binlerce şehit vermişken, kevgire döndürülen sınırlarımızdan önüne gelenin vatanımıza sokuşturulmasıdır, Ege’deki 20 Adamızın ve 2 Kayalığımızın Yunanistan’a terk edilmesi, diğer Yunan Adalarıyla birlikte bize karşı yasa dışı silahlandırılmasına göz yumulması ve egemenlik haklarımızdan tavizler verilmesidir.
Mesele madenlerimizin, ormanlarımızın, zeytinliklerimizin, SİT alanlarımızın, kıyılarımızın, doğal güzelliklerimizin ve her şeyimizin yağmalanmasıdır.
Mesele bütün sınav sorularının çalınması ve yandaşlara dağıtılmasıdır, Hakimlik Sınavında biri rekor kırarak iki kere birinci, bir kere sekizinci olan adayın her mülakatta ısrarla elenmesidir, mülakatı kaldıracağız sözü verdikleri halde asla yapmamalarıdır, Türk milletini cahil bırakmak için milli eğitimin sistematik olarak niteliksizleştirilmesidir.
Mesele Büyük Kurtarıcı ve Büyük Kurucu Atatürk’e düşmanlıktır, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in kazanımlarına düşmanlık, laikliğe düşmanlık, çağdaş dünyanın değerlerine düşmanlıktır.
Mesele hak temelli yaşam anlayışına karşıtlıktır, insan haklarına, kadın haklarına, çocuk haklarına, insanların farklı yaşam tarzlarına, hayvan haklarına, doğa koruma yasalarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşıtlıktır.
Mesele iktidarın 23 yıllık çok ağır bilançosunun ve iktidarda kaldıkları her günün, Türk milletinin yaşam kalitesini daha fazla mahvetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını ve güvenliğini çok daha fazla tehdit etmesidir.
Mesele bu harika ve bereketli ülkede, muhteşem coğrafyada harika insanlarla birlikte hepimizin ortak geleceğidir. Hiçbir tek adamın hezeyanlarına ve sayesinde, oligarklaşanından kendi küçük çıkarlarının peşinde koşan vatan, millet sevgisinden yoksun yandaşlarına feda edilemez.
#temettü yatırımı bence borsada yapılabilecek en karlı, en verimli yatırım şeklidir!
Fakat şunu belirtmekte fayda var:
"Doğada hiçbir şey karşılıksız edinilmez, ödenmesi gereken bir bedel vardır. Eğer bir şeye doğru ve ahlaklı yoldan ulaşmamız gerekiyorsa, belirli bir alın terini, gözyaşını, eziyeti ve rahatsızlığı önceden göze almamız gerekir."
Bir ömür boyu bizi besleyecek olan şirketler için hayatımın bir dönemini çalışmaya, tasarrufa ve yatırıma ayırabilirim.
İnançla, sabırla ve disiplinle yola devam...
Hisse fiyatları,
düşüş trendindeyken,
gelen kötü haberlerin etkisiyle daha da dip seviyelere gidecekmiş gibi hissettirir psikolojik olarak.
Şirketler batacaktır.
Dünya yok olacaktır.
Asla ama asla hisse fiyatları bir daha yükselmeyecektir...
Ben birkaç kez izledim bu tiyatroyu.
Büyüklerimizde çok defa izlemiş.
Bu hikayenin sonunda,
buralarda cesaretli davrananlar kazanacak.
Sen,
"ah vah" çekenlerden ve "keşke" diyenlerden olma!
#borsa
Metrobüs çıkışında hergün gördüğüm dilenci, bugün(karlı bir İstanbul sabahı) dilenmeye gelmemiş. Halbu ki dilendiği paralarla bizleri dinleyip, Borsa İstanbul'a yatırım yapsaydı bu soğuk havada işinin başında olurdu.
BES: Mutlaka Kullanılması Gereken Birikim Aracı
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) hakkında sıkça sorulan sorulara kendi bakış açımla yanıt vermeye çalıştım.
BES’i tasarruf açısından oldukça kıymetli görüyorum. Umarım faydalı olur.
Neden Emekliliğe Yönelik Yatırım Yapmalıyız?
🔹 Beklenen ömür uzuyor. Daha uzun bir emeklilik dönemi için daha yüksek finansal sermayeye ihtiyaç var.
🔹 Dünyada yaşlı nüfus oranı arttığı için emeklilere yapılacak ödemelerin alım gücü ileride beklenildiği kadar yüksek olmayabilir. Ek gelir yaratma ihtiyacı bu açıdan da artabilir.
🔹 Meslekler hızla değişiyor, yapay zekâ birçok sektörü dönüştürüyor. Eskiden bir işin eğitimi alınıp o işten emekli olunabiliyordu; artık bu mümkün olmayabilir.
BES'in Avantajları Neler?
🔹 BES’in en büyük avantajı, sistematik olarak birikim yapmayı sağlaması. Ödemeler harcama öncesi yapıldığı için birikim gerçekten oluşuyor (BES portföyü, normal yatırım portföyünden daha büyük olan yatırımcılar var).
🔹 Devlet katkısı (%30) büyük bir avantaj.
🔹 Uzun vadeli bir yatırım olduğu için bileşik getiri avantajından faydalanılıyor.
🔹 Fonlar profesyoneller tarafından yönetiliyor, böylece yatırım kararlarını uzmanlara bırakabiliyoruz.
BES Portföyü ile Normal Yatırım Portföyü Farklı mı Olmalı?
🔹 BES daha uzun vadeli olduğu için burada daha yüksek risk alınabilir.
🔹 Diğer yatırımlarda, hedef bazlı bir strateji uygulanmalı. Kısa vadeli hedefler için (örneğin kreş ödemesi) para piyasası fonları tercih edilirken, uzun vadeli yatırımlarda hisse senetleri de taşıyan bir portföy oluşturulabilir.
BES Portföyü Nasıl Oluşturulmalı?
🔹 Emeklilik yatırım süresi çok uzun olduğundan, sadece sabit getirili kıymetlerle servet oluşturmak zor.
🔹 Portföyde mutlaka yerli ve yabancı hisse senetleri içeren fonlar olmalı. Ağırlığı risk toleranslarına bağlı.
BES’te Fon Seçimi Nasıl Yapılmalı?
🔹 BEFAS sayesinde artık farklı kurumların fonları seçilebiliyor.
🔹 Varlık dağılımı belirlendikten sonra fonların en az 3 yıllık performansına bakılmalı.
🔹 Getiri kadar, getirideki oynaklık (volatilite) da önemli. Dalgalanması yüksek fonlar bir dönem iyi getiri sağlasa da sonraki dönemde sert düşüşler yaşayabilir.
BES Portföyünde Değişiklikler Nasıl Yapılmalı?
🔹 Yılda 12 kez portföy değişikliği hakkı var.
🔹 Piyasa beklentileri değişirse portföyde güncellemeler yapılabilir. Örneğin, sabit getiriler cazip hale geldiğinde hisse ağırlığı azaltılabilir.
🔹 Portföyde belirlenen varlık dağılımı zamanla bozulabilir. Örneğin, %40 hisse hedefleyen bir portföyde hisse fiyatları yükseldiğinde oran %60’a çıkarsa, dengelemek için hisse fonunda satış yapılıp diğer fonlarda ağırlık artırılabilir.
🔹 Emeklilik şirketleri yatırımcıların risk toleransını belirleyerek öneriler sunuyor. Bunlardan faydalanılabilir.
Katkı Fonlarının Getirileri Nasıl?
🔹 Katkı fonları, devlet katkısının yatırıldığı fonlardır.
🔹 Eskiden bu fonlarda hisse senedi yatırımı yapılamıyordu, şimdi %50’ye kadar hisse alınabiliyor. Bu da uzun vadede beklenen getirileri artıran bir gelişme oldu.
BES’e 10 Milyon TL Gibi Büyük Tutarlarla Girmek Mantıklı mı?
🔹 Devlet katkısı sadece asgari ücret tutarına kadar olan yatırımlara uygulanıyor. Büyük tutarlar için BES yerine yatırım fonları daha avantajlı olabilir.
🔹 Örneğin, BES’e ekstra 10 milyon TL ekleyip hisse fonuna yatıran bir yatırımcı, sistemde gerekli süreyi tamamlamazsa %15 stopaj kesintisi ödemek zorunda kalabilir.
🔹 Oysa hisse yoğun yatırım fonlarında stopaj sıfır. Büyük tutarlar için özellikle riskli varlıklar alınacaksa yatırım fonları daha avantajlı olabilir.
BES’te Halka Açık Olmayan Yatırımlar da Olmalı mı?
��� Uzun vadede hisse senetleri en iyi getiriyi sağladığı ifade edilir (bu veri Türkiye için hangi yıllara bakıldığına göre değişiyor).
🔹 Ancak, halka açık olmayan şirketlere yapılan yatırımlar (girişim sermayesi, private equity) daha yüksek getiri potansiyeline sahip olabiliyor.
🔹 Önemli olan yatırım süresinin uzun olması. Start-up yerine halka arz öncesi fonlar veya KOBİ fonları daha dengeli bir risk-getiri sunabilir. Bazı emeklilik fonları bu tip yatırımları da içeriyor.
BES İşleyişine Yönelik Öneriler
🔹 BES yatırımcıları, yatırım fonlarına da yatırım yapabilir hale gelirse fon çeşitliliği artacaktır.
🔹 Standart fonlar, yatırımcıların yaşına göre risk seviyesini otomatik ayarlayan yaşam döngüsü fonlarına dönüştürülebilir.
#BES #yatirim #fon