Resulullah (s.a.v) kulun tövbesine Allah’ın duyduğu sevinci anlatırken ıssız çölde devesini kaybedip bulan adamı örnek verir. Çünkü çölde deveyi kaybetmek suyunun yemeğinin ve hayatının da bitmesi demektir. Tam her şey bitti derken devenin birden çıkıp gelmesi, o adam için yeniden dirilmek gibidir. İşte kul günah işlediğinde de kendi helakını getirir, ruhunu çöle sürer. Ama bir kere içten tövbe ettiğinde, Allah’ın kuluna duyduğu hoşnutluk ölümden dönen o adamın sevincinden bile kat kat büyüktür. Çünkü Allah kulunun helak olmasına razı gelmez ve her tövbede onu yeniden hayata bağışlar.
önümde ne olduğunu bilmediğim için korktuğum yollarda beni yalnız bırakma. yolun tamamını görmekten ziyade o yolu kiminle yürüdüğümü hatırlayacak bir kalp nasip et. sonradan anlayacağım güzellikleri bugün kayıp zannetmekten beni muhafaza eyle.
aynı yağmurun her seferinde başka bir huzur vermesi, aynı gökyüzüne bakıp her defasında başka bir güzellik görebilmek. alıştığımız nimetleri gönlümüzde yeniden güzelleştirene sonsuz şükürler olsun.
karşıma niyetimi boşa çıkarmayacak işler, yüzümü güldürecek insanlar çıkar. bahtımı açık, imkânlarımı geniş, rızkımı da kimseye muhtaç kalmayacak kadar bol kıl.
içime sinmeyen hiçbir şeye beni mecbur bırakma. gözümü arkada, aklımı şüphede, adımlarımı tereddütte bırakma. işimi de gönlümü de tek seferde rast getir.