Sakaryalı bir vatandaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolunu kesip “Bir zahmet Atatürk’ün ilkelerini sayar mısınız?” diye sorunca ortamda bir anda sessizlik hakim oldu.
Kılıçdaroğlu seçimi kaybettiğinde istifa etmedi, çünkü sokaklarda, meydanlarda ona “istifa et” diyen onbinlerce insan yoktu. Üzerinde toplumsal muhalefet baskısını hissetmedi.
Bugün ise tam aksine gittiği her yerde protesto edilmeli, rezil olmalı. AKP ve MHP’den başka muhatap bulamamalı. Ancak böyle sevilmediğini, muhalefette yeri olmadığını anlayacaktır.
Artık teşhir de sıradanlaştı.
Beden, vücut, güzellik, makyaj videoları ilgi çekemiyor artık. Ne trajik. Instagram o kadar çıplak, teşhirci kadın içerikleriyle doldu ki artık en abazan(!) erkek gözü bile doygunlaşmaya başladı. Bakıp geçiyor. Kadın bedenini ters teşhirle metalaştıran Fatma .oydaş gibi profiller yeni artık haz nesnesi artık.
Flörtöz dikkat içerikleri bunlar.
Sırf etkileşim getirecek diye "aptal, sakar, beceriksiz, çocuk gibi konuşan" kadın taklidi yapmak. Sırf etkileşim için kendini şu hale düşürmeye razı olmak. Çünkü takipçilerinin flörtöz dikkatini söndürmemek için sürekli ilgi çekici şeyler uydurmak zorunda milyonlarca influencer.
"Etkileşim bağımlılığı" Evet artık en büyük bağımlılık bu. Hepimizi bekleyen en büyük bağımlılık bu artık. Belirli bir amaç doğrultusunda, sınırlı bir saat dilimi içerisinde yazacağı yazıp, içeriğini üretip çıkmak. Sosyal medyada mental ve psikolojik sağlığını korumanın tek yolu bu artık.
Kendi yediği haltı aklamak için eski nişanlımın da hoşuna gitmişti diye yalan söylemesi efsane bir yüzsüzlük örneği.
Parmağında yüzük varken bile elalemin ilgisine salyası akan bir kadından ne eş olur ne de sadakat beklenir. Beyler şu kırmızı bayrakları görün artık. İlgi arsızı kadınları teneke bir yüzükle elinizde tutamazsınız.