“Vladimir Putin ve Aliyev modeli dayatılıyor.
Bu yeni rejim, milli şef İsmet İnönü döneminden 10 kat daha otoriter.”
👉 Sabahattin Önkibar: (AKP’nin kapatılmasını engelleyen AYM e. Başkanı Haşim Kılıç’ın AKP’ye tepkisi hk.)
“2008’de AKP’yi kapatılmaktan kurtaran eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bile dün feveran etti.
‘Bundan sonra hiçbir parti faaliyet yapamaz’ dedi.
Haklı.
Bir asliye hukuk mahkemesi yargıcının verdiği bir kararla Türkiye’nin siyasi yörüngesini değiştirebilen bir sisteme geçildi ki yemin ediyorum böyle bir şey Kuzey Kore’de bile mümkün değil.
Bütün bunlar da Türkiye’de hür seçimlerin ve dolayısıyla demokrasinin askıya alınması demek oluyor.
Türkiye’de onlarca yıl demokratik sorunlar olmuştur ama 1946’dan bugüne seçimler temiz yapılmış, halk iradesi temiz yansımıştır.
Maalesef ilk defa fiili olarak milli irade tezahürü, yani seçimlerin dolaylı olarak iptal edilmesi söz konusu.
Yekten Vladimir Putin ve İlham Aliyev modeli dayatılıyor.
Öyle zira bir ülke düşünün ki en yüksek mahkeme olan Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmuyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmuyor.
Seçim ve partilerden sorumlu özel mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu kararlarına uyulmuyor.
Ve öyleyken alt derece mahkemesinin bir kararıyla siyasi yörünge, hatta rejim değiştiriliyor.
Bütün bunlar ortadayken iktidarın takiye yapmasına da gerek yok.
Çünkü her şey aleni.
Millet de, toplum da, ahali de farkında.
Salak değil.
Kurulan yeni rejim emin olun milli şef döneminden 10 kat daha otoriter.
Zira o dönemde en azından yargı tarafsızdı.
PKK ve APO olunca demokrasi diye ayağa kalkan Avrupa’sı, Amerika’sı neden susuyor derseniz, elbette susacaklar.
Zira Türkiye’de istediği her şeyi yapan bir iktidar var.
Umurunda mı demokrasi Batı’nın?
Değerli izleyenlerim, Türkiye’nin aslında gerçek sorunu Amerika ve Avrupa’nın her talebine evet demek zorunda olanlar tarafından yönetilmesidir.”
Ekrem İmamoğlu: “Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım;
• 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı.
• Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi.
• Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim.
• Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. ‘Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin’ dedim.
• Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler.
• Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur.
• Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım.
• Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum.
• Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi.
🚨 Kaya Çilingiroğlu: “Bugün Sadettin Saran yasadışı bahisten dolayı ceza aldı, peki yasadışı bahis sitelerinden sponsorluk alan Galatasaray’a neden hiçbir şey olmuyor? Nerede bu ülkenin adaleti?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim dönemlerinde kullanılan müzik, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hazırlanan montaj bir videoda yeniden düzenlendi.
Videoda şarkı sözleri üzerinden “Göründüğünün aksi olan, gücünü saraydan alan… Kemal Koltukdaroğlu” ifadeleri yer aldı.
Ekrem İmamoğlu:
"Ne CHP’nin iç meselesi? Bu saray darbesidir!
Seçim yapıyorsun tanımıyor. Kurultay yapıyorsun tanımıyor. İstinaf Mahkemesi kararıyla bizim partimizin başına o kayyımı atıyor. YSK ise kendini inkâr ediyor. Bakınız YSK’nın bu tutumu çok büyük bir tehdittir. Tümüyle demokrasiyi yok edenlerin hazırladığı tabuta son çiviyi çakma girişimidir.
Bu çok ağır bir kırılmadır. 2017’de mühürsüz oylarla başlayan süreç, 2019’da İstanbul seçimlerinin iptaliyle devam etti. Bugün ise artık muhalefetin doğrudan devlet gücüyle yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı bir aşamaya geçildi. Her darbe daha ağır uygulamaları önümüze koymaktadır.
O yüzden ben bunun CHP içi bir tartışma olduğu fikrini reddediyorum. Bu mesele, Türkiye’de milletin sandık yoluyla iktidarı değiştirme hakkının korunup korunamayacağı meselesidir.
CHP içi tartışma yoktur. Saray darbesi ve sarayın kuklaları vardır."
Aziz Yıldırım’ın Öve Öve Bitiremediği Yönetim Kurulu Listesi
1-Feridun Geçgel : Ankaragücü Futbol Şubesi Sorumlusu. Ankaragücü’ne verdiği 1 Milyon Euro’yu geri isteyen adam. Hayatı boyunca Fenerbahçe’nin önünden geçmemiş, bir kuruş sponsorluk vermemiş bu şahsa Aziz Yıldırım kurtarıcı muamelesi yapıyor.
