Fotoğrafı onlarca farklı hesapta gördüm. Kimse dememiş bu fotoğrafı Bayram Örs çekti diye. Asıl sahibini bulduğum için mutluyum.
Fotoğraf zaten mükemmel.
Tebrikler Bayram Örs 🦅
Tayfun Talipoğlu Aslında Kimdi? "Kaymakam Olamadı, Anadolu'nun Sesi Oldu"
Kars'ta doğdu, 1962 yazında.
İlkokulu Malatya'da, Eskişehir'de okudu. Lise Ankara'da.
Siyasal Bilgiler'den diploma aldı, 1983.
Bir süre gazinolarda türkü söyledi. Sonra kargo taşıdı, şehir şehir, kapı kapı.
O yıllarda kimse "bu adam bir gün milletin gönlüne oturacak" demedi.
Sonra eline bir mikrofon geçti.
Milliyet'te muhabirlik yaptı önce. Star1'de, ATV'de. 1995'te Bam Teli'ni kurdu — Anadolu'nun en ücra köşelerine gitti, kimsenin bakmadığı insanları ekrana çıkardı.
Bir yöneticilik teklif ettiler ona bir gün. Kabul etmedi.
"Benim mesleğim muhabirlik" dedi. Kaldı orada, yollarda.
1940'larda eşeğine kitap yükleyip Anadolu köylerini dolaşan bir kütüphaneci vardı. Kimse onu bilmiyordu. Talipoğlu bir kitap yazdı, adını "Eşekle Gelen Aydınlık" koydu. Kendisi de aslında öyle biriydi — ışığı taşıyan, ışıkta durmayan.
NTV'de dokuz yıl. TRT'de "Nasılsınız?" ile. 2007'de UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu.
Kazdağı'nın eteklerinde bir köy var, Yeşilyurt. Orada küçük bir konak kurdu kendine. Yorgun düştüğünde oraya gitti.
Tanıyanlar "tombul ve sevimli bir adam" derdi onun için. "Gönül adamı" derdi bir başkası.
Kendi sözü şöyleydi: "Uykusuz kalmak, umutsuz kalmaktan iyidir."
21 Mart 2017. İzmir'de, kendi evinde. Üçüncü kalp krizi bu kez kaldıramadı.
Ölümünden az önce bir gazeteciyle konuşmuştu. "Yarını bekleme, bugün çık yola" demişti ona.
Gazeteci, ona bir dergi göndermek için adresini istedi.
Dergi hazırlanana kadar Tayfun Talipoğlu aramızdan ayrılmıştı.
O dergi, adrese hiç ulaşmadı.
Bütün hayatı boyunca kimsenin görmediği insanları gördü, seslerini bu topraklara taşıdı. Yani düşününce... ona bakan da o kadar çok kişi yoktu.
Bazı sesler, çıktıkları topraktan asla kopmaz. Kars'tan çıktı, Anadolu'nun bütün unutulmuşlarının sesi oldu.
🧿
Her ne kadar şans faktörü yanımızda olsa da bu galibiyet hocanın kırmızı karttan sonraki taktik anlayışına yazar.
Demekki 10 kişi kalınca santrafor çıkartıp defansa yaslanmadan da oynayabiliniyormuş!
Congratulazioni, signor Vincenzo Italiano 🦅 🦅 🦅