Şırnak'ta hukuksuz ve keyfi bir şekilde açığa alınan Eğitim Sen ve SES yöneticilerinin görevlerine iade edilmesi için başlatılan adalet nöbeti 3. haftasında devam etti. İnsan Hakları Derneği'nin her cuma günü gerçekleştirdiği barış nöbeti ile birleştirilen nöbete, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Genel Örgütlenme Sekreteri İzzet İldeş ile KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve Kadın Sekreteri Döne Gevher’in yanı sıra siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi destek verdi.
Sendikal faaliyetler suç değildir!
Sendikal mücadelemizi ve haklarımızı hedef alan baskılara boyun eğmeyeceğiz.
Emek, barış, demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!
Cizre Anaokulunda yaşanan mobbing ve baskıya yönelik temsilciliğimizin açıklamasıdır.⤵️
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu görevlilerinin tarafsızlığını açıkça emreder. Kamu yönetimi ilkeleri ise görevlerin kişisel ilişkilerle şekillendirilemeyeceğini net biçimde ortaya koyar.
Peki bugün Cizre Anaokulu’nda neyle karşı karşıyayız?
Bir tarafta soruşturma süreçleriyle baskı altına alınan bir eğitim emekçisi,
Diğer tarafta belirli bir sendikaya alan açan, şeffaflıktan uzak faaliyetler,
Ve bu faaliyetlerin içinde yer alan aile ilişkileri…
Buradan açık ve net soruyoruz:
Bu okul bir kamu kurumu mudur?
Yoksa belirli bir sendikanın kullanım alanı mı?
Yoksa kişisel ilişkilerle yönetilen bir yapı mı?
Yoksa bir “aile organizasyonu” mu?
Hiç kimse kusura bakmasın:
Kamu gücü; eş, dost, sendika ilişkileri üzerinden kullanılamaz.
Bir eğitim emekçisi hedef alınırken, diğerleri ayrıcalıklı hale getirilemez.
Sendikal faaliyet adı altında ayrımcılık yapılamaz.
Yaşananlar yalnızca bir öğretmenin meselesi değildir. Bu tablo; hukukun askıya alındığı, eşitliğin yok sayıldığı ve kamu yönetiminin kişiselleştirildiği bir anlayışın yansımasıdır.
Yetkililere açık çağrımızdır:
Bu tabloya sessiz kalmak, bu tabloya ortak olmaktır.
Çıkar çatışması, sendikal ayrımcılık, kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşımı ve yetki kötüye kullanımı iddiaları derhal ve tüm yönleriyle soruşturulmalıdır.
Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Eğitim kurumları kimsenin arka bahçesi değildir!
Kamu yönetimi aile ilişkileriyle yürütülemez!
Eğitim emekçileri yalnız değildir, susmayacaktır!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Cizre Eğitim Sen Temsilciliği
@egitimsencizre@egitimsen@KESK_73@zulkufgunesh@mebpgm@sirnakmem73@KemalIrmak_
@egitimsen Sadece İstanbul'da iş bırakmak doğru bir eylem değildir. Orda ölen meslektaşımız da sadece oranın sorunu değildir. Bundan sonra hangi ilde şiddet eylemi olursa sadece orada mı iş bırakacağız?