Irak-Türkiye petrol boru hattındaki milyar dolarlık vurgununun ve bunun bedelinin 1.5 milyar dolarlık tahkim cezasıyla halka yıkılmasının üzerini ne de güzel kapattılar!
Türkiye’de artık sıradan hale gelen gözaltı ve tutuklama haberleri… Normal olmayan bu hale toplum adım adım alıştırıldı. Bu tabloyu yaratanlar veya bugün buna destek verenler ülkelerine kötülük yapıyorlar.
İfade özgürlüğü Anayasa ile neden güvence altına alındı?
Trump:
"Biliyorsunuz bir Rahip Brunson olayı vardı. Travmatik bir olaydı. Uzun bir hapis cezası ile karşı karşıyaydı. Masum olduğunu düşünüyordum.
Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı."
ABD Başkanı Donald Trump, 1996 yılında Jean Carrol'a cinsel saldırıda bulunmaktan suçlu bulundu ve 5,3 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.
Trump, Carrol'a cinsel saldırıda bulunduğu iddiasına karşı, "Tipim değil" diye savunma yapmıştı.
🔴 DİSK Davasından (1980-1991) İbretlik Veriler!
‼️ "12 Eylül'den bile beter" deyince bozuluyorlar ama tablo böyle!
➡️ DİSK Genel Başkanı Abdullah Baştürk, DİSK davasında 12 Eylül darbesinin sıkıyönetim mahkemelerinde bile toplam 130 gün savunma yapmıştı.
➡️12 Eylül mahkemeleri hukuksuz mahkemelerdi. Bu mahkemelerdeki yargılamalarda inanılmaz hak ihlalleri yaşandı.
➡️ Ancak bugün yaşanan hak ihlalleri (süre kısıtlaması, adil yargılamayı etkileme girişimleri, uzun ve keyfi tutukluluk halleri) açısından bakıldığında 12 Eylül mahkemelerinde bile usul meselesine daha fazla riayet edildiğini söylemek mümkün.
🔴 İşte ibretlik bir davadan örnekler: DİSK Davası!
⁉️ İddia neydi?
➡️ Dava, 765 sayılı (eski) TCK'nin 146. maddesini ihlal iddiasıyla ve idam istemiyle açıldı. Esas Hakkında Mütalaa aşamasında suçlama, TCK'nin 141 ve 142. maddelerine (sınıf esasına dayalı örgüt) kaydırıldı.
⁉️ İddianame kaç sayfaydı?
➡️ İddianame 865 sayfaydı ve okunması 67 günde tamamlandı.
⁉️ Davada kaç sanık vardı?
➡️ DİSK Ana Davası başlangıçta toplam 52 sanığı kapsıyordu; ek iddianamelerle 1477 sanığa ulaştı.
⁉️Dava kaç yıl sürdü?
➡️ Askeri Yargıtay aşaması dahil dava 11 yıl sürdü (1980–1991).
⁉️Baştürk'��n sorgusu (ilk savunma) kaç gün sürdü?
➡️ DİSK Genel Başkanı ve davanın 1 numaralı sanığı Abdullah Baştürk'ün sorgusu (ilk savunma) 109 gün sürdü. Baştürk bunu "dünyanın en uzun sorgusu" olarak niteliyor.
⁉️ Baştürk'ün son savunması kaç gün sürdü?
➡️ Baştürk'ün savunması 25 Şubat 1986'da başladı ve 18 Mart 1986'da (üç hafta) tamamlandı. Savunma metni 470 sayfaydı.
➡️ Baştürk’ün sorgu (ilk savunma) ve esas hakkında mütalaaya karşı savunması (son savunma) toplam 130 gün sürmüştü. Baştürk'ün efsane savunması tarihe geçti ve kitap olarak basıldı.
⁉️ Baştürk'ün sorgusuna ve savunmasına süre müdahalesi yapıldı mı?
➡️ Baştürk özelinde zaman/süre kısıtlaması yapılmadı. Ancak sorgu aşamasında kapsam (içerik) müdahalesi yapıldı.
➡️ Sorguda (ilk savunma) süre sınırlandırılmadı. Fakat Baştürk'ün iddianamenin bütününe ilişkin genel bir değerlendirme/genel cevap verme istemi reddedildi. Müdahale süreye değil, konuşmanın içeriğine/kapsamına yönelikti.
➡️ Savunma aşamasında avukat sınırlaması kararı kaldırıldı ve savunma yapmak isteyen tüm sanık ve vekillere, yasalarda öngörülen kısıtlayıcı önlemlerden hiçbirine başvurulmaksızın süresiz konuşma hakkı tanındı. Baştürk'ün 470 sayfalık savunması da heyet tarafından baştan sona dinlendi.
👇🏾
Not: DİSK Davası detayları için editörlüğünü yapmaktan onur duyduğum DİSK Tarihi, Cilt 3 (1980-1981) kitabına bakılabilir:
https://t.co/MMTqscyFbs
📌AP Raportörü Amor'dan Gürlek'e 'İmamoğlu' yanıtı!
Ekrem İmamoğlu'nun aynı gün üç ayrı davada hakim karşısına çıkmasını eleştirdiği için Bakan Akın Gürlek'in hedef aldığı AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor, ABD Başkanı Trump'ın 'Rahip Brunson' davasına ilişkin sözlerini hatırlattı.
Amor, "Bakan Gürlek'e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı yanıt bu" ifadesini kullandı.
https://t.co/1BHYqGKfYO
Kızıltepe’de yaşayan 4 çocuk annesi M.B., evli olduğu erkeğin amcası ve Terörsüz Anadolu Derneği Başkanı tarafından yaklaşık sekiz aydır sistematik tacize ve şiddete maruz bırakılmasına rağmen ilgili kurumlar, "tam mutabakatla" meseleyi hasır altı etmeye çalışmaktadır. Çünkü haziran ayında karakola başvuran M.B., “savcı yok” gerekçesiyle geri gönderilmiş, maruz kaldığı sistematik şiddet ve tehditler sonucunda ise 5 Temmuz’da intihar girişiminde bulunmuştur. Fail erkeğin, “Tek başıma bir devletim. Polis de savcı da benden sorulur. Bana kimse dokunamaz.” sözleri, cezasızlık politikasının failleri nasıl cesaretlendirdiğini net şekilde göstermektedir.
Ataerkinin gündelik ve kurumsal yaşamın her alanını şekillendirdiği ve kendini yeniden ürettiği günümüz koşullarında kadınlar; evde, sokakta, iş yerinde ve yaşamın her alanında erkek şiddetine, tacize ve tehditlere maruz bırakılmaktadır. Kadınlara yönelik şiddetin tarihsel ve ideolojik temelini ataerki oluştururken, bu şiddetin en önemli politik dayanağı ise yıllardır sürdürülen cezasızlık rejimidir. M.B.'nin maruz bırakıldığı çoklu şiddet hali tekil bir örnek değildir. Zira kadınlar her gün şiddet, taciz ve tehdit altında yaşamaya zorlanmaktadır. Devletin olanaklarını arkasına aldığını belirten/düşünen erkeklerin pervasızlığı; kolluk ve yargı mekanizmalarının etkisizliği, başvuruların görmezden gelinmesi ve cezasızlık pratiği birleştiğinde kadınlar için yaşam şiddet sarmalına dönüşmektedir.
M.B.'nin ve çocuklarının can güvenliği derhal sağlanmalı, olay tüm yönleriyle etkin, bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulmalı; ihmali bulunan kamu görevlileri ile fail hakkında gerekli adli ve idari işlemler gecikmeksizin yürütülmelidir.
Bizler, kadına yönelik şiddeti besleyen ataerkiye ve cezasızlık politikalarına karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. M.B.'nin ve şiddet mağduru tüm kadınların yanında olmaya devam edeceğiz!
@demmardin@tjanavend@tjamerkez@tjaamedresmi@TjaMardin@DemPartiKadin@meclisi_n42861@Dbpkadn
Danimarkalı gazeteciden NATO Genel Sekreteri Rutte'ye zor soru:
"Trump, Grönland'ı işgal etmekten, İspanya'ya saldırmaktan bahsederken siz de yanında oturuyorsunuz.
Orada oturup hiçbir şey söylemediğinizde, kendinize olan saygınızı yitiriyor musunuz?"
8 yıldır süren hukuk mücadelesi nihayet bitti. Tüm itirazlar reddedildi. Yargıtay'ın verdiği beraat kararım kesinleşti. Toplum ve çevre sağlığı ile ilgili bilimsel çalışmaların devlet sırrı olarak nitelenemeyeceği ve açıklanmasının bir suç oluşturmayacağı da hükme bağlandı.
Demokrasi için endişelenen tüm kesimlerde bugün ortak endişe hakim; Trump’tan övgü dolu mesajlar alındıktan sonra anti-demokratik baskı daha da artar mı? Acaba bu zirveden elde edilen meşruiyetle eleştirinin sınırı iyice daraltılır mı? Muhalefete yeni operasyonlar gelir mi?
İktidarın anti-demokratik programından endişe duyan kesimler endişeyle zirveden sonra yaşanacakları bekliyor.