Fenerbahçe ile karşılaştığımız maç sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Fenerbahçe taraftarı Yaşar Gerçek’in vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Fenerbahçe camiasına başsağlığı diliyoruz.
MERKEZ BANKASI MUSLUĞU YENİDEN AÇTI: Örtülü Gevşeme Başlıyor, Şimdi Nereye Bakacağız?
Değerli arkadaşlar, bu akşam çok önemli bir karar geldi ve bu kararı beklediğimizi söylemiştim. Merkez Bankası, 1 Mart 2026'da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlıyor. Yaklaşık 6 ay sonra musluk yeniden açılıyor.
Şimdi bunun ne anlama geldiğini, neden bu kadar önemli olduğunu ve en önemlisi yarından itibaren hangi sektörlere bakmamız gerektiğini anlatacağım.
ÖNCE KARARI ANLAYALIM: İKİ MUSLUK MESELESİ
Daha önce yazmıştım, hatırlayanlar olacaktır: Bankaların para içtiği 2 musluk var.
Birinci musluk, şebeke suyu: Politika faizi olan haftalık repo. Bu, Merkez Bankası'nın temel politika aracıdır ve daha ucuzdur.
İkinci musluk, tanker suyu: Gecelik fonlama. Bu daha pahalıdır.
Mart başında Merkez Bankası şebeke musluğunu KAPATTI; haftalık repo ihalelerine ara verdi ve bankaları pahalı olan gecelik fonlamaya mecbur bıraktı. Sonuç neydi? Politika faizi kağıt üzerinde aynı kalırken, bankaların GERÇEK fonlama maliyeti yükseldi ve ticari kredi faizleri yaklaşık 4 puan arttı. Manşetlerde "faiz artırıldı" yazmadı ama piyasa zammı iliklerinde hissetti. Ben buna örtülü sıkılaşma demiştim: Zam yapmadan zam.
Bu akşam ne oldu? Aynı film TERSİNDEN oynatılmaya başlandı. Şebeke musluğu yeniden açıldı. Merkez Bankası artık fonlamayı ağırlıklı olarak pahalı gecelik koridor yerine, temel politika aracı olan haftalık repo üzerinden yürütecek.
Tercümesi şu: Kurul toplanmadan, karar metni yazılmadan, manşete "indirim" düşmeden bankaların fiili fonlama maliyeti düşecek. Yani indirim yapmadan indirim.
AMA ACELE ETMEYELİM: BU BİR FAİZ İNDİRİMİ DEĞİL
Burada dürüst olmam lazım, çünkü yarın bazı yerlerde "faiz indirimi geldi" manşetleri göreceksiniz.
Bu karar, teknik olarak bir likidite yönetimi kararıdır. Politika faizi değişmedi. Kredi ve mevduat faizlerinin otomatik olarak düşeceği anlamına da gelmiyor.
Ama piyasa teknik tanıma değil, YÖNE bakar. Ve buradaki yön net: Sıkılaştırma tarafından gevşeme tarafına geçiliyor. Asıl karar 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısında verilecek. Bu akşamki adım, o toplantının habercisi olabilecek bir ön hazırlıktır. Yani bu bir varış değil, yola çıkış işaretidir.
ŞİMDİ ASIL SORU: HANGİ SEKTÖRLERE BAKACAĞIZ?
İşte yazının en önemli kısmı burası. Çünkü faiz indirim döngüsünde para rastgele dağılmaz; belli sektörlere sırayla yürür. Sıralamayı bilmek, herkesten önce doğru kapıda beklemek demektir.
Birinci halka: Bankacılık. Faiz indiriminden ilk fayda gören sektördür. Sebebi şu: Bankaların mevduat maliyeti, kredi getirisinden daha HIZLI düşer. Aradaki makas açılır ve net faiz marjı genişler. Üstelik bankaların elindeki devlet tahvillerinin değeri de faiz düşünce artar. Bir de kredi talebi canlanır. Yani banka için faiz indirimi 3 koldan iyi haberdir.
İkinci halka: GYO'lar ve gayrimenkul. Bence en güçlü halka bu. Neden? Çünkü GYO'lar hem borçludur hem de varlıkları faize duyarlıdır. Faiz düşünce finansman giderleri hafifler, aynı anda portföylerindeki gayrimenkullerin değerlemesi yükselir ve üstüne konut kredisi ucuzladığı için satışlar canlanır. Üç etki aynı anda çalışır. Ev-faiz yazımı okuyanlar hatırlar: Konut şu an reel olarak değer kaybediyor çünkü mevduat daha çok kazandırıyor; bu denklem faiz düşünce tersine döner.
Üçüncü halka: İnşaat, çimento, demir-çelik. Konut ve altyapı yatırımı canlandığında talep bu sektörlere gelir. Üstelik bunlar genellikle borçlu ve yatırım yoğun şirketlerdir; finansman yükleri hafifleyince kârlılıkları hızla toparlanır. Bir de şu var: Bu sektörler hem talep hem maliyet tarafından etkilendiği için hareketleri sert olur.
Dördüncü halka: Borç yükü ağır şirketler. Bu, sektör değil bir KATEGORİDİR ve en çarpıcı sonucu burada görürsünüz. Bu ülkede öyle şirketler var ki, işini iyi yapmasına rağmen sadece finansman giderleri yüzünden zarar açıklıyor. Geçen yazımda anlatmıştım: Bir beyaz eşya devi, satışlar�� gerilemesine rağmen esas faaliyet kârını yüzde 13 büyütmüş ama artan borçlanma maliyetleri yüzünden yılı 8,4 milyar lira zararla kapatmıştı. Şimdi tersini düşünün: Faiz indiğinde bu tür şirketlerin bilançosu düzelir; kâra geçen şirketin hissesi ise en sert tepkiyi verir. Bakacağınız oran net: Net borcun özkaynağa oranı yüksek olanlar.
Beşinci halka: Otomotiv, beyaz eşya, dayanıklı tüketim ve perakende. Bunlar kredili satışla yaşayan sektörlerdir. Taşıt kredisi ve tüketici kredisi ucuzladığında talep patlar. Ama dikkat: Bu halka biraz gecikmeli çalışır, çünkü tüketici cebinde parayı hissedene kadar zaman geçer.
Altıncı halka: Leasing, faktoring ve tüketici finansmanı şirketleri. Faiz indiriminde hem fonlama maliyetleri düşer hem işlem hacimleri artar. Küçük ama hızlı tepki veren bir grup.
Peki kim geride kalır? Nakit zengini, borcu olmayan şirketler. Çünkü onlar yüksek faiz döneminde kasadaki parayla faiz geliri elde ediyordu; faiz inince o gelir kaybolur. Ayrıca para piyasası fonları da cazibesini yitirmeye başlar.
FAİZ İNMEDEN ÖNCE NEREYE BAKACAĞIZ?
Şimdi asıl kritik soru: Peki indirimi beklemeden, şu andan itibaren neyi izleyeceğiz? Benim takip listem şu ve bu listeyi kaydedin.
Bir: Sektör endekslerinin ayrışması. Bu benim en sevdiğim turnusol kağıdıdır. Piyasa gerçekten indirime inanıyorsa, banka, GYO ve inşaat endeksleri BIST 100'den pozitif ayrışmaya başlar; hem de kimse konuşmadan önce. Yarın ve önümüzdeki günlerde tam olarak buna bakın: Bu sektörler endeksten daha mı iyi performans gösteriyor? Sözlere değil, sektörlere bakın demiştim; test zamanı.
İki: Hacim. Ayrışma tek başına yetmez; ayrışmaya HACİM eşlik ediyor mu? Ortada haber yokken hacim artıyorsa, birileri pozisyon alıyor demektir. Fiyat yalan söyleyebilir, hacim zor söyler.
Üç: Merkez Bankası'nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti. Bu, kararın gerçekten işleyip işlemediğini gösterecek en dürüst rakam. Fonlama maliyeti önümüzdeki günlerde aşağı kayıyorsa, örtülü gevşeme fiilen başlamış demektir.