2-Mustafa Çağlar : Bursasporlu Cavit Çağlar’ın oğlu. Bursaspor kongre üyesi. Milletin parasını çalmaktan, dolandırıcılıktan hüküm giymiş, 3 yıl dolandırıcılıktan hapis yatmış birisi.
3-Batuhan Özdemir : Fenerbahçe’ye şike suçlaması yapan ceketsiz nihatın oğlu. Stad inşaatındaki rant için babası yerine yönetim kuruluna girmiş kişi.
4-Yasemin Babayiğit : galatasaraylı illegal şahıs Rezan Epözdemir’in ortağı. Yapının aparatlarından biri.
5-Önder Fırat : Aziz Yıldırım’ın eski yöneticisi. Has elemanı. Kulübe fahiş fiyatlardan arsa satan, yüksek faiz faktöring işlemlerinde aracılık yapan, komisyon yiyen kişi.
6-Ömer Onan : Türkiye Basketbol Federasyonu’nda yöneticiyken 2019 yılında şampiyonluğumuzu çalan kişi. Basketbolcumuz Gigi Datome’ye ambulans vermeyen, kulübe ceza verdiren kişi.
Ve pek tabii Mehmet Ağar’ın kankası Aziz Yıldırım…
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
Seni bu partinin tarihinden silip atmazsak adımız NAMERT olsun. Seninle yol yürüyen herkesin siyasi hayatı bitti. Seninle yol yürüyen siyaseti unutsun. Bu adamla yol yürüyene selam vereni de kovun masalarınızdan. Uzlaşı, müzakere bitti. Bittiniz siz! Siyasi ölülersiniz!
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Lafın bittiği yerdeyiz 😡
CHP tarihin de
böyle bir şey hiç olmadı..
CHP böyle bir utancı hiç yaşamadı .
göz göre göre
Ve bile bile
CHP bunun yüzünden kaybedilmesi imkansız bir seçimi kaybetti….
Sırf senin bencilliğin yüzünden …
Sadece CHP yi değil
Laik Atatürk Cumhuriyetini yaktı…
Üstelik böyle olacağı
belli olmasına rağmen …
Bakın CHP li dostlarım
gerçekten sözün bittiği yerdeyiz .
Artık karnımızdan konuşmayı bırakalım..
Utanmaz
Sıkılmaz
Arlanmaz
pişkin bir hainle
karşı karşıyayız
Bu adam bir hain
Evet yanlış okumadınız
HAİN “
Çünkü
bu kadar pişkinlik
Ancak hain olmakla açıklanabilir..
Artık bu adamın
Erdoğan’ın seçim kazanması için
oraya yerleştirildiği kesinleşti.
Bunu görmeyenlere
yapılabilecek tek şey
oturup vahi inmesini beklemek
Demekki o denli kör ve sağır
Türkiye yansa da olur demekten başka
bunun anlamı yok…
Ya eski bir genel başkanımıza
bu lafları etmeyin gibi
anlamsız sözleri bırakın ..
Biz oraları çoktan geçtik
Bir kriptodan söz ediyoruz
Saraya çalışan bir casus var karşımızda
Daha ne olacakki uyanacaksınız
Yahu
ne
Ne
Ne
Ne olacak
Vahi mi inecek
Tek tek noterden
tastikli
mektup mu bekliyorsunuz
Yada başınıza
göktaşı mı düşsün…
Adama bir zaman gazeteciler sordu
hayır laiklik tehlike de değil dedi….
Referandumda
Mühürsüz oyları
Anayasa mahkemesine götürmek isteyen
Milletvekillerini partiden atmakla tehdit etti.
Saray casusu
bir sıkma başlı gazeteciyi
partiden izinsiz maaşa bağlamış yahu .
Öyleki işi mitinglerde
Ülkücü işaretleri yaparak
kürsüye çıkmaya kadar götürdü .
Erdoğan’la işbirliği yapan
38 aşırı sağcı insanları
CHP nin oylarıyla meclise soktu…
Daha ne olsun “NE”
Yine kendi adaylığını
desteklemesi karşılığında
Ümit Özdağ’a kıritik üç bakanlığı vermek
İçin gizli protokol yapmış
Yok böyle bir şey dedi
Sonra ümit Özdağ
İmzalı kağıdı televizyon da
bütün Türkiye’ye gösterdi ….
Adam yine utanmadı yahu ..
Hele neydi O Ekmelettin faciası
O gün Türkiye’nin kaderi değişti ..
Laik Türkiye Cumhuriyeti
başka bir yere doğru savruldu ..
Adam yine utanmadı..
Sanırım
ERDOGAN’a karşı görevini
kaldığı yerden devam etmesi için
Pentogon dan emir aldı .
Bunun başka açıklaması yok dostlar ..
Ancak bir casus
bu kadar ileri gidebilir .
Korkarım yapabileceğimiz
bir tek şey kaldı
Yüzüne tükürmek..