'Şarkıdaki Şiir'den 11 yıl sonra, modern müzik üzerine ikinci kitabım çıktı. Billie Holiday'dan Ozzy Osbourne'e, Nick Drake'ten Nick Cave'e, 15 albüme 'içeriden' bakmayı deneyen yazılardan oluşuyor.
https://t.co/7lc1YbsalO
@sanatkritikitap
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
- Máximo goleador histórico del fútbol: Cristiano 🇵🇹
- Máximo goleador histórico a nivel de selecciones: Cristiano 🇵🇹
- Máximo goleador histórico de los mundiales: Mbappé 🇫🇷
- Máximos goleadores históricos de la Copa América: Zizinho 🇧🇷 y Norberto Méndez 🇦🇷
- Máximo goleador histórico de la Champions League: Cristiano 🇵🇹
- Jugadores que han ganado más Champions League: Modric 🇭🇷, Kroos 🇩🇪, Nacho 🇪🇸, Carvajal 🇪🇸, Gento 🇪🇸
- Jugador que ha ganado más mundiales: Pelé 🇧🇷
El GOAT según la prensa:
Şaka maka baya güzel ve iddialı bir dünya kupası yarı finali izleyeceğiz;
En iyi hoca: İngiltere
En iyi kadro: Fransa
En iyi organizasyon: İspanya
En iyi hakem/şike: Arjantin
Bakalım hangisi ağır basacak.
@everestmylord@afrikafutbolu1 Yedek kaleci Ryan penaltıdan önce soytarılık yaptı. Ama teknik direktör, takımı buraya taşıyan kalecileri Beach'i oyundan alıp büyüyü bozduğu anda Avustralya maçı kaybetmişti zaten.
Dünya kupası özet;
Ruhsuzluktan ziyade taktiksel iflas, ilk 2 maç felç edildik.
Milli takım hocalığının %80'i;
- Oyuncu seçiminde liyakat
- Rakip analizi ve pragmatizm.
1'de eli kolu bağlı, YAPI hücrelerini alıp oynatmak zorunda.
2'de ise yetersiz kaldı.
Sonuç normal.
Millî takım başarılı olsa, futbolculardan birisi Selefist işareti yapacak, birisi ülkücü işareti yapacak, AKP başarıyı kendine mal edecek, halkın cebinden çıkan paralarla futbolculara villalar hediye edilecek, federasyon başkanı çıkıp mafya tavırlarıyla ona buna hakaret edecekti.
⛔️Discord açıldı dediler açılmadı
⛔️Roblox açılacak dediler açılmadı
❌ Change org artık yok
❌ Uber yok
❌ Temu yok
❌ PayPal yok
❌ Booking yok
❌ Airbnb yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Threads yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple Pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Pringles yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Hastane randevusu yok
❌ Deprem planı yok
❌ Yapı denetimi yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Gıda denetimi yok
❌ Vergide adalet yok
❌ Gençlik festivali yok
❌ Yönetimde şeffaflık yok
❌ Torpilsiz mülakat yok
❌ Vizesiz Avrupa yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ Kamuda tasarruf yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Teknoloji üretimi yok
❌ Kira denetimi yok
❌ Sansürsüz TV - sanat yok
❌ Paranın değeri yok
❌ Bağımsız üniversite yok
❌ Adalet yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Sandık güvenliği yok
❌ Yaz saati uygulaması yok
❌ Eğitimde kalite yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Diplomanın anlamı yok
❌ Uygun tatil imkanı yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet altyapısı yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Veri güvenliği yok
❌ Öğretmene kadro yok
❌ Siyasi etik yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ Yeterli öğrenci yurdu yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Bağımsız yargı yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Cinsel tercihlere saygı yok
❌ Sokakta can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Gençlerin umudu yok
❌ Emeklinin geçimi yok
❌ Çalışanın güvencesi yok
"Kimse temizim demesin, kimse!" Selahattin Demirtaş tutuklandığında herkes sessiz kaldı herkes! On yıl geçti, AİHM karar verdi ama o hâlâ mahpus! Bu sadece Erdoğan kininin değil; dışardakilerin beceriksizliğinin de suçudur! Onu seven herkesin onurunda bir lekedir bu kayıtsızlık!
DUYDUNUZ MU?
Osman Kavala'nın 8,5 yıl,
Selahattin Demirtaş'ın 9,5 yıl,
Soma madecilerinin avukatlarından;
Can Atalay'ın 4 yıl,
Selçuk Kozağaçlı'nın 9 yıldır
cezaevinde olduğu bir ülkede;
IŞİD’in Türkiye kurucusu bugün beraat etti.
Soma katliamının (13 Mayıs 2014) 12. yılında Türkiye'nin iş cinayetleri gerçeği!
Türkiye Avrupa ve bölgede ölümlü iş kazalarında lider!
Türkiye'de 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranı 11,5!
Bu oran çoğu Avrupa ülkesinde 1-2 civarında.
Kaynak: ILO
90’ların başından itibaren Almanya merkezli üretimleri, mixtape’leri ve Statik başta olmak üzere dâhil olduğu kolektif çalışmalarla Türkçe rap’in erken döneminin belirleyici isimlerinden DJ Mahmut (Mahmut Altınay) hayatını kaybetti.
tedesco'nun gidişine çok üzüldüm. sistemini kurabileceği zaman ve imkânın tanınmasını hak etmiş, dürüst, çalışkan kişiliğiyle, liyakatiyle bizim bataklıkta resmen parlamıştı.
saddettin saran için bir süredir -iddia ile akıbet arasındaki uçurumdan ötürü- fenerbahçe'nin muharrem incesi oldu diye düşünüyordum. bu sorumsuz kararıyla başarısızlığını ve yetersizliğini büsbütün perçinlemiş oldu.
fenerbahçe günümüz türkiyesi için önemli bir gösteren ve rejimin bütün baskısına karşı halen kontrol altına alamadığı en büyük camia. fenerbahçe'yi sürekli hırpalayarak başarısız kılmayı, güçsüzleştirmeyi, böylece oluşacak ortamda yanlarına yedeklemeyi hedefliyorlar. kırk küsur yıllık fenerli olarak, çocukluk aşkımın buna razı gelmesindense daha yıllarca şampiyon olmamayı yeğlerim.
🟡🔵 Fenerbahçe’ye son 8 senede birçok isim geldi, birçok isim gönderildi ama ilk kez böyle bir destek var. Taraftar artık istikrar istiyor, taraftar artık anlaşılmak istiyor.
Fenerbahçe taraftarından Domenico Tedesco’ya destek tagi:
#HocamızıAlamazsınız
Bugün, 37 yıl hayatta kalan ve 10 yıl içinde 860’ı yağlıboya, toplam 2100 resim yapan Vincent van Gogh'un doğumgünü..
Ama van Gogh, ressamlığının yanında iyi bir okurdu da..
https://t.co/3fYw3YmM9p
#vincentvangogh