‘Hesap verebilirlik’ modern yönetim tarzında anahtar kelime olsa da Türkiye`de karşılığı olmayan bir kurum. Hayatın bir çok diğer alanı gibi sporumuzda da bu böyle. ‘İstifa` denilen kurumun Türkiye`de bir karşılığı yok. Bogazlarına basılıp istifa ettirilmedikleri sürece istifa eden yok.🙂
“..Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına saygıyı aktüel siyasetin iç çekişmeleri üzerinden değil ‘Devletin Genel İşleyişi’ üzerinden değerlendirmek gerekir…”
Siyasi ahlakın bu kadar yozlaşması, her şeyin mübah sayıldığı, etik dışı yöntem kullanımında kantarın dozunun kaçırılışı, çirkeflige varan seviye kaybı tarafların hepsini eşit şekilde aşındırdıgı gibi bizim içinde gündemi takibini zülme dönüştürüyor.
Asırlık çınarlarımız, geçmişimiz ve geleceğimiz arasında kurulan en kıymetli köprüdür.
Büyüklerimizin 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nü kutluyor; sağlıklı, huzurlu ve hayır dualarıyla dolu uzun ömürler diliyorum. İyi ki varsınız. 🌹
‘Katıldı’ ne demek? ‘Gecenin Yıldızı’ olmuş. An itibarıyla resepsiyona siyaset mahallesinin farklı kesimlerinden katılan hemen herkes Devlet bey ile çekildikleri fotografı, ayaküstü, iki cümle de olsa sohbetlerini paylaşıyorlar. Artık tartışmasız bu toprakların gelmiş geçmiş en büyük Kanaat Önderi 👏
Türkiye’nin nüfusu 86.3 milyon;
Devletten maaş alan kişi sayısı 23 milyon. Buna göre her 100 kişiden 27 si devletten geçiniyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2022 sonunda 13 milyon 933 bin iken EYT sonrası emekli maaşı alanların sayısı 17 milyon 168 bin 674 e yükseldi.
Türkiye’de 17 milyon 168 bin 674 kişi emekli maaşı alıyor.
Kamuda çalışan sayısı ise 5 milyon 814 bin 233 kişi.
5 milyon 814 bin 233 kişiyi bulan kamu çalışanlarının kırılımına bakıldığında bunun 3 milyon 726 bin 946’sı memur, 2 milyon 87 bin 287 kişi ise işçi olarak çalışıyor
Buna göre Türkiye’de 23 milyona yakın kişi devletten aylık alarak geçiniyor.
Fatih Altaylı güzel izah etmiş:
Fon soruşturmasında hakkında yakalama kararı çıkarılan bir kişinin, Adalet Bakanı ile New York'taki Türkevi'nde çekilmiş fotoğrafı şaşırtıcı değil.
Burada asıl olumlu nokta, güçlü isimlerle yan yana verilen pozların artık cezasızlık zırhı sağlamadığının görülmesidir.
Yargı sürecinde asıl skandala yol açacak durum, bu tür fotoğrafların varlığı sebebiyle şahıs hakkında yakalama kararı çıkarılamamış olması ihtimaliydi.
Tanınmış etki ajanları önceden hazırlanıp içeriden servis edildigi anlaşılan bir takım bilgilerle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e saldırıya geçtiler.
Saldırının zamanlaması, kabine toplantısının hemen ardından başlaması akıllara muhtemelen kabinede Adalet Bakanının soruşturmalarda sonuna kadar gidilmesi hususunda Cumhurbaşkanına kararlılıkla eşlik etmesinden mi kaynaklı sorusunu getiriyor.
“Bir insanın karakterini test etmek istiyorsan ona biraz güç ver.” demiş biri. Burada kastedilen gücün (yetki/makamın), insanı degiştirecegi değil içinde zaten olan gerçek karakterini ortaya çıkaracağıdır.
Offf sosyal medya çok gergin, ana akış girilecek gibi değil, kaos, suçlamalar, itibar suikastleri, hakaretler gırla gidiyor.
Takip edenler için çok yorucu ve yıpratıcı. Belkide o ana akıştan bir süre uzaklaşmak, kısa süreliğinede olsa dijital detoks insana iyi gelebilir. Ya da kendimize özel listeler oluşturup, dünyayı oradan takip edebiliriz.
Yoksa ana akışta sanal dünyanın köpek balıkları, jetonla çalışan troller, tetikçi gazetecilerle çekilecek gibi değil.. Mesela HalkTv`nin sürekli halde kriz odaklı ve korku yüklü dili (bunu uzmanlara da sorabilirler) insanın ruh sağlığını doğrudan olumsuz etkileyecek bir faktör.
Yoksa gözünü seveyim hayatın! Vatandaş kışlık turşu basıp, domates, biber kurutuyor. Bilginiz olsun diye söylüyorum.
Willkommen im Club
Herhangi bir suça bulaşan kişilerin ilk iş olarak ünlü biriyle fotoğrafı var mı diye arşivlerinin karıştırılması, suçlu biriyle Cuma namazı çıkışında bile olsa fotoğrafı çıkan ünlüye suç ortağı mualemesi çekilmesi salaklığından dolayı;
Ünlülere, özellikle siyasilere, vatandaşla fotoğraf çektirmelerden doğacak olası sorunların önüne geçmek için zihni sinir tavsiyeler:
☑️ Danışmanınız, fotoğraf çekilme talebinde bulunan kişiden kimliğini rica edip acele bir GBT kontrolü yapabilir.
