Bir şehirin sakin bir semtinde, kendimize ait küçük bir köşede, derin, büyük dünyamızın içinde, maddeden geçip ruha erişerek birlikte yaşa(l)mak koymuştuk adını..
Şairin "Sen dostumsun benim gülünce güneşler açan
Bulutlara rüzgara asarım anılırmızı her akşam" dediği.
İyi ki..🦉
Bir şehri aşıp, peşimize kuşları takıp, deniz kokusundan anahtarlık yapıp, anıları tek sıra halinde yüreğe alıp, acıları hızla giden bir kamyon altına atıp, güneşin dostun gülüşünden yansıdığı bir an isteriz...
11 kardeş olan anne tarafımdan 3 teyzeme bayramlaşmaya gitmediğimizi listeyi yukarından aşağı kontrol edince fark ettik 🫠 amcaların ziyaretinin ilk güne yetişmediğini söylememe gerek var mı?
Bayramda Kürt olmak;
Babam bayramını kutlamak için amcasını arıyor sonra dayısının bayramını kutlasın diye telefonu anneme veriyor. Biz anneanneme bayramlaşmaya giderken babamda halasıyla bayramlaşmak için bizimle geliyor ���
Bayramda Kürt olmak;
Babam bayramını kutlamak için amcasını arıyor sonra dayısının bayramını kutlasın diye telefonu anneme veriyor. Biz anneanneme bayramlaşmaya giderken babamda halasıyla bayramlaşmak için bizimle geliyor 🙃
Köşemdeyim, sinmişim kıpırdamıyorum.
Dokunmuyorum hiç bir yar-ama, dokunmuyorum hiç bir yar-ay'a.
Derinlenşiyorum kır(ıl)dığım yerden, kayboluyorum gün geçtikçe.
"Söylemek için çok söz,
yaşamak için az gün var" diyorum,
Duruyorum öylece
Kendi tenhamdayım..
"sen bana bir ufuk açıyorsun
dimdik karşı dağlara bakıyorum
ben sana bir dağ çeliyorum
dimdik karşı ufka bakıyorsun
kupkuru gözlerimize sürme çekiyoruz
bir adım daha atıyoruz"
Ruhun hayat ile yorgun ve eziyetli savaşına bir ateş-kes olmalıydı uyku, yorgun ve eziyetli bir savaş olmamalıydı. Neden böyle oldu? Soruya muhatap bulunduğu vakit, sorunla da muhatap olunacağı bir hakikat.
Susmak, susmak ve susmak..