"Bir kere ağladıysan üç kere gülecek, yedi katlı binan yıkıldıysa sekiz katlısını yapacaksın. Beş kez düştüysen altıncı kez kalkacaksın. Bazı savaşlar böyle kazanılır."
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hocamız yaşamını yitirdi. Çok üzgünüz.
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi iyi bir bilim insanı ve insan hakları savunucusuydu.
Felfese ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla hem akademiye hem de insan hakları alanına büyük katkılar sunan İoanna Kuçuradi’nin vefatı yeri doldurulamaz bir kayıptır.
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi felsefe ve insan hakları alanında birçok kişinin de yetişmesine katkı sunmuştur.
İoanna Kuçuradi hoca derneğimizin de birçok çalışmasına büyük katkılar sunmuştur. İHD Akademimizin açılış dersini 17 Temmuz 2010’da veren İoanna Kuçuradi sonraki dönemlerde de akademimize ve derneğimize katkısını sürdürmüştür.
İnsan hakları hareketine ve felsefe camiasına başsağlığı diliyoruz.
İnsan Hakları Derneği
📢 "Ailem Güvende" Operasyonları: İnsan Hakları Standartları Işığında İzleme ve Değerlendirme Raporu Yayında!
📌 https://t.co/vZAPC1Y4DZ
TİHV'in hazırladığı bu rapor; operasyonlar sırasında ve sonrasında bildirilen uygulamaları belgelemekte ve bunları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme standartları ışığında değerlendirmektedir. Rapor; tutuklama gerekçeleri, örgütlenme ve ifade özgürlüğü, barışçıl toplanmalara müdahale, gözaltı ve cezaevi koşulları, savunma hakları ve kamu makamlarının söylemi başlıklarında ciddi insan hakları ihlallerine dikkat çekmektedir.
@EUDelegationTur
🔎 Amedspor ile Beşiktaş arasında oynan Süper Lig maçını Amedspor’un 3-2 kazanmasını kutlamak için İstanbul’un Bağcılar ilçesinde toplananlara müdahale eden polis, 3 kişiyi fiziksel şiddet kullanarak ve ters kelepçeleyerek gözaltına aldığı; Bingöl’ün Solhan ilçesinde araç konvoyu oluşturarak kutlama yapanlara polisin “kamunun rahatını bozacak şekilde araç sürme” gerekçesiyle kişi başı 7.000 TL idari para cezası kestiği öğrenildi.
19-21 Eylül 2026 TİHV Dokümantasyon Merkezi Günlük #İnsanHakları Raporu👇
https://t.co/ixpo4c7fE7
Nepal’de Maoist Halk Savaş’nin önemli isimlerinden Hisila Yami, JinNews’e konuştu
Maoist Halk Savaşı’nın önemli isimlerinden biri olan Hisila Yami, yeraltında aranan bir gerillayken barış sürecinin ardından parlamentoya girdi, bakanlık yaptı ve monarşiyi sona erdiren Kurucu Meclis’te yer aldı
Hisila Yami, Maoist Halk Savaşı’na katılmadan önce mimar ve akademisyendi. 1996’da üniversitedeki görevini ve yerleşik yaşamını bırakarak Nepal’de monarşiye karşı başlayan silahlı mücadeleye katıldı. Yeraltında yaşadı, hakkında yakalama kararları çıkarıldı ve on yıl süren mücadelenin önemli kadın kadrolarından biri oldu. 2006’da Maoistler ile devlet arasında başlayan barış süreciyle birlikte Nepal’de yeni bir dönem başladı. Süreç yalnızca silahların bırakıldığı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Monarşi kaldırıldı, Nepal federal demokratik cumhuriyete dönüştü.
Halk savaşının gerilla kadroları parlamentoya, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına dahil oldu. Hisila Yami de bu dönüşümün doğrudan aktörlerinden biri oldu. 2007’de Fiziki Planlama ve Bayındırlık Bakanı oldu, 2008’de ise monarşiyi kaldıran Kurucu Meclis’te yer aldı. Hisila Yami bugün kazanımların yanında, Nepal barış sürecinin içinde kalan çelişkileri de açık biçimde anlatıyor. Nepal’de Maoist gerillaların önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyordu. Hisila Yami’ye göre kadınların katılımı yalnızca hareketin sayısal gücünü artırmadı. Aile yapısını, toplumsal cinsiyet ilişkilerini ve hareketin toplumsal tabanını da değiştirdi. Halk Savaşı yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde “silah taşıyan kadınlarla” özdeşleşecek kadar güçlü bir kadın katılımına sahne oldu. Ancak silahlı mücadelenin bittiği ve ülkenin geleceğinin konuşulmaya başlandığı barış masasında aynı kadınlar yoktu.
Onun açısından Nepal deneyiminin bıraktığı temel derslerden biri de burada yatıyor. Hisila Yami, Türkiye'deki süreçte kadınların sürecin doğrudan öznesi olması gerektiğini savunuyor. Silah bırakanların siyasal ve toplumsal yaşama katılımının istikrarı ve kapsayıcılığı ise güçlendireceğini düşünüyor.
Söyleşi Linki: https://t.co/sm2ZJIJcmm
Bugün yaşamda ki son günün. 34 yıl önce, 72 yaşında 4 kurşunla katledildin. Ölüm kararını veren ve uygulayan insanlık suçlusu JİTEM mensupları cezalandırılmadı. Zamanaşımı ile bitirdiler soruşturmayı. Ape Musa, Kürt halkının kalbinden sökemezler ne sevgini ne acını 🙏 #apemusa
Siyasal iktidar, “Ailem Güvende” diyerek LGBTİ+ derneklerini ve kurumlarını hedef göstererek, ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir. Örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması ve masumiyet karinesi ihlalleri kabul edilemez.
İktidar; nefret söylemleri ile örgütlenme özgürlüklerini ve hak savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye yönelik tüm baskılara derhal son vermelidir. Hukuksuzca gözaltına alınanlar serbest bırakılmalı, web sayfaları ve sosyal medya hesaplarına erişim kısıtlaması kaldırılmalıdır!
12 Eylül’ün 46 yıllık mirası: Darbe bitti, kurduğu düzen sürdü
20 yaşında tutuklanan, beş yıl cezaevinde kalan ve Gayrettepe Emniyetinde 90 gün gözaltında işkence gören Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilcisi Ümit Efe, yaklaşık 1 milyon kişinin işkenceden geçirildiğini belirtiyor: “90 gün ve üzeri gözaltı süreleri, ağır işkenceler... Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 271 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi ve 50 kişi idam edildi.
https://t.co/qPuBGIwvTb
🔎 Bayburt’ta Amedspor forması giydikleri gerekçesiyle 15 kişilik ırkçı bir grubun saldırısına uğrayan iki kişiden birinin vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı öğrenildi.
3 Eylül 2026 TİHV Dokümantasyon Merkezi Günlük #İnsanHakları Raporu 👇
https://t.co/cnl8CYSr6X
Önceki dönem Eş Başkanımız Av. Ali Aydın’ın katledilmesine ilişkin dava, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.
Türkiye Barolar Birliği, barolar ile İHD, ÖHD ve ÇHD davaya katılma taleplerini sundu.
İHD Eş Genel Başkanı Av. Cihan Aydın söz alarak şunları söyledi: @CihnAydin
“İHD, yaklaşık 40 yıldır Türkiye’nin birçok ilinde şubesi bulunan; tüm temel hak ve özgürlükleri savunan bir insan hakları örgütüdür. Av. Ali Aydın da yıllarca derneğimizin farklı kademelerinde emek vermiş bir yöneticimizdi. Ali Aydın’ın bu kimliğinin hedef alındığına ilişkin çok sayıda emare bulunmaktadır. Derneğimiz bugüne kadar 24 üyesini benzer biçimlerde kaybetti; bazılarının failleri hiçbir zaman bulunamadı. Bu cinayetin bütün arka planıyla aydınlatılmasını istiyoruz. Bu nedenle katılma talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.”
Katılma taleplerinin ardından sanık sorgusuna geçildi ve sanığın sorgusu tamamlandı. Duruşmaya saat 12.40 itibarıyla ara verildi. Yargılamaya saat 13.30’da tanıkların dinlenmesiyle devam edilecek.
Ali Aydın’ın katledilmesinin tüm yönleriyle aydınlatılması ve hakikatin ortaya çıkarılması için duruşmayı takip ediyoruz.
#AliAydınİçinAdalet