Assubay mücadelesini vermek için Assubay olman bir şey ifade etmiyor.
Önce meslegin tarihsel onurunu bilecek, hissedeceksin.
Karakterin net, omurgan dik olacak.
Eğilip, bükülmeyeceksin.
Yaşanan yaraların üzerinden kirli ajandaların olmayacak.
Adam gibi Assubay olacaksın.!
Assubay sınıfını 5 paralık çıkarları için satanların döneminde korkularından masa arkasına saklananlar bugün onurları için meydanlara çıkan onbinlere, yüzlerce kilometreyi adadalet şiarıyla yürüyenlere dil uzatıyor!
20/07/Pazar Saat 21.00
Detaylar 'da konuşacağız.
Bekliyoruz...
Bütün camiaları Memur Emeklileri Derneğine Acilen üye olmaya davet ediyoruz. Dertlilerin Dertleri ile dertlenmeye hazırız ve gereğini de yapacağız. @Mem__Der#MemurEmeklisineAdalet
Online Üye Linki : Memur Emeklileri Derneği https://t.co/cgv85i75w1
İCRAATIN YÜZ GÜNÜ...
Adettendir; hükümetler, bakanlar, STK’lar seçilip iş başına geçtikleri zaman 100 günlük bir eylem (ya da faaliyet) planı hazırlarlar ve 100 gün sonunda da neyi yapıp neyi yapmadıklarının bir muhasebesini yaparlar. Topluma hesap verirler.
08 Aralık 2024 tarihinde seçilen TEMAD Yönetimi 115 gündür görev başındadır.
TEMAD’a seçilen meslektaşlar geçmiş dönem göz önüne alındığında bir umut oldular, yeni yüzler yeni başlangıçlar yeni umutları da beraberinde getirdi. Diğer taraftan da toplumda geçmişten gelen en hafif deyimiyle öfke birikimini de miras almış oldular.
Şunu hepimiz kabul ediyoruz ki, seçilen arkadaşların elinde sihirli değnek yok, ancak; seçilen arkadaşların da TEMAD Yönetimine talip olduklarına göre, toplumun beklentilerini karşılamak amacıyla a-b-c planlarının olması gerektiği yönündeki toplumsal beklentinin farkında olmaları gerekir.
TEMAD Yönetimine seçilebilmek için delege desteği, ancak astsubayların sorunlarını çözmek için toplumsal destek gerekir.
Kendi içine kapanan, toplumdan kopuk, geçmişte defalarca denenmiş ve sonuç alınamamış git-dosya ver-resim çektir-çay iç-çalışmalar devam ediyor cevabı al, ürkekçe toplumla paylaş tarzı bir faaliyet yürütülmesi geçmişten miras öfkenin üzerine öfke ekler. Kopuşlara neden olur.
Toplumsal desteğin var olması ve canlı tutulması için TEMAD Yönetiminin samimiyetle ve açıklıkla yol haritasını toplumla paylaşması zorunludur. Aksi takdirde eleştirilerin dozu gittikçe yükselecektir. Daha da kötüsü toplumda zaten var olan “bizden bir şey olmaz” algısı gittikçe yaygınlaşacaktır.
Haddi ve amacı aşan eleştirilere asla katılmamakla birlikte haklı ve destek amaçlı sitemleri, beklentileri açıklayan yazıları TEMAD Yönetimin not etmesi topluma saygının gereğidir.
Bıçağın kemiğine değil, iliğine dayanmış bir toplumun serzenişlerini, taleplerini görmezden gelip, sırça köşkte oturamazsınız, oturtmazlar. Onca yazılanı çizileni yokmuş gibi davranırsanız toplumu reddetmiş olursunuz. Gün gelir bu duyarsızlık sonucu toplum da sizi reddeder.
Aşırı eleştiren arkadaşların empati yapmaları, “ben seçilmiş olsam ne yapardım?” sorusunu vicdanlarına sormaları, TEMAD Yönetiminin de “düz bir üye olsam ne yapardım?” diye empati yapması aklın ve sağ duyunun gereğidir.
Ticarette bir kural vardır; her alınan kredi gelişme için bir fırsattır, ancak kredinin yerinde ve zamanında kullanılmaması iflası doğurur.
Beklentimiz ve dileğimiz toplumun tanıdığı kredinin çarçur edilip, toplumsal umudun iflasa sürüklenmemesidir.
Bize takınılan çok kırıcı tavra rağmen bizden beklenen, istenen her türlü desteğe koşulsuz hazırız.
Hüseyin Savcı
@LeventUlucan1@IlkerTasinen@HasanBu62322325@TBincan@HalimCin2@temadankara
Assubaylık Onuru?
