"Ağabeyim, kanser hastası anne ve babamın bakımıyla ilgileniyordu. İki küçük çocuğuna baktığı gibi 17 aydır benim kızımın ihtiyaçlarına da koşuyordu.
Onu tutukladınız.
Kimsemiz kalmadı.
Av. Mehmet Pehlivan
Silivri Cezaevi"
Bu sabah Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olan Ağabeyim Abdülhamit Pehlivan tutuklandı.
17 aydır devam eden tutukluluğumda beni her ziyaretinde, ona bu yargı iklimini, hiç ilgisi olmayan, hatta hiç hukuka da aykırı olmayan bir konu nedeniyle kapısının çalınabileceğini anlatıyordum.
Her ne kadar kardeşinin masumiyetine inanıyor olsa da yaşamının yarısını devlet memuru olarak geçirdiğinden içten içe devletin bunları yapacağını kabullenemiyordu. Kamucu anlayışa adından bile daha çok sahip çıktığı için gönlü rahattı.
Nihayetinde hiç ilgisi olmadığı konularla alakalı kapısı çalındı. Sorular soruldu. Her soruya kanunla, yönetmelikle cevap verdi. Hoş, kapısını çalanlar da o cevapları biliyordu. Zaten meseleleri ne sorulardı ne de cevaplarıydı.
Tutukladılar.
Ağabeyim, kanser hastası anne ve babamın bakımıyla ilgileniyordu. İki küçük çocuğuna baktığı gibi 17 aydır benim kızımın ihtiyaçlarına da koşuyordu. Onu tutukladınız.
Kimsemiz kalmadı.
“Bu, namustur
Künyemize kazınmış,
Bu da sabır,
Ağulardan süzülmüş.”
Av. Mehmet Pehlivan
Silivri Cezaevi
"Hayatta en hakiki yol gösterici bilimdir."
"Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir."
İkinci yüzyılında karanlığa ve zorbalığa karşı bilime ve hukuka dayalı demokratik ve sosyal bir cumhuriyet özlemiyle,
Ahaliyi bir sülalenin kulu olmaktan çıkarıp yurttaş yapmaya çalışan büyük bir devrimciye,
Mustafa Kemal Atatürk'e ve cumhuriyeti kuranlara saygıyla!
#29EkimCumhuriyetBayramı
▶️Herkes Kurtalanlı bu kadını konuşuyor:
🗣️Bu ülkenin çocukları aç aç! Herkes duysun. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç...
🗣️Hepimiz biliyoruz ki Türkiye bir tarım ülkesi. Dört mevsimi yaşayan bir ülkede yaşıyoruz. Kendimizi çok şanslı görsek de maalesef bu ülkenin nimetlerinden yararlanamıyoruz. Elimizden tohum düşse yeşerecek...
🗣️Bir tane ineğim vardı yem alamadığım için kesime gönderdim. Bir tane ineğe bakamıyoruz
🗣️2025'te 40 bin 818 kişi YKS'de sıfır çekti. Bu yıl 67 bin gemncimiz sıfır çekti. Gencimiz tembel değil. Midesi boş olan insana beynini çalıştır doldur diyemezsin!
🗣️Kendi çocuklarımı okula gönderirken iki çocuktan duyduğum şey şu: 'Eve niye gidiyoruz? Evde bir şey yok ki yiyelim. İçim yandı çocuklara. Her gün okullarda çocuklar bayılıyor. Çocuklarımızın saçları dökülüyor, tırnakları kırılıyor...
🔴 EMEKLİLER İÇİN DAĞ YİNE FARE Mİ DOĞURACAK?
📢 Emeklilere yine "müjde" gündemde! Peki, köklü bir çözüm mü geliyor, yoksa sınırlı bir iyileştirme mi, yama mı?
❗ Baştan söyleyeyim: Üç-beş bin liralık yamayla emeklinin sorunu çözülmez!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ekim 2026 tarihli Kabine Toplantısı'nın ardından emeklilere ilişkin önemli bir açıklama yaptı:
“Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.”