Dört: Gösterge tahvil faizi. Tahvil piyasası, hisse piyasasından daha erken ve daha soğukkanlı fiyatlar. 2 yıllık gösterge tahvil faizi düşmeye başladıysa, piyasa indirimi ciddi ciddi bekliyor demektir.
Beş: Yabancının haftalık akımları. 14 Ağustos haftasında yabancı 9 haftalık tahvil alım serisini bitirip 176 milyon dolarlık hisse alımı yapmıştı. Bu hafta ve gelecek haftalarda hisse sütunu üst üste yeşil yanmaya devam ederse, iki duraklı tren yazımdaki o rotasyon gerçekten başlıyor demektir.
BİR DE FON CEPHESİ VAR
Son olarak yatırımcıyı ilgilendiren bir başlık daha: SPK'nın uzun süredir beklenen Fon Rehberi düzenlemesinin çalışmaları tamamlandı ve açıklanması bekleniyor. Düzenleme özellikle serbest fonlar ve para piyasası fonlarının işleyişini yeniden şekillendiriyor; portföy yönetim şirketlerine ilave sermaye yükümlülüğü, fon sayısına sınırlama, ilişkili taraf işlemlerine kısıtlama ve yoğunlaşma limitleri gibi başlıklar taslakta yer alıyordu. Amaç risklerin azaltılması ve yatırımcının daha güçlü korunması.
Bu neden önemli? Çünkü faiz indiği dönemde para piyasası fonlarından çıkış başlar ve o para yeni bir yer arar. Fon tarafındaki kural değişikliği ile faiz döngüsü aynı döneme denk geliyor; fon portföyü olan herkesin bu düzenlemeyi dikkatle okuması gerekiyor.
Şunu unutmayın: Bu akşamki karar bir başlangıç işareti, bitiş çizgisi değil. Enflasyon verileri bozulursa, petrol yeniden fırlarsa ya da jeopolitik bir şok gelirse Merkez Bankası bu adımı yavaşlatabilir. Kimse size tarih garantisi veremez.
Ama şu net: Sıkılaştırma tarafından gevşeme tarafına doğru bir hareket başladı ve bu tür dönüşler, borsada en büyük fırsatların doğduğu dönemlerdir. Bizim işimiz tahmin etmek değil, hazırlıklı olmak. Sektörleri biliyoruz, sıralamayı biliyoruz, takip listemiz hazır. Şimdi sabırla izleyeceğiz.
Ve her zamanki gibi: Haberle koşarak pozisyon alınmaz. Beklentiler alınır, gerçekler satılır dersini bu seride kaç kez işledik. Bu akşamın haberiyle yarın açılışta tepeden mal kapmayın; ayrışmayı, hacmi ve verileri izleyin.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutma
#tcmb #faiz #repo #bist100 #borsa #gyo #bankacılık #YatırımTavsiyesiDeğildir
@ZoeGutier@Alvaro_Ortinn Bence Mizuno Wave Sky 8 koşu ayakkabılarının birincisi olabilir. Günlük olarak da kullanabilirsiniz, yastıklama, hava geçirgenliği ve dayanıklılığı harika. Pişman olmazsınız.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
@pusholder Tanımam etmem ama, tlf ile ilgilenirken kazaya sebep olduğu ihtimali yüksek, olayın şokunda ve bir yayaya çarptığının bile farkında olmayabilir. Hatta belki de araç emanet, o an ne duygu ve düşüncede olduğunu bilemeyiz. O yüzden çok sövmeyin çocuğa.
@meleklerinpayi Daha önce Ay'ın karanlık yüzünü gören astronotlar olmuştu diye hatırlıyorum. En uzak mesafe rekoru nasıl oluyor, daha mı geniş çapta etrafından dönecekler? Bu saatte umarım beni çuvallatacak bir soru değildir 😊
Aynı ürünler, aynı marka, aynı miktar, aynı market. MART ayı enflasyonunu hesapladık.
📈 Halkın Enflasyonu 👉 % 5.6
📈 TUİK Enflasyonu 👉 %1.94
Rakamlarla değil insanların hayatlarıyla oynuyorsunuz !
Videonun Tamamı: https://t.co/oQXkli6qxG