‘yürüyüp geçeceksin, hep yürüyüp geçeceksin. ben öyle yaptım. hep yürüdüm, herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin. sen yürüyüp gideceksin. anlayan anlayacak, anlamayan anlamayacak; dünyanın hepsine yetişemezsin ki.’
isterdim ki, insanlarla kurduğumuz bağlar bir akşamüstü rüzgarı gibi hafif olsun. tereddütsüz, hesapsız ve berrak. birbirimize güvendiğimizde içimizde kırgınlıklar değil, yeşil bir bahçenin ferahlığı filizlensin ve geriye sadece güzel bir tebessüm kalsın