Bu sözlerin ardından emekliler için bir müjde beklentisi oluştu.
❓ Peki, bu açıklamayı nasıl yorumlamak gerekiyor?
Daha önce de vurguladığım gibi, emekli aylıklarında kısmi bir artış ve pansuman yapılabilir. Ancak köklü bir çözümün gündemde olduğuna ilişkin bir işaret yok.
Cumhurbaşkanının açıklamasındaki iki ifade özellikle dikkat çekici:
🔸 “Şartları zorlama pahasına”
🔸 “Durumunu biraz daha iyileştirecek”
Bu ifadeler, emekli aylıklarında sınırlı bir iyileştirmeye işaret ediyor. Kapsamlı bir düzenlemeden ve birikmiş köklü sorunların çözümünden söz edilmiyor.
2027 yılı bütçe teklifindeki ödenekler de emeklilerin kayıplarını telafi edecek köklü bir düzenleme konusunda iyimser olmaya elvermiyor. Halep oradaysa arşın burada!
❗ Benim tahminim, seçimler nedeniyle emeklinin ağzına bir parmak bal çalınmasıdır. Olsa olsa emekli aylıklarında üç-beş bin liralık bir iyileştirme yapılmasıdır.
Dolayısıyla müjde haberlerine soğukkanlı yaklaşmak, açıklamaların sınırlarını görmek gerekiyor.
��� ÜÇ-BEŞ BİN LİRAYLA EMEKLİNİN SORUNU ÇÖZÜLMEZ!
Emeklilerin sorunu birkaç bin liralık ilave artışla çözülebilecek bir sorun değil.
Emekliler yıllardır gelir kaybına uğruyor. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikler büyüyor. Emeklilik sistemi insani, adil ve dengeli bir yapıdan hızla uzaklaşıyor.
❗ 2008'de bozulan kantarı düzeltmeden emeklilerin sorunlarına kalıcı çözüm bulmak mümkün değil!
Yılların birikmiş kayıplar, harçlık misali sınırlı artışlarla telafi edilemez.
Emeklilerin ihtiyacı geçici iyileştirmeler, yamalar ve pansuman değil, köklü bir SİSTEM değişikliği ve ciddi bir aylık artışıdır.
📌 EMEKLİLER İÇİN NE YAPILMALI?
1️⃣ AYLIK BAĞLAMA ORANLARI (ABO) YÜKSELTİLMELİ!
2008'de sözde reformla düşürülen aylık bağlama oranları eski düzeylerine getirilmeli.
2️⃣ MİLLÎ GELİR ARTIŞININ TAMAMI EMEKLİLERE YANSITILMALI!
Millî gelir artışının yüzde 100'ü hem emekli aylıklarının ilk hesabında hem de sonraki artışlarında dikkate alınmalı.
3️⃣ EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK DÜZEYE ÇIKARILMALI!
En düşük emekli aylığı yasal ve nesnel bir ölçüte bağlanmalı. Keyfî ve geçici artışlara mahkûm edilmemeli.
4️⃣ İNTİBAK YASASI ÇIKARILMALI EMEKLİ AYLIKLARI ADİL VE DENGELİ OLMALI
Aynı koşullarda emekli olanlar arasındaki aylık uçurumunu giderecek kapsamlı bir intibak düzenlemesi yapılmalı. Emekli aylıkları adil ve dengeli bir yapıya kavuşturulmalı.
5️⃣ MEMUR EMEKLİLERİNE SEYYANEN ZAM YANSITILMALI!
Cumhurbaşkanının Mayıs 2023'te sözünü verdiği ilave ödemenin (seyyanen zam) memur emeklilerine de yansıtılması sağlanmalı. Bu uygulama geçmişe dönük yapılmalı.
6️⃣ EMEKLİLİKTE ADALET SAĞLANMALI!
