Kürtçe şarkı çaldığı için mekan basıyor, “Bir daha buradan geçerken Kürtçe müzik çaldığını duymayayım.” diyerek tehdit ediyor.
Ve başına hiçbir şey gelmeyeceğinden o kadar emin ki, tüm bunları videoya alıp sosyal medyada paylaşıyor.
Bursa’da Ahmet Kaya’nın şarkılarını çalan esnafa ırkçı saldırı üstüne esnaf tehdit ediliyor. Esnaf korkuyor ve susuyor. Ekmeği ile tehdit ediyor garibanı…
ırkçılık var, hakaret var, tehdit var,
ötekileştirme var, provokasyon var, küfür var, ne ararsan var. şu zorbayı ters kelepçeyle gözaltına alıp "gereği yapıldı" mesajıyla paylaşmadığınız müddetçe eşitlikten ve adaletten bahsetmeyin çok sayın yetkililer.
“Kürtçe şarkı mı açıyorsun?”
Bursa’da dükkanında Ahmet Kaya çalan esnafa şerefsiz, piç biri tarafından ırkçı saldırıya uğradı.
“Senin memleketin nere? Kürtçe şarkı mı açıyorsun?
Senin kafanı cama geçirebilirim ama yapmıyorum, gerçeği anla diye. Bunu çalma, ekmeğinden olma.
Bu tezgahı dağıtır, seni buraya gömerim.”
Bursa'da dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çalan bir esnaf, tek bir şahsın ırkçı saldırısına ve ağır tehditlerine maruz kaldı.
Dükkana giren saldırgan, esnafa "Senin memleketin nere? Kürtçe şarkı mı açıyorsun?" diyerek çıkıştı. Ardından esnafı şu sözlerle tehdit etti:
"Senin kafanı cama geçirebilirim ama yapmıyorum, gerçeği anla diye. Bunu çalma, ekmeğinden olma. Bu tezgahı dağıtır, seni buraya gömerim."
Huzur ve güven ortamını hedef alan bu çirkin olay, sosyal medyada büyük tepki topladı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bir esnafın dükkanında istediği müziği çalması neden bu kadar büyük bir tepkiye yol açıyor?
Ahmet Kaya şarkısı dinleyen esnafa tehdit!
Bursa’da bir metro istasyonundaki dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çalan esnaf, ırkçı ve sözlü saldırıya uğradı.
Esnafı tehdit ederek o anları kayda alan şahıs:
"Senin kafanı cama geçirebilirim, bunu çalma ekmeğinden olma. Bu tezgahı dağıtır seni buraya gömerim"
Bursa’da özellikle bazı muhacir ve göçmen kökenli çevrelerde öteden beri dikkatimi çeken garip bir sadakat refleksi var. Elbette bütün muhacirlerden söz etmiyorum. Fakat Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren bazı kitlelere açık veya örtülü biçimde öğretilen bir aidiyet kalıbının bugün bile yaşadığı kanaatindeyim: Ne kadar Türkçü görünürsem, ne kadar Kemalist dogmayı tekrar edersem, Kürt’e ve ötekine ne kadar mesafe koyarsam bu devlete o kadar sadık olduğumu ispatlarım.
Bunun, eski Kemalist vesayet düzeninin bazı muhacir kitlelerde bıraktığı ağır ideolojik dayatmaların sonuçlarından biri olduğu kanaatindeyim. Ülkeye kabul edilmenin, makbul vatandaş sayılmanın ve devlete bağlılığını göstermenin yolu olarak Kemalist dogmalara ve Kürt karşıtlığına şartlandırılmış bir zihinsel damar var. Aynı sadakat refleksi geçmişte dine ve İslam’a karşı da üretildi. Özellikle laikçi-Kemalist vesayet dönemlerinde, hatta 28 Şubat sürecinde, dindara ve görünür İslam’a mesafe koymak da bazı çevrelerde devlete ve rejime sadakatin bir göstergesi hâline getirildi. Bu büyük ölçüde tutmadı; fakat Bursa ve İzmir gibi şehirlerin bazı sosyolojik çevrelerinde o eski refleksin belli belirsiz izlerinin hâlâ yaşadığı kanaatindeyim. Zamanla dayatma içselleştirilmiş, içselleştirilen şey kimliğe, kimlik de reflekse dönüşmüş.
Şimdi bu eski refleksin üzerine bir de ekonomik ve demografik kaygı biniyor. Kürt artık uzakta, dağda veya televizyon haberlerinde görülen soyut bir figür değil. Yan dükkânda. Aynı sektörde. Aynı ihalede. Aynı mahallede. İnşaat yapıyor, ticaret yapıyor, sermaye biriktiriyor ve şehrin sosyal hayatında görünür oluyor.
İşte bazı zihinlerdeki sıkışma tam burada başlıyor.
Bu nedenle Bursa’daki adamın o esnafla şahsi bir meselesi bile olmayabilir. Kürtçe şarkıyı duyduğu anda zihnine yıllardır yerleştirilmiş bütün şartlı refleksler birden harekete geçiyor. Bir anda kendisini devletin, şehrin, hatta ekmeğin dağıtıcısı zannediyor.
“Ekmeğinden olursun.” diyor.
Bakın, asıl ibretlik cümle budur.
Çünkü bu bir müzik tartışması değildir. Bu, “Burada yaşamanın şartlarını ben belirlerim; ne kadar Kürt olabileceğine, ne kadar görünür olabileceğine ben karar veririm.” diyen eski bir tahakküm zihninin dilidir.
