Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptı��ınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda https://t.co/Z4oRydS8tY yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Patronların ve iktidarın ihmalkarlığı bir kez daha işçilerin canına kastetti!
Manisa Soma’da bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan ve hayatını kaybeden işçiler olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrendik. Parti örgütümüz süreci yakından takip ediyor. İş cinayetlerini kader olarak gören zihniyetin ölüme terkettiği emekçilerin hesabını soracağız!
Sırf şakaları birilerini rahatsız etti diye kuyu tipi hapishanelerde tutsak edilen komedyen Deniz Göktaş'ı geri aldık!
Bu memleketin çocuklarına zorbalığınız sökmez. Tehditle baskıyla diz çökmeyeceğiz!
Bugün Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenlendi. Okullarda her geçen gün artan bu şiddet sizin eseriniz!
Kendi yarattığınız derin karanlığa bu memleketin çocuklarını da çekiyorsunuz. Yaşanan her can kaybının, dökülen her damla kanın asıl sorumlusu sizsiniz!
Varlığınız, bu memleketin çocukları için en büyük tehdittir!
Bu sabah Manisa Turgutlu'da bir lise önünde yaşanan silahlı saldırıda yaralanan çocuklarımız olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrendik. Can kaybı yaşanmamasını temenni ediyor, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
İktidarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen Saray'a soruyoruz: Bu kaçıncı?
Öğretmenin kılık kıyafetine karışıp tarikatları okula sokmaktan başka bir şey bilmeyen beceriksiz Yusuf Tekin’in görevden alınması için daha kaç okula saldırı düzenlenmesi gerekiyor?
Mustafa Çiftçi, saldırıların toplumsal ve ekonomik nedenleriyle uğraşmak yerine her okula polis ve bekçi dikmeyi çözüm olarak sundun. Çözüldü mü?!
“Ailem güvende” diye cadı avı başlatanlar, okula giden çocuklarımızı korumaktan bile aciz. Bir kez daha çocuklarımız canıyla tehdit ediliyor, bir kez daha iktidar üç maymunu oynuyor.
Saray varolduğu sürece çocuklarımız güvende değil.
Düzeniniz suça özendiriyor!
Yaşananların sorumlusu siyasi iktidardır. Yusuf Tekin derhal görevden alınmalıdır!
Saatlerce çalıştıkları marketlerde bir yudum ücretsiz su içebilmek için direnen A-101 ve diğer tüm market çalışanlarının yanındayım. Köle değiliz!!!
@sosyalissendika
Lütfen 15 dakikanızı ayırıp izleyin ve elinizden geldiğince herkese izletin.
Arıza mı, tasarım mı: Kasada tek kişi bırakma stratejisi / İzel Sezer ile Deşifre
https://t.co/lVJjzB1uyu @YouTube aracılığıyla
Bu hesaba erişim engeli gelmiş. Henüz görünür kılmadılar. Yedek hesap duyuramayacağım şimdilik. Amaaa çok özlerseniz insta'dan takip edebilirsiniz🥹
https://t.co/0Nor4w4aRQ
Bir de youtube kanalımda yeniden yayınlara başlayacağım. Orda da buluşuruz.
Haydi Allaha emanet🙏🏼
https://t.co/aSa43z5slh
Akbelen mücadelesi yeniden Ankara’da. Hoş geldiniz dostlar!
İkizköy’de toprağına, suyuna, memleketine sahip çıkanlar; patronların yangından mal kaçırır gibi acele kamulaştırma çabalarına karşı mücadelesini sürdürüyor.
Bu sabah Danıştay önünde, yurdunu üç tane patronun kâr hırsına meze etmek istemeyen yurttaşlarımızla birlikteydik. Birlikteydik çünkü Akbelen’de acele kamulaştırmaya karşı mücadele, memleketin her bir karışına çökmeye kalkan patronlara karşı mücadeledir.
Akbelen’e sahip çıkanların cesareti, kararlılığı, inadı Türkiye’ye örnek olacak. Danıştay’da Akbelen kazanacak, “siz istediğiniz kadar itiraz edin, biz yolumuza bakarız” diyenlere ders olacak.
MERHABA CANIM
Korkma
Korkmasam "korkma" diye seslenen de olmazdı herhalde. Herhalde korkacağım, korkacağım ki tedbir alacağım. Bu en temel hayatta kalma içgüdüsü.
Korka korka, korkmaktan usanmışsak peki? Hayatımız başlı başına meydan okumaysa ezberlere? Hayat bizi yorduysa ve kaybedecek pek de bir şeyimiz kalmadıysa?
Olur mu? İnsan, 15 yıldır yazıp çizdiği, sesini duyurduğu x hesabı kapatılır diye bile korkar? Öyle değil mi?
Peki öyleyse tedbir alayım.
Hazır henüz kapatılmamışken hiçkimse okumayacak gibi içimi dökeyim şuraya.
Yarın öbür gün, bir başka 12 Eylül anlatısına katkısı olur belki de yazdıklarımın...
Önümden kelepçeyle geçiriliyor arkadaşlarım. Ben niye hâlâ dışardayım? Biri "yakın kendinizi, bizi uğraştırmayın" diye yazıyor çünkü bunu yazabiliyor. Köşe başındaki gazete bayiinde gazetenin manşeti "lgbti inlerine girildi"!
