Onbinlerce takipçimizden özel olarak rt istiyorum. Bu son miting son çıkış. Uyutulma toplama yok edilme.. hepsi yüreğimizi yakıyor. Üç beş trol hesabı dikkate almayacaklar. Hayvanseverlerin gür sesini elbet duyacaklar. Doğru olanı bizlerden dinlemeleri gerek. 2 haziranda İstanbul mitingine patiliköy olarak desteğiz. Orada olacağız. Lütfen en önemli işiniz bu olsun. Mitinge katılın. Ankaradan ücretsiz otobüslerimiz kalkacaktır. Bilgi için fotodaki numaraları arayınız. O gün sen yoksan eksik kalırız. Şimdi değilse ne zaman hayvanların sesi olacağız. Bizi seven inanan yılllardır destek veren tüm dostlarım o gün İstanbul yenikapıda olalım. Lütfen bahaneniz olmasın. Katılım bekliyoruz
Sadece mama toplama çabası bizi çok yordu. Bu ay toplayamadık 5 ton eksiğimiz var. Bu çok ciddi bir eksik. Patiliköy mama toplamak için uğraşmaktan yaptığı hiç bir işi doğru düzgün yayınlayamaz oldu. Çok yalnız bırakıldık. Hep yanınızdayız ne olur şu köpeğinde kurtarın diyenler köpekleri kurtardıktan sonra kayboldu gitti. Kısaca ortada bırakıldık. İmkanı olan mamasını alıp gelsin beslesin. Üç gün sonra mama bitecek. Diğer kampanya sonuna kadar açlıktan ölüler..dayanmaları imkansız. Lütfen çok rica ediyoruz şu zorluktan birlikte çıkalım.
Mama birikmedi. Çaresiz sadece ilan açıp destek arıyoruz.belki sesimiz duyulur..Burası Ankara Patiliköy burada kurtarılmış üçyüzü engelli binden fazla can var hayata tutunan. Bizler onlar tok huzurlu mutlu refah içerisinde yaşasın diye çırpınıyoruz. Büyük emek özveri ile mücadele ediyoruz.en öncelik ihtiyaç burada mama , mama olmazsa olmaz dostlar. Sizler sayesinde bunca canın karnı doyuyor. Ayda sadece iki kere kampanya kapsamında sizlerden mama Bağışı istiyoruz. Uzun zorlu yolumuzda mücadelemize destek olun.kendiniz bağış yapamıyorsanız , paylaşarak Mama gönderecek insanlara ulaşalım lütfen. Kilosu 30 tlden imkanınız ölçüsünde mama Bağışı yapabilirsiniz. HEP BİRLİKTE KOCAMAN BİR KÖY KURDUK. DEVAMLILIĞI İÇİN DESTEĞİNİZ GEREKLİ🙏 mama linkimiz https://t.co/pVemGhGDuy
Klinik borçlarımızın bir kısmı bağışlar ile ödendi. Yasaklı ırkların pansiyon ücreti ve kalan klinik borcumuzun toplamı 197 bin. 600 binlerden düşürdük.. dostlarımız bugün hepiniz el atarmısınız.. bir tl 5 tl gücünüz neye yeterse bu tutarı da kapatmamız gerekiyor. Veb sitemizdeki yasal hesaplara bağış yapabilirsiniz.. umarım sesimizi duyurmaya yardımcı olursunuz https://t.co/q5jShenaeS
Babaannem, geçen kış 109 yaşında rahmetli oldu. Etrafında gözlerinin içine bakan hayvanlar varken, asla kendisi yiyemez, önce onları doyurmaya çalışırdı.
Hatta hayvanlara fazla besin vermek zararlı diyen veterinere, balkan harbinden kalma, zinhar çalışmayan çifteyi çekip, adamı Şener Şen'in Kibar Feyzo filminde koştuğu gibi koşturmuştu.
(Topukları ardına vurmak...)
Eski insanlar, kıtlıklar ve savaşlar gördü. Onları, açlık konusuna yaklaşımları nedeniyle yargılamak doğru olmaz.
Biz de öyle yapardık, karışmazdık.
Muhtar Mehmet Ali'ye kızıp adını Mehmet Ali koyduğu bir kedi vardı örneğin, köpekler kadar desem yeridir. 20 kilo falan var...
Ha, kızma konusu da şöyle.
Mehmet Ali muhtar, dedeme;
"Sizing oralağda çoggüpekle oluyyo, gelene geçen saldırıveriyo. Biz onları furcas. Hemi de hanımapla küpeglere insan ismi goyuveriyo olmaz ööğle."
demiş.
Babaannem, bahsi geçen mitralyözü de sırtlayıp muhtarı da köy meydanında koşturduktan sonra konu kapanmış, kimse hayvanlara ilişmemiş.
Ve fakat, sen misin hayvana insan ismi konmaz diyen.
Babaannemin Mehmet Ali isminde kirpisi bile vardı.
Kurt, Kuş demiyor, her mahlukata muhtarın ismini veriyor, olur olmaz zamanlarda;
"Meeeeeğmedaliiiiii gel olum"
diye, köyde bağıra çağıra hayvanını arıyordu.
