Gülmeyelim, ağlayalım. Gücenmeyelim, sevişelim. Dinimizi dünyaya, maneviyâtımızı bit’ata değişmeyelim. Allah’ın hikmet ve esrar çorbasına su katmayalım. Kimseden ne bir kuruş para, ne bir lokma ve ne de bir eski hırka, kahve ve çay bile beklemiyorum.
Hükümdarlık ihmal ile elden çıkar, doğru karara ancak danışma ile varılır, zafer adaletle gelir, nimet ancak zorda olana yardım ve teselli ile korunur, ihtiyaçlar, direnç sabır ve sıkı çalışma ile görülür.
Hükümdarlık Sanatı
Âdâbu'l-Mulûk
Ebû Mansur es-Seâlibî
Bir arkadaşım bir gün sordu: "Bana hain olanı nasıl anlarım?"
Cevap verdim: "Kim seni sürekli yüzüne övüyorsa o senin hainindir.
Çünkü birincisi, kimse o kadar çok övgüye lâyık değildir. İkincisi, gerçek dost senin eksiğini yüzüne karşı söyler. Arkandan ise över."
Ayarsız ve dengesiz değerlendirmeler bizde maalesef çok yaygın.
Oysa bir çiçekle bahar gelmez.
Bir rüzgârla da kıyamet kopmaz.
İtidal ile düşünmeye ve söylemeye alışalım.
Yanlışları her zaman, her yerde, herkese karşı söyleyene üç kesim düşman olur:
- "ben asla yanlış yapmam" diyen kibirliler
- o yanlıştan çıkar ve güç kazananlar
- yanlışa itiraz edemeyen korkaklar.
Sumud seferi, samimi gönüllülerin mazlumların sesini duyurmada ellerinde büyük ordular ve müthiş paralar olan devletlerden çok daha etkili olabileceğini gösteriyor.
Zira İslâm ülkelerini yönetenlerin pek çoğunun kınama lafları bile samimi değil.
Çok kitap okumak ve çok kitabı olmak güzel bir şey.
Ama bunun da bir kıvamı olmalı.
Kitap dünya ile bizim aramızda bir duvar değil bir köprü olmalı.
Çünkü insan her zaman kitaptan önce gelir.
Bir güzel insan, binlerce sahife kitaptan yeğdir.