Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının başladığı 2 Mart 2026 tarihinden bu yana 4 bin 300'den fazla Lübnanlı kardeşimiz hayatını kaybetti. 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. 1 milyon kişi evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldı.
Burada bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanının şahsında Lübnan halkına başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.
Türkiye, ilk günden beri saldırılara en güçlü tepkiyi gösteren ülkelerden biri olmuştur.
İsrail'in işlediği insanlık suçlarını yine bu süreçte gündemde tuttuk. Bu saldırı ve işgalin sona erdirilmesi için başlatılan diplomatik girişimleri yakından takip ediyoruz.
İsrail saldırılarında yoğun şekilde etkilenen Güney Lübnan'ın yeniden inşası bağlamında ülkemizin elinden gelen desteği sağlamaya hazır olduğunu ifade etmek istiyorum."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"(Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn) İkili ilişkilerimizin muhtelif alanlarda daha da geliştirilmesi imkanlarını ele aldık.
Bu noktada Lübnan'ın kurumsal kapasitesinin artırılması için desteklerimizi sürdüreceğiz. Lübnan'a yönelik insani ve teknik yardımlarımıza devam edeceğiz.
Ayrıca Lübnan ile Suriye arasında gelişen diyaloğun artarak sürmesinin her iki ülke için faydalı olduğuna inanıyoruz. Zor bir geçmişe sahip iki ülke ilişkilerinin güçlenmesi için gereken katkıyı vermeye hazırız.
Lübnan'ın güneyinde konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü UNIFIL'in görev süresinin tamamlanması önemli bir gelişmeyi teşkil edecek.
Mevcut uluslararası gücün geri çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin desteklenmesi ve Lübnan'ın egemenliğinin temini için başlatılacak tüm girişimlerde Türkiye olarak yer almak istiyoruz.
Tabii güvenlik bağlamında Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz de sürecek."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu:
"Lübnan'ın güneyinde süren İsrail işgali ışığında bölgesel gelişmeleri ele aldık.
Güçlü bağlara sahip olduğumuz dost ve kardeş Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteğimizi sürdürüyoruz.
Malumunuz Lübnan, uzun yıllardır bölgedeki bazı güçlerin rekabet ve çatışma alanı olarak en büyük zararı gören kardeş bir ülke.
Bu minvalde bizim Orta Doğu'da en başından beri hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor."
Türkiye olarak İsrail saldırılarından yoğun şekilde etkilenen Güney Lübnan’ın yeniden inşası bağlamında elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız. 🇹🇷🇱🇧
Lübnan Cumhurbaşkanı Sayın Avn’u ülkemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duydum. 🇹🇷🇱🇧
Güçlü bağlara sahip olduğumuz dost ve kardeş Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteğimizi sürdürüyoruz.
Görüşmelerimizde bilhassa Lübnan’ın güneyinde süren İsrail işgali ışığında bölgesel gelişmeleri ele aldık.
Bizim Orta Doğu’da en başından beri hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor.
Sayın Avn’un son dönemde diplomatik girişimlerini de yakından takip ediyoruz.
Lübnan ile Suriye arasında gelişen diyaloğun artarak sürmesinin her iki ülke için faydalı olduğuna inanıyoruz.
Zor bir geçmişe sahip iki ülke ilişkilerinin güçlenmesi için gereken katkıyı vermeye hazırız.
Lübnan’ın güneyinde konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü UNIFIL’in görev süresinin tamamlanması önemli bir gelişmeyi teşkil edecek.
Mevcut uluslararası gücün geri çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin desteklenmesi ve Lübnan’ın egemenliğinin temini için başlatılacak tüm girişimlerde Türkiye olarak yer almak istiyoruz.
Ayrıca güvenlik bağlamında Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz de sürecek.
“Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor” https://t.co/iJuKSoMADG
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır.
Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah’a hamdolsun çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz.
Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışadursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin başaktörü haline getirmeye çalışıyoruz.
Türkiye’nin aydınlık hedeflerine yaptığı yolculuk hız kesmeden devam ediyor.
Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecini, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.
Bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs’ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz.
Burada yanlış hesap yapanlara şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum:
Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini asla yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin turizmde, yükseköğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri haline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz’de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğimizi yıldan yıla güçlendiriyoruz.
Geçmişte Asrın Projesi ile Kıbrıs Türkü’nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın:
Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir.
“Siyasette güven, yönetimde istikrar” olduğu sürece Allah’ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir.
Orman yangınlarında yanan alanların tamamı tohum ve fidanla buluştu.
“Yalan ağzına yuva yapmış” birilerinin iddia ettiği gibi o alanlarda oteller değil, fidanlar yükseldi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla da kalmadık, yangınlarla mücadele kapasitemizi daha da güçlendirdik.
Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim:
Açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim.
Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112’yi arayalım.
Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyorum.
Rabb’im ayaklarına taş değdirmesin…
Bu yaz ülkemiz genelinde 59’u orman dışı alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır.
Bu yangınların 81’i tamamen kontrol altına alınmıştır.
Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale’deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter ve 420’si arazöz, 142’si su tankeri, 76’sı iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracı ile 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor.
Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz.
Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun.