📌 "Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı mecliste itiraf etti: 'Benim ordumun tamamı, Türk ordusunun yalnızca profesyonel asker sayısından daha az.'"
🗣️Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar:
"Mecburi askerlikleri bize göre çok daha uzun olmasına rağmen komutanları açıkça söylüyor: 'Asker sayısı olarak Türk ordusuyla baş edecek güçte değiliz, durumu abartmayın.'"
@meteyarar
Yunan gazeteci/sunucu; Yannis Theodoratos
"Şimdi Muhammed ve Kâbe’yi tanımak için Mekke’ye gidiyorlar. Evet (Mehmetçik) 'Peygamberin ordusu' giderek ete kemiğe bürünüyor. Atatürk'ün en büyük kaygısı, Türkiye’nin bir gün yeniden İslam odaklı bir anlayışa dönmesiydi. Bu yüzden Latin alfabesini getirerek toplumun eski düzenini kaldırmıştı. Ancak bugün yaşanan dönüşümle birlikte, bir zamanlar uzak durulan o anlayış yeniden belirleyici hâle gelmektedir."
Bu videoyu izleyin, fikirlerinizi yoruma yazın.
#Atatürk #Mehmetçik #Erdoğan #Sondakika
🔴Hindistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı Rahul Singh:
▪️Pakistan 3 cepheydi, Çin ve Türkiye’ye karşı da mücadele ettik. Pakistan silahlarının %81’i Çin malı.
▪️Türkiye çok önemli bir rol oynadı. Bayraktar SİHA’ları gördük. Farklı Drone ve İHA’ların geldiğini gördük.
Yer işaretlerine ekleyelim
Hikâye şöyle: BAE’den İsrail’e giden yolcu uçağında pilotların kavga etmesinin ardından, uçak kaçırma anlamına gelen “7500” kodu yayınlandı. Yaklaşık 100 kişinin bulunduğu uçak daha sonra Suudi Arabistan’a yönlendirildi.
Arka plan başka. Daha önce Almanya’da İsrail ordusundan üst düzey bir komutanın Körfez ülkelerinin temsilcilerine Yemen konusunda brifing verdiği gündeme gelmişti. Şimdi ise Suudi yönetiminin Yemen ordusunun ilerleyişini durdurmak için İsrail’den teknik ve askerî destek istediği; uçakta Mossad mensupları, askerî uzmanlar ve askerî malzeme bulunduğu öne sürülüyor. Eğer iddia doğruysa, 7500 alarmının gölgesinde çok daha büyük bir bölgesel güvenlik dosyası bulunuyor.
Türkiye, çok yerinde bir karar ile Devrim Muhafızları -özellikle Kudüs Gücü- ile sıkı ilişkileri bulunan Mahan Air'den sonra Devrim Muhafızları'nın askeri faaliyetlerini finanse eden Millet Bankası'nın (Bank-e Mellat) Türkiye faaliyetlerine son vermiş.
Süleymani'nin bir dönem komutanlığını yaptığı Kudüs Gücü, Molla Rejimi destekli yurtdışındaki milis gruplarının (Husiler, Hizbullah, Haşdi Şabi vs.) eğitilmesi, silahlandırılması ve operasyon yapmasını sağlıyordu.
@mahfildijital Husilerin yaptıklarına dair gerçekler
Husilerin Filistin’i desteklediğini düşünen herkese: Husiler, Yemen’de yedi yıl içinde İsrail’in yetmiş yılda öldürdüğünden kat kat daha fazla Yemenliyi öldürdü.
“Yemen camileri”
@mahfildijital Husiler neden Kur’an-ı Kerim ezberleme merkezini bombalıyor?
Kur’an’la sorunları ne?
İnsanların Allah’ın kelamını ezberlemesinden neden rahatsız oluyorlar?
Bu haber El Cezire kanalında yayımlandı.
@mahfildijital Husilerin sözcüsüne bu soruyu sordum ama soruma cevap vermedi:
Husiler Yemenlilerin evlerini ve camileri bombalayıp Yemenlileri öldürürken neden “Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm” sloganını atıyorlar?
Yemenliler Amerikalı mı? Camiler Beyaz Saray mı? Yemenlilerin evleri Amerikalı
@mahfildijital Husiler bu Yemenli kadının evine baskın düzenledi ve çocuklarını gözaltına almaya çalıştı.
Evde hiç erkek yoktu; çocuklarını annelerinin isteği dışında zorla sürüklüyorlardı.
Kadın, silahlarından korkmadan çığlık atarak karşı koyuyor.
“Yahudilere benziyorlar” diyor.
@mahfildijital Yemen halkının evlerini bombalıyorlar ve her saldırıdan sonra sloganlarını tekrarlıyorlar:
“Amerika’ya ölüm!
İsrail’e ölüm!
Yahudilere lanet olsun!”
Bu evler Yahudilere ve Amerikalılara mı ait, yoksa Yemen halkına mı?
Hava cıva. Bunların ağa babaları İsrail'i haritadan sileceğim diyordu ama sonunda kendisi silindi. Önce gidip Siyonistlerden rehberlerinin intikamını alsınlar sonra kabadayılık taslasınlar.
Türk askerinin Arabistan'a gitmesine gerek yok. Türkiye Karabağ, Libya, Suriye, Irak ve diğer yerlerdeki tecrübesine dayanarak Suudilere ve Yemen hükümetine SİHA, hava savunma desteği, istihbarat, teknik mühimmat ve diplomatik destek verdiği takdirde bütün dengeler değişecektir.
KASIM SÜLEYMANİ GİBİ BİR ZINDIĞA ''ŞEHİT'' DİYEN KAFİR OLUR! BÜTÜN IRZINA GEÇİLEN MÜSLÜMAN KADINLARIN AHI SAADETSİZ SAADETÇİLER'İN ÜZERİNE GELDİ! Şîa'ya Sahabeyi Sevmeyen Söven Adamlar Hakkında Zerre Kadar Sevgi Size Gelirse Helak Olursunuz!
Hamaney, 2024 yılında Tahran Kitap Fuarı'nda İtalyan yazar Ignazio Silone'ye
"Türklerin, Rumlara zulmünü güçlü bir şekilde anlatıyor" diyerek Osmanlı'ya zalim ve soykırımcı imasında bulundu.
Fatih Erbakan, bunun cenazesinde ağladı
Bunların peşinden gidenlere Allah akıl versin
@mustafa_aylar Kasım Süleymani
"Doğudan ve batıdan bütün dünya bir araya gelse; Sünniler, Hristiyanlar, Yahudiler hepsi toplansa yine de bunun önüne geçemezler. Bu ilahi bir emirdir."
Daha önce Türkçe altyazı ekleyip paylaştığımız bu videoyu başta Saadet Partililer olmak üzere bütün mütedeyyin arkadaşlara iletiniz.
İran Molla Rejiminin Ali Hamaney'den sonra ilk adamı Kasım Süleymani, 1400 yıllık İslam tarihinin 1300 yılından fazla senesinin bozuk ve fasid olduğunu, aynı şekilde Osmanlıların diktatör olduğu için onların İslamının da bozuk ve fasid olduğunu, sadece İmam Humeyni'den itibaren saf bir İslam yaşandığını belirtmektedir.
Aslında Süleymani, Molla Rejiminin gerçek inancını ve düşüncesini çekinmeden söyleyen bir karakter. Diğerleri takiyye yaptığı için maalesef bizim saf Müslümanlar bunlara aldanıyor.
Mahmut Bey ve diğer Saadet partililere sorulacak çok basit soru var. Siz mensup olduğunuz kendi ülkenizin dış işleri bakanını yani Hakan Fidanı "ABD ve İsrail'in amaçlarına hizmet ediyor" şeklinde rahat bir şekilde suçluyor ve İran'a desteğinizi ilan ediyorsunuz.
Bana İran'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'yi destekleyen bir parti gösterin. Hadi onu da istemiyorum. Bir milletvekili yada bir siyasetçinin Erdoğan ve Türkiye yanlısı sözlerini gösterin.
İran'da çok fazla Türk yaşıyor ve doğal olarak Erdoğan ya da Türkiye'yi destekleyen mutlaka birileri olmalı diye akla geliyor. Varsa gösterin yoksa neden olmadığını söyleyin. Eğer gösteremez ve neden olmadığını söylemezseniz ben neden olmadığını size söyleyeceğim.
📌Çaldıran Savaşı ile Anadolu'nun Şiileşmesini engelleyen;
📌Mercidabık ve Ridaniye Savaşları ile Mısır ve Kutsal Toprakları Osmanlı hakimiyetine sokan;
📌İlk Osmanlı Halifesi Yavuz Sultan Selim Han'ı vefatının sene-yi devriyesinde rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Kıymetli arkadaşlar.
Şimdi size neden İran'ın dini diktatörlükle yönetildiğini, seçilmiş Cumhurbaşkanının yönetimde pek etkisinin olmadığını, İran'da niçin farklı siyasi partiler ve siyasiler çıkmadığını Molla Rejiminin anayasasının iki maddesine dayanarak çok kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Mesele çok uzun olduğu için herkesin anlayacağı dille anlatmaya çalışacağım.
İran'ın resmi mezhebi 12 İmam Şiiliğidir. Bu mezhebe göre son İmam Muhammed Mehdi, 874 yılından beri gaybet etmiş yani gizlenmiştir. Yanlış okumadınız. Muhammed Mehdi dünyaya gelmiş ve 874 yılından itibaren de gizlenmiştir. O tarihten itibaren ölmemiştir, hayattadır ama gizlenmiştir. Nerede olduğunu bilen yoktur. Kıyamete yakın tekrar zuhur edecektir.
İran Anayasasının 5. Maddesi şunu söyler.
"Hz. Veli-yi Asr (Muhammed Mehdi)'nin gaybeti (gizliliği) döneminde İran İslam cumhuriyetinde Velayet-i Emr ve ümmetin imameti adil, takvalı, çağının gereğini bilen, cesur, yönetici ve tedbirci fakihin boyunadır ki 107. maddeye göre bu sorumluluğu üstlenir."
Görüldüğü üzere Muhammed Mehdi'nin gizliliği sırasında yani şu anda İran'da ümmete liderlik edecek birisi yani Veli-yi Fakih/dini lider/rehber olması gerekir. Bu kişi Mehdi'yi temsilen oradadır. Mehdi de son İmam olduğu ve İmamlar da Allah tarafından seçildiği için seçilen dini lider de bir nevi ilahi irade ile seçilmiştir.
Peki dini liderin yetkileri nedir? Az çok tahmin edebiliyorsunuz. Bunu yine İran anayasasının 110. Maddesi ile açıklayalım.
Madde 110:
Rehberin görev ve yetkileri:
1. Nizamın maslahatını belirleme kurumu ile istişarede bulunduktan sonra İran İslam cumhuriyetinin genel politikalarını belirlemek,
2. Nizamın genel politikalarının iyi bir şekilde uygulanmasını gözetlemek,
3. Referandum kararı vermek,
4. Silahlı kuvvetlerin başkomutanlığını üstlenmek,
5. Savaş ve barış ilanı etmek ve güçleri seferber etmek,
6. Aşağıda belirlenen görevlere atama yapmak, azletmek ve istifalarını kabul etmek:
a. Anayasayı kollama ve koruma konseyinin fakih üyeleri,
b. Yargı erkinin en yüksek yetkilisi,
c. İran İslam cumhuriyeti radyo televizyon kurumu başkanı,
d. Genelkurmay başkanı,
e. İslam inkılâbı muhafızlar ordusu başkomutanı,
f. Askeri ve güvenlik güçlerinin üst düzey komutanları,
7. Üçlü erkin ihtilaflarını gidermek ve ilişkilerini düzenlemek
8. Normal şekilde çözümlenemeyen nizamın sorunlarını nizamın maslahatını belirleme kurumu aracılığı ile çözümlemek,
9. Halkın seçmesinden sonra, cumhurbaşkanlığı görevini onaylamak. Cumhurbaşkanlığı adaylarının bu yasada belirtilen şartlara sahip olma bakımından salahiyetleri seçimlerden önce anayasayı kollama ve koruma konseyi ve ilk dönemde rehberce onaylanması gerekir.
10. Cumhurbaşkanını ülkenin maslahatını gözeterek ve Yargıtay’ın cumhurbaşkanının yasal görevinden saptığına dair kararı veya İslami şura meclisinin 89. maddeye göre kifayetsizliğine karar vermesini dikkate alarak azletmek.
11. Yargı erki başkanının önerisi ve İslami ilkeler çerçevesinde mahkûmları affetmek veya cezalarını hafifletmek.
Rehber bazı görev ve yetkililerini başkalarına devredebilir.
Bu maddeyi fazla açıklamaya gerek yok. Herşey ortada. Yalnız şunu söyleyebiliriz ki bu madde bize gösteriyor ki İran'da cumhurbaşkanı, meclis veya seçimler olsa da devletin asıl ve mutlak patronu Dini Lider'dir. Seçilmiş yöneticiler (Cumhurbaşkanı ve Meclis) sadece bu maddede Lider'e verilen yetkilerin bıraktığı dar alanda görev yapabilirler.