Hocam bu psikolojiyi doğru bulmuyorum.
Bir takım full şans eseri, tesadüfen, yumurtlayarak sonuna kadar gidemez.
Çok maç var ve oyunları bozuk, yetersiz.
Geçen hafta Barış Alper'in önüne düşen topa sandalye koysan Kasımpaşa defansından daha iyi müdahale ederdi.
Kalecinin gözüne ışık gelmesi, gözünün kamaşması.
Topa uçtuğu halde son anda elini kolunu geri çekmesi.
Bunları da gördü Beşiktaşlı.
Beşiktaş'ı başkalarının ne yaptığı değil, kendi ne yaptığı ilgilendirir.
Beşiktaş'ı diğer takımlardan ayıran en önemli fark, her zaman en iyi futbolu oynadığı için şampiyon olmasıdır.
Olacaksa yine öyle olacak...
⚡️ 7 - ŞUT
⚡️ 7 - FAUL ALMA
⚡️ 7 - HAVA TOPU
7 sayısını çok severim...
Ama Hoffenheim maçı OH için sayılardan çok daha derin anlamlar taşıyan bir maç oldu.
Performansı, özellikleri ve karakteri Beşiktaş'ın değerleriyle çok örtüşüyor.
Bana Bobo, Pancu, Holosko, Nouma'yı hatırlatıyor.
Zamanla neye dönüşeceğini göreceğiz.
Beşiktaş, geçen sezonun devre arasında Abraham'ı gönderip yerine, Genk'ten 14 milyon avro bonservis bedeliyle OH'u getirmişti.
Zaten Genk'te yarım sezonda ürettiği 10 gol 3 asistle hazır gelmişti. Sergen Yalçın da onu ilk maçta sahaya sürmüştü.
Koreli arkadaş, Alanya maçıyla başlayan ilk 3 maçında, biri rövaşatayla olmak üzere 3 gol ve 1 asist üretmişti.
Hatta Göztepe maçında attığı golden sonra kenar kamerasına koşup, parmaklarıyla 3'e kadar saydığı anı herkes hatırlayacaktır.
Beşiktaş'ta ilk yarım sezonunu toplamda 8 gol 2 asistle tamamlayarak çok iyi sinyaller vermişti.
Ancak yaz transfer döneminde Vlahović'in gelişiyle ikinci forvet rolüne geriledi. Kulübeden gelen bir görev adamına dönüştü.
Tıpkı 2015/16 sezonundaki Mario Gomez'in arkasında bekleyen ama her oyuna girdiğinde de katkı veren Cenk Tosun gibi.
Beşiktaş'ın şampiyon olduğu o sezon Cenk, 43 maçın 32'sinde oyuna sonradan girmişti.
⚡️Mario Gomez - 28 Gol, 5 Asist ( Gol Kralı )
⚡️Cenk Tosun - 17 Gol, 5 Asist
📌 Muhteşem bir sezondu.
Cenk, o sezon, bir büyük takımın nöbetçi golcüsünün şampiyonlukta ne kadar belirleyici olduğunu herkese göstermişti.
Şimdi bu sezon da buna çok benzer görüntüler var.
🔎 2015/16 Sezonu ➖️ İLK 15 MAÇ
⚽️ GOMEZ ➡️ 10 Gol, 1 Asist
⚽️ CENK ➡️ 7 Gol, 3 Asist
🔎 2026/27 Sezonu ➖️ İLK 15 MAÇ
⚽️ VLA ➡️ 6 Gol
⚽️ OH ➡️ 3 Gol, 2 Asist
Yalnız bu periyotta,
⚡️Vlahovic'in 3 penaltı ve 1 nizami golü,
⚡️OH'un da 1 nizami golünün
verilmedi biliniyor.
Yani hakemler şayet maçları doğru düzgün yönetseydi iki dönemin tablosu neredeyse aynı.
📌 Asıl görülmesi gereken detay bu.
OH; fizik gücü, hareketliliği, çalışkanlığı, savaşçı yapısı ve fırsatçılığı ile her an oyuna etki edebilecek bir alternatif olarak her maç Italiano'nun yanında, kulübede hazırda bekleyen biri.
Ama Hoffenheim maçında olduğu gibi, sorumluluğun tamamı kendisine teslim edildiğinde de alternatiften çok daha fazlası olabildiğini 2 gol ve 1 asistle, ortaya koyduğu büyük oyunla gösterdi.
🔸️ İstatistiklerin dışında birkaç gözlemim var.
👉🏻 Orta sahadan topu alıp, teke tekte rakibini geçip ilerlediği ama sonlandıramadığı pozisyon.
Kendisine faul yapılıyor, ama sürekli zorlayan yapısı nedeniyle belki farketmedi bile bu teması. Rahatlıkla kırmızı aldırabilirdi. Uyanık olmalı.
👉🏻 Aynı pozisyonda ilk rakibini oyundan düşürdüğü anda hafifçe sola doğru sürerek, soldan gelen oyuncuyla topun arasına girip rakibini faul + kırmızıya mecbur edebilirdi.
Bu trickleri öğrenmesi gerek.
👉🏻 Ama maçta beni en çok etkileyen pozisyon başka.
Agbadou ön alan presi sırasında tökezleyip düşüyor ve topu rakibe kaptırıyor. Nübel hariç takımın tamamı hazırlıksız yakalanıyor. Emirhan'ın bile rakip yarı alanda kaldığı bir pozisyon.
OH'un en uçtan attığı müthiş deparla kendi ceza sahasında pozisyon alıp bir anda stopere dönüşmesi.
📌 Tek kelime ile bayıldım.
Bir oyuncunun sadece attığı gollerle değerlendirilmemesi gerektiğini gösteren harika bir örnek.
Bence OH'un hikayesi daha yeni başlıyor. Cenk'in hikayesi de Gomez'le beraber başlamıştı.
Bütün mesele, bu performansı tek gecelik bir gösteri olmaktan çıkarıp istikrara dönüştürmek.
Beşiktaş'ın hücum rotasyonunda daha büyük rollere girmesi buna bağlı.
Bir de karakter meselesi var.
OH'un pozitif enerji saçan, son derece sempatik bir oyuncu olduğunu görüyoruz. Takım arkadaşlarıyla ilişkisi, herkesle kurduğu iletişim çok olumlu.
Şu ana kadar kapris, trip, alınma, darılma, bozulma, yerini yadırgama ya da yedek kalmayı sorun etme gibi bir tavrını görmedim.
Yetiştiği topraklardan iş ahlakını ve disiplin anlayışını almış.
OH, robotik biri
🦾 Nübel üstün Alman teknolojisiyse, OH da üstün Kore teknolojisi
6 No Challenge,
📍Torreira, Kante, Salih
Salih hep sona yazıldı.
8 No Challenge,
📍Sara, Guendouzi, Orkun
Orkun hep sona yazıldı.
Stoper Challenge,
📍Abdülkerim, Ozan, Emirhan
Emirhan hep sona yazıldı.
⚡️Milli takımda İsmail Yüksek hep önde tutuldu
⚡️Bu ülkede bir futbolcunun zorbalanması için sadece Beşiktaş forması giymesi yeterli
@Avfattas Topla koşuyor, rakip tutmaya çalışıyor ama mesafeyi yine de açıyor.
Yüksek eforlu, patlayıcı depara rağmen dengesini kaybetmiyor, bilakis asiste dönen final pası verirken ayağının dışıyla kaliteyi bir tık yukarı çekiyor.
Kimse Hoffenheim’ın ligdeki durumunu referans alıp sonucu hafife almasın.
Dün, Hoffenheim için tutunma fırsatıydı.
Ateşe düşen takımların böyle maçlara nasıl hazırlandığını, sahada nasıl mücadele ettiğini herkes bilir. Bu maçların kümede kalma mücadelesinden de çok farkı olmaz.
Maç sonunda kaybettikleri sadece bir maç olsaydı, hocaları bütün takımı sahanın ortasında halka düzeninde toplayıp motivasyon konuşması yapmazdı. Dağıldılar bence. Böyle hayal etmemişlerdi.
Marsilya maçında da aynı şey yaşanmıştı.
Fransa’daki konumunu referans alıp o gün rakibi küçümseyenler olmuştu. O maç da Marsilya için ya hep ya hiç maçıydı.
Beşiktaş, rakiplerinin bütün tuşlara bastığı, kazanmak için her şeyi ortaya koyduğu bu iki maçta birine 4, diğerine 3 gol atarak parlamaya devam ediyor.
Şimdi bunu söylemeye bir türlü dili varmayanlar var.
@Theatiba10 İyi bir sağ bekten daha iyi bir şey varsa o da tabelası olan sağ bek.
4 gol 1 asist oldu.
En iyi sezonunu geçirdiği Andertlecht'deki performansında bu katkıya sezonun ortasında ulaşmıştı. Kariyer rekorunu kırabilir.
🔸️ HOFFENHEIM 2️⃣ ➖️ 3️⃣ BJK ( Maç Sonu )
⚽️ Italiano, 4 gün sonra oynanacak olan Trabzonspor maçını düşünerek rotasyona gitti, sakatlıktan kaynaklı doğal rotasyonla beraber Beşiktaş bugün Vla, Cerny, Salih, Rıdvan, Djalo olmadan, ayrıca 45 dakika da Orkun'suz oynadı.
⚽️ Turnuva maçlarını nasıl oynaması gerektiğini çok iyi bilen Italiano, derin rotasyona rağmen oyuncuları maça çok iyi hazırlayarak alternatif kazanan bir 11 oluşturmayı başardı. Oyuncular değişiyor ama oyun değişmiyor.
⚡️ OH, bugün geldiği günden beri Beşiktaş'taki en faydalı, verimli maçını oynadı. Maç boyu 7 faul aldı. Duvar oldu, boğuştu, top tuttu, 2 gol, 1 de asist yazdı. Vlahovic olmadığında artık kimse durumu endişe etmeyecek.
⚡️OLAITAN bugün 7. asistini yaptı. Dinamizmi Hoffenheim'ı çok zorladı, rahat pas yapmasına izin vermedi. En iyi maçı değildi ama gayet iyi oynadı. Gelişiyor, oyunu büyüyor, değeri artıyor, parladıkça parlıyor. Mevkisinin en iyilerinden olma yolunda ilerliyor.
⚡️TROSSARD Beşiktaş'taki en yaratıcı oyuncu, çünkü o bir oyun kurucu. Ayağından top alması zor biri, topu harika saklıyor. Bugün yine çok ekstra işler yaptı. Orkun'un kaçırdığı golde verdiği pas parmak ısırtır. Kendi kaçırdığı golde İlhan boştu, verebilirdi. Gol vuruşları genel görüntüsüne çok tezat. Bu sebeple tabelası çok düşük. 9. resmi maçı hala 1 gol 1 asistte. Beşiktaş'ta gol atanlar listesinde 9. sırada şu an. Bir seri yakalaması gerek. Biraz gecikti.
⚡️İLHAN sağda biraz yerini yadırgıyor, yapmak istediklerini tam yapamıyor gibi oynadı, maça da iyi başlamadı ama o da ikinci yarı takıma ayak uydurdu ve toparladı. Çok da klas bir asist yaptı. Italiano İLHAN'ı Cerny,nin yokluğunda Poku'nun sağda bile önünde görüyor. Hoca güveniyor, o da hayalkırıklığına uğratmıyor.
⚡️ORKUN için söylenecek pek bir şey oluşmadı. 25. dakikada aldığı darbeden sonra devreyi bitirmek için oynadı, tamamen düştü oyundan. Umarım tedbiren çıkmıştır ve Trabzon'da oynar.
⚡️MURILLO ceza sahası içinde tehlikeli bölgede pozisyon alabilen bir profil. 4 gol 1 asistle oynayan bir sağ bek. En iyi sezonunu geçirdiği Andertlecht'deki performansında bu katkıya sezonun ortasında ulaşmıştı. Kariyer rekorunu kırabilir. Bir pozisyonda rakibinden nefis sıyrılıp topu kanattan harika getirdi ve İlhan'a çok net bir pozisyon hazırladı. Gol olmalıydı.
⚡️OUTTARA gerektiği kadar oynadı, kademe sorunu yaşamadı, yerini kaybetmedi. Temposu da gayet iyiydi. Sadece Hoffenheim'ın direkten dönen topunda iyi yer tutamadı, boy avantajıyla kafayı vurdurmamalıydı.
⚡️AGBADOU - EMİRHAN ikilisinin bireyselde her ikisinin de maç içinde çok kritik müdahaleleri oldu. Ama Agbadou öyle bir oyuncu ki, en iyi maçında bile takımı yakabilecek sakarlığa sahip ama buna rağmen son adamken çalım deneyebiliyor mesela. Pas hatası yapar, ayağı kayar, dengesini kaybeder, takılır düşer, yani beni hep tedirgin ediyor.
⚡️NÜBEL, hala Alman Milli Nübel değil. Ama olacak. Savunma daha sağlam dursa zaten bu kadar gol de yemeyecekti.
⚡️NDIDI hocanın çok ayıldığı, bayıldığı biri değil. Oyun tarzı Italiano'nun sistemine taban tabana zıt. Sahada geniş alan görüşüne sahip değil. O sebeple hep kısa ve yan paslarla oynuyor. Topla buluştuğunda ileriye oynamak asla ilk tercihi değil. Hoca bu sıkışıklıkta mecbur faydalanıyor. Şu an Salih'e tek alternatif. Oyun tarzından hiç hoşlanmıyorum. Bana göre skor tutmak için, tamamen savunmaya dönülen bir oyunun adamı. Kontenjanı böyle birinin işgal etmesi doğru gelmiyor.
📌 ITALIANO'nun "bu yoğun takvimde her oyuncuya ihtiyacımız var" sözü oyuncularda karşılık bulmuş durumda. Kim olursa olsun zamanı geldiğinde gereğini yapıyor. Sistemin işlemesi böyle bir şey.
📌 ITALIANO, Avrupa'da 8 maçta 7 galibiyet ile hayal kurduruyor.
📌 GS ve FB'nin kevgire döndükleri bir haftada bu galibiyet çok daha anlamlı oldu.
📌 Beşiktaş, Trabzon'dan 3 gün sonra, son Konferans şampiyonu Crystal Palace ile oynayacağı maçta önemli bir seviyeyi daha test edecek.
⚽️ Şimdiden şansın bol, vurduğun gol, yolun açık olsun Beşiktaş.
Çok doğaçlamacı, içgüdüsel bir çocuk. Oyunu da öyle, o yüzden bazen verilen paslarda terse falan koşuyor. Anlaşmazlık yaşıyor.
Fakat çok acayip özellikleri var. Çok güçlü, sabahtan beri faul alıyor. 3. Golün öncesinde stoper yine sırtına çıkmıştı, ordan koştu içeriye golü attı.
Tam bir yedek forvet. Çok da ihtiyacı vardı böyle bir oyuna.
Çok sevindim, şampiyonluk yolunda kulüben zenginse sende zenginsin.
🔸️Hoffenheim 0️⃣➖️0️⃣ BJK ( İlk Yarı Özet )
📍Trossard'ın Orkun'a orta sahadan verdiği pastaki vuruş kalitesi 🥰
📍Emirhan'a yapılan faulu hakemin yakalaması ve sarı kart vermesi ( Türkiye'de hakemlerin itinayla es geçtiği türden )
📍Oh'un kaçırdığı gol patlayıcı özelliğinin olmamasından, ama daha önemlisi kendisine yapılan faulde uyanık olsa rahatlıkla kırmızı aldırabilirdi.
📍Çok fazla pas hatası ve basit top kayıpları
📍Hoffenheim'ın direkten dönen topu, o kalabalıkta kafa vurması hoş değil.
📍Ndidi ile Salih bir doğrunun iki ayrı ucu gibi, aralarında çok ciddi fark var. Olumsuz anlamda. Ndidi'nin oyun tarzından hoşlanmıyorum. Sürekli yan pas vererek hata yapmıyor görüntüsünün kendine faydası var belki ama Beşiktaş'a yok. Bir pozisyonda 2 metre önündeki topa Orkun işaret ettiği için basmayı akıl etmesine çok sinir oldum.
📍Seyirci inanılmaz. Neredeyse iç saha atmosferi yarattılar.
📍Agbadou orta sahada kaptırdığı topta kalkıp yerine dönene kadar donene Oh forvetten ceza sahasına ondan önce koştu. Agbadou inanılmaz yavaş.
📍Orkun Dk 25'ten sonra ayağına aldığı darbeden ilk yarı bitene kadar düşük oynadı.
📍Ilhan sol tarafta yerini yadırgıyor gibi oynuyor. Ama Poku varken hocanın onu tercih etmesi de ayrı bir soru. Poku nerde ? Almanya zaten alıştığı bildiği bir yer. İlginç.
Hoffenheim, ligde oynadığı 5 maçta 4 yenilgi aldı.
Bu 4 yenilginin 3’ünde öne geçmesine rağmen skoru koruyamadı.
