İçinde bulunduğumuz vahameti şöyle özetleyeyim: Koca ülkenin, “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı” adı altında çalışan bir emlakçısı var.
Sahibinden acil satılık, kelepir arsa kovalıyor sanki…
Sorun şu: satan, sahibi değil!
AKP'Lİ MİLLETVEKİLİNİ ŞİRİN ÜNAL'IN EVİNDE ŞÜPHELİ BİR KURŞUNLA CAN VERDİ!
1 GÜN ÖNCE "TACİZE UĞRADIM, ÇOK KORKUYORUM" DEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI!
"İNTİHAR" DENİLEREK SORUŞTURMA JET HIZIYLA KAPATILDI!
NADİRA KADİROVA İÇİN GERÇEK BİR ADALET!
#NadirayaNeOldu 👇👇
Sanırım istediğiniz algıyı oluşturamadınız. FETÖ kumpas davalarını destekleyen, o süreçlerin tetikçileri, “Cemaat” kardeşliği yeterli olmadı anlaşılan; sen doğrudan yazmak zorunda kaldın.
Bu kez hedefiniz ne?
Beni “yargıyı etkilemeye çalışmakla” suçlayarak asıl soruları örtmek mi?
Benim Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile ne konuştuğumu nereden biliyorsunuz? Savcılıkta ne ifade verdiğimi, hangi konuda kaç kez ifade verdiğimi nereden biliyorsunuz?Soruşturma dosyasının tarafı mısınız? Dosyaya erişiminiz mi var?
Bu panik, bu telaş neden?
Ben günlerdir tek ve son derece açık bir soru soruyorum: Bu paranın kaynağı nedir?
Bu soruya cevap veremiyorsunuz.
Önce “yalan” dediniz. Sonra tetikçiler vasıtasıyla “BND” dediniz. Gazetecileri arayıp onlara da söyletmeye çalıştınız.
Tutmadı…
Ardından “evet ama…” demeye başladınız.
Şimdi ise ortaya koyduğum belgeler için “Böyle bir yer yok”, “Narlıdere’de yok”, “Çeşme’de yok”, “Almanya’da yok”, “Bu belgeler gerçek değil” diyemediğiniz için yine aynı kaçış yöntemine başvuruyorsunuz.
Belgeleri tartışmak yerine beni tartışmaya açıyorsunuz. Sorulara cevap vermek yerine yeni bir algı operasyonu yürütüyorsunuz.
Kusura bakmayın, bu yöntem artık işlemiyor.
Çünkü ortada nal gibi belgeler var. Kayıtlar var. Şirketler var. Taşınmazlar var. Milyonlarca Euro para hareketleri var.
Yerli, milliyiz deyip millete gaz verip “Ey Avrupa” diyorsunuz ama gidip vatandaşlık alabilmek için milyon Euro’ları Almanya’ya yatırıyorsunuz.
Daha önce yayımladığım kitaplarda ortaya koyduğum iddialar ve belgeler karşısında da aynı yöntemi izlediniz.Kitabın içeriğini tartışamadınız. Tek bir satırını dahi somut biçimde çürütemediniz. Bunun yerine algı oluşturmaya çalıştınız.
FETÖ kumpas davalarının tetikçisi, mahkemede tanıklık yapan ve o süreçleri kitaplaştıran kişilerle Beyaz TV’de hakkımda haftalarca yayınlar yaptınız.
Evimin bulunduğu sokağa, iş adresime ve medya kuruluşlarının bulunduğu yerlere kuryelerle hakkımda hazırlanan kitapçıklar dağıttınız. Dolayısıyla bugün yaptığınız yeni değil.
Aynı yöntem. Aynı refleks. Aynı kaçış.
Melih Gökçek, siz ve Ahmet Gökçek hakkında iki kitap yazdım.Sizden mi çekineceğim? Ahmet Gökçek’i anlatırken Mahmut’un oğlu mu diyeceğim. Melih Gökçek ve sizden mi korkacağım :) Komik.
Yaklaşık sekiz yıldır Gökçek ailesiyle ilgili haberler, belgeler ve dosyalar yayımlıyorum. Bugün başlamadım. Bugün de bitirmeyeceğim.
Yazdığım bir bilgi yanlışsa belgesiyle çürütün. YAPAMAZSINIZ.
Ben savcı değilim. Hâkim değilim. Kimsenin tutuklanmasına ya da serbest bırakılmasına karar vermem. Yargı makamlarına talimat verme yetkim yoktur; böyle bir iddiam da hiçbir zaman olmadı.
Ama gazeteci olarak yapılan işlemleri sorgulamak benim görevimdir. Doğru bulduğum işlemi desteklerim. Eksik veya yanlış bulduğumu eleştiririm. Kamuoyunun bilmesi gereken soruları sorarım. Bunun adı yargıya müdahale değil, gazeteciliktir.
