Genel Sağlık İş olarak 2-6 Aralık tarihleri arasında Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'ne karşı üretimden gelen gücümüzü kullandık.
Tüm yurtta İş bıraktık.
Eziyet yönetmeliği geri çekilene kadar mücadelemiz devam edecektir.
#eziyetyönetmeliği #AileHekimliğiSözleşmeveÖdemeYönetmeliği #mücadele #işbırakma
Bugün Resmi Gazete'de yayınlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme(me) Yönetmeliğini kabul etmiyoruz! Yayınlanan yönetmelikle ilgili olarak her türlü hukuksal girişim sendikamız Genel Sağlık İş tarafından yapılacaktır.
https://t.co/fHPhlHvU1e
#AileHekimliğiZulümYönetmeliği
Sendikamız Genel Sağlık-İş olarak, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikalarımızla özel hastanelerin yenidoğan ünitelerinde yaşanan bebek ölümlerine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirerek Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu hakkında ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmamız TELE1 TV'de
#yenidoğançetesi #bebekölümleri
@tele1comtr@saglikbakanligi@drmemisoglu
Bebekler Uyurken Susulur Ölürken Değil!
Sendikamız Genel Sağlık-İş Genel Merkez, Şube ve Temsilciliklerimiz konuya ilişkin basın açıklamaları gerçekleştirmiştir.
Siyasi iktidarın Sağlıkta Dönüşüm adı altında Sağlık hizmetlerini ticarileştirmesinin ve piyasacı sağlık politikalarının, kamucu anlayışın yok edilmesinin ve özel hastaneleri teşvik edip, sayılarını arttırma anlayışının bedelini bu kez bebeklerimizin canlarıyla ödedik. Sağlığı özelleştirme politikalarının çürümüşlüğü ayyuka çıkmıştır. Bir haftadır tüm ülke Cumhuriyet tarihinin en büyük skandalı Yenidoğan Çetesi yüzünden derin bir üzüntü ve öfke içerisindedir. Bu insanlıktan çıkmış çete; yolsuzluk yaparak, haksız kazanç sağlayarak, kamuyu dolandırarak, yurttaşların sağlık emekçilerine duyduğu güveni istismar ederek yenidoğan bebekleri ihmalen değil, kasten bile isteye öldürmüşlerdir. Bugüne kadar sağlığı piyasalaştıranlar, yandaşlar ve bunun kaymağını yiyenler bu cinayetlerin katilidirler!
#bebekleruyurkensusulurölürkendeğil #yenidoğançetesi #bebekölümleri
Aile Hekimlerinin ve Aile Sağlığı Çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmek ve güvenliklerini sağlamak bir yana ödemelerinin memnuniyet oranına bırakılması, sözleşmelerinin pamuk ipliğine bağlanması abesle iştigaldir.
#buformültutmaz
Getirilmeye Çalışılan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme(me) Yönetmeliği ile güvencesiz çalıştırılmanın önü açılmak istenmektedir!
Kabul Etmiyoruz!
#buformültutmaz
25 Eylül Dünya Eczacılar Günü Kutlu Olsun
Günümüzde eczacılar, kamuda eczane çalışanları, personel yetersizliği nedeniyle “hastanelerin ihtiyacı olan tüm ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinin ihtiyaç tespitlerinin yapılması, gelen ilaç ve sarf malzemelerinin uygun şekilde depolanması, stok durumu kontrollerinin yapılması, tüketimi azalan ilaç ve sarf malzemelerinin başka hastaneye devrinin sağlanması, firma tarafından gönderilen ilaç ve sarf malzemelerinin alınması, muayene komisyonlarının yapılması, gönderilen ürünün uygunluğunun kontrolü, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinin hastane servis depolarına verilmesi, eczacı denetiminde hasta bazlı ilaç hazırlanması” gibi birçok görevi yerine getirmektedir.
Plansız ve programsız yeni eczacılık fakültelerinin açılmasıyla zaten istihdam sorunu yaşayan eczacılar zor durumda bırakılmaktadır. İlaç konusunda dışa bağımlı olan Türkiye’de, ilaç yokluğu ciddi boyutlara ulaşarak krize dönüşmektedir. Böylesi bir süreçte halk sağlığı için çalışan eczacılar, halka ilaç temininde sıkıntılar yaşamaktadır.