📍 KÖLN ➡️ 2-1 öndeyken 3-2 kaybetti.
📍 DORTMUND ➡️ 2-0 öndeyken 3-2 kaybetti.
📍 HAMBURG ➡️ 2-1 öndeyken 3-2 kaybetti.
Gol yediğinde mezgit gibi dağılan, kırılgan bir takım Hoffenheim.
Ama topa sahip olarak oynuyorlar. Bu sebeple Beşiktaş'ın şiddetli ön alan baskısı ile pas bağlantılarını keserek oyun düzenlerini bozması gerek.
Bunu da en iyi yapan OLAITAN. Bu maçta çok kritik bir rol üstleneceğini düşünüyorum.
Ayrıca orta sahada kaybedilen topların hızlı geri kazanılması da çok önemli.
Beşiktaş bu bölümde topun değerini bilerek oynarsa sorun yaşamaz.
Basit oynamalı, garanti pas tercihleriyle topu kaybetmemeli ve oyunun kontrolünü olabildiğince elinde tutmalı.
Beşiktaş gol de yiyebilir. Böyle bir senaryoda Beşiktaş kopmadan, oyunda kalmaya devam ettiği sürece maçı yeniden lehine çevirecektir.
Sabır, dikkat ve yüksek konsantrasyon...
#HOFVBJK
#Beşiktaş
#BeşiktaşınMaçıVar
#UEL
#ForzaBeşiktaş
Son iki günde yaşananları kim normalleştirip halı altına süpürürse, o kaybetmeye devam eder.
Toplamda yenilen 10 gol. Hangisi daha kötü, hangisi daha rezil, belli değil.
Birinin mutsuzluğu, ötekinin başarısızlığıyla hafifledi.
Fenerbahçe'nin 5. golü yemesi, bir Galatasaraylının bir gece önceki hezimeti unutmasına yetti mesela.
Biri diğerinin rezaletinin bir tık üstünde kaldıysa sorun yok.
Birinin kalecisi maç boyunca 64 kez topla buluşmuş. Yediği 4 golün dışında 6 net kurtarış yapmış. Kaleyi vatanı savunur gibi savunup 8-10 farkı önlemiş. Vay be...
Forveti de 6 kez ofsayta düşmüş.
Galatasaray an itibarıyla 36 takımlı ligin 35. sırasında.
Ötekinde durum daha vahim. Hocası var mı, yok mu, anlaşılmıyor.
45. dakikaya kadar 3 gol yemiş bir takımda ilk değişikliği 68'de, 4. golü yedikten sonra yapan bir hoca...
En kötü gününde olduğunu ilk 10 dakikada belli eden, her hatasında takımına gol yediren, zerre morali kalmamış bir oyuncuyu 70. dakikaya kadar sahada tutan bir hoca...
Burası Şampiyonlar Ligi!
Herkesin herkesten puan alabilitesi var, alıyor da zaten. Ama kimse bu kadar aciz oynamıyor.
Kimse bu hallere düşmüyor. Kimse çarpmada 1, toplamada 0 gibi etkisiz eleman değil.
LASK da Liverpool'dan 6 gol yiyor ama 3 tane de atıyor.
Como, deplasmanda 2 gol atabiliyor.
Bodo, Dortmund'u yeniyor.
Bu takımların elinde ne Greenwood ne Leao ne Osimhen ne Sané ne Kanté ne Lukaku ne de Škriniar var.
Ama herkes bir şey yapıyor. Herkesin bir planı, oyunu, sistemi, modeli var.
Bizde ne var peki?
Bizde babalar gibi kibir, kendini beğenmişlik var.
Şu iki takımın bu sezonki transferlerine bir bakılsın.
Greenwood seçim kozu.
Lukaku, menajerinin kapı kapı dolaştırdığı, son anda Fenerbahçe'ye itelediği bir isim.
Hatta daha bir ay öncesinde Serdal Adalı'nın Italiano'ya "İstersen Lukaku'ya hemen imza attırabilirim." dediği biri.
Leao, taraftarın yıldız oyuncu diye kulübe yaptığı mobbingin sonucu gelen transfer.
Mesela Batrakov gibi 2-3 oyuncu alınsa daha mı kötü olurdu?
Peki bunlardan hangisi gerçekten sistemin ihtiyacı doğrultusunda, bir plan dahilinde, özellikleri ve yetenekleri üzerinden bir oyuncu havuzundan seçilip getirildi?
