Eşi Osman Kavala yıllardır, hukuksuzca, insafsızca rehine olarak içeride tutulurken dik durmanın eşsiz bir örneğini verdi; bir bilim kadını olarak yazdı, konuştu, üretmeyi bırakmadı. Her tür ödülü hakediyor.
İstanbul’da vapurda çay, simit ve şimdi de sinema festivali var!
İstanbul’da yaşamın olduğu her yere kültür ve sanatın yaşam sevincini taşımaya devam ediyoruz.
6. Sinemada Film Festivali ile 22-26 Temmuz’da Paşabahçe Vapuru’nda, Boğaz’ı geçerken film izlemenin eşsiz tadını çıkarıyoruz. Büyükada, Heybeliada ve Kınalıada duraklarımızda da sinemamızın kıymetli isimleri kentlilerle buluşacak.
#İBBKültür #SinemaAda @ibb_kultur
Kadıköy Bağdat Caddesi ve bu caddeye açılan sokaklarda, tuhaf saç traşları hemen fark edebileceğiniz şehir dışından gelen araçları ile bekleşen 18-25 yaş arasındaki gençler, arabalarından yükselen tempolu müzik eşliğinde kahir ekseriyeti konut olarak kullanılan mahallelerde gece geç saatlere hatta sabahlara kadar gürültü terörü estiriyorlar.
Bir taraftan rant iştahının beslediği sözde kentsel dönüşümün şantiye ortamı, bina yıkımlarından ve inşaat tozlarından adam akıllı kirlenmiş havası, kesilen çınarlar, ıhlamurlar fıstık çamlarının yerine dikilen 15-16 katlı lüks konut kategorisine dahil edilen binalardaki fahiş fiyatlar, bir taraftan da bu gürültü terörü, buraların eski sakini çoğu akademisyen, memur, çalışan, eğitimli orta sınıf aileyi buradan uzaklaştırdı.
Ben de yakın zamanda bu cinnet bölgesini terk ettim.
Burada ısrarla kalıp herşeyin normale döneceğini umud eden arkadaşlarımız da dün mahallemizin ortasında saat akşam 8-9 civarında bir pastanede başlayıp hızını alamayıp bir restorana kadar devam eden silahlı ve tartışmalı kavgada bir de silahların konuştuğu ve hayatlarının tehdit edildiği bir terörle karşılaşmışlar.
Soruyorum..
Sorumlu kim?
Mahallelerin gençlerini ülkelerinden umudu kesip yurt dışına gönderen kendileri de bu mahalleri terk etmek zorunda bırakılan ahalinin o nezih semtlerini Texasvari bir bölgeye dönüşürken, yerel yönetimlerin ya da Ankaranın nasıl bir İstanbul Kadıköy hayali var? Merak ediyorum. Ya da neye dönüştürülmek istendiğini..
Birisi bana anlatabilir mi acaba?
GECE YARISI ANKARA TRENİNDEN İNEN O GİZEMLİ KADINI SONSUZLUĞA UĞURLADIK
Türk edebiyatının büyük ustalarından Yusuf Atılgan'ın eşi Serpil Atılgan, dün Kadıköy-Moda'da hayatını kaybetti. Sahip olduğu muazzam entelektüel birikime rağmen, 84 yıllık ömrünü Yusuf Atılgan'ın eşi olmaya adayan Serpil Hanım, aynı zamanda başarılı bir tiyatro sanatçısı ve müzisyendi.
Üst kat komşum olduğunu tesadüfen öğrendiğimde, hemen yukarı çıkıp kapısını çaldım. Lise yıllarımdan beri beni en etkileyen yazarlardan biri olan Yusuf Atılgan'ın gerçekten eşi olup olmadığını sordum, çünkü aralarında 21 yaş fark vardı. Mahcup bir şekilde gülümseyerek "Evet, benim" dedi.
O günden sonra 6 yıl süren arkadaşlığımız başladı. Edebiyat, sinema ve kitaplarla dolu upuzun sohbetlerimiz oldu. Oğuz Atay'dan Yılmaz Güney'e, Edip Cansever'den Cemal Süreyya'ya kadar sanat edebiyat dünyasından pek çok ismi yakından tanıyordu. Gözümüzde büyüttüğümüz kimi "büyük" sanatçının inanılmaz "küçüklüklerini" anlatıp beni hayretten hayrete sürüklerdi. Bunları yazmak için çok ısrar ettim ama kabul etmedi. Yüzümü kızartıp ölüm döşeğindeyken bile sordum, yine izin vermedi.
