Uşak, Karaman, Yozgat, Sinop.
Suudi Arabistan Vizyon-2030 projesi kapsamında küresel yatırımcıları cezbetmek için çöl kumu üstüne $8+ trilyon dolara NEOM diye sıfırdan mega-proje şehir inşa etmeye çalışırken, bizim hali hazırda sahip olup her türlü coğrafi avantaja haiz, ancak hakettikleri değerin ve potansiyellerinin çok altında değerlendirilen şehirlerimiz bunlar.
Hiç birinin DEPREM RİSKİ YOK.
Uşak 370, Karaman 260, Yozgat 410, Sinop 230 bin nüfusa sahip. Toplamları sadece 1,3 milyon. Merkezleri 1 milyon bile etmiyor. 65+ yaş üstü <200 binden az.
Özellikle Uşak, tüm ana merkezlerin tam ortasında, heryere ortalama ~250 km uzaklıkta. Karaman güneyde limanlara çok yakın. Yozgat yatay plato, alan çok geniş, mesafeler yakın. Sinop zaten liman, kuzey deniz kıyısı.
Liste daha da genişletilebilir. Kastamonu'nun kuzeyi, Sivas'ın güneyi, Konya Akşehir, Urfa-Mardin arası, vs... Az yatırım çekip önceliklendirilmedikleri için hakettiği seviyeye gelişememiş, potansiyelinin çok altında işleyen, ve deprem gibi yapısal riskleri çok az olan ne kadar bölge varsa ekleyin listeye.
İklim, su kaynaklarına yakınlık, vb. kriterler çok önemli elbette, ancak bahane edilemez. Kanada'da kuzey kutbunun dibinde 40 milyon, İsveç'te aydınlık olmayan yerde 10 milyon nüfus yaşayıp katma değer üretiyor o şartlarda. Ankara'da su yok ama başkent. Bu teknoloji ve imkan çağında, Suudi Arabistan bile yapabiliyorsa, bahanemiz olamaz.
İstanbul'un güzelliği tartışılacak bir konu değil elbette. Ama bu şartlarda yaşandığına da kesinlikle değmiyor artık. Aylardır paylaştığım gibi: 767.000 km2 yüzölçümüne sahip koca ülke, 85 milyon nüfus, 15 milyon ~550 km2'ye sıkış tepiş sığmaya çalışıyor, dünyanın en kötü trafik sorunu, giderek kötüleşen toplumsal psikoloji, asayiş problemi, vs.. İstanbul'un sorunlarını kim çözer diye tartışarak vakit kaybetmeye de gerek yok, zira herhangi bir politikayla çözülmesi mümkün olmayan ve bu kadar kalabalığa karşı hiç bir zaman yeterli olamayacak ve yüzdürmesi her geçen gün daha da pahalı hale gelecek bir altyapı sorunuyla karşı karşıyayız.
Normalde bunu bile problem etmeyebilirdik, ama artık konu milli gelirin ~1/3'ünü yaratan şehrin deprem veya (Allah göstermesin) savaş vs. gibi bir senaryo ile bütünüyle işlevsiz hale gelip milli beka sorunu yaratması olacaksa, artık boş konuşmayı bırakıp somut adımlar atmamız lazım.
O yüzden önerimi tekrar ediyorum: Uşak, Karaman, Yozgat, Sinop.
ABD tarifelerinin sektörlere ve hangi şirketlere etki edebileceğini, oluşabilecek senaryolarla birlikte detaylıca inceledim.
Uzun süren bir çalışma oldu. İşinize yarayabilecek çok veri var, iyi okumalar.
TEE 160 YIL ÖNCEYDİ...
Ruslarla kapışmak üzereydik, savaşın eli kulağındaydı.
Tüfek lazımdı.
Padişahımız efendimiz zat-ı şahane hazretleri “tez haber edin, Bulak bey huzuruma gelsin” dedi.
Necip Fazıl neden Atatürk ve devrimlerin düşmanı oldu? (Arşiv belgeleriyle)
Dikkatle okuyunuz.
1⃣- 1943 yılına kadar Necip Fazıl, bildiğimiz siyasi kimliğinin tam aksi işler yapmış, cumhuriyet düşmanlarına göz açtırmamış, Atatürk ve cumhuriyet devrimlerini hararetle savunmuştu.
@ErgulYuksel1905 Evet zaten o zamanlar Yahudiler kendilerine devlet kurmadı ve dediler ki şu Türklere bir devlet kuralım sonra kendimize bakarız. Gerçekten bu kafaları anlamak zor
Kurtlar Vadisi 85. bölüm
Samuel Vanunu'nun telefonuna ulaşanlar önce mesajını bırakıyor sonra patlatıyor. Tanıdık geldi mi?
Bambaşka bir dizi, yıllandıkça güzelleşiyor.
Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir." İlgili kanun maddesinde belirtildiği gibi ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesini veya iade alınmasını talep ediyorum.
@boyneronline Merhaba, 23.07.2024 tarihinde Boyner mağazasından aldığım Levi's marka kot, 1 gün giydikten sonra dizlerinde potluk yapmakla beraber gene dış diz bölgesinde ve kotun iç taraflarında kumaş dökülmesi oldu. Sorunun çözümü için ürünü incelemeye gönderdiler.
Fakat "İnceleme sonucunda herhangi bir olumsuzluk görülmedi" diye geri bildirim aldım. Ayrıca ilgili kanun maddesinde şu şekilde bir ibare vardır: "madde 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir.