Top Tweets for #LGBTi
L’arrivée d’Idrissa Gueye au capital du Mans FC est critiquée par une association LGBTI+, qui rappelle son refus en 2022 de porter un maillot aux couleurs arc-en-ciel lors d’une journée de lutte contre l’homophobie. #LGBTI
https://t.co/dd24MB01dE]
No hace falta que en una boda gay sepa todo el mundo el rol de pasivo y de activo de los novios 😑 #bodagay #lgbti #gays #copilotos
Merci chère @AudreyLive14 pour cette intervention sur la répression contre les personnes #LGBTI+ en Turquie 🙏🏼🏳️🌈🏳️⚧️
En ce lendemain de Pride,
je vous partage mon intervention au conseil d’arrondissement de Paris 14e relative à la situation en Turquie où une vague de persécution de la communauté LGBTQI+ fait rage,
je rend hommage à la mobilisation de @BerthonJeanMarc notre ambassadeur
🌈 Les https://t.co/6eFyWa61by @LFIPARIS12 étaient https://t.co/AslBd9BI5j à la Marche des Fiertés de Paris
Face aux reculs, discours de haine, attaques contre les libertés de tous.tes, nous faisons front pour conquérir l’égalité et de nouveaux droits pour les personnes #LGBTI
📍 İstanbul
👉 Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı olarak bileşenimiz olan Hevi LGBTİ+ Derneği'ne dayanışma ziyareti gerçekleştirdik.
#lgbti #queer #dayanışma

Fiers, libres, égaux 🌈
@horizonsParis était aux côtés de @GayLib aujourd’hui à la #Pride.
Défiler pour rappeler les droits et la dignité des personnes #LGBTI, dans la fête et la fierté !

@JLMelenchon Y a qui dans le champ politique pour parler aussi bien des droits #Lgbti #Lgbtqia+ que @JLMelenchon 🤔
Vraiment ?
Y a qui ?
Heureux d'avoir participé à la #MarcheDesFiertés de Paris avec les diplomates étrangers en poste dans notre pays et mes collègues du Quai d'Orsay. Parce que la question #LGBTI+ est un enjeu global.

Se le ve que no tiene boxers #chudai #cruising #cruisingbaños #cruisingméxico #cruisingtm #cruisingbogota #cruisingsoacha #morbo #bogotagay #lgbti
Hace mucho tiempo tuve cuento con man que vive cerca a mi, y me lo encuentro muchas veces y ni saluda, que tal yo fuera bien celoso, ya lo hubiera sapeado con el marido. #Gay #HistoriasGay #LGBTI
Recuerdo de cuando estuve ingresado
El tiempo dirá si toca otra ronda
🏥🕒
#Girona #SarriadeDalt #Queer #SarriadeTer #LGBTI #España #Artista #Pride #Catalunya #Drag #Barcelona #GerardSolerSenen
Saluditos desde los estudios de @PaoFemStudio Sissy House Ec donde puedes liberarte y dejar que tu mente deje materializar a tu imaginación y deseos. #putimuñeca #travesti #trans #travesuras #culito #pose @amor #lgbti #colita #tvcloset #ass

iktidar ... türkler kadar kürtlerin de muhafazakâr kesimlerini ... yeni bir toplumsal kutuplaştırma ve saflaştırma ekseninde bir arada tutmayı umuyor...
#kültürsavaşı #kutuplaştırma #lgbti #fonkrizi #bölveyönet
Neydi o günler! 2000’lerin başı AKP’si Türkiye’nin geleneksel kültürel ve politik kutuplaşmalarının içinden bodoslama geçiyor; bizzat genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından “Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması[nın] şart [olduğunu]” ilan ediyordu. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, şarap üretiminin önemini ve değerini şarapçılara bizzat ifade eden bir ekspertiz edasıyla övünüyordu: “Ben bu nesnenin her şeyini bilirim, bir tek tadını bilmem.” 2006 Başbakanlık genelgesi, şiddet mağduru kadınları, çocukları ve töre riskini taşıyan bireyleri korumayı ve kamuda (“şiddete sıfır tolerans”) koordinasyon sağlamayı bir kamu görevi haline getiriyordu; nihayetinde Türkiye, 2011 İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olarak, kadınların hak ve özgürlüklerine “toplumsal cinsiyet” kavramı çerçevesinde yaklaşan uluslararası standardın belirlenmesine ev sahipliği yapıyordu.
Üremeye özgülenmemiş her davranış ‘aileye düşmanlık’
Şimdi, “2025 Aile Yılı”nı geride bıraktık, “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı”ndayız, Türk polisi “kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde” LGBTİ+’ları şafak operasyonlarıyla gözaltına alıyor; polis İHA’ları parklar ve sahillerde “şarabın tadını bilmek” ile ilgilenenleri havadan denetliyor; okullar, camiler, medya, yargı, polis, dört koldan seferber, herkesi eve döndürüp, üremeye özgülenmemiş her davranışı “aileye düşmanlık” olarak kategorize etmek, böyle yapmayanları kınamak, azarlamak, dışlamak, cezalandırmak ve “rezil etmek”le meşgul.
Her sabah sıra sıra plastik kelepçeli sinema oyuncuları, şarkıcılar, türkücüler, influencerlar, bahisçiler, youtuberlar kafalarından bastırılarak KOM polisleri eşliğinde tek sıra hâkim önünde: Kıl, tüy, kan, idrar kontrolünde, uyuşturucu kullanmışlar mı, kullanmamışlar mı bakılıyor. Kullanmış ya da kullanmamış olsa bir şey değişmiyor; gene eve gönderiliyorlar ama artık “gözden düşürülmüş” olarak. TRT dizilerine çıkmaları; “ünlü” olarak fikirlerinin sorulması söz konusu olmayacak bundan böyle.
Elbette sosyal medya operasyonları bir genel muharebe alanı, “onu dedin, bunu dedin”, “oranı gösterdin, buranı gösterdin”, “Cumhurbaşkanına laf soktun” derken, yaygın medyadan tekme tokat kovulmuş ama dijital medyada hakikaten kendilerinin olan izleyicilerine ulaşmış “bağımsız haberciler” de “devriye”ye takılıyor. Takılmasalar ne fark eder: AKP’nin ihbar hattı CİMER var. Gönüllü devriyelerin fantezi dünyalarında yarattıkları suçlar ve kabahatler üzerinden yaptıkları her ihbar Cumhuriyet savcıları için bir emir: “Alın getirin!” Ardından, oranın jandarması, buranın polis karakolunun hoşuna gitmeyen dijital içeriklerin yasaklama listelerini ikiletmeyen nöbetçi hâkimlik kararları ve tükenmeyen bir sansür, yasaklama çevrimi.
Kültür savaşları
AKP liberallerle ittifakına son vereli bir 15 yıl oluyor, 15-20 Temmuz 2016 darbesinin üzerinden 10 yıl geçti, Erdoğan, kültür savaşının hücum borusunu 2017’de çaldı: “Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var.” dediği günden beri, rejimin hegemonyası altına alamadığı toplumun metropollerde ve Kürdistan’da toplumun iki kanadıyla açık bir çatışma halinde olduğuna kuşku yok. Ancak son iki yıldır bu “kültür savaşı” gündelik bir rutin hâline geldi; polis ve yargı kıskacında devam ediyor. Başlangıç hamlelerinin hedefi bu iki blokun en eksantrik kesimleri olsa da, gözaltılar ve medya teşhiriyle harekete geçen uyaranlar, çok daha geniş kesimlerin tehdit algısını harekete geçirerek toplumsal uzamda dalgalanıyor.
Bu zamanlamanın “Kürt Sorunu”nda çatışmanın sonlandırılmasına yönelik sürecin öne çıkmasıyla dolaysız bir bağı var. Çatışmanın son bulması, Türkiye müesses siyasetinde onlarca yıldır işleyen en güçlü kutuplaştırma eksenlerinden birini zayıflatıyor. Devlet bir yandan Kürt hareketiyle çatışmasızlığın koşullarını arıyor; dün “terörist” diye tanımladığı aktörlerle konuşabilmek için kendi güvenlik pratiğinin sınırlarını esnetiyor, dost-düşman tanımını yeniliyor ama bunun bir bedeli var: Toplumu iktidarın çevresinde tutan güvenlik-özgürlük geriliminin “terörizmle mücadele” ekseninde kurulmasından sağlanan siyasal getiri kaynağını kurutuyor.
Rejim buna şimdi gerilla mücadelesinin asabiyesi ile Özgürlük Hareketi’nin çekim alanına girmiş ya da tarafsızlaşmış olan Kürt toplumunun muhafazakâr kesimlerini, aile, ahlak, cinsellik, din, yaşam tarzı gerilimleri üzerinden yeni sivil yürüyüşten uzak tutacak bir kültür savaşı hamlesiyle yanıt vermeyi umuyor.