Hiçbiri.
Barcelona'nın bu ölümcül oyunu Leao gibi yıldızların bireysel yeteneklerinden mi çıkıyor, yoksa makine düzeninde işleyen bir yapıya en doğru parçaların entegre edilmesiyle mi ortaya çıkıyor?
Bodo, Molde, AZ Alkmaar, Midtjylland, Elfsborg, Feyenoord, Twente...
Sorsan herkes bu takımların oyunlarına bayılıyor ama kimse çıkıp "Ben de böyle bir takım kurayım." demiyor.
Neden?
Çünkü dev aynasındayız.
Konferans Ligi küçük kupa, Avrupa Ligi'ne burun kıvırıyoruz.
Bizim yerimiz Şampiyonlar Ligi!
📍Peki hocalarımız o seviyede mi? 📍O vizyon var mı?
📍Ülkede böyle bir futbol kültürü var mı?
⚡️İşte bu yüzden bu sezon Beşiktaş'tan memnunum. Çünkü farklı bir yoldan ilerliyor.
⚡️Hocada o vizyonu görüyorum.
⚡️Mesela Willock diye ısrar ediyorsa, oyuncunun seviyesinden bağımsız olarak, bunun hocanın kafasındaki matematik hesabının bir gereği olduğunu anlıyorum.
⚡️Yazdan beri inşa edilen yapıda bir futbol aklı var.
⚡️İşler bilimsel veriler, rakamlar ve oyuncu profilleri üzerinden yürütülüyor.
⚡️Yetenek havuzlarından gençler ayıklanıyor, geleceğe yönelik temeller atılıyor.
Bu zihniyetin eseri olan takımı tek bir maç üzerinden değerlendirmiyorum o yüzden.
O gün kötü oynar, kaybeder. Ama büyük resimde hep bir adım ileri gitmektedir.
Marsilya'yı yener, Amed'e yenilir. Hoffenheim'ı yener, Trabzon'a takılır.
Bunlar olabilir ama hiçbiri tek başına genel kaideyi değiştirmez.
Bir vadede, zamanla bir ritim yakalanır. O ritim oturur ve önünde kimse duramaz hale gelir.
Etraftaki yanlışları gördükçe, doğruları daha iyi yakalıyor insan...
Hoffenheim maçında şansın bol, vurduğun gol olsun Kartal...
@Avfattas Alanya'ya yenilince, Ekim'de havlu oldu.
Çorum + Fener + Erzurum + Marsilya yapınca herkes sustu.
Amed'e yenilince yine Kasım'da havlu.
Trabzon'u da yenerse muhtemelen havlu Aralık'a kayacak.
Böyle böyle Mayıs'a kadar hep bir umut havlusuyla yaşayacak renkli bir kitle var.
@blackeaqlesss Ayrıca bir tane Galatasaraylı 100 milyon değerli, 25 milyon maaşlı bir forvetin nasıl 6 kez ofsayta düşebildiğini konuşmuyor, no name bir isim olsa ofsaytı bilmiyor dersin.
Uğurcan 6 kurtarış yaptı ve 64 kez topla buluştu, GS'de topla en çok buluşan isim Uğurcan.
Trabzon maçında Salah karşısında Abdülkerim'in ne hallere düştüğünü görünce Okan, bu profilde oyuncuları olan Barça karşısında güvenli tarafta kalmayı seçti, Jakobs ile başladı.
Ama GS'nin geri dörtlüsü komple sorunlu, Yamal ve Gordon karşısında benzer hallere bu defa Barış ve Eren düştüler.
Biraz bölüm sonu canavarı ile karşılaşılmış olduğu algısıyla konu yumuşatılıyor ama hiç öyle değil.
Uğurcan 6 gol kurtardı ama Osimhen de 6 kez ofsayta düştü.
Barçayı özel kılan bu, yediğinden daha fazlasını atabiliyor.
Aslında GS erken golle bunu yapabileceğini de gösterdi. İkinci gol verilmiş olsaydı belki başka bir maç izlenirdi.
Ama pozisyon veren Barça'ya karşı hücumda hiç etkili olamadı.
Uğurcan vatanı savunur gibi oynamasaydı film çok daha kötü biterdi.
⚡️Bordo-Mavi Hamsiden 4
⚡️Bordo-Mavi Hansiden 4