Nature , Sea , lake, River, Mountain.
Camping, Fishing ,Diverman.
قُمْ فَاَنْذِرْۙ
Kalk ve uyar!
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ
Ve yalnızca Rabbini tekbir et.
(yücelt)
Yeditepe Üniversitesi İslami değerlere karşı bir tutumunun olmadığını delillendirirken üniversite kapısında Allah (cc) ve Muhammed (sav) yazdığını söylemiş!
Hem de kufi harflerle yazmışlar!
Öyle ise sorun yok dağılabiliriz!
Komik ama aynı zamanda acı hakikati anlatan bir tablo. Maalesef ülkemizde dini yaşama deyince üç aşağı beş yukarı buradaki cahil akademisyenlerin anladığı anlaşılıyor. Evde Kuran yukarıda tutulsun ama içinde ne yazdığına bakılmasın, Peygamberimize (sav) salavat getirilirken eller göğse konulsun ama yaşanan din bidatlerle dolu olsun, dillerden besmele düşmesin ama Allah’ın dinine muhalif kanunlar çıkartılsın…
İşte buradaki gibi bir eylem olduğunda tüm ayarlar bozuluyor. Bize düşen emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmak, hayatın her alanında Allah’ın kelamını hakim kılmak için mücadele etmektir.
#Hud112
Bir ayetin görünmesini engellemek mümkündür; fakat vahyin çağrısını susturmak mümkün değildir. Tarih boyunca nice engeller kuruldu, fakat Allah'ın kelamı yaşamaya devam etti.
#Hud112
Kur’an raflarda dursun, merasimlerde okunsun; ama hayata, hukuka ve topluma yön vermesin… Dayatılan din anlayışı tam olarak budur.
#Hud112 bize şu soruyu yeniden sorduruyor: Vahiy hayatımızın merkezinde mi, yoksa vicdanlara hapsedilmiş bir yazıdan mı ibaret?
Asıl soru şudur: Kur'an bizim için sadece okunacak bir metin midir, yoksa hayatın her alanında rehber kabul ettiğimiz ilahi ölçü müdür?
#Hud112 tartışması bizi bu muhasebeye davet ediyor.
Eğer Allah'ın ayetleri eğitimde, hukukta, siyasette ve toplumsal hayatta kendine yer bulamıyorsa; üniversitelerde de ayetlerin istenmemesi şaşırtıcı değildir.
Sonuçlar, öncüllerinden bağımsız değildir.
#Hud112
Müslümanın en büyük imtihanlarından biri, Allah’ın kitabını değil yaşadığı çağın baskın kabullerini esas almasıdır.
Kendini laikliğin seküler girdabına kaptıranlar, kendi kimliklerini ve ahiretlerini feda ediyorlar.
#Hud112
Dosdoğru olmaya bile karşılar....
Siz hangi kafayı yaşıyorsunuz ?
Muhakkak ki siz şeytanın dostlarısınız.
Oyalanmakta olduğunuz hayat bitecek ve Hesaba çekileceksiniz.
#Hud112
Allah’ın kelamı, bir insanın yazdığı herhangi bir metin değildir.
O, gökleri ve yeri yaratanın sözüdür.
Eğer bir toplum O’nun kelamını yalnız camilere hapsedip hayatın dışına iterse, asıl susturulan ayet değildir.
Asıl susturulan vicdanlardır.
#Hud112
Bir üniversite düşünün; adaleti savunacak hukukçular yetiştiriyor ama mezuniyet töreninde Allah'ın "Dosdoğru ol!" emrinden rahatsız olup pankart kapattırıyor.
Hakikat örtülmez, sadece örtenlerin üzerindeki karanlığı belirginleştirir.
#Hud112
Yeditepe’deki linç kültürü, aslında tepeden tırnağa sekülerleşmiş bir nizamın meyvesidir. Biz kampüsteki din düşmanlığına haklı olarak öfkelenirken, asıl resmi kaçırıyoruz:
İlahî hükümlerin zaten anayasada, mahkemelerde ve siyasi söylemlerde tamamen yok sayıldığı bir sistemde yaşıyoruz.
İslam düşmanlığı hayatın her alanını kuşatmışken üniversitedeki güruhun ayete sansür uygulaması sadece bir sonuçtur. Sistemin kendisine kör kalıp, sadece mezuniyetteki kural tanımazlığa ses çıkarmak çelişkidir. Ya vahyi hayatın dışına iten bu düzenin tamamından teberri edeceğiz ya da parçacı bir öfkeyle kendimizi kandıracağız.
Yeditepe Üniversitesi mezuniyetinde her türlü siyasi pankarta izin verilirken, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" (Hud-112) ayetine sansür uygulandı!
İslam düşmanlığı toplumu bu kadar kuşatmışken, mezuniyette yaşanan bu sansür şaşırtıcı değil, sadece bir neticedir. #Hud112
🎥 KATO ZİRVESİ BAŞLADI...
Küresel efendilerini memnun etmek için Tevhid Davetçilerini sansürleyenler, Batı’nın tüm dayatmalarına kapı açıyor. Zulüm sadece zalimin cüretiyle değil, iyilerin sessizliğiyle büyüyor!
"Kato Zirvesi" oyunumuzda bu kirli oyunu deşifre ediyoruz.
Bu çalışmamızda; küresel dengelerin, bürokratik kaygıların ve çifte standartların gölgesinde şekillendirilmeye çalışılan bir "sansür" merkezinin absürt ama bir o kadar da düşündürücü gerçeklerine şahitlik ediyoruz.
Batı merkezli değerlerin el üstünde tutulduğu, toplumun asıl yaralarının ise birer "istatistik" olarak görüldüğü bu çarpık düzende, en çok da hakikati haykıran tevhid ehlinin ve mazlumların sesinin kısılmaya çalışılması tesadüf değildir.