📍 Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanlığı
İl Başkanımız Yusuf Kanlı, İl Sekreterimiz Muhammet Çetin ile teşkilat çalışmalarını ve yaklaşan kongre sürecine ilişkin hazırlıkları değerlendirdi.
Gerçekleştirilen istişarede; teşkilatlarımızın sahadaki çalışmaları, kongre takvimi kapsamında yürütülecek faaliyetler ve izlenecek yol haritası ele alındı.
İl Başkanımız Sn. Yusuf Kanlı;
Ülkücü harekete yakışır birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisinde yürütülecek sürecin hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Ziraat Türkiye Kupası’nı 10’uncu kez müzesine taşıyarak Karadeniz’in mücadeleci ruhunu bir kez daha futbol sahalarına yansıtan 2026 Ziraat Türkiye Kupası Şampiyonu Trabzonspor camiasının yönetimini, teknik heyetini, futbolcularını ve taraftarlarını tebrik ediyorum.
Önümüzdeki sezon ülkemizi temsil edeceği Avrupa mücadelesinde de kendilerine üstün başarılar diliyorum.
Saflarınızı terk etmeyecek, gerektiğinde ileri atılmaktan ve bir daha geri dönmemekten çekinmeyeceksiniz.
Günü kurtaran değil, asırları kurmaya namzet olan, o asra da Türk ve Türkiye Yüzyılı damgasını vuran büyük Türk gençliği olacaksınız.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Bu emaneti fitneye, fesada, şahsi hesaplara terk etmeyeceksiniz.
Siz böyle dimdik durdukça Allah’ın izniyle Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ufku Üç Hilal’in nuruyla aydınlanacaktır.
Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonunda 26. Şampiyonluğunu kazanarak üst üste dördüncü kez şampiyon olan @GalatasaraySK camiasını, futbolcularını, teknik heyetini, yönetimini ve taraftarlarını tebrik ediyorum.
Şampiyon Galatasaray’a, Şampiyonlar Ligi’nde başarılar diliyorum.
Erzurumspor Futbol Kulübünün beş yıl aradan sonra yeniden Süper Lig’e yükselme başarısını göstermesinden dolayı başta yönetim, teknik ekip ve futbolcular olmak üzere tüm emeği geçenleri tebrik ediyor; yeni sezonda Erzurumspor Futbol Kulübüne Süper Lig’de başarılar diliyorum.
İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini; dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz.
Hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir.
Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir.
Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır.
Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkûm olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır.
Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür.
İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır.
Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür.
Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum:
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. O’na yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz.
Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir.
Cumhurbaşkanımız’ın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.