Karşılıksız olarak, yaşadığı toprakların üzerinde ki her canlının, hatta kumun çakılın, ormanın, dagın varlığını korumadan ve yaşatmaktan sorumlu olan ve bu değerler için yaşamını feda eden vatan/bayrak aşığı insanlara ait duygudur.
Ve her Assubayda mevcuttur...
Assubay tabanın bağımsız ve bağlantısız bir şekilde yalnızca meslek onurları için yanan kıvılcımları yangın yerine dönüştüren Assubay kitlesel eylemlerinin doğum günü ;
27/Ocak/Ankara-Ulus Mitingi Onurumuzdur...
ASSUBAY İNİSİYATİF
@savci3155@baranege1973@HalimCin2@esra3570
ŞEHİT ANASINI ANLAMAK
Bu gün Assubay İnisiyatif gurubu olarak yaşayan bir efsaneyi ziyaret ettik. Sen bir evlat kaybettin, hepimiz evladınızız dedik. Yaraya merhem olmayacağını biliyor olsak ta, elimizden gelen buydu.
Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize AKBABA,
Korku duvarını aşmış, Boğaz köprüsü trafiğini iki yönlü 30 şehit anası ile trafiğe kapatıp, şehitlere kelle diyen devlet yetkilisine 3 (üç) kuruşluk dava açıp davayı kazanmış, gün olmuş polis tarafından yerlerde sürüklenip dizleri morarmış. Ama pes etmemiş, etmiyor.
Çağdaş Şerife Bacı,
Çağdaş Kara Fatma,
Çağdaş Halide Edip Adıvar.
Çok üzgün, artık şehitler haber bile olmuyor diyor. Oğlu Sağlık Astsb.Kd.Çvş. Namık Ayhan AKBABA’yı 1993 yılında şehit vermiş vatana. Dile kolay 32 yıl, oğlundan bahsederken gözyaşları istemsizce akıyor. Acısı dün gibi taze.
Gerçek Atatürkçü, Atatürk gibi düşünüyor. Bir yalnız kurt.
“Öcalan’ın çıkacağı tek yer idam sehpasıdır, 70 yaşındayım, dizlerim sakat, elime bastonumu alıp tek başıma kalacağımı da bilsem o meclisin önüne dikileceğim” diyor.
Hepimiz “Vatan için canımızı seve seve vereceğimize” diyerek görev yemini etmişiz, askeriz.
Ama ölüm en kolayı!
Ölüm kolay olur mu, olur!
Siz, size emanet edilen, mayında bacağı kopmuş tertemiz bir Anadolu çocuğunu kucağınızda taşırken gözlerinize bakarak “Komutanım, ailem çocuklarım var, yaşamak istiyorum” dedikten sonra ellerinizden kayıp ebediyete gittiğine tanık oldunuz mu?
Siz, size emanet edilen tertemiz bir Anadolu çocuğunun cesedini babasına teslim ederken gözleri yaşlı baba “Komutan, ben size gencecik evladımı teslim ettim, bana geri böyle mi verecektiniz?” dedi mi?
Şehit haberi vermeye gittiğiniz evde, 8-10 yaşlarındaki kız çocuğunun babasının şehadetini duyunca kulaklarınızdan günlerce gitmeyen, yürek yakan feryadını duydunuz mu?
Gözlerini kaybetmiş bir gazi annesinin "oğlum karanlıkta yaşıyor" diye, bozulan psikolojisi nedeniyle metroya binemeyip cinnet geçirdiğine tanık oldunuz mu?
Bir dizide şöyle diyordu evladını kaybetmiş bir anne; “Babasını kaybedene yetim, annesini kaybedene öksüz denir. Evladını kaybeden annenin ac��sını ifade edecek bir kelime yoktur. Hiçbir kelime bu yükü taşıyamamıştır.”
Bunları yaşamadıysanız ölüm mü kolay, bunlar mı, BİLEMEZSİNİZ!
Bizler biliyoruz, ölüm daha kolay!
Bunları bilmiyorsanız yaşamadıysanız Şehit aileleri ve gaziler adına karar vermeyin.
Bu ülkenin terörsüz yaşamasını elbette isteriz, ama bu Pakize Ana’yı çiğneyip geçerek olmaz.
Şehit ailelerinin göz yaşlarına, gazilerin çileli hayatlarına rağmen olmaz.
70 Yaşında, elinde bastonu dizleri sorunlu Pakize Ana’nın ahının önünde duramazsınız.
Ve gerçekten hangi dinden olursanız olun, ahiret inancınız varsa, burada koltuklarınız sizi korusa da öbür tarafta o analar size tek tek hesap soracaktır.
Hatırlatalım istedik.
