Gece saat 02.30’du. Ferdi Başkanımız ve Demirhan ile Soma’dan mı dönüyorduk, Akhisar’dan mı artık hatırlamıyorum. Ama şunu çok iyi hatırlıyorum; cebimizde kalan son parayı ne yapacağımızı konuşuyorduk.
Paramız tükenmişti belki ama umudumuz tükenmemişti. O seçim kampanyasını makam odalarında, büyük bütçelerle, gösterişli organizasyonlarla yürütmedik. Bir avuç inanmış insanın emeğiyle, Manisa’ya olan sevgimizle yürüttük. Kolay almadık bu seçimi. Şimdi birileri çıkıp o günlerin mücadelesine gölge düşürmeye çalışıyor.
Boşuna uğraşmasınlar. Sütte leke var, Ferdi Başkanımızda leke yok!
#halktv
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Yalanlar, iftiralar, kumpaslar…
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızın yargılandığı İBB davasına dair tüm gerçekleri öğrenmek ister misiniz?
“İstanbul Yargılıyor” web sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/oQAr3WEG5n
Web: https://t.co/xie9Hi4ZQj
Nasıl bir korku, nasıl bir paniğin içine düşmüşse artık…
Sözde “Adalet” bakanı, devam eden İBB davasıyla ilgili hüküm veriyor.
Muhittin Böcek’e iftiracı ol diye teklif, baskı, şantaj yaptığını kendi itiraf ediyor.
Belgelere cevap verirken e-devletten aktif-pasif taşınmazları göstermek yerine, hızla sattıklarını gizlemeye kalkıyor.
Bana atmaya kalktığı iftiraya, "Bir cevap verecek misiniz?" diye soranlar için:
Ben o cevabı, beş ay önce verdim.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Ceza alsa bile yatarı kalmamış arkadaşlarımız içeride… Cezaevinde yatan kimseyi kötülemek istemem ama suç makinaları ile birlikte 40 kişilik koğuşlarda kalıyorlar...
700 yılla yargılanan ‘suç örgütü lideri’ni devletin verdiği 10 tane koruma koruyor.”
Bir çay sözü vardı…😊
#Selendi Dedeler Mahallesi’nde o söz tutuldu. Fatma teyzemizin evine misafir olduk, çayını içtik, sohbetini dinledik.
Bizim için en güzel makam, halkımızın gönlü. Bu güzel misafirperverlik için gönülden teşekkür ederim.🙏
Yetiştirdiği evlatla bir ülkenin kaderini yeniden yazan, Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kıymetli annesi Zübeyde Hanım’ı vefatının yıl dönümünde saygı, minnet ve rahmetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
Bu meydanlar, milletin meydanıdır!
Mücadelemizi sokak sokak, meydan meydan büyüttük. Yarın 80. eylemimizde Denizli’deyiz!
Türkiye 25,1 milyon imzayla seçim isterken, artık kimse sandıktan kaçamaz!
Biz buradayız, meydanlardayız. Seçime cesaseti olan çıksın karşımıza!
11 Ocak Pazar | 14.00 | Merkezefendi – Evora yanı
Özgür Özel:
"Sayın Erdoğan, Denizli'deyiz, Ocak ayının ortasındayız, dağlar karlı, Denizli yağmurlu, bir meydana sığmamış durumdayız.
Bu meydan, zamanında sana oy veren, 1.parti yapan bu meydan istifa diye inliyorsa, sen sebepsin buna Erdoğan!"
Büyükşehir Belediyemizin MASMEK ile edindiği yerel yönetim tecrübesini kardeş şehrimiz KKTC'nin Güzelyurt şehriyle buluşturduğumuz GÜZ-MEK’in açılışını gerçekleştirdik. Kadın istihdamını ve mesleki eğitimi destekleyen bu merkezle iki şehir arasındaki dayanışmayı kalıcı bir eserle taçlandırdık.
Açılışımız kapsamında zamansız kayıplarıyla yüreğimizi yakan merhum başkanlarımız Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ın aziz hatıralarını yaşatmak adına zeytin ağaçlarımızı toprakla buluşturduk.
Bu anlamlı projede emeği geçen herkese teşekkür ediyor; ebediyete irtihal eden başkanlarımızı rahmet ve özlemle anıyoruz.
Halk Ekmek, Manisa’da sofralara güven getiriyor.
Uygun fiyatı, hijyenik üretimi ve sağlıklı içeriğiyle Halk Ekmek’ten memnuniyet her geçen gün artıyor.
Halkımızın bütçesini koruyan, sağlığını önceleyen bu hizmetimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.
Sizlerin sayesinde yüzlerce çocuğa umut oluyoruz. 🤍
Çocuklarımız soğuk kış günlerinde üşümesin diye başlattığımız kıyafet kampanyamızda dağıtım aşamasına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Destek veren herkese gönülden teşekkür ederiz.
Kamuoyuna yans��yan ve Veysi Ateş’in doğum günü olduğu belirtilen bir fotoğrafta; adı uyuşturucu soruşturmasıyla anılan ve kamuoyunda ciddi iddialarla gündeme gelen Rezan Epözdemir’in yanında yer alan kişinin, Manisa’da eğitim alanında karar verici bir konumda bulunması kamuoyunda haklı soru işaretleri yaratmaktadır.
Çocukların eğitimi, güvenliği ve okulların kamusal itibarı üzerinde yetki sahibi olan bir pozisyondan söz ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, eğitimden sorumlu makamların taşıması gereken ciddiyetle bağdaşmamaktadır.
16 Ocak karne gününde, bu konumda bulunan kişinin okullarda öğrenciler ve velilerle yüz yüze gelerek karne dağıtacağı bilinmektedir. Kamuoyunda bu kadar ciddi soru işaretleri varken, bu temasın gerçekleşmesine yönelik kaygı son derece meşru ve haklıdır; görmezden gelinemez.
Altını özellikle çiziyorum: Bu bir suç isnadı değildir. Bu açıklama, çocuklarla doğrudan temas eden kamu görevlilerinin taşıması gereken etik sorumluluğun sorgulanmasıdır. Çocukların güvenliği ve kamusal eğitimin itibarı, tartışmasız biçimde en hassas ve en korunması gereken alanlardandır.
AK Parti Sözcüsü’nün, Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’e yönelik saldırgan üslubu, içine düştükleri suçluluk psikolojisinin itirafı niteliğindedir.
ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın; “Başkan Trump 'Çözüm olarak Erdoğan'a meşruiyet vermeliyim' dedi. Şu an bu oluyor” sözleri karşısında sus pus olanlar, bu gerçeğin üzerini hamasetle örtemezler.
19 Mart Sivil Darbesi’ni hayata geçirmek için Trump yönetiminden aldıkları destek, ellerini kollarını öyle bir bağlamış ki; daha düne kadar “Dostum” dedikleri bir Devlet Başkanı eşiyle birlikte konutundan kaçırılırken seslerini çıkaramıyor, durumu “müessif bir olay” diye geçiştirmeye çalışıyorlar.
ABD’li bir Senatör’ün dile getirdiği, Trump’ın da onayladığı "Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Trump ona bir çıkış sunmuştu." küstahlığını resmî bir dille reddetmekten ve kınamaktan bile korkan bir iktidarla karşı karşıyayız. “Bize gelen böyle bir teklif yok” diyerek bu rezaletin üzerini örtmeye çalışmanız, içine düştüğünüz acziyetin resmidir.
Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz: Vatandaşlarımızı açlığa mahkûm ederek, siyasi rakiplerinize kumpas kurarak ve itiraz eden herkesi hapse tıkarak kaybettiğiniz meşruiyeti dışarıda kazanamazsınız.
Meşruiyetin kaynağı Trump’ın masası değil, Türk Milleti’nin iradesidir!