İktidar Türk toplumunun ırkçı, gerici muhafazakâr kesimlerinin silahlı Kürt hareketine karşı AKP etrafında yığılması olanağının nispeten zayıfladığı bir dönemde Türkler kadar Kürtlerin de muhafazakâr kesimlerini bir kültür savaşı ilan ederek yeni bir toplumsal kutuplaştırma ve saflaştırma ekseninde bir arada tutmayı umuyor
Bu yeni düzenleme olanağı gelenekçi-muhafazakâr toplum kesimleriyle iktidar arasında bir mütareke zemini sağlarken; iktidara çoğulcu-demokratik taleplerle meydan okuyan toplumsal muhalefetin sosyal ve iktisadi saiklerle bir araya gelebileceği muhafazakâr kesimlerle arasına bir “yangın duvarı” inşası için çaba gösteriyor.
Adına “kültür savaşı” denen şey bir Türk ve Müslüman icadı değil: Ama eski çağlardan beri, hangi din ve milliyetten olursa olsun, egemenlerin kendilerini aşağıdan tehdit eden güçlerin toplumsal onay edinmesini önlemek üzere “biz” ve “onlar” ayrımını manipüle etmeye yönelik iktidar pratiklerinin modern koşullarda devamından ibaret. Kriz anlarında toplumun rızasını elde tutabilmek için çoğunluğu zor sorulara verilen basit cevaplarla avutmaya yönelik önyargıların hakikatle ikamesi; gerçek maddi ve siyasal çatışmaların ahlak, kimlik, din, aile, cinsellik, eğitim, ulusal aidiyet ve yaşam tarzı üzerinden yeniden düzenlenmesi son yüz yıldır kültür savaşı diye yutturulmaya çalışılıyor. Kavram özellikle ABD siyasetinde yerleşmiş olsa da son on yılda Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Türkiye’den Rusya’ya kadar farklı biçimlere büründü.
Doğrusu, kültürel çatışmalar uydurulmuş şeyler değildir: Kadın bedeni, kadınların eşitliği, kürtaj, LGBTİ+ hakları, dinin hayattaki rolü, göç, ırkçılık, eğitim gibi pek çok konudaki gerçek çıkar ve değer çatışmaları suni sayılamaz. Ama “kültür savaşı” bunların var olmasıyla değil, bu çatışma ya da gerilim eksenlerinden birinin veya birkaçının toplumdaki bütün diğer ayrımları yeniden saflaştıracak ana eksen haline getirilmesiyle özelleştirilmiş bir siyasal işlemdir: Bu işlemden geçirildikleri nispette, işçiler kendilerini sömüren patronlarıyla, yoksullar sosyal hayatta yanlarına yaklaşamadıkları varlıklılarla, “bizim hayat tarzımız”, “bizim değerlerimiz” adına aynı siyasal kampta saflaşırken, gerçek toplumsal ve iktisadi çıkarlarının gerçekleşmesi birlikte hareket etmelerine bağlı topluluklar, kürtaj, LGBTİ+, göçmenler, din veya mezhep üzerinden karşıt kamplara ayrılabilirler.
Polonya ve Macaristan’da kültür savaşı nasıl boşa çıkarıldı?
Son on yılda Polonya ve Macaristan, Türkiye’deki “illiberal” dostları gibi, iktidar blokunun çevresine ezilenlerin rızasını yığmak için siyasal mücadelede “biz”i aile, din (Katoliklik), kürtaj karşıtlığı, LGBTİ+ karşıtlığı, ulusal kimlik ve “geleneksel değerler” eksenine yerleştirirken, “onlar"ı metropollere, eğitimlilere, dinsizlere havale etti.
Her iki örnekte de muhalefet, uzunca bir süreye yayılan bir gelişme sürecinde, “kültür savaşı” ilanını kabul etmeyerek ve mukabil bir kültür savaşına girişmeyerek; buna karşılık iktidar ve muhalefet arasında anlaşılabilir ve göreli olmayan ayrım çizgileri çekerek, farklılıklarını yöneterek ve iktidar karşısında yarılmaya karşı dayanıklı kılarak, birbirlerine karşı aday çıkarmayarak ve herkesin birbirinin hakkı için mücadele edebileceği bir karşılıklı empati zemini oluşturarak demokratik bir dönüşüm için asgari şart olan otokratik rejimleri alaşağı etmeyi başardılar. Elbette, Avrupa Birliği üyeleri olmaları, otokratların zor kullanma kapasitesini Türkiye’ye kıyasla daha çok sınırlayarak bu ilerleme yolunu tamamen bir ütopya olmaktan çıkardı. Ancak örnekler de zaten iktidarın kültür savaşı tuzağına dair bir uyarı olmaktan fazlasını ima etmiyor.
‘Barış’ mücadelesi toplumsal özgürlük üzerinde yükselecek
Bununla birlikte, muhalefetin iktidarın kültür savaşı gündemini kabul etmemesiyle toplumsal mücadeleye kendi gündemiyle dahil olması arasında bir Çin Seddi yok. “Barış”ın üçüncü kutbun gündeminde merkezi bir rol oynaması, kültür savaşının nesnesi haline getirilmiş kesimlerin uğradıkları hak ihlalleri karşısında “en az direniş” hattında durmasını gerektirmez. Tersine, bu ihlallerin mağdurlarının bu toplumun eşit haklı üyeleri olarak doğuştan sahip oldukları zulümden korunma, adil yargılanma, ayrımcılıktan esirgenme hakkının savunulması, çatışmasızlığın barışa ulaşmasının biricik imkanı olan toplumsal özgürlüğün vazgeçilmez niteliğidir.
Bienvenido OCTUBRE
Feliz HALLOWEEN GAY!!!
A celebrar es nuestra fiesta!!!
➜ https://t.co/6hJ8eikZ6x ❤️🧡💛💚💙💜
⬆ Todos los Lugares Gay en Colombia 🏳️🌈🇨🇴
···
#guiagaycolombia #guia #gay #Colombia #gaycolombia #colombiagay #LGBT #LGBTI
#SitiosGay #LugaresGay #FelizOctubre

Last Seen Hashtags on Sotwe
ladiiscorpio
Seen from Belgium
girlcock
Seen from United Kingdom
anxiouspanda
Seen from Brazil
nsfwai
Seen from United States
เย็ดเด็กนักเรียน
Seen from Thailand
motiv
Seen from United States
PITTIK
Seen from Turkey
femboy #nsfw
Seen from France
youngho #slut
Seen from United States
누드크로키
Seen from Korea
Trends for you
Most Popular Users

Elon Musk 
@elonmusk
241.8M followers

Barack Obama 
@barackobama
119M followers

Cristiano Ronaldo 
@cristiano
114.6M followers

Donald J. Trump 
@realdonaldtrump
111.9M followers

Narendra Modi 
@narendramodi
107.2M followers

Rihanna 
@rihanna
98.7M followers

NASA 
@nasa
92.4M followers

Justin Bieber 
@justinbieber
91.8M followers

KATY PERRY 
@katyperry
90.1M followers

Taylor Swift 
@taylorswift13
84M followers

Lady Gaga 
@ladygaga
75.5M followers

Virat Kohli 
@imvkohli
73.5M followers

Kim Kardashian 
@kimkardashian
70.9M followers

YouTube 
@youtube
68.8M followers

Neymar Jr 
@neymarjr
66.5M followers

Bill Gates 
@billgates
65.3M followers

Selena Gomez 
@selenagomez
63.1M followers

The Ellen Show
@theellenshow
62.3M followers

CNN 
@cnn
61.8M followers

X 
@x
60.7M followers


