ASSUBAY İNİSİYATİF HAREKETİ
(Em.Asb. Hüseyin SAVCI)
@Pakize_Akbaba @LeventUlucan1 @savci3155 @baranege1973 @aydinaksu52 @SoytekinA
@CaferDemir1989 @HalimCin2 @kozan_fati38955 @dtk1965dtk @hellsailors10 @Navymanmurat @esra3570 @tcsavunma
ASTSUBAY İNİSİYATİF HAREKETİ DİYOR Kİ;
1. Bir ara dönemden geçiyoruz. Toplumsal çıkarlar yerine kişisel çıkarları önceleyen ve yedi yıldır suskun, hükümetin dümen suyunda, her türlü haksızlığa ve hakarete rağmen cici çocuk rolü oynayan bir yönetim nihayet yerini yeni yönetime bırakmıştır. Bir kere daha başarılar diliyoruz.
2. Astsubay toplumu yeni yönetime kredi açmış, gidişatı gözlemlemektedir. Yeni yönetimden toplumun en önemli beklentisi şeffaflıktır, cesarettir, toplumun beklentilerini doğru okuyup ona göre hareket etmesidir. Aksi takdirde bu kredi çabuk tükenir.
3. Yeni yönetim, geçmiş dönemle ilgili doyurucu bir açıklama yapmamıştır. Ortalıkta bilgi kırıntıları dolaşmaktadır. Şeffaflık olmayınca zihinlerde soru işaretleri oluşmaktadır. Ciddi bir borç yükü ve tamtakır bir kasa bırakan Hamza DÜRGEN Yönetimi nerelere ne harcama yapmıştır? Yapılması gereken sulh hukuk hâkimliğine başvurarak bilirkişi tayin edilmesini istemek, geçmişe dönük olarak hesapların incelenmesini sağlamaktır. Geçmişe dönük suistimal söz konusu ise sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmalıdır. TEMAD’a destek elbette görevimizdir, ancak; geçmiş dönemde Hamza DÜRGEN yönetimi hovardaca, usulsüzce harcamalar yapmışsa, bunun bedeli topluma ödetilmemelidir.
4. Milli Savunma Bakanlığından gelen kişilerle yapılan görüşmelerin içeriği ile ilgili bir açıklama yapılmamıştır. Mesela, gelen kişiler saha eylemleri konusunda konuşmuşlar mıdır? Bu eylemlerin engellenmesini talep etmişler midir? Talep edilmişse yeni yönetimin tavrı, tepkisi, cevabı ne olmuştur? Kısacası tam olarak ne görüşülmüştür?
5. Kaynağı belli olmamakla birlikte MSB’de binbaşılar için 10 bin, astsubaylar için 4.950 TL tazminat çalışması olduğu söylentileri dolaşmaktadır. Bu astsubaylar için kabul edilemez bir durumdur. TEMAD bu konuda toplumu aydınlatıcı, sağlam ve kaynağından alacağı bilgiyi astsubay kamuoyu ile paylaşmalıdır. Doğru ise toplumu harekete geçirmelidir.
6. TEMAD Yönetiminin ne yapıp yapmayacağı konusunda karar verici konumda değiliz, ancak; yukarıda açıklanan hususlar astsubay toplumunun yeni yönetimden beklentileridir.
Dün olduğu gibi bu günde astsubay onur ve hak mücadelesi için toplumun sesi, sahadaki gücü olmaya devam edeceğiz.
ASTSUBAY KAMUOYUNUN TAKDİRLERİNE SUNARIZ.
ASSUBAY İNİSİYATİF
@dtk1973@SoytekinA@aydinaksu52
EVDE BABA BEKLENİRKEN…
Necla, Makyaj yapmayı, açık saçık giyinmeyi hiç sevmezdi. Biz burada yabancıyız, eşim işte oluyor, dikkat çekmemek lazım derdi kendi kendine. Bu gün başkaydı, dışarıda alışverişini çocukları ile birlikte yapmış, eve gelmişti. Önce 6 yaşındaki kızının saçlarını taradı, giydirdi. Sonra 4 yaşındaki oğlunu giydirip saçlarını taradı.
Yemeklerin bir kısmını bir gün önceden yapıp dolaba koymuştu. Özene bezene çilekli pasta yaptı, salona sofrayı hazırladı. Pastanın üzerine üç tane mum dikti. Her şey sonunda hazırdı. Sofraya son bir göz attı, her şey istediği gibi olmuştu. Kocasının yaş günüydü ve her şey mükemmel olmalıydı.
Gidip omuzları açık, hiçbir zaman dışarıda ya da toplum içinde giymediği, kocasına özel dekolte bir elbise giydi, saçlarına fön çekti. Abartmadan hafif ama özenli bir makyaj yaptı. Özel günler için kullandığı parfümünden sıktı. Saat altıya geliyordu. Yarım saate gelir diye düşündü.
Çocuklarla birlikte salona gitti, oğlan pastayı görünce ellerini çırpıp “paştaaaa…paştaaa” diyerek zıplamaya başladı.
Pastayı baba ile yiyeceğiz dedi, oğluna.
Kız onayladı, baba ile yiyeceğiz.
Oğlu evin içinde koşturuyordu, baba gelecek pastayı baba ile yiyeceğiz diyordu.
Hava soğuktu, pencerenin önüne oturup beklediler, hepsinin gözü babanın geleceği sokaktaydı.
Saat sekize geliyordu, baba görünmedi. Çocukları mutfakta doyurdu. Kızı babam gelince yiyelim dediyse de çocuklar için geç olmuştu.
Saat dokuza doğru oğlan bir ara ortalıktan kayboldu, salona sessizce girdi, pastanın etrafında dolandı, eğilip yakından baktı, parmağı ile pastanın kremasına belli belirsiz dokundu. Sonra suç işlemiş gibi elini tabağın kenarına sildi. Baba ile yiyeceğiz dedi kendi kendine…
Saat dokuz buçuk olmuştu baba hala gelmemişti. Çocukların uyku zamanıydı. Gidip iki dilim pasta kesti. Hadi siz pastalarınızı yiyin dedi. Kızının boğazı düğümlenmişti, gözlerinde biriken yaşlara engel olmaya çalışıyordu. Oğlu pastadan bir çatal aldı ağzına götürdü. Kız babam olmadan ben yemeyeceğim dedi. Oğlanın gözü pastadaydı ama o da baba gelmeden ben de yemeyeceğim dedi.
İkisini de öptü… Yataklarına yatırdı, masal anlattı oğlan sağa sola döndü birkaç kez. Sonra uykuya daldı. Kız battaniyeyi iyice başına çekmiş, sessizce ağlıyordu. Kadın hiçbir şey demedi, diyemedi. Konuşsa o da ağlayacaktı.
Makyajını sildi, elbisesini değiştirdi. Pencerenin kenarında oturdu, solgun sokak lambasının ışığında her geleni acaba o mu diye izliyor, başkası olduğunu anlayınca başka bir karaltıya gözünü dikiyordu.
İstemsizce göz pınarlarından akan yaşlar yanaklarından aşağı süzülüyordu.
Başını pencerenin pervazına dayamış halde uyuyakaldı, günün yorgunluğu, dahası çocuklarına ve mahvolan bir doğum gününe üzüntüden iyice yorgun düşmüştü.
Kapıdaki anahtar sesi ile kendine geldi, kolu iyice uyuşmuştu. Bir an nerede olduğunu hatırlayamadı. Uyuşan kolunu ovalayarak kapıya yöneldi.
Hoş geldin Metin, dedi.
Hoş bulduk Nejla.. Kuzey Irak’a düzenlenecek hava harekatı için üç uçak hazırlanması emri tam mesai çıkışında geldi, tam onları hazırlarken iki uçak daha istendi… Ve gördüğün gibi gece yarısı oldu. Çok üzgünüm. Çocuklar uyudu mu?
Uyudular..
Salona baktı soğuyan yemeklere, birisi yarım iki dilim pastaya…
Banyoya girdi klozetin üzerine oturup başını ellerinin arasına aldı. Bir süre o halde kaldı. Kızgın mıydı, üzgün müydü karar veremedi.
Masayı öylece bırakıp yattılar. Eşi uykusunda hala hıçkırıyordu.
Uçak bakımcı Metin Astsubay ve ailesi için rutin ama asla alışılamayan talihsiz gecelerden biriydi.
Em.Asb. Hüseyin SAVCİ
@dtk1965dtk@savci3155@SoytekinA
Sadece tazminatlar mali konular yasalar,kanunlar daha birçok bilgileri öğrendiğimiz bir bilgeyi uğurlamaya gitmiyoruz.
Bedeninde saygının ve nezaketin anlam kazandığı bir beyefendiye anmaya gidiyoruz
@AslanKral1968@kozan_fati38955
@yigerlerli06
@737927Sener@ozkangucluer45
Yagmur ve Ankara'ın bir çok yerinde etkinlikler olmasına karşın
Ankara/Ulus "Adalete Yürüyüş"
Basın Açıklamasına emniyet ölçeklerinde 3200 kişi
katılım sağlamıştır. Yanımızda olan
Assubay Taban Hareketine büyük Assubay ailesine gönülden
teşekkür ediyoruz.
@Asbinisiyatif
Devletin bekası,bayrağımızın özgürce dalgalanması için can veriyorsak,
Sende devlet olarak Assubayların değerini bileceksin
Assubaylığı yok sayamazsınız.
Emekli olduklarında yoksulluğa terk edemezsiniz.
Oturduğunuz koltuklarda bizim yarım kalmış hayatlarımız var.
@Asbinisiyatif