Böyle bir durumda bile story atmış, efekt uygulamış ya, yuh yani!
tiktok vb yaygınlaşmasıyla hız kazann sosyal çürümüşlüğün eşiklerinden biri de, bu ucube aile gibi ne idüğü belirsiz ‘popülerlerin’ hayatlarımızın içine etmesi!
Engin Polat'ın öz kuzeni , Dilan Polat'ın korumasıymış ...
Adam iddialara göre önlerinde vurulmuş. Adam ölmüşşş...
Kadın polise haber vermek yerine ; story atıp yardım istiyor ...
Yetmiyor bu durumda akıl edip videoya efect falan uyguluyor...
O da yetmiyor peşine özel abonelik paylaşıyor.
O çocuklara yazık .
Burda sözü edilen kitap bu; “Kürdistan Tarihi”.
İlkin 1999’da Rusça olarak yayımlandı. Hemen ardından Türkçe çevirisi çıktı. Kitap yayımlanır yayımlanmaz DGM tarafından toplatma kararı verildi. Yargılanmamız yaklaşık iki yıl sürdü. Yazarlar TC vatandaşı olmadığı, çevirmenin de açık kimliğini vermediğimiz için, sadece yayıncı olarak değil, onların yerine de yargılandık. Yargılama sonunda hapis ve para cezası aldık, hapis cezası da paraya çevrildi, taksitlere bölündü, bir kısmını ödedik. Sonra o dönemki diğer davalar gibi, erteleme yasası kapsamına alındı.
Kitabı tekrar bastık, en çok ilgi gören kitaplarımızdandı. Bu durum 2018 yılına kadar devam etti. Yayımlanmasından 18 yıl sonra kitap tekrar, bu sefer de Ayvalık Sulh Ceza Hakimliği tarafından yasaklandı. Dosyası diğer birçok yasaklanan kitapla birlikte, Anayasa Mahkemesi’nde bekliyor, ne zaman sonuçlanacağını sadece Allah biliyor.
Bütün bunları aşağıdaki tweeti okuyunca hatırladım, yazmak istedim. Türkçe yazılan ve Türkçe okura hitap eden bir tweette kitabın Arapça çevirisinden bahsediliyor. Türkçe çeviri yok farz ediliyor. Kitabın orijinali Arapça olsa anlaşılır, değil; Rusça. İlk çevrildiği dil Türkçe ve Türkçe çeviri orijinalinden dahi daha fazla ilgi gördü, iki defa yasaklanmasına ve hâlâ yasaklı olmasına rağmen. Konuyla ilgili birinin bunları bilmesi gerekmez mi? Ya da bunu söylemek neden bana kalıyor? Kültür dünyamızın kötü bir resmi, ne diyeceğini bilemiyorsun.
Yoğun gündemde arada kaynamasın, @bbcturkce çok iyi bir araştırma haberi hazırlamış, izleyin mutlaka. Emeği geçen arkadaşların eline sağlık!
Bir yangının anatomisi: Masquerade Gece Kulübü - Gayrettepe https://t.co/EbF4iUnkge @YouTube aracılığıyla
Herkese merhaba,
Gülistan Doku dosyasına dair yaptığım bir haber sebebiyle Yeni Akit ve Zekeriya Say'ın beni ve ailemi hedef almasının ardından 30 yıllık kamu emekçisi babam açığa alınmıştı.
Arkadaşlarımız İsmail Arı, Alican Uludağ, Pınar Gayıp sadece iyi gazetecilik yaptığı için tutukluyken tetikçilik yapmanın normalleştirildiği bir dönemdeyiz.
Bugün bu şiddet ve taciz beni hedef almış olsa da bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmedikçe "beğenmedikleri" herkese bunları yaşatabilmenin özgüveniyle devam edecekler.
Bu sebeple birarada olmaya, dayanışma içerisinde olmaya çok daha fazla ihtiyacımız var. Gazetecilere sahip çıkın.
Salı günü saat 12.00'da Çağlayan Adliyesi'nde görüşmek üzere🙏🏻
🚨SON DURUM🚨
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında ağır yaralanan Almina kızımız yoğun bakıma kaldırılmıştı!
— Durumu hala ağır.
— Başındaki 2 kurşun çıkartıldı.
— Ödemin inmesi bekleniyor.
— Yaşam mücadelesi veriyor.
Babasının hepimizden talebi var:
“Lütfen dua ve güzel temennilerimizi arttıralım. Kızımın ayağa kalkmasını dört gözle bekliyoruz!”
Hadi diren Almina, hadi ayağa kalk Almina! Diren güzel kızımız!
SABAHATTİN ALİ'in ANNESİNİN OĞLUNUN ÖLÜMÜNÜ ÖĞRENDİĞİ GÜN
Sabahattin Ali'nin aile dostu Dr. Muhlis Künt'ün Aziz Nesin'e yazdığı mektupta annesi Hüsniye Hanım'ın oğlunun öldürülüşünü öğrendiği anı tanıklığıyla anlatmış. Hüsniye Hanım o an oğlu hakkında söylediklerini de not etmiş Muhlis Künt.
"Sabahattin Ali’nin annesine kara haber böyle ulaştı. Haberi gazetelerde gördüğüm zaman, şahsen hiç tanımadığım, fakat roman ve hikâyelerine ve bunlardan edindiğim intibayla karakterine hayran olduğum bu kıymetli ve eşsiz dost için uzun uzun ağladım. İlk şaşkınlıktan kurtulunca annesinin akraba ve dostlarına giderek Hüsniye Teyzemize bir şey sezdirmemelerini, gazete göstermemelerini ayrı ayrı rica ettim. Öğle yemeğinden sonra tekrar okuduğum Cumhuriyet’i kanepenin üstünde bırakarak muayene odama geçtim ve işe daldım. Tesadüfün bir münasebetsizliği olacak, annem bahçede çamaşır topluyor, karım yatak odasında çocuğu uyutuyormuş. Hüsniye Hanım gelmiş, odaya girmiş, mantosunu çıkarmış, kanepeye yerleşerek bir de cigara yakmış. Yanında duran gazetede gelininin resmine gözü ilişmiş: “Allah Allah,” demiş, “insanlar birbirine ne kadar da benziyorlar.” Sonra alıp okumaya başlamış. Annem odaya girdiği zaman bedbaht ana çoktan kara haberle karşı karşıyadır. Hiç gürültüsüz ağlıyor, kıvranıyor, yanıyor. “Yavrum,” diyor, “açlar uğruna, muzdaripler uğruna eriyip giden yavrum... Gözü yaşlı insan görmeye tahammül edemeyen yavrum. Yaralı kuşların bile yarasını saran yavrum, sana nasıl kıydılar... Ezilmesin diye yollardan karıncaları toplayan, soğuk kış günlerinde köprü altında titreşenler, çeşme yalaklarında büzülüp yatanlarla hemhal olan insan evladım senden ne istediler? Her şeyini istemeden insanlara veren evladımdan bu insanlar ne istediler...” Bedbaht ana kıvranıyor, yanıyor. Bizleri de yakıyor. Hıçkırmamak için kilitlenmiş dişlerimiz arasından konuşmaya uğraşıyoruz. Koşuyoruz, çırpınıyoruz, baygınlıkları önlemek için her çeşit ilaca başvuruyoruz."
......
Kaynak: Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim, Aziz Nesin, Nesin Yayınevi, 2021, s.377
Fotoğraf: Sabahattin Ali ve kızı Filiz Ali.
bir buçuk saatlik bir yayın yapmış bu ikisi. İlk bir saat boyunca devletin nasıl çöktüğünü ekonomik olarak nasıl iflas ettiğini, iktidarın nasıl uyuşturucu karteline dönüştüğünü, Epstein'in dosyalarının nasıl devleti esir aldığını anlatıyorlar.
Sonlara doğru bir anda akıllarına "biz neden Kuzey Irak Kürt bölgesini saldırıp almıyoruz" fikri geliyor ve şuan tam zamanı diye ekliyorlar.
Ülkeleri adına hiç bir ümitleri kalmamış bu iki sığıntı bir anda Kürtlere saldırıp "biz de onlara çökelim" fikri ile bir anda tekrar gözleri parlıyor.
124 bin peygamber sadece bunlar için tekrar geri gelse bunlar yine iflah olmaz.
Sayfanız kirlenmez hanımlar & beyler…
📢 Lütfen bir RT yapın.
Sesimizin ulaşması gereken yerlere ulaşması için sadece 1 RT istiyoruz.
Sizin için 2 saniye…
Sonra kaydırıp geçeceksiniz.
Ama biz…
Biz her gün aynı acıyla yaşıyoruz.
Siz belki aynı fotoğrafları görmekten sıkılıyorsunuz.
Ama biz, sevdiklerimizin bir parçasına, bir toprağına, bir mezarına hasretiz…
Ve ömrümüzün sonuna kadar bekleyeceğiz.
#depremkayıplarınerede
VİDEO - Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaşayan 82 yaşındaki emekli inşaat mühendisi Berekat Özmen, 54 yıldır kesintisiz bir şekilde sürdürdüğü Kürtçe kilam ve şarkı arşivleme serüvenini Rûdaw'a anlattı.
🔴İşte Meclis tutanakları: AKP’liler Tuncay Sonel’e laf ettirmemiş
📌Gülistan Doku CHP, HDP, EMEP ve TİP milletvekilleri tarafından, 78 kez Genel Kurulda, 16 kez ise farklı komisyonlarda olmak üzere 94 kez Meclis gündemine getirildi.
📌Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Bize haksızlık yapmayın. Bu konu bizim takibimizde. Bu konuyu HDP siyasallaştırmaya çalıştı. Bu siyaset meselesi değil.”
“Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.”
📌AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat: “Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Her intihar, her aşk intiharı bu yerin gündemi değildir.”
HDP’li vekillere karşı “Belki de siz yaptırdınız. Dağa götürmüş olabilirsiniz.”
📌AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan: “Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek… bakınız cinayete ortak olmaktır; bunun kabulü mümkün değil, bunu kabul edemeyiz.”
📌AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar: “HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu? Aylardır yoklar da niye şimdi, niye bugün? Vallahi istismar ediyorsunuz.”
Zeynep Algedik'in (@zeynepalgedik) haberi
Eğer iyilik hareketiyseniz, şeffaf işler yapıyorsanız, güvenilir ve hesap verebilirliğiniz önünde herhangi bir şüphe yoksa, yaşanan mağduriyetlerin haberini yapmak isteyen gazetecileri uzak tutmanız hata olur. Bu yaklaşım, bağışçıların vicdanını sömürdüğünüz izlenimi yaratıyor…
Eğer iyilik hareketiyseniz, şeffaf işler yapıyorsanız, güvenilir ve hesap verebilirliğiniz önünde herhangi bir şüphe yoksa, yaşanan mağduriyetlerin haberini yapmak isteyen gazetecileri uzak tutmanız hata olur. Bu yaklaşım, bağışçıların vicdanını sömürdüğünüz izlenimi yaratıyor…
Oraya düzenli bağış yapan bir yakınım da, mağduriyeti paylaşılan ailenin haberinin yapılmasının çok iyi olacağını söyledi ve bu derneğe mesaj yazd��, meramımı aktardı. Telefondaki şahıs, yetkilinin görüşmek istemediğini söylemiş. Hal böyle olunca onun güveni de zedelendi +++