Eczacılara görevleri olmayan bu kadar yoğun işlerin yaptırılması ile fiziki ve ruhi çöküntüye sebep olunmaktadır. Eczacıların teşvik ve ek ödeme haksızlığı giderilmeli ve kat sayısı artırılmalıdır. Eczane birimleri yakıcı ve tahriş edici ürün barındırdığından riskli birim olarak değerlendirilmeli, depolama ortamı düzeltilmelidir. Meslek tanımları görev ve sorumlulukları netleşmeli, stok-ilaç-tıbbi sarf planlamaları yapılmalıdır.
Sendikamız Genel Sağlık-İş olarak, tüm eczacılarımızın 25 Eylül Dünya Eczacılar Gününü kutluyoruz.
Dr. Derya Uğur
Genel Sağlık-İş
Genel Başkanı
#25eylüldünyaeczacılargünü
Yaralanan Arkadaşlarımıza Acil Şifalar Diliyoruz!
Manisa Yunusemre 8 No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nda görev yapan arkadaşlarımız, müdahale ettikleri hastayı hastaneye yetiştirmeye çalıştıkları esnada trafik kazası geçirmişlerdir. Yaralanan arkadaşlarımıza acil şifalar diliyor ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
#Manisa #Yunusemre #ASHİ
Adana’da bir cani, bir Aile Sağlığı Merkezine gelerek İŞKUR’un işe giriş için özel ibare bulunan raporunu talep etmiştir. Aile Hekimi arkadaşımız kendi nüfusuna kayıtlı olmadığı halde şahsa yalnızca durum bildirir raporu verilebileceğinin bilgisini verdikten sonra, cani, doktora vahşice saldırmıştır.
İddialara göre bu saldırgan, daha önce de aynı doktorla benzer sebeplerden karakolluk olmuş, emniyet mensupları tarafından uzlaşı sağlanmış olay sonrası Aile Hekimliği kaydını başka bir hekime almıştır.
Hekimin kayıtlı hastası olmamasına rağmen gözü dönmüş bu şahıs, doktor arkadaşımıza çelik çaydanlık ile saldırmaya başlamış ve sonucunda meslektaşımızın sol omzunda çıkık, kafa tasında çatlak ve açık yaralar oluşmuştur. Sütur atılarak Beyin Cerrahi Yoğun Bakımda gözlem altına alınmıştır.
Ülkemizde sağlıkta şiddet her geçen gün artmakta siyasi iktidarın yönetememesinin bedelini sağlık emekçileri canıyla ödemektedir. Yaşanan bu şiddetin en önemli sebeplerinden birisi kurumların birbirinden bağımsız, keyfiyetlerine göre istedikleri sağlık raporlarıdır.
İş kanunları açıktır. İşe giriş raporlarını işyeri hekimi yerinde değerlendirerek verir. İş kanununa uygun olmayan yönetmelikler sahada hekimlere şiddet olarak dönmektedir. Aile Hekimlerinden istenen uygunsuz raporlardan artık vazgeçilmelidir. Bu yanlıştan dönülmesi için daha kaç sağlık emekçisi arkadaşımızın şiddet görmesini bekleyeceksiniz.
Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyoruz! Sağlık emekçileri, görevlerini yaparken can güvenlikleri hiçe sayılmakta ve her geçen gün artan şiddetin kurbanı olmaktadırlar. Meslektaşımıza acil şifalar diliyor, saldırganın en ağır şekilde cezalandırılması için tüm hukuki süreçlerin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz.
Sağlıkta şiddetin bu noktaya gelmesinin sorumlusu sağlığı ticarileştiren, sağlık emekçilerini değersizleştiren, sağlık emekçilerinin canını hiçe sayan siyasi iktidarın yanlış politikalarıdır.
Genel Sağlık-İş olarak sağlıkta şiddeti sona erdirmek için yetkilileri derhal önlem almaya çağırıyoruz!
#beyazkod1111 #sağlıktaşiddet #Adana #ASM
Adana’da bir cani, bir Aile Sağlığı Merkezine gelerek İŞKUR’un işe giriş için özel ibare bulunan raporunu talep etmiştir. Aile Hekimi arkadaşımız kendi nüfusuna kayıtlı olmadığı halde şahsa yalnızca durum bildirir raporu verilebileceğinin bilgisini verdikten sonra, cani, doktora vahşice saldırmıştır.
İddialara göre bu saldırgan, daha önce de aynı doktorla benzer sebeplerden karakolluk olmuş, emniyet mensupları tarafından uzlaşı sağlanmış olay sonrası Aile Hekimliği kaydını başka bir hekime almıştır.
Hekimin kayıtlı hastası olmamasına rağmen gözü dönmüş bu şahıs, doktor arkadaşımıza çelik çaydanlık ile saldırmaya başlamış ve sonucunda meslektaşımızın sol omzunda çıkık, kafa tasında çatlak ve açık yaralar oluşmuştur. Sütur atılarak Beyin Cerrahi Yoğun Bakımda gözlem altına alınmıştır.
Ülkemizde sağlıkta şiddet her geçen gün artmakta siyasi iktidarın yönetememesinin bedelini sağlık emekçileri canıyla ödemektedir. Yaşanan bu şiddetin en önemli sebeplerinden birisi kurumların birbirinden bağımsız, keyfiyetlerine göre istedikleri sağlık raporlarıdır.
İş kanunları açıktır. İşe giriş raporlarını işyeri hekimi yerinde değerlendirerek verir. İş kanununa uygun olmayan yönetmelikler sahada hekimlere şiddet olarak dönmektedir. Aile Hekimlerinden istenen uygunsuz raporlardan artık vazgeçilmelidir. Bu yanlıştan dönülmesi için daha kaç sağlık emekçisi arkadaşımızın şiddet görmesini bekleyeceksiniz.
Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyoruz! Sağlık emekçileri, görevlerini yaparken can güvenlikleri hiçe sayılmakta ve her geçen gün artan şiddetin kurbanı olmaktadırlar. Meslektaşımıza acil şifalar diliyor, saldırganın en ağır şekilde cezalandırılması için tüm hukuki süreçlerin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz.
Sağlıkta şiddetin bu noktaya gelmesinin sorumlusu sağlığı ticarileştiren, sağlık emekçilerini değersizleştiren, sağlık emekçilerinin canını hiçe sayan siyasi iktidarın yanlış politikalarıdır.
Genel Sağlık-İş olarak sağlıkta şiddeti sona erdirmek için yetkilileri derhal önlem almaya çağırıyoruz!
#beyazkod1111 #sağlıktaşiddet #Adana #ASM
Narin Güran için Adalet İstiyoruz!
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş, Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran için adalet talebiyle eylem yaptı.
Konfederasyonumuz üyeleri tarafından “Vatanı Korumak Çocukları Korumakla Başlar” pankartı açarak “��ocuklarımızı koruyun”, “adalet”, “Narin İçin Adalet” dövizleri taşıyıp sık sık "Narin İçin Adalet” sloganı attı.
Basın açıklamasına Konfederasyon Genel Başkanımız Mehmet Yeşildağ, Genel Sekreterimiz Özgür Aras, Mali Sekreterimiz Hasan Kütük, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Sendikamız Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur, Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, Güven Haber-Sen Genel Başkanı Mustafa Yiğit bağlı sendikalarımızın MYK üyeleri, şube başkanları ve üyeleri katıldılar.
Ankara Sakarya Caddesi’ndeki açıklamayı Sendikamız Genel Sağlık-İş Genel Başkanımız Dr. Derya Uğur yaptı. Açıklama için ⤵
https://t.co/PPFdf3UGd7
#naringüran #naringüraniçinadaletistiyoruz #BirleşikKamuİş
@BirlesikKamu_is
Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu, 1996 yılında konfederasyonun resmi olarak ilk toplantı günü olan 8 Eylül’ü Dünya Fizyoterapi Günü olarak kabul etmiştir. O tarihten bu yana tüm dünyada ve ülkemizde 8 Eylül “Dünya Fizyoterapistler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Fizyoterapistler, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, nörolojik hastalıklar, spor yaralanmaları ve yaşa bağlı hareket bozuklukları gibi pek çok alanda uzmanlık sağlarken, bireylerin sadece fiziksel sağlıklarını değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel iyilik hallerini de korumada önemli rol üstlenirler.
Sendikamız Genel Sağlık-İş olarak; fizyoterapistlik mesleğinin en kısa sürede hak ettiği değere ulaştığı günleri birlikte yaratmak umudu ile; hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde görev alan, bireylerin yaşam kalitesini artırmak için hizmet veren tüm fizyoterapistlerin 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Gününü kutluyoruz.
Dr. Derya Uğur
Genel Sağlık-İş
Genel Başkanı
#8eylüldünyafizyoterapistlergünü
Memurların İzin Hakları
İzinler
-Yıllık izin, Doğum izni, Süt izni, Nöbet muafiyeti, Mazeret izinleri, Refakat izni
Devlet memurlarının yıllık izin süresi:
-Hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür.
Doğum İzni:
Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle analık izni verilir.
Erkek memura, eşinin doğum yapması halinde isteği üzerine on gün babalık izni verilir.
Süt İzni:
Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde üç saat, ikinci 6 ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir.
Nöbet Muafiyeti:
Kadın memurlara; doğumdan sonraki iki yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.
MAZERET İZİNLERİ
Memura, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hallerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir.
Bu haller dışında, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler halinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir.
REFAKAT İZNİ
Memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.
#memurlarınizinhakları #yıllıkizin #doğumizni #sütizni #nöbetmuafiyeti #mazeretizinleri #refakatizni
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyonu gerçekte olduğundan daha düşük göstermeye devam etmektedir.
TÜİK tarafından 2024 Temmuz ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 61,78 olarak açıklanmıştı. Bugün açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamlarına göre ise aylık bazda artış yüzde 2,47 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 51,97'ye geriledi.
Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise, Ağustos’ta Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık yüzde 3,47 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 90,35 olarak gerçekleşti.
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in Ar-Ge Birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ile beslenmenin yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamaları dikkate alarak hesapladığı a��lık-yoksulluk sınırı araştırmasının Ağustos 2024 sonuçlarına göre ise açlık sınırı 21 bin liraya dayanırken, bir önceki aya göre 182 lira daha artış göstermiş oldu.
Kamu-Ar’a göre açlık sınırı 20bin 958 Lira yoksulluk sınırı ise Ağustos’ta 64 bin 157 liraya yükseldi. 22 yıllık iktidarlarında kamu çalışanlarını açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmeye ant içmiş siyasi iktidar ve yandaş sendika Memur-Sen bu durumu görmezden gelmeye devam etmektedir. 2024 – 2025 yılı toplu sözleşme görüşmelerinde alınan zam oranları 2024 yılı ilk altı ay için %15 ikinci altı ayında %10, 2025’in ilk altı ayında %6 ikinci altı ayında %5 zamma razı olanlar ayakta alkışlayanlardan yetkiyi almadıkça sefalete mahkûm olmaya devam edeceğiz.
Ülkemizdeki ağır ekonomik koşullar iyileşmekten çok gün geçtikçe geriye gitmekte, milyonların boğazı nefessiz bırakılmakta, TÜİK’in hatalı enflasyon oranları ile vatandaş ayakta uyutulmaya çalışılmaktadır. Bizlerin hesaplamaları ile TÜİK hesaplamaları arasında dağlar kadar fark vardır. İki aylık enflasyona bakıldığı zaman, memurların aldığı zammın yarısından fazlası enflasyona karşı erimiş durumdadır. TÜİK’in uydurulmuş enflasyon oranlarını kabul etmiyoruz!
#TÜİK #ENAG #enflasyon #yoksulluksınırı #açlıksınırı #kamuçalışanları
⤵
https://t.co/EqFrarIMw6
Eskişehir’de Kadın Cinayeti
Eskişehir Şehir Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta olan Tuğba Koç'un ölüm haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Gün geçmiyor ki kadın cinayeti olmasın. İktidara buradan bir kez daha sesleniyoruz!