Yusuf Atılgan'ın baş yapıtlarından Anayurt Oteli'ndeki gece Ankara treniyle gelen gizemli kadının Serpil Atılgan olduğu söylenirdi, bunu kendisine sordum "Sen miydin?" dedim. Yine mahcup bir şeklide gülümseyerek "öyle diyorlar" dedi. Eserin Ömer Kavur tarafından 1986 yılında sinemaya uyarlanan filminde bu rolü Şahika Tekand oynamıştı ve fiziksel olarak Serpil Hanım'ın gençliğine gerçekten çok benziyordu.
Tabii gece Ankara treni ile gelen esmer kadın, romanın baş kahramanı, şizofreni ile ağır bir savaşa girmiş olan Zebercet'in halüsinasyonlarından biriydi ama Serpil Atılgan, edebiyat dünyamızın koskoca bir kesitine tanıklık etmiş, çok 'gerçek' birisiydi.
29 Nisan 2026 Çarşamba günü, kapıya bir ambulans geldi, perdeyi açıp baktığımda bir çift uzun, ince ve zarif ayak gördüm. "Eyvah, Serpil Hanım gitti!" deyip hemen dışarı fırladım. 50 yılını geçirdiği ve çok sevdiği evine bir daha dönemedi. Moda'nın bu soğuk, sessiz ve sanki içinde insan yaşamıyor duygusu yaratan 76 yıllık apartmanı biraz daha sessizleşti.
Cenazesinin kaldırıldığı küçük caminin avlusunda çok düşkün olduğu oğlu Mehmet ile birlikte en fazla yüz kişiydik. Edebiyat ve yayın dünyasından neredeyse hiç bir katılım olmadı. Bu vefasızlığı da burada not düşmek isterim. Sanırım, Yusuf Atılgan'ın kitaplarını basan Can Yayınevi'nden birileri vardı.
Serpil Hanım, aynı zamanda efsane davulcumuz, Şeyh Şamil müziğinin yaratıcısı Durul Gence'nin kız kardeşiydi.
Güle güle Serpil Hanım, insanların giderek pespayeleştiği bir dünyada annem yaşındaki bir kafa dengini bir daha zor bulurum.
Ben Moda'daki soğuk apartmana dönüyorum, canın sohbet istediğinde, seni rüyalarımda ağırlamaktan her zaman onur ve heyecan duyarım.
Benim kardeşlerim bir can, bir çocuk daha kurtarabiliriz diyerek çıktıkları o yangına geri girdiler. 10. Katta ulaşabildik bedenlerine. Unutmayın, unutturmayın! #AlpMercan ve #YiğitGençbay
Kadıköy'de bıçaklanarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi:
"Katil, katildir. Cani, canidir. Çocuk indiriminden her iki suçlunun da yararlanmaması için tüm yetkililere sesleniyorum! Bu canilere çocuk diyemezsiniz.
Adalet yerine gelene kadar ayakta duracağım, durmak zorundayım. Milyonların arkamda olduğunu biliyorum. Değil ülkeyi, dünyayı ayağa kaldıracağım!"
Kadıköy’deki saldırıda hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin teyzesinin paylaşımı:
“Ahmet’i soruyorsunuz ‘Nasıl bir çocuktu?’ diye. İşte böyle masum, böyle sevecen ve nazik…”
🔷Nice zorluklara rağmen inatla devam ediyoruz
🔷6. Mardin Bienali için fikir anası Döne Otyam, küratör Ali Akay ve sanatçı İnci Eviner ne diyor?
🖋️@GilaBenmayor
https://t.co/dukyaIuzrk
ANEMAS MÜZESİ VE TURİZM MERKEZİ
Fatih’e projelerimizi açıklamaya devam ediyoruz!
Rüya gibi bir mekân olan Anemas Müzesi’ni yeniden Fatih’e ve İstanbul’a kazandıracağız.
İstanbul’un incisi Fatih’in birbirinden değerli hazinelerinden biri olan Anemas Müzesi’ni turizmin merkezi haline getireceğiz ve Fatihliler turizm gelirlerinden faydalanacak.
Müzeye dönüştüreceğimiz bu muhteşem eser Ayvansaray’a ve Fatih’e değer katacak.
#FatihMahirBaşkanlaDeğerlenecek
Arkadaşlar bu yeni rejime alışmakta halen zorlanıyorum. Hepimizin cumhurbaşkanı olması gereken bir Cumhurbaşkanı’nın meydan meydan dolaşıp, ülkenin yarısını dışarıda bırakan bir seçim kampanyası yürütmesi bana çok acı geliyor. Biz nasıl yeniden “biz” olacağız?