Asıl yargıyı etkilemeye çalışan, soruşturmanın içeriğini bilmeden benim ifadem hakkında hüküm kuran ,kamuoyuna yön vermeye çalışan sizsiniz.
Şimdi benim hangi yayında ne söylediğimi tartışacağınıza, o yayınları delikanlı gibi eksiksiz yayımlayın.Korkmayın.
Ben yayımlıyorum. İlk televizyon programı, ilk yazım orada. Sonraki açıklamalarım orada.
Hepsi kayıt altında.
Kim ne zaman ne demiş, kim neyi inkâr etmiş, kim daha sonra hangi noktaya gelmiş; kamuoyu tamamını görsün. Çünkü benim saklayacak bir sözüm de belgem de yok.
Sizin kurmaya çalıştığınız algı da, sosyal medya trolleriniz de, sözcülüğünü üstlenen tetikçi gazetecileriniz de beni susturamaz.
Siz hepiniz, ben tekim. Hodri meydan.
Ve tekrar soruyorum:
Abinizin Çeşme’deki ,Narlıdere’deki dev malikanesinin, Almanya’da milyonlarca Euro ya alınan apartmanının kaynağı nedir?
https://t.co/XGdQoz1YLT
https://t.co/w94ky5HMOa
Ekrem İmamoğlu Haber Sayfası bugün erişime engellendi, Ekrem İmamoğlu’nu unutturmamaya ve güncel açıklamalarını paylaşmaya devam edeceğiz!
Bu Hesabı Takip Edin.
Melih Gökçek, Savıcılıkta 25 yılın hesabını 2 saatte vermiş.
Muhalif belediye başkanları sadece 4 gün emniyette gözaltında gözaltında tutuyorlar.
Adalet herkese eşit işliyor.
Hafta sonuna yine kötü bir haberle uyandık.
Erdoğan: Otoyol ve köprüleri satma kararı almış.
Hani zengindik?
Yeni Parti İktidarında bu satışlar iptal edilecek.
Sözümüz olsun.
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan çakarlı aracın karıştığı kazanın ardından mağdur sürücüden çarpıcı iddialar:
“Araç alkollü ve çakarlı geldi, bana çarptı. Trafik polisleri yarım saat sonra geldi. Şoförü kaçırdılar, bizi burada mağdur ettiler. Halkımız da gördü.”
➖2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 de çevre yolu, 30 yıllığına özelleştiriliyor.
☀️Aylar önce haberi yabancı gazetelerden öğrenmiş ve Meclis gündemine taşımıştık.
➖Nihayet dün gece, Resmi Gazete'de ilan ettiler.
➖Sürekli eleştirdikleri, o eski Türkiye dedikleri dönemde, milletimizin vergileri ile yapılan ve kâr eden bütün işletmeleri, eserleri, değerleri haraç mezat sattılar, son olarak sıra bunlara geldi.
➖Batan geminin malları sanki!
👉 Göreceksiniz, buralara 30 yıllığına sahip olacak çoğu yabancı veya yabancı ortaklı şirketler:
➖Boğaz köprülerine, otoyollara, çevre yollarına zam üstüne zam yapacaklar.
➖Yandaşların, çetelerin, işgal kuvvetleri gibi ülkeye çöken yabancı şirketlerin kasaları dolarken, olan yine Aziz Türk Milleti'ne olacak.
➖Çeyrek asırlık devri iktidarlarında, Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını sattılar.
➖Yer altında yer üstünde, ne var ne yoksa talan ettiler. Cumhuriyet döneminde verilen tüm maden ruhsatlarının 10 katından fazlasını: yandaşlara, yabancılara peşkeş çektiler.
➖Milletimizden tam 3,5 trilyon dolar vergi topladılar.
➖Gelecek garantili projelerle torunlarımızın bile
istikbalini ipotek altına aldılar.
➖Ülkeyi borç ve faiz batağına batırdılar.
💡Giderayak elde avuçta ne var ne yoksa satıyorlar.
➖Ve yapacakları bu büyük satışla, devri iktidarlarında yaptıkları borcun bir aylık faizini dahi karşılayamıyorlar.
💡Batırdılar ülkeyi!
C31K denilen çete örgütü beni öldürmekle tehdit etmiş.
Çocukların kafasını k*seceklerini söylüyorlar.
Bu çete üyeleri kedilere de işknce yapıyor. Kaç kez paylaştık bilmiyorum.
Bir tanesi de ev adresimi paylaşmış.
@abakingurlek@selamiyldz3310@mustafaciftcitr@SiberayEGM
O çöpleri denize atmak arabasına koyup en yakın çöpe atmaktan daha zor, peki neden denize atmayı seçiyor? Çünkü kötülük böyle bir şey, beyinleri iyi olanı kolay dahi olsa seçenek olarak görmüyor.