Ev hapsinde olan Levent Üzümcü:
“Arkadaşlarımız bizi yükün altında yalnız bıraktı. 2013 yılından beri hiçbir yapımcı benimle çalışmıyor.
Koca koca profesörler tişörtlerle sokaklardaydınız, ne oldu? İnsanları paranın getirdiği refaha çok alıştırdılar.
Ne yaparlarsa yapsınlar, içeri de atsalar, beni buradan sürseler de onların istediği gibi olmayacağım, gördüğüm şeyleri söylemeye devam edeceğim.”
Evli olduğu erkek Uğur Atılkan'dan şiddet gördüğünü açıklayan 2 çocuk annesi kadın, "Ölmek istemiyorum." diyerek yardım çağrısında bulundu:
"Belki haberlerden kadın cinayeti kurbanı diye izleyecektiniz ama ölmedim!
Eşim dediğim adam UĞUR ATILKAN tarafından cuma günü 3 kez öldürülmeye çalışıldım!
Ağır madde bağımlısı. 4 senedir çocuklarımla birlikte hapis hayatı yaşıyorum. Sürekli şiddet, sürekli hakaret gördüm; sürekli çocuklarımla tehdit edildim ve kurtulamadım. Her şantiyaya çalışmaya gittiğimde tehditlerle geri getirildim ve her seferinde daha ağır şeylere maruz kaldım.
Fazla madde kullanımından dolayı paranoyak ve şizofreni teşhisi konuldu ve sürekli halüsinasyon gördü. Olmadık kişilerle beni yakıştırdı ve 4 sene boyunca her gün işkence gördüm. Herkes bizi iyi sansın diye telefonumdan resimler yüklüyordu.
Cuma günü alkol aldı ve madde kullandı. Birden bana saldırmaya başladı. 'Sen o****, ben namusumu temizleyeceğim.' dedi. 4 saat boyunca beni öldürmeye çalıştı. Beni betona yatırıp göğsümün üstüne oturdu, dizleriyle kollarımı tuttu, kafamı betonlara vurdu. Sarı bir kablo alıp 10 dakika boyunca beni boğmaya başladı.
Kendimi kurtaramadım. Son çırpınışlarımda öldüm sandım ama bayılmışım. Ölmediğimi görünce daha da sinirlenip kemerini çıkardı ve boynuma doladı. Sigarasını üstümde söndürüp yumruklarla ve ısırıklarla beni dövdü, ardından kalın kahverengi kemeriyle tekrar boğmaya başladı.
Kendimi teslim ettim. Sürekli yüksek sesle, yüzünde gülümsemeyle 'Allahu Ekber' diyerek şehadet getiriyordu. 10’dan geriye sayıyordu. İçimde, aklımda sürekli yavrularım vardı. Uyandıklarında beni ölü bulacaklarını düşünüyordum.
Ama meğerse hepsini planlamış. Beni öldürüp yukarı çıkıp oğlumu da… Çıkıp babasına gidip katliam yapmak istiyormuş.
Çevrem çok sürmedi, hemen bayılmışım. Öldüm sandım ama yine olmamış. Yüzüme yumruklar atılırken uyandım. Elinde büyük, kırmızı bir bıçak vardı. Boynuma tuttu, yine şehadet getirdi ve saçımdan tutup kafamı betona yapıştırdı.
O an sinir kriziyle ölüm arasında, bağırarak gülmeye başladı. O korktu, delirdiğimi sandı ve üstümden kalktı. Tam 4 saat sürdü. Üstündeki kanları temizlemek için banyoya gitti ve o an o evden kaçtım…
Bana lütfen yardım edin. Ben çocuklarımın annesiz kalmasını istemiyorum. Kim var, kim yok haber verin. Herkesi etiketleyin. Çocuklarımın annesiz bırakılmasına izin vermeyin. Size yalvarırım. Ben 3 gün önce öldürülmek istendim ve bir daha ölmek istemiyorum."
@cenginyurt52@eczozgurozel@yenipartiyiz Üzgünüm sayın Enginyurt sadece üzgün kırgın ve hayal kırıklığına uğramış https://t.co/svbIKtO3h6ık o değişim umudunu kaybettim ve Türkiye’de hiçbir siyasi partiye güvenmiyorum