"Toplumsal cinsiyet" kavramının Türkiye kamuoyunda nasıl tabulaştığına, akademik çerçevesini ve mutabakat sağlama potansiyelini nasıl kaybedettiğine dair izleği çalıştım. İlgilisinin dikkatine sunarım 👇📑 @KADEMDergi
https://t.co/bbi1Vzxi6x
🚨Gazze'de açıklama yapan Avustralyalı kadın doktorlar:
▪️Bu videoyu çekiyoruz çünkü her an ölebiliriz.
▪️Hastalarımızın %70-80'i çocuk ve hamile kadınlar.
▪️9 aylık hamile, başı kesilmiş bir kadını doğurttum.
▪️Lütfen bu terör ve dehşeti durdurun.
Anadolu Ajansı (AA) Kitap ile Filistin Akademik Düşünce Platformu iş birliğinde hazırlanan ve 273 bilim insanının katkısıyla yayımlanan Filistin Sözlüğü, Filistin meselesine ilişkin kavramları akademik bir perspektifle ele alan önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.
AA Kitap bünyesinde Filistin Düşünce platformu işbirliğinde hazırladığımız, Anadolu’nun Filistin hassasiyetine yakışan Medya alan editörlüğünü üstlendiğim Filistin Sözlüğü’nü sayın dekanımıza sunduk. Faydası bol olsun 🕊️
Dokuzuncusunu gerçekleştireceğimiz Basın Tarihi Konuşmaları yine çok keyifli bir başlık ve kıymetli konuğuyla bu akşam 20:30’da. Oturuma katılım için kayıt formu👉🏻 https://t.co/EfiILaRzRF
Gazze'deki çocukları tedavi etmek için gönüllü olarak Sumud Filosu'na katılan çocuk doktorları Harun ve Ayşenur Albayrak çifti İsrail tarafından alıkonuldu.
🗣️ Ayşenur Albayrak:
- Lütfen bu videoyu paylaşın ve İsrail'in ben dahil bütün aktivistleri geri getirmesini isteyin.
Ben ilk okulu memleketim Makedonya'da okudum. Ben okurken öğretmenlerimin eğitim anlayışı da, okuduğum ders kitapları da sosyalist Yugoslavya'dan kalmaydı. Devlet tabi laikti. Zaten okuduğum okulun yarısı Müslüman, yarısı Hristiyan'dı (diğer ilk okullar genelde sırf Makedon öğrenci alırdı.)
Ben ilk okuldayken genelde Türklerin sınıfları öğleden sonra olurdu. Dolayısı ile iftar vakti okulda girerdi. Okulda iftar açardık (genelde simit peynir yerdik). Öğretmenler izin verirlerdi iftar yapmamıza.
Tabi iftar saatini beklerken ilahi okuduğumuz olurdu. Okulda ilahi okuduğumuz programlar bile olurdu. Çoğu ilahiyi orada ezberledim. Solcu öğretmenler oruç tutmazdı, Hristiyanlar da elbette. Bir kere bile birinin okulun dersler arasında iftar açmamıza imkan sağlamasına ya da ilahili programlar yapılmasına tepki gösterdiğini görmedim. Bu bir arada yaşama kültürüdür çünkü. İnsanlar saygı ile bir arada yaşar.
Bu ilahiler benim okuduğum (ve doğduğum) şehir Ohri'de en az 5 asırdır okunuyor. Okunmaya devam edecek inşallah. Solcular bile bunu bir kültür olarak görürdü. Çocukların kültürü yaşatması da doğaldı.
Peki laiklik elden gitmedi mi? Hiç öyle bir şey diyen duymadım Makedonya'da. Çocuklar ilahi okuyunca yasalara dini referanslar mı giriyor? Dini ayrımcılık mı oluyor? Hristiyan arkadaşlarım ben ilahi okuyunca İslam'a mı giriyordu?
Laiklik insanların dinini ya da kültürünü yaşamasına engel olmamalıdır. Ramazan coşkusu ve ilahiler bu topraklara iz bırakmış, dindar olmayan bir insanı bile etkileyen kültürel olgulardır. İlahiler kötü şeyler öğütlemez... Laiklik kültürü ortadan kaldırmak ya da dindarları toplumsal boyutta silmek olamaz. Bunların tartışılması ve anlaşılması lazım...
Not: Ben daha geleneksel ilahileri severim ama bu ilahi de güzel dinliyorum...
Meseleleri temelden ve teorik düşünmeye meyilli bir zihin olmama rağmen İsrail'i köşeye sıkıştıran onu bir soykırımcı olarak sürekli temayüz ettiren bir karşı çıkışı şu ya da bu şekilde üstelik İsrail saldırırken eleştirmeyi doğru bulmuyorum ki savaşın ortasında vaaz vermeye benzer ve yersiz olur.
Sanırım dakikalar içinde müdehale baslayacak, bu şahane insanlarla bu yolculuğun son fotoğrafını paylaşıyorum.
Sesi duyuyor musunuz?
NEHIRDEN DENIZE ÖZGÜR FILISTIN!
@gmtgturkiye
@gbsumudflotilla