Jeffrey Epstein’in bağlantılı olduğu Sarah Ferguson’un,
2008 yılında TÜRKİYE'DEKİ çocuk esirgeme kurumlarına girişini ve bu sürecin arka planını sizlere ifşa ediyorum.
Sarah Ferguson 2008 yılında İstanbul ve Ankara'daki çocuk esirgeme kurumlarına girdi ve Ankara'daki gezisinde tanınmamak için peruk ve gözlük takarak kılık değiştirdi.
Bu kurumlara gizlice girmesinin sebebi olarak 'zor durumdaki çocukları göstermek' olduğunu söyledi ancak bu geziden 5-6 ay sonra
ABD, Palm Beach'te Jeffrey Epstein ile görüşmek için randevu istedi ve Epstein ile görüşüp, çocuk vakıfları nasıl büyütülür bunun fikrini aldı.
Epstein ise o tarihte küçük çocuğa İS*T*SMR suçundan ev hapsi cezasını çekiyordu.
Türkiye, 2008'de Sarah hakkında dava açtı ve ifadelerini istedi ancak Sarah, Türkiye'ye bir daha dönmedi, ifade de vermedi.
2012 yılında Sarah, ABD'ye yapacağı ziyareti de ABD - Türkiye arasındaki iade anlaşması çerçevesinde yargılanmak üzere Türkiye'ye iade edebileceği korkusuyla ABD gezisini iptal etti.
Olayı tüm detaylarıyla yaptığım Youtube çalışmasında anlattım. Sarah'ın Türkiye ziyareti sırasında yanında olan Chris Rogers ile yaptığım röportajı da Youtube'daki belgeselden izleyebilirsiniz.
🔴 Tamamını Youtube: ibrahimhaskologlu kanalından izleyebilirsiniz.
• Twitter'ın Epstein ile ilgili yapılan haberlere sansür uygulaması nedeniyle bunu paylaşıp, yorum yapıp veya alıntılarsanız konunun gündem olması için faydalı olur.
Dr. Ebru Ünal anlatıyor: "40'tan sonra kadınlarda östrojen, erkeklerde testesteron düşüyor. Özellikle kötü beslenirseniz daha hızlı düşüyor. Düşecek, kaçınılmaz. Ya çok et yiyeceksiniz..."
Hanımlar beyler kendinize bir iyilik yapın ve bu videoyu dinleyin, her şeyin başı sağlık.
Ben aşı karşıtı değilim!
Aşı içine katılan toksik potansiyelli adjuvanlara karşıyım.
Ben milli aşı üretilmesi taraftarıyım.
Ben gereksiz ve çoklu uygulamaya karşıyım.
Gebelere zinhar hiçbir aşı yapılamaz buna karşıyım.
Aşılanmaması gereken insanların boşuna aşılanmasına karşıyım.
Marul üreticisi çiftçi:
“Burada 160 bin tane marul var. Adam gelmiş bu marulun tanesine 2 TL para veriyor.
Ben şimdi bu malları süreceğim, hiç de umurumda değil. 2 TL’ye alacaksın, markette 30 TL’ye satacaksın.
Benden 2 TL’ye bunu alamazsın.”
İbrahim Saraçoğlu ve Murat Ülker'le başlayan kenevir düşmanlığına Nevzat Tarhan adlı şöhretli kişi de katılmış. Belli ki bir el Türkiye'nin kenevir çalışmasından rahatsız.
Hükümetin çıkarmak istediği en doğru kanunlardan biri olan kenevir kanunuyla ilgili “cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşeli” diyerek eleştiriyor Bay Tarhan. Videosu izlenmeye değmeyecek kadar aklî, ilmî ve irfânî gerçeklerden uzak.
Ayrıca Tarhan eleştirmemiş aşağılamış.
Oysa kenevir hatta dünyanın bütün keneviri Nevzat Tarhan’ın yazdığı tek bir ilaçtan daha tehlikeli değil.
Ve kenevir insan onun reçete ettiği sözde ilaçlar gibi intihar ettirmiyor ve kimseyi öldürmüyor. O bunu çok iyi biliyor. Dahası kendisi yazdığı ilaçların intihar riskini artırdığını kendi de itiraf etmişti de biz de bunun üzerine bir yazı yazmıştık şimdi o yazının linkini bırakacağım buraya…
19 Şubat 2013 tarihli yazımız: Bu ilaçların üzerinde intiharı artırır yazıyor!
https://t.co/B6C7XLsKWI
@RTErdogan@tcbestepe@TCTarim
İklim krizi yok
Küresel ısınma yok
Hiç olmadı ve olmayacak
Sadece
insan (!) eliyle yapılan iklim olayları (!) var
Hepsi büyük aldatmaca
Kıymetli Vekillerimiz sizlerden istirhamım
ABD’nin reddettiği Paris İklim Anlaşması’na onay vermeyin
#TehlikeGeliyor
İklim Kanunu sonrası
#TehlikeGeliyor
Et yemeyeceksin, sebze yemeyeceksin yoksa ayak izin yüksek çıkar.
Özel araç kullanmayacaksın hatta toplu taşıma bile kullanmayacaksın
HES liyecekler-Hayatı evine sığdıracaklar
Doğal olan hiçbir şeyi kullanmayacaksın
Yok etmek istedikleri karbonSensin
#siberkıyımadurde
Jeolog/astrofizikçi Dr. Willie Soon:
"CO2 hayatın gazıdır.
"Bu insanlar bunu küresel ısınmaya, kasırgalara, daha fazla yağmura, daha fazla kuraklığa ve iddia ettikleri diğer tüm bu saçmalıklara yol açabilecek bir gaz olarak şeytanlaştırmak istiyorlar.
Bu iddiaların hepsini çürüten bilimsel makaleler yayınladım."
Bu firma Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına aykırı onlarca ürünü, yürürlükteki genelgeyle dalga geçer gibi kantinlerde çocuklara satıyor!
Siz önce kantinlerinizi denetleyip bunların çocuklara uygun olmayan ürünlerinden temizleyin!
@tcmeb
Baskından öncesi görüntüler. DSÖ devrede! Fakültenin Başhekimi laboratuvarı dağıttı, kapıları kırarak içeri girmişti.
Prof. Dr. Alişan Yıldıran ve ekibinin başında olduğu Laboratuvarın dağıtılma sürecine ait ilk görüntüler ortaya çıktı. Laboratuvarın dağıtılma süreci böyle başladı, sonra gece baskınıyla kapılar kırılarak cihazlar çıkarıldı, personeller çalışamaz hale getirildi. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk İmmünolojisi ve Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Alişan Yıldıran'ın çalışma alanını Tıp Fakültesi Başhekim Ünsal Özgen'in dağıttığı ifade edilmişti. 14 yıldır hizmet veren, birçok hastaya şifa olan laboratuvarı çalışamaz hale getiren Özgen'in bu davranışına Prof. Dr. Alişan Yıldıran Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Akademik Veri Yönetim Sistemindeki duyurusunda şunları söyledi: "Karanlık kişiler laboratuvarımıza el koymaya ��alışıyor. Hastalar ne olacak? 14 yıldır şan ve şerefle hizmet veren laboratuvarımızı yetkileri olmadığı halde hırsız gibi gece baskınıyla elimizden almaya muvaffak oldular. Cihazlarımızı da tedarikçi firmayı ihale sopası ile tehdit ederek reloke ettiler, belgesi elimizde."
Prof. Dr. Alişan Yıldıran kendisine destek veren binlerce insana da teşekkür ederek, "Zulüm ile Âbâd olunmaz. Fakire destek veren dostlara Medyûn-u Şükranız" dedi.
Alişan Yıldıran hocaya tıpkı diğer hekimlerimiz gibi sahip çıkmak hepimizin vazifesidir. Prof. Dr. Alişan Yıldıran, DSÖ politikasını uygulamadığı için sistemin hedefi oldu. Gerçek sağlık politikası ve sonuçlarıyla hastalarını tedavi ettiği için bugün çalışamaz hale getirildi. Eğer sahip çıkmazsak bir daha Prof. Dr. Alişan Yıldıran laboratuvarında olmayacak, olamayacak. Çünkü Prof. Dr. Alişan Yıldıran açıklaması şöyle: "Laboratuvarımızda yapılan uzmanlık, sorumluluk ve analiz gerektiren tetkikler artık yapılamamaktadır. Uzaktan gelecek hastalarımıza da duyurulur."
Türkiye'nin gururu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk İmmünolojisi ve Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Alişan Yıldıran’ın birçok gariban hastaya yardımcı olması ve akademik çalışmaları uzun süredir rahatsızlık veriyordu. Bu sürecin Prof. Dr. Alişan Yıldıran’ı etkisiz hale getirmek olduğu biliniyordu. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Üniversite Tıp Fakültesi Başhekimi, DSÖ'nün kuklası olmadığı için Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a hem işini yaptırmıyor, hem akademik çalışmalarını sürdürdüğü laboratuvarını dağıttırdı. "Tedavisi yok" denilen birçok çocuğu tedavi eden ve DSÖ dayatmalarını değil gerçek Sağlık politikası uygulayan Prof. Dr. Alişan Yıldıran’a kurulan bu kumpasa karşı çıkmak hepimizin görevidir. Diğer hekimlerimize ve Eski Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut'a yapılan bu kez Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a yapılmaktadır. Bu laboratuvar sayesinde Prof. Dr. Alişan Yıldıran garibanların derdine çare oluyor ve akademik çalışmalar yapıyordu. Birçok ailede, birçok çocukta emeği olan ve şifa bulmasına vesile olan Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a sahip çıkalım.
#AlişanYıldıranYalnızDeğildir
#AlişanYıldıranGururumuzdur
#SONDAKİKA