Emeklilikte tarihe takılanların yaşadığı eşitsizlikler giderilmeli, adil bir kademeli emeklilik sistemi getirilmeli.
🔴 YAMA VE PANSUMAN DEĞİL, KÖKLÜ ÇÖZÜM GEREKİYOR!
Emeklileri gerçekleşmesi belirsiz büyük beklentilere sokmanın anlamı yok.
❓ Sorulması gereken iki temel soru var:
🔹 Emeklilik sisteminde köklü bir değişiklik yapılacak mı?
🔹 Emekli aylıklarında geçmiş kayıpları telafi edecek ciddi bir artış sağlanacak mı?
Ben maalesef iyimser değilim.
2027 bütçe teklifine ve geçmiş uygulamalara baktığımda, açıklamanın seçime endeksli sınırlı bir iyileştirmeyle sonuçlanacağı kanaatindeyim.
❗ Korkarım emekliler için yine dağ fare doğuracak!
Bu nedenle emeklilerin haklarını savunması, taleplerini görünür kılması ve demokratik yollarla seslerini yükseltmesi önem taşıyor.
🔴 EMEKLİLERİN İHTİYACI YAMA VEYA PANSUMAN DEĞİL, İNSANCA, HAKKANİYETLİ ve ADİL BİR EMEKLİLİK SİSTEMİ VE İNSANCA YAŞAYABİLECEKLERİ BİR AYLIKTIR!
Bunun doğru olmadığının en net göstergesi bu açıklamanın yapıldığı salonda, kamu adına soru soracak bağımsız gazetecilerin olmamasıdır. Meseleyi uzun uzun ve tekrar tekrar tartışmanın hiç bir anlamı yoktur…
Altın Portakal’da özgür basın ve adalet vurgusu
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Onur Ödülü’nü alan Menderes Samancılar: "Şu anda ciddi mücadele veren pek çok kesim var ancak bu ödül; başta Murat Ağırel olmak üzere basın emekçilerine! Özgür basın olmadıkça özgür ülke olmaz; yaşasın özgür basın!"
https://t.co/ME0FVJKFvz
Mesleğim için, haksız yere hapiste olan meslektaşlarım için, kapatılan gazete ve televizyonlar için… Basın hürdür sansür edilemez demek için ve çocuğuma onurlu bir gelecek bırakmak için oradaydım, oradaydık
#GazetecilikSuçDeğildir
#GazetecilikSuçDeğildir
BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ.
Binlerce kişi, gazetecilerle yürüdü.
Gazeteciler; basın meslek örgütlerinin çağrısıyla, halkın haber alma hakkını savunmak için 10 kentte sokağa çıktı.
Bugün Tele1'e kayyum atanmasının 1. yılı...
Son bir yılda onlarca gazeteci tutuklandı, televizyonlar ve haber siteleri kapatıldı, gazetecilerin sosyal medya hesaplarına ve binlerce habere erişim engeli getirildi.
Gazetecilerin tutuklanmasını, ekranların karartılmasını, sansürü ve baskıları protesto etmek için Kadıköy Boğa Heykeli önünden; haber alma hakkına sahip çıkan yurttaşlarla birlikte İskele Meydanı'na yürüdük.
Kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, sendikalar, siyasi partiler, doktorlar, çevreciler, emekliler, parti başkanları, milletvekilleri.. basın özgürlüğü için gazetecilerle yürüdü.
Yürüyüş boyunca "Özgür Basın Susturalamaz"
"Foncular dışarıda, gazeteciler içeride"
"Basın içeride, hırsızlar dışarıda" sloganları atıldı.
3 yıl önce bir harabe, bir çöküntü, işgal altında bir kayıptı.
Çok zor koşullarında çalıştık, didindik, İstanbul’un yok olmak üzere olan işgal altındaki Karaköy Kuyumcular Hanı’nı restore ederek tekrar halka kazandırdık.
Gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz…
Yarın açılışta tüm İstanbullularla bu güzelliği paylaşmak dileğiyle ❤️ #İBBMiras #KentAraştırmalarıMerkezi #kuyumcularhanı
⚠️Meslektaşımız İsmail Arı hakkında tutuklama talep edildi!
İfade vermek üzere gittiği karakolda gözaltına alınması ve bugün hakkında tutuklama talep edilmesinin hukuki açıklaması yok.
İsmail Arı derhal serbest bırakılsın!
Gazeteciliği kriminalize eden bu uygulamalar mesleğimizi, anayasal güvencelerimizi, halkın haber alma hakkını hedef alıyor.
Mesleğimizin hedef haline gelmesine dur demek için 24 Ekim’de 10 ilde sokaklarda olacağız.
Sansüre hayır, gazetecilere özgürlük!
Meslektaşımız Murat Ağırel, mesleki faaliyeti suç sayılarak tutuklandı.
📌Anayasanın 28. Maddesi açıktır: Basın hürdür, sansür edilemez.
Gazetecilik faaliyeti nedeniyle elektronik kelepçe ile ev hapsine mahkum edilen Ağırel’i ev hapsinde iken gözaltına almak, yapmadığı haberi suçlama olarak yöneltmek ve hakkında tutuklama kararı vermek sadece anayasayı çiğnemek değildir.
Çiğnenen mesleki faaliyetimizdir, halkın haber alma hakkının kendisidir.
Meslektaşımız derhal serbest bırakılsın.
#GazetecilikSuçDeğildir
Gazeteci Bahadır Özgür serbest
Meslektaşımız Özgür, imza yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı.
Basın faaliyeti nedeniyle gazetecilerin özgürlüğü kısıtlanamaz.
Basın hürdür, sansür edilemez!
#GazetecilikSuçDeğildir
✍️ Gökçer Tahincioğlu yazdı:
🔴 İspirto
📌 Yargının içine düştüğü duruma da elbette kurumsal olarak medyanın düştüğü hâli de görüyoruz. Ama ispirtoyla da olsa yazılabiliyor haberler. Dağa taşa, kuma kâğıda yazılabiliyor. Erişebildiği her yerden ses çıkarmaya devam ediyor gazeteciler. Korkmuyor, yılmıyor, vazgeçmiyorlar. Buyursunlar yapmaya devam etsinler. Emin olun, ne olursa olsun gazeteciler yazmaya ve söylemeye devam edecekler…
🔗 https://t.co/k1bmVNx9mE
➡️ https://t.co/zd2RrtgljA
➡️ https://t.co/EVuqivGTz0
@gtahincioglu
Medya Dayanışma Grubu’nun ortak açıklamasında Halk TV’ye yayının durdurulmasının hukuki dayanaktan yoksunluğu madde madde anlatılıyor. Lütfen okuyun, paylaşın…
https://t.co/a6Qb7wJGF7
Her yayın öncesi önünde hazırlık fotoğrafı çektirdiğimiz Uğur Mumcu tablosu, haber merkezinde toplantı yaptığımız masa, konuklarımızı ağırladığımız stüdyo önü ve normalde tam kadro dolu olan reji… Şu an bu halde. Kılıçdaroğlu’nun işaret fişeğini atmasının hemen ardından Halk TV’ye kayyum atandı. Tam da İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün… Tam da fon vurgununun perde arkasındaki gerçeklerin irdelendiği bir dönemde… Tam da… #halktv
Ülkem adına, gazetecilik adına endişe verici gelişmeler yaşanıyor. Açıkça insanların haber alma hakkı gasp ediliyor. Yaşananlar zorbalıktır, zulümdür…Gerçekleri susturamaz, gazeteciliği durduramazsınız.
📌 Halk TV'ye yapılan polis baskını ve kayyım atanmasına tepki yağıyor: Muhalif medyaya tam kuşatma!
🔗 https://t.co/nJ69PlljMk
➡️ https://t.co/1851ANw3Ck
➡️ https://t.co/lMZ8ZI0rsD