"Çocuğunuz ağlama krizi geçiriyorsa yanına oturun ve geçmesini bekleyin. Geçince de şunu şunu şunu yapın. Yoksa aynalama yapar, amigdala şöyle der falan filan." Bu sözlerin sonunda da kendi reklamını yapıyor Psikolog Dr Bilmem Kim. İşte toplumu psikologlar, yaşam koçları ve kişisel gelişimciler bu hale getirdi. Bilmem kaç yaş sendromu, ağlama krizi filan diye diye genleriyle oynanmış manyak bir nesil yetişti, hâlâ da devam ediyorlar. Kriz ve sendrom yoktur, çocuk engelli veya hasta değilse edepsizlik yapıyordur. Bunun en g��zel tedavisi de anam babam usûlü çocuk terbiyesidir. İki çocuğum da ağlama krizi geçirmedi, çünkü annelerine işlemeyeceğini en baştan öğrendiler. Özünüze dönün kadınlar, en iyi eğitim aracı anne terliğidir. Boşuna bu tür yamyamlara para kaptırmayın.
Çadır.
Kızılay eskiden ihaleye çıkar çadır alırdı. Maliyeti 10 lira olan çadırı 100 liraya alırdı.
Şimdi ise kendi kurduğu çadır şirketi var: Tekstil ve Çadır AŞ. Bu şirketin atölyeleri var, işçileri var, depoları var. Çadırın maliyeti 10 liraysa, Kızılay Derneği buradan 10 liraya çadır alıyor.
Gelen bağışları ve yardımları en iyi değerlendirme yolu bu. Biri on yapmak...
Böylece KIZILAY eskiden aynı bütçeyle 1 çadır alabilecekken, şimdi 10 çadır alabiliyor. Kızılay kendi kurduğu şirketten ucuza aldığı çadırları ÜCRETSİZ DAĞITIYOR.
Tekstil ve Çadır AŞ iflas etmeyip faaliyetine devam edebilmek ve çadır üretebilmek için Kızılay da dahil kim gelirse gelsin çadırı para karşılığı veriyor.
Elbet, Kızılay'ın bir şartnamesi var. Çadırlar o kalitede ve şartlarda olmak zorunda. Ancak o koşulları sağlayan çadırları kabul ediyor.
Tekstil ve Çadır AŞ, yurtdışı başka kuruluşlara da çadır üretimi yapıyor ve onlar farklı şartnameye göre üretiliyor.
Büyük deprem sırasında Kızılay zaten ne kadar çadır varsa alıp ücretsiz dağıtmaya başlıyor.
Ancak yurtdışı bir kurum için üretilmiş az sayıda çadır var Tekstil ve Çadır AŞ deposunda. Şartnameye uymadığı için Kızılay'a uygun değil.
Başka bir dernek gidip bu çadırları Tekstil ve Çadır AŞ'den almak istiyor. Kızılay'dan değil.
Burada yapılan hata, bu az miktarda çadır da Kızılay'a verilebilirdi belki. Başka derneklere aktarılabilirdi Kızılay üzerinden.
Hükümete vurmak isteyenler bu fırsatı kaçırmadı ve "Kızılay vatandaşa çadır satıyor" yalanını servis ettiler.
Bugün hâlâ bu yalan dilden dile dolaşıyor. Bir Allah'ın kulu da çıkıp düzgünce açıklamadı.
Yazıktır.
Aynı şekilde "kan satma" yalanı yayıldı. Kızılay kan bağışı alır. Testlerini yapar, soğuk zincirde saklar. Bu işlemler maliyetlidir. Kan isteyen kurumdan da bu hizmet bedelini alır. Vatandaştan para almaz.
Aşağıdaki haberler 1999'a ait. Kızılay, tüm kurumlar gibi yağmalanmış aciz bir dernekti.
Verilen emekler, kazanılan kurumsallaşma ve sonucunda yönetilemeyen algıyla gelinen nokta çok üzücü.
Algı yüz yılında yaşıyoruz.
Bunu ne zaman idrak edebileceğiz acaba?