28 yaşında AKP'li veletin, dolandırdığı paralarla aldığı 15 milyon dolarlık yatını öğrendiğimiz gün; İBB Başkanı'nın makam arabasına masraf etmemek için kendi aracını kullanması yüzünden açılan davayı izliyoruz.
İşte yeni Türkiye!
Zafer Partisi'nin her fırsatta açılması gerektiğini ısrarla vurguladığı, Türk Ordusu'na nice kahraman subaylar yetiştiren Kuleli Askeri Lisesi'nin 181. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
Sahte işlemlerle vatandaşlık alanların listesine bakın!
İlk dalga: 195 ana başvuru, 687 vatandaşlık.
İkinci dalga: 263 ana başvuru, 1.070 vatandaşlık.
Ali Alorabi isimli kişinin dosyasında ise, eski eşi dahil, sözde tek bir ev üzerinden 12 kişi vatandaşlık almış.
Bilal Nurmuhamed isimli kişi tek bir ev alarak 13 kişiye vatandaşlık almış.
Çocukların doğum tarihleri de ��u soruyu gündeme getiriyor:
İkinci veya üçüncü eş mi var? Bu kişiler dosyaya hangi sıfatla dahil edildi?
Bu kişiler oy kullandı mı?
Bugünkü yazım.
13 yaşında bir kız ve bekareti bozulmasın diye Midenize kramp girmeden aşağıdaki yazıyı okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ama isimleri okuyun derim. Unutmamak için.
Her meslekten, her yaştan, az önce hepsi başı bağlı, şişman bir kadına bir miktar para ödediler ve kadın onlara tembih etti:
– Kız 13 yaşında, bekaretini henüz kaybetmedi, kaybetmesi bizim başımızı belaya sokar, ona göre muamele edin.
Her meslekten, her yaştan erkek kalabalığı bu sözler üstüne basını sallıyor.
Onlar ne yapacaklarını bilirler. Onlar erkek!
Teker teker, birbirlerinin sırasını gözeterek odaya giriyorlar.
Ve odaya giren erkekler tekek teker küçük kız çocuğuna, bekareti zarar görmesin diye !
Bu korku filminin, çok gerçek erkek elemanları kimlerdir, ne iş yaparlar, kızın hikayesini çok sonraları öğrenen bir yazar, merak ediyor: İşte yazarın elindeki vicdansızların, ırz düşmanlarının listesi: :
Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
Ersun Erdemir (ordudan irtica nedeniyle ihraç edilen yüzbaşı),
Selman Aydın (devlet memuru),
Enver Adanc (zabıta memuru),
Şeyhdavut Dora (zabıta memuru),
Şeyhdavut Oruç (belediye memuru),
Cuma Uras (Mardin Vakıflar Şube Müdürü),
Mahmut Temelli (Ziraat Odası Başkanı),
Azat Aydın (astsubay),
Ümit Ergin (ilköğretim okulu UTANMAZ müdür yardımcısı),
Mehmet Seyitoğlu (veznedar),
Teyyar Salman (Orman İşletme Müdürlüğü şefi),
Hamit Aydın (veznedar),
Hamit Abdülşametoğlu (işyeri sahibi),
Ali Aksoy (serbest meslek),
Ahmet Günay (TEDAŞ işçisi),
Osman Çakır (üniversite öğrencisi),
Harun Uras (muhtar),
Selahattin Kuray (serbest meslek)
Ve meslek belirtmeyen Şemsettin Aslan, Burhan Ertaş, Şeyhmus Cansın, Şeydavut Anuk, Nizam Denli, Sabri Ajak, Rıdvan Bayraktar, Rıdvan Abdülsemetoğlu, Süleyman Göka
Doktorlar daha sonraları küçük kız oturabilsin diye tam dört ameliyat yapmak zorunda kalıyorlar.
Mardinli küçük kızın hikayesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede dönüp kalıyor: Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor:
– Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım.
Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor:
Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler! Öyle ki memurların haklarında işlem yapılmayacak, şube müdürleri, oda başkanları, zabıta memurları Mardin’in sokaklarında başları dik dolaşacaklar! Çünkü bu ülke fazlasıyla erkek.
Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın, bu kişilerle kendi rızasıyla birlikte olduğu yorumu, anlı şanlı Yargıtay’ın 14. Ceza Dairesi’nde onay gördü. (Kararı veren Yargıtay 14.Ceza Dairesi’nin 11 üyesinden 8’ini AKP dönemindeki yeni HSYK atamıştı.)
Ey ağır ceza mahkemesi hakimleri, Yargıtay üyeleri, bu verdiğiniz kararla siz de bu korku filminin ana kahramanlarının yanında yer aldınız. Kanunlar böyle diye kestirip atmayın, küçücük bir kız çocuğunu savunamayan hukuk ve sizlerin bunun arkasına sığınmanız, bu korku filminin en utanç verici bölümü.
Kendi Kızınız, Kardeşiniz, Yeğeniniz Var Mı? Var İse Onun Başına Böyle Bir Şey Gelse Ne Yaparsınız?
Hukuk, yazılı kanunların, insan haklarına uygun uygulanmasından başka nedir ki? Hukuk fakültelerinin birinci dersinde bu öğretilir.
Not: Bu İletinin İbreti Alem İçin Bütün Türkiye’de Dolaşması Gerekir. Toplumun Vicdanını Sızlatan Bu Olaya Sahip Çıkma Namuslu Ve Dürüst İnsanların Görevidir…
Avukat Ömer K A V İ L İ
İstanbul Barosu – 15638(Alıntıdır)
➖Tasfiye kapsamındaki fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'si bulunuyor.
➖830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknot demek.
➖Bu da banknot başına, yaklaşık 1,13 gram hesabıyla tam 4 bin 690 ton para eder.
➖25 ton taşıyan TIR'lara yükleseniz yaklaşık 188 TIR eder.
👉 Yani 515 bin vatandaşımızın parasını, 188 TIR'a doldurup götürmüşler, hem de göz göre göre!
💡Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı Mehmet Şimşek @memetsimsek ?
👉Oysa 10 ay önce "manipülasyonların farkındayız" diyordun!
Gerçekten merak ediyorum…
Yeni doğacak çocuğu için Gucci marka biberon arayan, Türkiye’de bulamayınca eşini Dubai’ye gönderip aldıran bir hayatın maddi kaynağı nedir?
Düğününü geçtim…
Doğum yaptığında set set altın takabilen, çocuğunun cinsiyetini öğrenmek için Boğaz’da, belki 20 gencin düğün masrafına denk para harcayan bu insanlar ne iş yapıyor?
Bu servet nereden geliyor?
Şirketleri ne kadar kazanıyor?
Ne kadar vergi ödüyorlar?
Banka hareketleriyle beyan ettikleri gelir birbirini tutuyor mu?
Bu lüks tüketimin kaynağı kayıtlı ve vergilendirilmiş kazanç mı?
Sosyal medyada sergilenen hayat ortada.
O halde çok basit bir soru var:
Bu hayatın faturası kimin parasıyla ödeniyor?
Yayının tamamı için 👇
https://t.co/ddrUdTFT7W
Mahsa Amini’nin ölüm yıldönümüne günler kala bu görüntü hâlâ çok şey anlatıyor:
Şeriatı savunan mollanın kızı Amerika’da duvaksız, öpüşerek evleniyor.
Aynı düzen, başörtüsünü “uygun” bağlamadığı için 22 yaşındaki bir kızı öldürtüyor.
Kendi evladına cennet, halkın evladına cehennem.
Bunun adı siyasal İslam.
Üstteki çocuk zamanında bir dilim baklava çalmıştı, 9 yıl ceza aldı çocuk cezaevinde tam 3 yıl 9 ay yattı, sakız çiğneyen yaratık ise Ankarayı sattı, hırsızlıktan milyarlarca dolar serveti var, sakız çiğneyerek adliyeye gelip efendi gibi çıkıyor.
BU DÜZEN YERLE BİR EDİLMELİ,
➖Teröristbaşına İmralı’da bir saraycık inşa edildiğini 2 yıl önce söylemiştik.
➖Bugün iktidar cenahından gelen açıklama ile bu doğrulanmış oldu.
🏡Adama "denize nazır bahçeli bir villa" yapılmış.
➖Ama ısrarla "bana statü vermezseniz burada oturmam" diyormuş.
➖Herhâlde yakında "ne istedin de vermedik onu da veririz" der, statüsünü tayin ederler.
➖Adam da saraycığından terör örgütünü ve onun siyasi uzantısını yönetir, gelen gideni ağırlar, akşamları denize nazır bahçesinde taze tutulmuş balığını yer, ara sıra da sahip olduğu statü gereği sağa sola talimatlar yağdırır, pazarlıklar yapar.
🇹🇷Şehit evlatlarının acılarını yüreklerine gömmüş ama hatıralarına, onurlarına tutunarak "vatan sağ olsun" diyebilmiş ailelerin gözleri yeniden nemlendi bu gece.
🇹🇷Yolu, suyu olmayan, sıvasız, briket evlere, "şehit ocaklarına yeni bir ateş düştü bu gece."
🇹🇷Tarih bu ihaneti kurgulayana da uygulayana da hesap soracak!