Hayvan kayıp olmasa da o, arıyordu...🤣
(Mehmet Ali'ler alınmasın, burada bir yerme yok. Muhtara özel bir durum bu.)
Büyükbabam emekli olduktan sonra köylük bir yere yerleşmişti bizim tontikler. Bütün varlıklarını burada bir çiftlik yapmak için kullanmış, bir hayli de güzel bir tesis inşa etmişlerdi.
Denizin kenarından başlayıp, yol olduğunu iddia eden tuhaf düzlüğe kadar devam eden çevresi orman, ortası zeytinlik, tepeye taraf olan kısmı tarla, bir kısım da mera, mandıra ve evlik alan.
Babaannemin adresini bulmak için tarif veya navigasyona gerek yoktu. Şişko sokak köpeklerini takip edersen "şak" diye buluyordun.
Hatta sadece kedi-köpek değil, salına salına giden şişko bir tilki falan görürsen, takip et; tam bizim kümeslerin oraya çıkar yolu.
Köylüler deli olduğunu düşünürdü. Hoş çok da normal bir davranış tarzı olduğunu söylemem ama örneğin; kümese dadanan tilkileri vurmak yerine, kümes tellerini güçlendirip, çevresine tilkiler için yemek koyardı.
"Tilki besleyen garip kadın" dı babaannem ahalinin gözünde.
Buzağı hastalanınca, yanında yatar; danacık doyup da memeyi bırakmadan asla anneyi sağdırmazdı.
Hatta bir çalışanını bu sebeple odunla kovaladığını bizzat gördüm. Adam buzağıyı, anne ineğin altından çekmiş ve buzağının kahvaltısı yarım kalmış...
Bir ağacın kesim kararını verebilmek için 2 mevsim beklerdi. Belki ölmemiştir, belki canlanır diye.
Vegan veya vejetaryen değildi ama hayvansal gıdaları tüketeceğinde, dua eder af dilerdi.
"Bana hayat verdiğin için teşekkür ederim."
dediğini duydum bir yemek masasında...
Kızılderili olduğunu düşünebilirim aslında. Upuzun, zayıf ama güçlü bir kadındı. Saçları arkadan örgülü, dev gibi bir kadındı. Hani beyaz tenli ve hafif çekik masmavi gözlü bir kadın olmasa, Kızılderililiğimizi ilan edebilirdik...
İnancı konusunda hiç bilgi sahibi değilim. Namaz kıldığ��nı gördüm diyemem. Dinini de bilmiyorum.
Ama biliyorum ki, cenazesine Amerika'dan bile insanlar geldi. Mahşer yeri gibiydi. 🥹
Köpekler bekliyordu mezarlığın hemen yanında, gözlerinde endişe...
Babaannem 109 yaşında öldüğünde, herhangi bir hastalığı yoktu. Daha bir gün önce, pırasa toplamış, ev ahalisi hep birlikte yemişlerdi.
Sen neye inanıyorsun bilmiyorum ama ben, babaannemi bir ilahi gücün o kadar uzun süre dünyada tuttuğuna inanıyorum. Hayatı boyunca ciddi sağlık sorunu yaşamadan, dünyanın en azından küçücük bir kısmında huzuru sağlasın diye...
Anılmak istedi sanırım. Sevgiyle anayım ❤️❤️❤️
Le Prix d’interprétation féminine revient à Merve DIZDAR dans KURU OTLAR USTUNE (LES HERBES SÈCHES) réalisé par Nuri Bilge CEYLAN
-
The Award for Best Actress goes to Merve DIZDAR in KURU OTLAR USTUNE (ABOUT DRY GRASSES) by Nuri Bilge CEYLAN
#Cannes2023#Palmares#BestActress
Mısır yetiştiren bir çiftçi, her yıl en kaliteli mısır ödülünü alırmış.
Çiftçi, ödül aldığı mısırların tohumlarını da ekmeleri için komşularına dağıtırmış.
Bunu öğrenen bir gazeteci röportaj yapmak için çiftliğe gelmiş. Gazeteci çiftçiye sormuş: ++
28 Mayıs'ta sandıklara sahip çıkmak için müşahit eksiği olan okulları görmek ve müşahitlik başvurusunda bulunmak isterseniz, işte size yeni geliştirilmiş şahane bir uygulama: https://t.co/TKy0HNsrLo
Julian Voss-Andreae, benzersiz bir yörüngeye sahip bir sanatçı; kariyerine kuantum fizikçisi olarak başladı ve daha sonra sanata yöneldi.
Sanat ve bilimin sınırlarını zorlayan bu kaybolma eyleminin ortaya çıkışını izleyin.
IG julianvossandreae
https://t.co/zKoOg7ETrr
"Kılıçdaroğlu ilk turda kaybetti" algısına oynuyorlar günlerdir. Bazıları da bezginlikle bu oyuna geliyor. Arkadaşlar Kılıçdaroğlu kaybetmediği için ikinci tura gidiyoruz. Zaten o yüzden 'bu iş bitti' propagandası için tüm güçlerini kullanıyorlar. Bitmedi, yeni başlıyor.