Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, siyaset ve medya kulislerini sarsacak o kapalı kapılar ardındaki olayı ilk kez gündeme getirdi!
Mahiroğlu, "Kemal Kılıçdaroğlu’nun en yakınındaki isimle evine gittiğimizde önüme konulan listeyi ve teklifi reddettiğim gün her şey değişti.
O kirli teklifi kabul etmediğim için Kemal Bey ile ilişkimizi 4 yıl boyunca askıya aldım. Eğer kendisi bu olayın detaylarını, o ismi ve miktarı açıklamazsa, tüm ayrıntılarıyla ben kamuoyuna anlatacağım."
https://t.co/oz4hD0jGL8
#CaferMahiroğlu #KemalKılıçdaroğlu #Artı1TV #HalkTV #Siyaset #Gündem #açıklama
İnanılmaz bir rüşvet hikayesi.
Bursa'da bir sanayici borsaya girmek ister ama bürokrasiyi bir türlü aşamaz. Durumu Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca'ya anlatır.
Mehmet Atmaca dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül'ü arar. Gönül "Belgelerinde birkaç eksik var, tamamlasınlar halledelim" der.
Atmaca "hevesle" firma sahibini arar, "Senin iş tamam, eksik evrakı tamamla yeter" der. Ama sanayici daha önce bu yollardan geçmiştir. Konunun evrak olmadığını, rüşvet olduğunu söyler.
Atmaca bir süre bekledikten sonra tekrar Ömer Gönül'ü arar. "‘Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul’a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM’ye önerge vereceğim" der.
Her hafta salı günleri toplanan SPK bu telefon üzerine cuma günü toplanır ve bu dosya gündeme gelir. 2 SPK üyesi "firma FETÖ ile ilintili" diyerek başvurunun reddi yönünde karar verir.
Sonra SP Milletvekili Mehmet Atmaca, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'e gider ve durumu anlatır.
Aradan bir süre geçtikten sonra Özen arar ve yanında Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek'in olduğunu söyler, firmanın bilgilerini ister.
Tekrar aradığında "‘Sayın Bakanımız SPK Başkanı ile görüştü. FETÖ iddiası bir kez daha gündeme geldi. Belgeleri gönderir misin?’ der.
Belgeler gönderilir, araya zaman girer ve sonrasında basında söz konusu şirketin borsaya açıldığına ilişkin haberler yayımlanır.
Atmaca'nın telefonu çalar. Arayan AK Partili Refik Özen "Senin iş hallolmuş, insan bir teşekkür eder" der.
Mehmet Atmaca bu telefon üzerine firma sahibini arar ve aynı sözleri söyler. Ancak sanayici "O iş öyle değli yüz yüze konuşalım" der.
Sonra Mehmet Atmaca, Refik Özen'i de alıp sanayiciye gider.
Sanayici yüz yüze görüşmede şöyle der:
"Siz Bakan’la görüştükten sonra SPK Başkanı aradı, sen dosyalarını toparla, senin işini göreceğiz dedi. Hemen apar topar dosyayı güncelledim, içeri verdim. Bir gün sonra telefon geldi. Biri aradı, ‘Yarın şu saatte orada olun, geleceğim.’ Randevu almıyor, talimat veriyordu. ‘Kimsiniz?’ ( Bir milletvekilinin ismini verdi Mehmet Atmaca.) Adam geldi. ‘Bu işin kuralı budur. Vereceksin.’ Ben de gelen kişiye, ‘Kardeşim, ben borsaya girmekten vazgeçtim’ dedim ama adam, ‘Hayır, girmek zorundasın’ dedi."
Yazıda anlatılanlara göre sanayici 600 bin dolar rüşvet ödemiş. Dahası Ömer Gönül firma sahibini çağırmış "Sayın Bakan bana bu işi halledin demedi, sadece bilgi aldı" demiş. Bir de sanayicinin rüşvet parasını helal etmesini istemiş.
Sanayiciye giden milletvekili kimdi? Yazıda yanıtı yok. Ayrıca hikaye burada bitmiyor, Yüksel Baysal'ın yazısında dahası da var.
https://t.co/tIJxIBe9gz
"5 Kalem ve 577 Milyar Dolar"
#Ekremİmamoğlu:
"Kendi işledikleri her suçu benim üzerime yıktılar.
Benim üzerinden pazarlayıp yazmaya çalıştılar.
Fonu onların düzeni kurdu, milleti onlar soydu.
Beni yolsuzluk fonu kurmakla suçladılar.
Milleti soymak için örgüt kurdular.
Beni örgüt kurmakla suçladılar.
Diplomasız olan da onlardı, diplomayı da suçladılar.
Aynaya baktılar, gördüklerini benim adıma iddianameye yazdılar.
Bana operasyon yapılırken, TBMM'ye operasyon yapılırken, Türkiye'nin ana muhalefetine operasyon yapılırken, tüm endeksler çökerken, Tera veya diğerleri hayatın olağan akışına aykırı hisse alımları yaparak operasyonların finansal krizine karşılık ceplerini doldururken önemli bir soru soruyorum:
Bu asrın soygunu, fon vurgununda milli iradeye darbe yapan 19 Mart ve 21 Mayıs operasyoncularının ve bu süreci yazdıranların ve yazanların siyasi ayaklarının ve içindeki herkesin katkısı var mıdır, yokmudur?
Bunun cevabını verin.
Asrın soygunu, fon vurgunun siyasi ayağı, siyasetin yakınları, akrabaları, bürokrat ortakları, yakınları, gizli ortakları kimdir?
Bunların cevabını bu millete verin.
Millet bu sorunun cevabını bekliyor.
90 milyar dolara ulaşan borsa değer kaybıyla birlikte toplam maliyetin hesabını halkımızın günü geldiğinde soracağından kimsenin şüphesi olmasın.
5 Kalem ve 577 Milyar Dolar
Sadece 5 kalemden milletin cebinden çıkan 577 milyar 160 milyon dolar.
Mayıs seçim iptali, 19 Mart vurgunu, 22 Mayıs butlan vurgunu ve fon vurgununun, şimdi bakın şimdi...
Sonra neden emekliniz niye aç sefil?
İşçiniz niye aç sefil?
Asgari ücretlimiz açlık sınırının altında?
Bu milletin, insanların, evlatların geleceğinden şüphe eden Türkiye'nin sadece 5 kalemle cebinden alınan, çalınan para budur.
Neymiş?
İBB operasyonu!
Hadi oradan!
Siyasi Operasyonun Bedeli
Bu tablo çok önemlidir,
Çünkü buradaki kararların tamamı; koltuklarını kaybetme korkusuyla hareket eden liyakatsiz, kifayetsiz muhterislerin ortaklaşa yürüttüğü siyasi operasyonun son bedelidir.
Bakınız, bu düzenin bir formülü var: Siyaset, Sermaye, Suç.
Sermayenin bir kısmı vurgunu kurguluyor.
Siyaset vurguncuyu koruyor.
Suç da ortadan kayboluyor ve kaybeden her seferinde devlet ve millet oluyor.
İki Türkiye Gerçeği
Bir tarafta birkaç ayda servetine servet katanlar, özel jetler alanlar, sıradan bir insanın ömrü boyunca yaklaşamayacağı paralar; öbür tarafta ise bu ülkenin büyük çoğunluğunun hayatı var.
Kirayı ödedikten sonra ayın kalanını hesaplayanlar, kasabın önünden geçerken fiyata bakmaya çekinenler.
Pazarın dağılmasını bekleyip kalan sebzeyi ucuza almaya çalışan emekliler.
İki vasıta parası vermemek için kilometrelerce yürüyen işçiler.
Üniversiteyi kazandığı halde parasını alamadığı için okuyamayan gençler.
Asgari ücretin bütün bir ailenin geçimine dönüştüğü evler.
İşte Ekrem İmamoğlu ve İstanbul modeli, onun için İstanbul'da sosyal destek bütçesini tam 5 katına çıkarmak zorunda kaldı; 5 katına (2019-2026 arasında 5 katı). Kirayı ödedikten sonra ev barınma sorunu ve yaşadığı bütün sorunları üst üste koyduğunuzda aslında gerçekten memleketin gerçek sorunlarından milleti kaçırmak, işte bu sabah önümüze hakikat operasyonunu koymuşuz.
Bu ülkenin gençleri, okuyan, çalışan, iki dil bilen, dünyayı tanıyan kuşak ve bunlar başka ülkelere gidiyor, kaçıyor.
Doktorlarımız gidiyor, mühendislerimiz gidiyor, burada emeklerinin karşılığını alamayacaklarını düşünüyorlar.
Bu ülkenin en büyük serveti, gitmek isteyen gençletir, insan kaynağıdır.
Bu ülkenin kadınları, bu toplumun bütün kesimleri ve bu ülkenin hafızasından silinmeyen hikayeler:
Çocuklarını ısıtacak yatağı olmadığı için onları saç kurutma makinesiyle ısıtmaya çalışan anne.
Çocuğuna okulun istediği pantolonu alamadığı için çaresizliğin dibine düşen bir baba.
Torununa harçlık veremeyen bir dede.
Bunların hiçbirinin birbiriyle bağımsız hikayeler değil; hepsi bize aynı soruyu soruyor: Bu ülkenin ürettiği zenginlik kimler arasında, nasıl paylaşılıyor?
...
VATANDAŞ NASIL YANILMASIN?
- Tera Holding Başkanı TÜRGEV'de misafir ediliyor,
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesine onur konuğu olarak kabul ediliyor,
- Anadolu Ajansı'nda 10 tane haber var,
- A Haber'de yüzlerce saat yayın var Tera Holding,
- Hedef Holding, Pusula Holding hakkında Sermaye Piyasası Kurulu hiçbir şikâyeti dikkate almıyor,
- Ramazan Başak diye bir ferdivahit bir kahraman Tera Holding ismini ağzına aldığı için iki kere gözaltına alınıyor,
- Bankacılık Düzenleme Kurulu Bu dolandırıcılara banka kurma izni veriyor,
- "Tera Holding" ifadesi geçen "tweet"ler olumsuzsa bir saatte yasak yiyor,
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul üyeleri, Cumhurbaşkanı danışmanları, Eski Başbakanlık Danışmanı, AK PARTİ'li siyasetçiler, çocukları, Hazine Bakan Yardımcısının damadı, BDDK üyesinin oğlu buralarda görev yapıyor.
Bu liste size normal geliyor mu?
Ali Emre Ballı’nın şirket bağlantılarını ticaret sicili ilanları, KAP kayıtları ve faaliyet raporlarından derledim.
Belgelerde görünen tablo şöyle:
▪️ Fair Finansman: %100 hissedar ve yönetim kurulu başkanı.
▪️ Tarfin Tarım: 2025 yıl sonu itibarıyla %75 hissedar ve yönetim kurulu başkanı.
▪️ Adil Katılım Bankası ve Fair Finansal Kiralama: Kurucu ortak ve yönetim kurulu başkanı.
▪️ Adil Varlık Yönetim: Yönetim kurulu başkanı.
▪️ Dünya Varlık Yönetim: Yönetim kurulu başkanı ve genel müdür. Şirketin %100 hissedarı Online Finansal Danışmanlık.
▪️ Online Finansal Danışmanlık: 12 Kasım 2025 tarihli kuruluş ilanında tek kurucu Ali Emre Ballı.
▪️ Fairpay/Fintlix: Yönetim kurulu başkan vekili. Başkan Mustafa Yazıcı.
▪️ Reel Alacak Yönetim: 2021 sicil ilanında yönetim kurulu üyesi ve münferit temsil yetkilisi.
▪️ Reel Finansal Teknoloji Yazılımları: Kuruluşta Ali Emre Ballı ile Mustafa Yazıcı %50’şer ortak. İkisi de şirketi tek başına temsil etmeye yetkili.
Mustafa Yazıcı ile doğrudan ortaklık, Reel Finansal Teknoloji’nin kuruluş ilanında açıkça belgeli.
Ali Emre Ballı’nın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Adil Varlık Yönetim, bugün vadesi dolan finansman bonosunun 500 milyon TL anaparasını ve 115 milyon 890 bin 500 TL faizini ödeyemediğini açıkladı.
Toplam: 615 milyon 890 bin 500 TL.
İhraca aracılık eden kuruluş Tera Yatırım. Şirketin açıkladığı gerekçe ise “olağanüstü nedenler”.
Bu nedenler neler? Nisan ayında borçlanılan 500 milyon TL nerede kullanıldı? Bonoyu hangi yatırımcılar ve fonlar aldı?
YENİ Parti'den AKP'ye geçen Cemil Tugay'a ilk tepki!
Ali Mahir Başarır:
💬 "Mesleği doktor, estetik cerrah. Önce kendine bir işlem yapsın, yüzünü değiştirsin. Çünkü o yüzle İzmir sokaklarında gezemez"
‘FON FATMA’ YOKSA ‘MEMURLUK’ DA MI SATMIŞ?
📍Fatma Betül Sayan Kaya, Bakanlık yaptığı 776 günde, 60 özel kalem değiştirmiş öyle mi?
📍Vallahi üşenmeyip hesap yaptım:
📍776 günde 60 özel kalem müdürü demek, neredeyse her 13 günde bir özel kalem müdürü değişmiş demektir! Yoksa istisnai kadrodan ‘memurluk’ da mı satmış!
📍Bu nasıl bir rezilliktir!
@tcailesosyal@tcbestepe@RTErdogan@Akparti
🎯Fatma Betül Sayan Kaya'dan AKP'ye tehdit!
Kaya'nın uzlaşmacı olmadığı konuşuluyor.
📍Kendisine edilen tekliflerin hiçbirisini kabul etmemiş.
📍Fondan elde ettiği kazancın dahi devlete verilmesini kabul etmemiş.
📍Ben gidersem herkes gider minvalinde tehdit ettiği söyleniyor.
📍Ya para ya da ortaklar...
Arkadaş şu yüzsüzlüğü bakar mısınız..
@Akparti li @Hayati_Yazici denen bir milletvekilin hemde Genel Başkan Yardımcısı unvanı taşıyor bu şahıs FON Rezilliğinin yanı sıra VARLIK FONU rezilliği de ortaya çıktı. Yazık bunlar bizi temsil edip savunacaklar.
@YS_Turkoglu@RTErdogan
Olayın sadece FON kısmına takılı kalırken bir başka rezilliği ıskaladık!
Hani şu yaptığı hacizlerle milletin donuna kadar isteyen, bırakın aileyi neredeyse komşulara kadar arayıp rahatsız eden milyonlarca aileye huzuru haram eden Varlık şirketleri vardı ya; devraldıkları borçları tahsil için mafyavari yollara başvurup tehditler savuran!
Hah işte o varlık şirketlerinden biri Adil Varlık, AK Parti Siyasi İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın şirketiymiş.
Kamu bankaları dahil bir çok kurumun borçlarını devralıp vatandaşın gırtlağına çökecekseniz siyasette ne işiniz var?
Baba vatandaştan oy isterken oğlu da gırtlağına çökmüş resmen!
#SONDAKİKA
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'den fon skandalında yeni iddia
Fon vurguncusu AKP'li bürokrat, Ömer Çelik'le Bodrum tatili yapmış
💬 "Siz bu kişiyle birlikte çok kısa bir süre önce Bodrum'da tatil yaptınız mı, yapmadınız mı? Ankara'ya birlikte döndünüz mü? Bu kişiyle ilişkiniz ne boyuttadır? Sayın Çelik'ten bu soruların cevabını bekliyoruz"
https://t.co/qhW9BL9bCl
Yeni Parti'den AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e:
⭕️ "Daha önce AKP'de iki dönem milletvekilliği yapmış Osman Arıkan Nacar'ın 20 milyar TL çekip yurt dışına kaçtığının haberi çıktı. Ortağı tutuklu.”
⭕️ "Ömer Çelik'e soruyorum. Siz bu kişiyle birlikte çok kısa bir süre önce tatil yaptınız mı? Ankara'ya birlikte döndünüz mü?"
Bu adamın neden öldürüldüğü belli Allah rahmet eylesin 🤲
Hep doğruları söylüyordu.
Fatma Betül Sayanı'da yediği haltları söylemişti.
Hayati Yazıcıoğlu'nu anlatıyor burada.
Önce 100 meclis üyesi dediniz. Sonra 40–30 komite hesabıyla yaklaşık 90… Şimdi 81… Gerçekte ise 72 meclis üyeliği kazandınız. Her gün başka rakam, her gün başka bir çoğunluk hikâyesi. Görsele 81 yazınca sandıktan 81 çıkmış olmuyor.
İlçe Seçim Kurulu'nun onayladığı tutanaklar ortada. Tüm itirazlar yapıldı. Sonuç değişmedi.
Seçimin kazananı biziz. Bu çok net.
Seçilmiş meclis üyelerinin özgür iradesini parayla, baskıyla satın alamazsınız. Bursa’yı bilirim; böyle hesaplarla belki 7–10 oy bulursunuz. O da kendi oylarınız. Diğer tüm Meclis üyelerimiz onurludur, Bursa için çalışmaya isteklidir. Hepsi ile omuz omuza çalışacağız. Bunu göreceksiniz. Herkesi aynı kefeye koymayın, bütün meclisin iradesini cebinizde sanmayın.
Hz. Mevlana’nın da dediği gibi “Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir”. Bizden size ekmek, sizin zihniyetinize de Bursa iş dünyasından oy çıkmaz.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın itibarını koltuk hesabınız uğruna daha fazla düşürmeyin. Üyemizin sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı gösterin.
Timur Soykan: (Fon vurgunu hk.)
"Hepimizin vergileriyle oluşturulan kurumlar var ya, hepsi seyrediyor.
SPK seyrediyor, biliyor ama hiçbir şey yapmıyor.
Bakıyorsunuz, Borsa İstanbul seyrediyor, hiçbir şey yapmıyor.
Bakıyorsunuz Hazine Maliye Bakanlığı, istihbarat, güvenlik güçleri, savcılıklar, yargı, herkes seyrediyor."