#İhanetinZamanAşımıYoktur
🇹🇷 Avrupa’nın en büyüğü yine Türkiye! 🏆
2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaşan #FileninSultanları’nı yürekten kutluyoruz! ❤️
Sizinle gurur duyuyoruz!
🇹🇷Bağımsızlık destanımızın 104. yılında,
🇹🇷Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle yâd ediyorum.
🇹🇷30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
#30AğustosZaferBayramı
30 Ağustos sadece bir zafer değildir.
Türk milletinin karakteridir.
Bazı şeyleri gerçekten hissedebilmek için sadece tarihe değil, o gün yaşananlara bakmak gerekir.
Bir ülke işgal edilmiş…
Yokluk var.Yoksulluk var.Silah yok, para yok, imkân yok.
Ama bir şey var:
Teslim olmama iradesi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının en büyük gücü de buydu.
Bu milletin başına ne gelirse gelsin yeniden ayağa kalkabileceğine inandılar.
Ve kalktılar.
30 Ağustos, bana göre tam olarak bunun adıdır.
“Artık yapacak bir şey yok” diyenlere karşı,
“Hayır, var” diyebilmenin zaferidir.
Bugün bu ülkede başımız dik yaşayabiliyorsak, kendi bayrağımızın altında nefes alabiliyorsak, kendi geleceğimize kendimiz karar verebiliyorsak; bunun arkasında o büyük mücadelenin insanları vardır.
Onlara borcumuz, sadece yılda bir gün hatırlamak değildir.
Bu ülkeye sahip çıkmaktır.Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır. Bağımsızlığa sahip çıkmaktır.
Çünkü 30 Ağustos bize şunu gösterdi:
Bu millet yenilebilir sanılabilir.Yorulabilir. Yoksul bırakılabilir.Kuşatılabilir.
Ama teslim alınamaz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan bırakan bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Yargı sistemimize göre İ. Melih Gökçek'in sabahın köründe evden alınması, gözaltı ve muayene sırasında videolarının çekilip yayınlanması, mallarına elkonulması, şirketlerine kayyım atanması gerekmiyor mu ?
Bugüne kadar herkese bunlar yapıldığı için sordum.
Murat Ağırel:
“Hırsızlığın bu kadar yüceltildiği, değer gördüğü, utanmadan insan içine çıkabildikleri bir dönem yaşıyoruz
Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan, gün gelir sana ahlak dersi vermeye başlar
Ben hiç bir hırsızın peşini bırakmayacağım”
Almanya’da doğup büyümenin avantajlarını anlatan genç:
• 18 yaşına gelince cebinde 56 bin euro oluyor. İşsiz kalıyorsun, sosyal sistem arkanda.
• Elinde de dünyanın en güçlü pasaportlarından biri var.
• Almanya'da doğmuş olsaydın, sen doğduğun günden itibaren devlet ailene senin için her ay 259 euro çocuk parası ödüyor.
• Eğer ailen de "Bu çocuğa ileride lazım olur" deyip bu parayı senin için biriktirirse, 18 yaşına geldiğinde cebinde nakit 56 bin euron var.
• Üniversite okumadığını varsayalım, ay sonunda eline 2 bin euro geçen sıradan bir iş buldun.
• Şimdi hayatını kurmaya başlıyorsun. Ya da "Yok, ben şu an çalışmıyorum kardeşim" dedin; sorun değil, işsizlik maaşın var: Aylık 560 euro.
• Üstelik kiranı ve doğalgazını da devlet karşılıyor. Yani işsiz kaldığında temel ihtiyaçlarının hiçbirini düşünmeyeceksin.
• Hadi bir de araba alalım; ilk araban bir F30 olsun. 10-15 bin euroya tertemiz F30'unu da aldın.
• Ama parayı pulu geçelim. Almanya'da doğmanın en büyük ayrıcalığı bunlar değil.
• Alman pasaportu 2026'da dünyanın en güçlü 4. pasaportu; tam 186 ülke sana vizesiz!
• Canın Japonya'ya mı gitmek istedi? Git. Avrupa desen zaten ortasındasın; hafta sonu başka bir ülkede kahve içtin, pazartesi işe geri döndün.
• Yani Almanya'da doğduysan daha çocukken geleceğin kuruluyor. Bizim 30 yaşında hala kaygısını yaşadığımız o gelecek...
• İşe girdiğinde güçlü bir gelir elde edebiliyorsun. İşsiz kaldığında sosyal sistem arkanda.
• Arabalar ulaşılabilir. Sokakta yürürken "Başıma bir şey gelir mi?" diye düşünmüyorsun.
• Yani tek başına hayat kurabiliyorsun. Bir de cebinde dünyanın en güçlü pasaportu var.