Bu topraklar; azimle, inançla, mücadeleyle kazanıldı.
Bugün o mirası yaşatmak, geleceğe daha güçlü, daha aydınlık bir Türkiye taşımak hepimizin sorumluluğu.
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun.
İşkenceyle çocuk öldürmekten müebbet hapis istemiyle yargılanmaları gerekiyor. Hiçbir farkı yok. Öyle bir ceza verilmeli ki ibretlik olmalı .. vicdansızlar
Melih Gökçek bey,
Yine kamuoyuna yanlış bilgi veriyorsunuz.
Bu kez komşumun beş yaşındaki oğluna anlatır gibi, tane tane anlatayım.
Gördüğünüz gibi nerede bir yolsuzluk, usulsüzlük ya da kamu zararına ilişkin iddia varsa, siz de dahil olmak üzere hemen benim o konuda yazıp yazmadığıma bakıyorsunuz. İlgili yazım aşağıda.
https://t.co/OL7N5Hs1GO…
Ohitan İnşaat, Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki ASKİ’den 2020 yılında, 2020/340285 ihale kayıt numaralı “İvedik-Temelli-Polatlı Arası İçmesuyu İletim Hattı, Depo, Terfi İstasyonları ve Tesislerin Yapımı” ihalesini 549 milyon 320 bin TL sözleşme bedeliyle aldı. (Belge 1)
Ben ise Ohitan İnşaat’ı, 2023 yılında Şanlıurfa’da meydana gelen sel felaketinde su basan köprülü kavşağı yapan firma olması nedeniyle araştırıp yazdım.
Yani ASKİ’nin söz konusu ihalesi, benim yazımdan yaklaşık üç yıl önce verilmişti.
Sonrasında benim yazım üzerine firma kamu ihalelerine katılmaktan yasaklandı. Kamu İhale Kurulu’nun 21 Şubat 2024 tarihli kararında da Ohitan İnşaat’ın 27 Nisan 2023’ten 27 Nisan 2025’e kadar tüm ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu açıkça belirtiliyor. (Belge 2-3)
Üstelik bu şirket yalnızca ASKİ’den iş almadı. Şanlıurfa’daki belediyelerden, Hatay/Antakya’daki işlerden ve DSİ’den de çeşitli ihaleler aldı. Hatta ben yazmadan önce şirket, “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yer aldı ve ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.(Belge4)
DSİ’nin Ohitan İnşaat hakkındaki yasaklama kararının ardından ASKİ Genel Müdürlüğü’ne de,DSİ yetkililerine de ulaştım. ASKI ,şirketin kendi ihalesinde sunduğu iş deneyim belgeleriyle ilgili inceleme başlattı. DSİ’ye sunulduğu belirtilen sahte iş deneyim belgesi ile Ohitan’ın ASKİ’nin Polatlı İçme Suyu Ana İsale Hattı ihalesinde sunduğu iş deneyim belgesi aynı değildi.
ASKİ yetkilileri ihalede kullanılan iş deneyim belgesinin gerçek olup olmadığının teyidi için Dışişleri Bakanlığı ile resmi yazışma yaptı. Bakanlıktan söz konusu iş deneyim belgesinin gerçek olduğuna ilişkin teyit alındı.Belgesini vermediler ancak bunu doğrulattım.
Dolayısıyla mesele gayet açık:
ASKİ ihalesi 2020’de.
Benim yazım 2023’te.
Firmanın yasaklılık dönemi ise 27 Nisan 2023’te başlıyor.
Her zaman olduğu gibi belgeleri ile cevap verdim size .Şimdi tekrar ana meseleye dönelim Sayın Melih Gökçek.
Oğlunuzun ve eşinin Almanya’daki şirketlerinin ve mal varlıklarının kaynağı nedir?
Bu yatırımlar hangi gelirlerle yapıldı?
Ve neden Türkiye değil de Almanya tercih edildi?
Dünden beri bakıyorum, bir cinnet hâlindesiniz İ. Melih Gökçek Bey.
Durun, 6 yıldır yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı sıralayayım.
Trol saldırıları ✔️ Ev ve iş adresime linç kitapçıkları ⏳ Beyaz TV’de Onlar TV ve Murat Ağırel programı ⏳ …
Bu FETÖ mensubu hainleri siz iyi bilirsiniz. Oğlunuz bu hainlerin okulunda okudu, eşinizin adı bu hainlerin yetiştiği okulların tabelasında yer aldı. FETÖ’ye “parsel parsel” arazi veren, genel sekreteri FETÖ’cü olan, kapının önüne boş damacana gibi konulmuş belediye başkanı; FETÖ kumpasında yargılanmış bana “Sana FETÖ’cüler destek veriyor” martavalına sığınıyor. :)
Daha önce argümanınız PKK’ydı, sanırım “Terörsüz Türkiye” sürecinden mütevellit bugün DHKP-C olmuş. Yakında Guatemala’daki adı sanı bilinmeyen bir örgütün de beni gizliden desteklediğini iddia ederseniz…
Bırakın bu bıdı bıdıları.
Ben çok basit bir soru sordum:
Oğlunuzun ve onun eşinin 30 bin avro sermayeyle kurduğu şirket nasıl oldu da kısa sürede milyonlarca avroluk mal varlığına ulaştı?
Bu paranın kaynağı nedir?
Bu kadar basit.
Hodri meydan. Bekliyorum.
Melih Gökçek, belgeleriyle skandalı ortaya çıkaran Murat Ağırel’e saldırıyor. Almanya’da gayrimenkul aldıkları milyonlarca Euro’nun kaynağını açıklayamıyor. Oğluna TV kanalı, saray yavrusu binaları nasıl aldığını da açıklamıyor. Bu adam halen ‘utanmak’tan bahsedebiliyorsa bu ülkenin utancıdır.
Katil ÖZGÜR KARABIYIK, bu yüzü unutmayın ! Kedinin boynunu kırıyor ve verilen ifadesinde bunu hayatında birçok kez yaptığını dile getiriyor ! Daha önce de bir sürü kedi öldürmüş..Güvenlik görevlisi olarak aldığınız canavar işte bu!! Şu an serbest..
Pazartesi avukatımla birlikte bu şerefsizlere alabilecekleri en üst cezayı verebilmek için dosyayı açıyoruz !
Bu işin peşini ölümüme dahi sebep olsa bırakmayacağım . Küçücük bir bebeğin acılar içinde cinsel organına dal sokulmasının bedelini ödetmezsem gözlerim açık gidecek .
Ben Kedim için de
Köpeğim için de
Kesilen ağacım için de
Halkım için de
Vatanım için de AĞLARIM
Tabi sen içinde sevgi,insanlık barındırmadığın için beni anlayamazsın❗️
Doğa,İnsan,Hayvan düşmanları
Etimle,kemiğimle nefret ettim sizden
#KaplumbağayaKediyeAdalet
Melih Gökçek Bey,
Bakın, yine kamuoyuna gerçeği yansıtmayan bilgiler veriyorsunuz.
“Parsel Parsel” kitabımı yayımladığım dönemde sizin hakkınızda savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum. Siz de kitapta yer alan tespitler nedeniyle hakkımda “suç uydurma ve iftira” iddiasıyla şikâyetçi oldunuz.
Savcılığa bir klasör dolusu belge sundum. İlk olarak hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İtirazınız üzerine karar kaldırıldı ve yeniden inceleme yapıldı. Sonuç değişmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Kasım 2021 tarihli ek kararıyla bir kez daha “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetti.
(Belge 1-2.)
Şimdi de ben sizi rahatlatayım:
Avukatım, bugün yaptığınız paylaşımla ilgili gerekli hukuki başvuruyu yapacak. Savcılıktan iddialarınızın ayrıntılı biçimde araştırılmasını isteyeceğiz.Siz de her namuslu vatandaş gibi elinizdeki bütün belge ve bilgileri savcılık makamına teslim edin.
“Belediye toplu kitap aldı”, “belediye iştiraki kitap aldı” diye ortaya attığınız iddiaların belge ve bilgilerini de savcılığa verirsiniz.
Savcılık incelesin. Kim neyi, hangi belgeye dayanarak söylüyor ortaya çıksın.
Kamuoyu da gerçeği öğrensin.
Panik nedeninizi de anlıyorum.
Çünkü araştırıyorum.
Çin’i araştırıyorum. Dubai’yi araştırıyorum. Avrupa ülkelerini araştırıyorum. Türkiye’yi de araştırıyorum. Benim neleri araştırdığımı da pek tabii biliyorsunuz!
Metrekaresi 30 TL’ye satılan 2 bin dönümlük golf arazisini de, Eskişehir Yolu’ndaki arazileri de, önüme çıkan diğer belgeleri de inceleyip yazacağım.
Bir de trollerinize sürekli “Bu araştırmayı kim finanse etti?” diye sorduruyorsunuz.
Yayında söyledim, tekrar söyleyeyim:
Onlar YouTube kanalının aboneleri.
Araştırma ve seyahat giderlerimizi kanalımızın abonelerinden elde ettiğimiz gelirle karşıladık. Uçak biletinden konaklamaya kadar yaptığım harcamaların belgeleri de burada.
(Belge 3-4-5.)
Anlıyorum. İnsanın fikri neyse zikri de o olur. Ama gördüğünüz gibi gizli bir finansör yok, gizli bir sponsor yok. Zaten bunu teklif edecek veya buna cesaret edecek bir babayiğit de yok.
Belge var. Fatura var. Makbuz var.
Şimdi siz de iddialarınızın belgelerini savcılığa verin.
NOT: Şu firari FETÖ’cülerle ilgili de bir çift sözüm var.
Bunlar sizin arkadaşlarınız Melih Bey. Gün boyunca size bir zarar gelmesin diye çırpındılar. Ne de olsa eski dostsunuz .Her zaman yaptıkları gibi haberi manipüle edip gerçeği karartmaya çalıştılar.
Sizler bu isimlerle işler çevirirken, bizler 19 yıldır olduğu gibi FETÖ ile mücadele ediyorduk.
Hatta bugün adını sorup durduğunuz FETÖ mensubuna Ankara’da bizzat siz yer verdiniz.
Şimdi çıkıp bana FETÖ üzerinden soru sormanız gerçekten ibretlik.
Hatırladınız mı eros kediyi ?
Binlerce insan farklı şehirlerden mahkeme salonuna akın etmişti istenilen tek şey cezaların ağırlaştırılması caydırıcı hale getirilmesiydi . Evet bir kedi için Türkiye ayağa kalkmıştı çünkü bir kediyi koruyan sistem çocuklarımızı ,kadınları ,ağaçları ormanları da koruyacaktı . Yapmadınız . Tüm felaketleri eros kediden sonra yaşadık gördük ki hayvanlara yaşam hakkı vermeyenler bizlere de güvenli sokakları yaşatmıyorlar . Unutmayın en savunmasızın yaşam hakkının korunmadığı bir sistemde insan da güvende olmaz .
HAKİM raporuna göre 2025 yılının ilk 6 ayında 3980 hayvan işkence görmüş. 426 hayvan zehirlenmiş. en az 263 hayvan ateşli silahla vurulmuş. 10.931 hayvan "yasadışı" av faaliyetiyle öldürülmüş. en az 16 hayvan ise CİNSEL ŞİDDET görmüş. ve bunlar barınak sayıları değil. barınak kaynaklı ihlal sayısı ise 1 milyon civarında.
BUNLAR SADECE BASINA YANSIYAN SAYILAR.
bazı avukat ve veteriner hekimlerin başı çektiği bu terör hücresinin ülkede nasıl bir cehennem yarattığını yabancılara da göstereceğim.
- Bastırdığı kağıt paranın üzerine Bozkurt koyduruyor.
- Yakın arkadaşlarına, Bozok, Bozkurt gibi soy isimler koyuyor.
- Üvey kızına Ülkü adını veriyor.
- Yusuf Akçura beyi İstanbul'u teslim almaya yolluyor.
- Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumunu kuruyor.
- Asırlar sonra Türk adını vererek, Türkiye Cumhuriyetini kuruyor.
- İbrahim Çallı'ya "Ergenekondan Çıkış..." tablosunu yapmasını istiyor.
- Petrolofisinin logosunu bozkurt yaptırıyor!
- Türk Tarih Tezini hazırlatıyor.
- Anadolu da kazı çalışmaları yaptırıp Türklüğün izlerini bulduruyor.
- Her konuşmasında Türklük vurgusu yapıyor.
- Anadolunun 7 bin yıldır Türk beşiği olduğunu söylüyor.
- Türklüğün ebedi olduğunu haykırıyor.
- Türk devrimlerini öze dönerek yapıyor.
- Tıpkı Fikirlerinin babası Ziya Gökalp beyin dediği gibi;
Türk'ü Türk yönetmelidir diyor.
Türkiye Türklerindir diyor.
- Türk kültürünü yaşamın her alanında hakim kılmak için çalışmalar yapıyor.
- Anadolu'da, unutulmuş, sinmiş, hor görülmüş Türklüğü şahlandırıyor...
"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur. "
Diyerek kutlamış Türklüğünü hatırlatıyor,
Sarışın Kurt Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK...
İlber Ortaylı
İstanbul Pendik'teki Göçbeyli Deresi'ni kaplayan kimyasallar ve kirlilikler Ömerli Barajı'na kadar ulaştığı aktarılıyor. Dereden çok ağır koku geldiği belirtiliyor.
Ömerli Barajı İstanbul için çok önemli, içme suyu barajıdır. Dikkatlice konu araştırılmalıdır...
Yine bazı çevreler başlamış söylenmeye…
“Cenk, hayvanlarla ilgili çok fazla yazıyorsun. Bak şarkıların dinlenmez, sahne programların iptal olur, insanlar senden uzaklaşır…”
Bir kere anlattım, bir kere daha anlatayım arkadaşlar:
Benim gerçekten umurumda değil.
Ben Allah’tan bana vicdan nasip etmesini istedim. Çok şükür etti. Benim için önemli olan kaç milyon dinlendiğim, kaç milyon izlendiğim değil; vicdanımı kaybetmemek. İnsana, hayvana, doğaya… Allah’ın yarattığı her canlıya karşı vicdanlı kalabilmek.
Ama şunu da söyleyeyim; siz hiç merak etmeyin. Allah’a şükür ne sahnem iptal oluyor ne konserim. Çünkü ben inanıyorum ki Allah vicdanlı insanların yanında duruyor. Ve bu ülkede hayvan düşmanlarından çok daha fazla vicdanlı, merhametli, hayvanları seven insan var. Bunu da görüyorum, hissediyorum.
Hatta bugün, bu kadar acının, bu kadar ölümün, bu kadar geçim derdinin, sokaklarda bunca sıkıntının olduğu bir zamanda 10 milyon, 20 milyon dinlensem, dönüp kendime bile biraz şüpheyle bakardım. “Demek ki kimsenin başka derdi kalmamış, herkesin tek derdi şarkı dinlemekmiş” derdim. Tabii ki eğlenmek de insanların hakkı, müzik de hayatın güzelliği. Ama hayat sadece bundan ibaret değil.
O yüzden siz benim için tatlı canınızı hiç üzmeyin. Şarkım kaç dinlenmiş, programım ne olmuş… Bunların hiçbiri vicdanımdan daha kıymetli değil.
Allah’a binlerce kez şükürler olsun; yiyecek ekmeğimi verdi, hatta fazlasını verdi. Ben de o fazlayı paylaşmayı biliyorum.
Allah benden bir tek şeyi almasın: Vicdanımı.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#satınalmasahiplen
@aaaaasngk https://t.co/O8KHIzcitn İMZALAYIN İMZALATIN! Cimere şikayet edin elinizden ne geliyorsa yapın yalvarıyorum bakıp geçmeyin! Konu ile ilgili tweetlerinize mutlaka imza linki ekleyin!