Fakat artık karşılarında eski Türkiye de eski Kürtler de yok.
Kürtler Bursa’nın, İstanbul’un, Ankara’nın ve İzmir’in ekonomisinde de sosyolojisinde de vardır. Kürtçe de bu memleketin sokaklarında vardır. Birkaç şartlandırılmış adam dükkân dükkân dolaşıp memleket bekçiliğine soyunacak diye bu sosyolojik hakikat ortadan kalkmaz.
Bu hadiseyi yalnızca “Bir ırkçı daha ortaya çıktı.” diyerek geçmek yanlış olur. Gereken neyse yapılmalıdır. Fakat Bursa’da ve kısmen İzmir’de yaşanan benzer hadiselerin arkasındaki daha derin sosyolojik sıkışmayı da ilgililer görmeli ve ona göre hareket etmelidir.
Mesele Ahmet Kaya değildir. Mesele Kürtçe şarkı da değildir. Mesele, bazı insanların hâlâ Kürt’e bu ülkede ne kadar yer kaplayacağını kendilerinin söyleyebileceğini zannetmesidir.
Bursa’da Ahmet Kaya şarkısı açan çiğköfteciye ırkçı saldırı iddiası.
Bursa’da bir çiğköfteci dükkânında Ahmet Kaya şarkısı açan bir yurttaş, başka bir kişinin ırkçı saldırısına maruz kaldı. İddiaya göre saldırgan, “Kürtçe şarkı mı açıyorsun?” diyerek yurttaşı tehdit etti.
Olay sırasında cep telefonuyla kayıt alan saldırganın görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaştığı belirtildi. Saldırganın kimliği ise henüz öğrenilemedi.
“Kürtçe şarkı mı açıyorsun?”
Bursa’da dükkanında Ahmet Kaya çalan esnafa ırkçı saldırı:
“Senin memleketin nere? Kürtçe şarkı mı açıyorsun?
Senin kafanı cama geçirebilirim ama yapmıyorum, gerçeği anla diye. Bunu çalma, ekmeğinden olma.
Bu tezgahı dağıtır, seni buraya gömerim.”
Bursa’da dükkanında Ahmet Kaya çalan esnafa ırkçı saldırı:
Senin memleketin nere? Kürtçe şarkı mı açıyorsun?
Senin kafanı cama geçirebilirim ama yapmıyorum, gerçeği anla diye. Bunu çalma, ekmeğinden olma.
Bu tezgahı dağıtır, seni buraya gömerim
Sayın Bakanlarım,
Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın, Trump’ı karşıladığı resmî törende Devlet Konukevi’ne girişleri sırasında Ahmet Kaya’ya ait bir eser enstrümantal olarak icra edildi. Ahmet Kaya eserlerine iki gün içinde bir yasak mı getirildi de haberimiz yok?
Bilgilerinize arz ederim.
@mustafaciftcitr@abakingurlek
🟡 BURSA’DAKİ IRKÇI ŞAHIS KÜRT ESNAFI TEHDİT ETTİ
▪️ Hakaretler yağdıran şahıs, Ahmet Kaya şarkısı dinleyen esnafa hakaretler yağdırdı
▪️ Bursa’da bir metro istasyonundaki dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çalan esnaf, ağzından köpükler akan bir yaratık tarafından çeşitli hakaret ve tehditlere maruz kaldı.
▪️ Esnafı tehdit ederek o anları kayda alan şahıs:
▪️ "Senin kafanı cama geçirebilirim, bunu çalma ekmeğinden olma. Bu tezgahı dağıtır seni buraya gömerim"
▪️ Merak edilen ise şahsa bir işlem yapılıp yapılmayacağı!
...
Geçen hafta devletin NATO zirvesinde Ahmet Kaya'nın "Kum gibi şarkısı çalıyordu.
Bugün Bursa'da bir Kürt vatandaş iş yerinde Ahmet Kaya dinlediği için ır*çı saldırıya maruz kalıyor ve teh*it ediliyor. Türkiye'nin iki yüzü...
biri âyetten rahatsız olur, biri ahmet kaya şarkısından rahatsız olur, biri amedspor isminden rahatsız olur, biri haşemadan rahatsız olur, biri kürtçe tabeladan rahatsız olur. arkadaşlar, kusura bakmayın ama siz muhalif veya vatansever falan değil su katılmamış ırkçı faşistsiniz.
Bursa’da yaşanan bu olay, sıradan geçiştirilecek gibi değil.
Bir vatandaş kendi dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çaldığı için açıkça tehdit ediliyor. Saldırgan suçunu kameraya çekip sosyal medyada rahatlıkla paylaşıyor.
Bizi asıl endişelendiren bu saldırganın kendisi değil, onu cesaretlendiren cezasızlık algısıdır. Bunun önlemi alınmazsa çok daha vahim görüntüler ortaya çıkar.
Yıllardır spor üzerinden, siyaset üzerinden pohpohlanan ırkçı dilin bugün sokağa yansıdığını üzülerek görüyoruz. “Kürtçe şarkı mı açıyorsun?” sorusu, bir tehdit cümlesine dönüşüyor.
Bu saldırgan ivedilikle bulunmalı ve cezalandırılmalıdır. Aksi halde yarın 10 kişi daha aynı şeyi yapar.
Irkçılığa sessiz kalmak, ortak olmaktır.
@PerihanKoca Dem parti ve sizin lgbt hakları işin sürekli sokaklarda olduğunuzugörüyoruz Kürt. Ve Kürtçe için susanlar lgbt ılunca sokaklara alıyorsunuz