1981 doğumlu birisi 12 yıl ilk orta lise deseniz 7 yaşında başlasa 19'unda üniversiteye girmiş demektir.
E Bilkent olunca ya lisede ya Bilkent'te 1 yıl hazırlık da ekleyelim etti 20...
4 yıl mühendislik eğitimi aldı oldu sana 24... yıl oldu 2005...
2009'de bir de yüksek yapalım diye ABD serüveni var.. 1 yıl... oldu 2010... bu arada belediyede çalışmaya devam...
hadi bir de tıp okuyayım dedi. etti size 6 yıl, zeki biri, her şeyi vaktinde yapıp geçiyor. o yüzden 2009da girdiği tıp fakültesinden 2015te mezun oluyor.
(e ocak 2009da ABD'ye gitmişti, 2009da tıp fakültesini nasıl kazandı, hadi kazandı ABD'deyken nasıl istanbul cerrahpaşada derslere sınavlara falan girebildi demeyin).
Tabi hem çalışıyor hem ABD'de yüksek yapıyor hem tıp okuyor hem siyasette. bir koltukta çok karpuz, çok fazla karpuz. Aynı anda bazı zamanlar 3, bazı zamanlar 2 yerde olma hali, bu da evliyaullahtan olmasan mümkün değil de neyse olmuş bir kez artık nasıl olduysa.
Hadi bakalım tıp bittiyse Muş Bulanık 2 yıl mecburi hizmet diyorlar... gitmem ki ben deyip Kasım 2015'te mecburi hizmetini milletvekili ve ardısıra bakan olarak yapmak üzere TBMM'ye seçiliyor.
Şimdi şunu da sormak lazım gelir: bu kutlu davanız, bu aziz milletimiz; sana, ailene, sülalene ne istedin de vermedi de 163 milyonu 2 milyar yapmak için buna tevessül ettin?
Poliklinikteydim.
Yoğun bakımdaki hasta kalp krizi geçiriyor.
Acil sevkini yapmaya çalışıyorum.
Ameliyata alınacak başka bir hastanın tansiyonu 200’lere çıkmış, düşmüyor. Hemşire hanım arıyor; doktor bey dahiliye konsültasyonu istemiş.
Acil servisten telefon geliyor.
Özkıyım amacıyla ilaç almış bir hasta var. Yoğun bakıma yatırılması gerekiyor.
Servisten arıyorlar.
Yatan hastanın potasyumu çok yükselmiş.
“Hocam, ne yapalım?”
Bunların hepsi aynı anda oluyor.
Bir yandan da poliklinik devam ediyor.
Ve kapının önünde randevulu hastalar bekliyor.
Önce kalp krizi geçiren hastanın sevki tamamlandı. Başka bir hastanenin koroner yoğun bakımına yatırıldı.
Eş zamanlı olarak potasyumu yüksek hastanın tedavisi düzenlendi.
Tansiyonu yüksek hastanın istediğim tetkikleri sonuçlandı. Değerlendirildi, tedavisi düzenlendi ve tansiyonu kontrol altına alındı.
En son, özkıyım nedeniyle ilaç alan hastanın yoğun bakım yatışı yapıldı.
İkna edildi; çünkü yatmamak için direniyordu.
Saat üçten sonra poliklinik fiilen kesintiye uğradı.
Kapının önündeki hastalar yaklaşık bir saat bekledi.
Ve her zamanki gibi beklenen telefon da geldi.
Dılılıl, dılılıl...
“Hocam...”
“Buyurun... Bey.”
“Hastaların randevu saati geçmiş, şikâyet var. Neredesiniz?”
“Sizce?”
“Hastanedesinizdir tabii de...”
“Sıkıntılı hastalar vardı.”
“Halledip hemen dönelim polikliniğe hocam, sorun yaşamayalım.”
“Polikliniğe bir süre siz mi baksanız hocam?”
“Her zamanki gibi şakacısınız hocam. Kolay gelsin...”
...
Başhekimlerin, acil durumlarda poliklinik yapmasının önünde bir engel var mıdır??
Sonuçta hasta beklemez...!!!
Öyle değil mi?
Öyle bir hale geldik ki 5510 sayılı kanun ile çok düşük emekli aylığı olacak dediğimde de şimdi düşük emekli aylığı geçince bana hakaret ve küfür ediyor da 5510 sy kanunu çıkarana bişi demediği gibi yere göğe sığdıramıyor. Bir mühendis 2013 de ilk kez kadroya geçmiş yani memur olmuş, emekli aylığı 23552 olacak diyorum. Bizim partimiz öyle şey yapmaz, yalancı diyor bana...
İlker Bey "şu tarihte bizim evde kaset çalar yoktu" diyor. Millet kendini yırtıyor, "vardı" diyor. Oğşum siz manyak mısınız adam kendi evinden bahsederken sizden onay mı alacak?
Ben ülkede kasetçalar yoktu demedim. bizde yoktu dedim. ayrıca bunun akp ile ne ilgisi olabilir ki arada 20 yıl var. özal sonrası her şey daha rahat bulunur oldu. gerçi bunu deyince de anap lı olmuş olabilirim :)
@fatihaltayli
Fatma Betül Sayan Kaya şu anda milletvekili değil, dolayısıyla dokunulmazlığı da yok. Keza eşi de aynı şekilde.
Niye soruşturmayı yürüten ilgili savcı arkadaşlar soruşturma başlatmıyor, gözaltı ve mal varlıklarını dondurma yoluna gitmiyorlar, merak içindeyim.
Bu durum şu anda bir muhalifle ilgili olsaydı muhtemelen Özel Harekât, Mali Şube, KOM, Narkotik, JÖH, Bordo Bereliler, SAT, SAS… Hepsi birlikte operasyon yapıyorlardı.
Herkese adalet neden aynı şekilde işlemiyor?🤦♂️
İnanmayın sakın. Daha dün İBB bursuyla okuyan birisi 160 milyon lirayı nereden bulacak? Hadi buldu. İnsan babasının şirketi olsa hepsini aynı hisseye basmaz.
Sayın vekilim kimseye haksızlık yapmak istemem ancak aşağıdaki bilgilere lütfen bir bakınız:
1- Tera Holding yönetim kurulu başkanı TÜGVA‘da ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde özel konuk olarak ağırlanıyor.
2- Tera holding’in ve şirketlerin yönetim kurulu üyeleri arasında iki cumhurbaşkanlığı üst kurulu üyesi ve bir cumhurbaşkanlığı danışmanı var.
3- Tera holding’in sayısız olumlu haberi Anadolu ajansı’nda ve A Haber‘de yapılıyor.
4- Tera Holding yönetim kurulu üyelerinden biri Sabah gazetesinde yazar.
5- Tera Holding kendisini denetlemekle sorumlu Sermaye Piyasası Kurulunun kongresinde sponsor oluyor.
6- Son bir yılda BDDK, Tera Holding ve katılım evim’e banka kurma izni veriyor.
7- Bir çok şirket satın alması Rekabet Kurumunda aylarca beklerken Tera holding’in satın almaları hızla onaylanıyor.
8- Tutuklu Tera Holding yönetim kurulu üyelerinden biri eski başbakanlık müşaviri.
9- Tera Holding aleyhine yazı yazan aynı gece gözaltına alınıyor.
10- Tera Holding hakkında yapılan paylaşımlara 1 saat içinde yasak geliyor.
Siz normal vatandaş olsanız böyle bir tabloda ne düşünürdünüz?
Küçük yatırımcı aldandı mı? Aldatıldı mı?
Nihayet bu gece yapılan son görüşmeden iyi haber çıktı!
Samsunspor Başkanı Yüksel YILDIRIM ile işadamı Yüksel YILDIRIM arasında yapılan uzun görüşmeler sonunda mutlu bir anlaşmaya varıldığı açıklandı...
Başkan Yüksel YILDIRIM yeni bir dönemin başladığını resmi olarak Samsunspor taraftarına bir ulusa sesleniş videosu ile önümüzdeki hafta başında duyuracağını açıkladı...
#Samsunspor
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin yatırdığı 163 milyon 46 bin lirayı, 5 ay sonra aldığı 2.17 milyar lirayı kuruşu kuruşuna ve İBAN’ı ile birlikte kim sızdırmış olabilir?
TERA tarafı, Fatma Betül Sayan Kaya ile ilk uyarı atışını yaptı.
Daha fazla yaklaşmayın yakarım diyorlar…