İnde mi yaşıyorum ben? Evet evi bir iki gündür temizleyemedim ama hâlâ in sayılmaz. Bir iki kriminal vakayı dahil ettikleri ve yüzbinlerce insanı "sıra sizde" diye tehdit ettikleri operasyonlar nerde biter bilinmez. Kalkıp evi toplamalıyım. Gelirlerse ayıp olmasın!
Müstehcenlik suçlaması getirmesinler şimdi durduk yere, dolaptaki kıyafetlerimi gözden geçireyim bari. Şu son paylaştığım fotoğraftaki atletim müstehcen miydi acaba? Silmedim. Silmem de. 30 yıla yakın televizyona takım elbisemle çıktım ben. Emekliyim artık. İster atlet giyerim ister giymem bile. Kime ne? Telefonları karıştırıyorlarmış içerde. Dur galerimdeki fotoğraflara da bir bakayım. Mahcup olmayalım içerde.
Mart'ta gelir vergisi ödenecek diye not var galeride. Unutup da parayı harcamayayım diye. Hatırlatıcı.
E şimdi kendi ödediğim parayla alınmış kelepçeyle mi götürecekler beni evden? Ben seçmek isterdim doğrusu. En azından rengini.
Sahi vergi kaçıranlar, insanları suça sürükleyenler, gerçek çeteler, üç kağıtçılar, ırz düşmanları cirit atacak, bizler mi içeride yatacağız?
Komşular da tempo mu tutacak, alkışlar eşliğinde aslanların önüne mi atılacağız arenada? Ne vakit imparator sıkışsa Roma'da, bir kaç köle atarmış ya aslanlara. Var mı bundan âlâ temâşa...
Ben kölelerin yanındayım, aslanların ve komşuların karşısında. Aslanların ve komşuların günahı az. Asıl imparatorun dimdik karşısında...
Yazsın bakalım tarih bizi de direnenler safında. Varsa bir hakkım, okuyana ve ses çıkarana helal ola. Zulme direnenlerin alnından öperim. Elbette rızaları varsa.
Allah'a emanet olun...
Neye şaşırdın? Şaire de mi şaşırırsın? Ne diyor Şair Arkadaş Zekai:
"annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı da kedileri de çok severiz.
ah canım aristophones
barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi tutuyorum içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
ve bir gün hiç anlamıyacaksınız
güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüvericek ellerinizden ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müreni seviceksiniz
(zeki müreni seviniz)"
Ne yaşıyor olursak olalım, haksızlığa karşı etrafımızda iyi, güzel, doğru insanların olmasından daha önemli ne olabilir…
Bugünler geçecek, şimdi sadece varolduğu için hedefe konulan, zulmedilen, gözaltına alınan tüm dostlarımızla birlikte eşit, adil ve huzurlu bir yaşamı kuracağız.
Elbet kazanacağız, mutlaka kazanacağız…
AB Fonları Kime Gidiyor?
LGBTİ+ derneklerine yönelik "dış fon" suçlamaları sürerken, veriler AB fonlarından en büyük payı TÜGVA, TÜRGEV ve İHH gibi iktidara yakın yapıların aldığını gösteriyor.
(Evrensel)
"Söz konusu olan hayatlarımız ve haysiyetimiz. Biz teferruat mıyız? Nerdesiniz?.."
Sabah haberlerinde @burasialan youtube kanalında sevgili @oencUeonure 'nün sorularını yanıtladım. Yayının tamamını izlemeniz için link de bırakayım:
https://t.co/I0504yV7Jc
Çağlayan'dayız!
Arkadaşlarımız polis ablukasında!
Polis bu eylemin kanunsuz olduğunu söylüyor ve gözaltı yapıyor.
LGBTİ+'lere yapılan baskı ve zulüm kanunsuzdur.
Korkmuyoruz!
Tüm arkadaşlarımızı geri alacağız!
LGBTİ+'lara yönelik operasyona karşı Çağlayan Adliyesi önünde yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahale etti.
Basın uzaklaştıldı, ablukadakiler gözaltına alınıyor.
Görüntü alımını engellemek için otobüslerle ikinci bir abluka oluşturuldu.
Komedyeninden gazetecisine, işçisinden emeklisine, belediyesinden derneğine, şimdi de LGBTİ+ların insanca yaşama ve varolma mücadelesi yürüttüğü mecralara dönük saldırıların ortak noktası şudur: Yolunu Saray'la kesiştirmeyenleri yargıyla, sopayla, sansürle “terbiye etmek” istiyorlar. Ellerinde olsa "iktidara muhalif olma" suçunu yasalaştırıp rahatlayacaklar!
Bu memleketin her bir yurttaşı, herkesi bağlayan bir hukuk ve karşılıklı saygı çerçevesinde eşit yaşam hakkına sahiptir. LGBTİ+ yurttaşlarımıza, onların derneklerine, demokratik kitle örgütlerine dönük saldırıları kabul etmiyoruz. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır, çünkü varolmak suç değildir!