İstanbul Sözleşmesi'ne tekrar dahil olunmasını, kadına, çocuğa, hayvanlara, doğaya karşı işlenen suçların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz!
Kadın Cinayeti sonrası yaşamını yitiren Tuğba Koç'a rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
#kadıncinayeti #TuğbaKoç #Eskişehir #EskişehirŞehirHastanesi #İstanbulSözleşmesi
Bu Adli Yıl Milat Olsun! Hak, Hukuk, Adalet Yerini Bulsun, Liyakat Gelsin, Emekçi Emeğinin Karşılığını Alsın!
Sendikamız Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Genel Sekreter Gazi Çeliker, Genel Mali Sekreter Erman Açıkgöz, Genel Hukuk ve TİS Sekreteri Yalçın Çiftçi ve Genel Merkez Denetleme Kurulu üyesi Deniz Aslan Şenkal, kardeş sendikamız Büro-İş’in Ankara Adalet Sarayı önünde yaptığı eyleme katılım sağladı.
Adli Yılın başlangıcı olan bugün yapılan eylemde, TÜİK’in uydurma enflasyon oranları, zam ve vergiler ile halk yoksullaştırılmakta, açlığa mahkûm edilmekte, emekli ikramiyelerimiz ve maaşlarımız pula çevrilerek mezarda emeklilik teşvik edilmekte, liyakatsiz atamalar ile emekçilerin emeği, alın teri gasp edilmektedir. Öncelikle yargının tarafsızlığının ve bağımsızlığının sağlanarak, yasa önünde eşitliğin gözetildiği, hakkın hak sahibine teslim edilerek hukuk güvenliğinin tam anlamıyla tesis edildiği yeni bir adli yıl geçirmek dileğiyle yeni adli yılın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını dileriz.
⤵
https://t.co/g20nFiOU0C
#AdliYıl #Liyakat #Emekli #Memur #Yargı @buroissendikasi@alayhamzacebi
Kardeş Sendikamız Eğitim-İş'in 7. Olağan Genel Kuruluna Katılım Sağladık
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’e bağlı kardeş sendikamız Eğitim-İş’in 7. Olağan Genel Kurulu’na Sendikamız Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur ve MYK Üyeleri, Genel Merkez Denetleme Kurulu Üyeleri ile Şube ve Temsilcilik Başkanlarımızla katılım sağlanmıştır. Eğitim-İş Sendikasının yapılan 7. Olağan Genel Kurulu sonucunda seçilen Genel Merkez Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyelerini tebrik eder, görevlerinde başarılar dileriz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın Birleşik Kamu-İş
@egitimis
@BirlesikKamu_is
#örgütlümücadele #eğitimiş
Ebedi Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası ve Türk Ulusunun azim ve inancıyla Kurtuluş Savaşı, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı büyük bir zafere dönüşmüştür.
26 Ağustos 1922’de başlayıp 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Bu eser (Büyük Zafer), Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu eseri yaratan bir milletin çocuğu, bir ordunun başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdur.” sözleriyle tanımlamıştır.
30 Ağustos Zaferi, Türk ulusunun tüm imkânsızlıklara karşı verdiği bağımsızlık mücadelesidir, tarihimizin akışı değişmiş; demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır. Şartlar ne kadar güç olursa olsun Türk ulusunun “esir edilemez” olduğu tüm dünyaya kanıtlanmıştır. Büyük Önder Atatürk, “Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş ve olmaya devam edecek bir milletiz." sözüyle de bu vurguyu yapmıştır.
Sendikamız Genel Sağlık-İş, tam bağımsızlığına sahip çıkarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacaktır. Büyük Zaferin 102’nci yıl dönümünü coşkuyla kutluyor, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyoruz.
Dr. Derya Uğur
Genel Sağlık-İş
Genel Başkanı
#30AğustosZaferBayramı #30ağustoszaferbayramımızkutluolsun #BüyükTaarruzveBaşkomutanlıkMeydanSavaşı
#Atatürk