☑️ Bu da yetmez! Mutlak suretle lgili bakanlık ve istihbarat servisleriyle irtibat alınarak şahsın hakkında halhazırda yürüyen bir soruşturma var mı? Bu konuda da bir bilgi alınmalı.
☑️ Fakat bu da sizi kurtarmayabilir. Zira şahsın sicili o gün temiz olsada, o gün hakkında yürütülen hiçbir soruşturma olmasada ileride bir suça karışabilir ve bu da size karşı kullanılabilir? Bu durumda şahısa ileride herhangi bir suça karışmayacağına dair matbu evrak imzalatılabilir belki.🙂
Bir ünlü, siyasetçi, sporcu veya sanatçı, kamusal alanda günde yüzlerce insanla fotoğraf çektirebilir. Çektirmek zorunda kalıyorlar zaten. Bir açılı��, bir toplantı, sokakta veya bir organizasyonda fark etmeksizin çekilen bu anlık kareler, çekildiği anın bağlamından tamamen koparılarak sanki gizli bir ortaklığın kanıtıymış gibi sunulması bize özgü salaklıklardan.
Tamam ortada adı suça karışmış bir kişi var. Fakat bu kişiyi yani suçlu`yu tek başına konuşmak ya da mahkum etmek kesmiyor birilerini. Suçu daha popüler veya iktidara karşı kullanılabilecek bir komplonun parçası haline getirmek için mutlaka bu taraftan tanınmış simalarla ilişkilendirmek zorunda hissediyorlar kendilerini.
Ne yapacağız?
Geçtiğimiz yıllarda onlarca defa bu saçma muhabbete maruz kalan Süleyman Soylu iftiracıları allah`a havale ederken çok dikkat çekici farklı mesaj veriyordu: `Bizden sonra bu görevlerde olan, olacak insanlar, kendileri de benzer saldırılara, benzer iftiralara maruz kalacaklarından filan endişe etmesinler, korkmasınlar, caymasınlar. Devlet ve milletten başka irade tanımasınlar` diyordu.
Willkommen im Club Sayın Bakan @abakingurlek 🙂 fakat dönüp bakmayın bile zira sizi oyalamak maksatlı tuzaklardan başka bir şey değil bunlar.
🟠 Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj:
"25 yılda bunun her türlü örneğini gördük... Biz yenilenerek yürürüz, tazelenerek ilerleriz. Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır; yolumuza güçlenerek devam ederiz."
Sen misin Dünya Kupası’ndan hiç bir varlık göstermeden skandal şekilde elenişimizden ders çıkarmayıp aynı tas (aynı hoca) aynı hamam (aynı federasyon) devam eden?
Ne olur bir defada futbolumuzu futboldan gelen birileri yönetse? Niçin yıllardır futbolumuzun başında futbolla alakasını, dolayısıyla niçin burada olduğunuda bir türlü çözemediğimiz acayip tipler?
Tamam futbol artık sadece yeşil sahada oynanan bir oyun değil; milyar dolarlık bir endüstri, devasa bir finansal operasyon ve ciddi bir mühendislik yönetimi gerektiriyor.
Bu yüzden ideal yönetim modeli; futbolun içinden gelen teknik akılların idaresinde finans, hukuk ve kurumsal yönetim uzmanlarının bir arada çalıştığı liyakatli ekiplerin kurulmasıdır.
Fakat bunlar ne doktor? 🤷♂️
Maalesef ülkemiz futbolunda yönetici profili liyakatten ziyade farklı dinamiklerle belirleniyor.
Hiç kimse onlar kadar öfkeli ve üzgün de��il…
Bugüne kadar zorlu tüm süreçlerde sahada olmuş, saldırıların tamamına bizzat göğsünü siper etmiş, ayrıksı hiçbir gündeme kapılmadan 21. yüzyılın parlayan yıldızı bu hareketi kanları ve canları pahasına sırtlarında taşımış vefakar, emekçi AK Parti tabanı öfkeli bir bekleyis içerisinde, sessizce izliyor.
Hukuk, vicdan ve her türlü insanı değerin araçsallaştırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.
Güç savaşları artık diplomasi, hukuk gibi örtülere de ihtiyaç duyulmadan yapılıyor.
Uluslararası toplum açısından artık güven veren, bağlayıcı hiçbir kurum, norm ve değer kalmamıştır.
Küresel eşkiyalar Müslüman coğrafyayı gerçek bir bataklığa, kan gölüne çevirdiler.
Bundan sonra sadece bağımsız Milli Devletler ve Güçlü liderlikler ile bu dönüşen dünyada hayatta kalınabilecek.
Türkiye, güçlü bir devlet ve sağlam bir liderliğe sahip ve kendisini muhatablarından ayıran özelliği; daha adil bir dünya kaygısı. Onlar bütün oyunların yazdıkları gibi oynanmasına alışmışken, Erdoğanlı Türkiye ‘dünyanın delikanlı sesi’ yada gerçek bir ‘Oyunbozan’ rolü görüyor.
İçerideki son sorunları da asıp, ayak bağlarından kurtulmak nasip olduğunda inşallah, islam coğrafyasının da ilacı küllerinden doğup, yeniden tam bağımsız bir dünya devletine dönüşmüş, küresel bir güç haline gelmiş Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.