Bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkası olan İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum.
Fethin 573’üncü yılı kutlu olsun, mübarek olsun.
Biz Fatih'in Torunlarıyız! 🇹🇷
İmkansız gibi görünen teknolojileri geliştirir, sağa sola sapmaz doğrudan hedefe odaklanırız! 🚀
#İstanbulunFethi kutlu olsun!
Yaklaşık 5 ay sonra kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.
Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Kırsal kalkınmada yeni bir hamle yapıyoruz.
Çiftçilerimizin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi devreye alıyoruz.
Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni bu yıl içinde başlatıyoruz.
Projeyle tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız.
Proje kapsamında Kredi Garanti Fonu’nun da dâhil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız.
Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz.
Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’nin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum.
Bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhâl olmamız asla sorgulanacak bir şey değildir.
Asıl sorgulanması gereken, muhalefet partilerinin böyle bir gündemlerinin olmamasıdır.
Asıl utanılması gereken, milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici, ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerdir.
Asıl eleştirilmesi gereken, güya bu ülkede siyaset yapanların dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir.
Asıl hicap duyulması gereken, “beş dakikacık bir görüşme” için Batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir.
Asıl yüz kızartıcı olan, ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere “zirzop” diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir.
Bakın, yurt dışındaki kardeşlerimizin sadece turizm gelirlerimizdeki payı 11 milyar doların üzerinde.
Buna diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediğimizde ortaya gerçekten gurur verici bir tablo çıkıyor.
Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini hatırlarını sormamız birilerine âdeta dert oluyor.
Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz.
Başkonsolosluklarımızla, diplomatik misyonlarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığımızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz.